Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle


Ekmel Bey'i "Çatı"ya çıkaran aslında kimdi


Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 15 A?ustos 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 06:12
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=18644


Ekmel Bey'i "Çati"ya çikaran aslinda kimdi

Ne adaylardan hiçbirini begenmeyip sandiga gitmeyenler suçlu. Ne “Erdogan’a yeter” demek için Ekmel Bey’e gözünü kapatip oy verenler. Ne de diger iki aday arasinda fark göremeyip Demirtas’i destekleyenler.

Ortada bir hata varsa, adresi yanlis yerde ariyoruz…

Sadece bir yil önce sokaga çikip gencecik çocuklarini topraga veren bu insanlar degil miydi?

Geçen yaz memleketin her sokagini isgal eden, gaza-copa-suya karsi yürüyen bu halk degil miydi?

Simdi söyleyin, Erdogan’in 12 yillik iktidarina karsi en büyük çizigi sadece bir yil önce atan bu toplumu Erdogan’dan kurtulmak için sandiga bile götüremiyorsaniz suçlu kim? “Hükümet istifa” diye bagiran milyonlarca insanin davasini “tatilcileri sandiga götürme”ye indirgeyenler sizce de milletin fazla gerisinde degil mi?

KÖMÜR YERINE CUMHURIYET ELESTIRISI

Bunu niye mi söylüyorum?

Soma katliaminin ardindan Enerji Bakani, Reyhanli faciasindan sonra Içisleri Bakani, Musul baskinindan sonra Disisleri Bakani kendini nasil basarili buluyorsa Erdogan’in karsisina yenilmek için çikanlar da kendisini basarili buldugu için.

Sadece 4 ay önce yüzde 43 oy alan Erdogan’i, toplam seçmenin yüzde 37’sinin oyuyla ilk turda yüzde 52’yle Kösk’e çikaran felaketi yaratanlar durumdan gayet memnun oldugu için.

Kömürle makarnayla oy satilan düzenin elestirisinin yerini Cumhuriyet’i, aydinlanmayi, emegi savunanlarin elestirisi aldigi için.

Taner Yildiz’in Soma katliami sonrasi “basari”larini anlatan medyanin yerini seçim sonrasi “muhalefetin cici medyasi”nin “Ekmel Bey destani” aldigi için.

CHP Sözcüsü Haluk Koç’un “Recep Tayyip Erdogan, ikinci tura kalsa daha büyük oy yüzdesiyle seçilecekti” seklindeki utanç verici aci itirafi için.

EKMEL BEY’I ÖNEREN 15. PARTI

Simdi asil sorulmasi gerekeni soralim:

Ekmel Bey’i CHP-MHP’ye kim önerdi? Kiliçdaroglu-Bahçeli’ye adini kim “Ekmel-Ekmel-Ekmel” diye fisildadi?

14 parti destekledi” deniyor, peki adi söylenmeyen 15. parti hangisi?

Tarih, Darwinist bir bilim. Hep ayakta kalanlar, kazananlar tarafindan yaziliyor.

Ve bastan sona degil, sondan basa okunuyor.

Bu sayfalarda siklikla ifade edildi. Ancak bugün resim daha net görünüyor.

Amerikalilar’in Wikileaks belgelerinde“koalisyon” dedigi AKP’den 10 Agustos sonrasinda bir parti daha resmen ilan oldu: Gül Partisi.

Erdogan’in kendisine Çankaya’dan yönetecegi bir Medyedev aradigi partide bugünlerde “Davutoglu’nu istemezuk” diyenler Gül’ü isaret ediyor. Görülüyor ki Gül Partisi’nin hazirligi çok önceye dayaniyor. Ancak ilani için (Ekmel Bey’in “galiptir bu yolda maglup”unu tersine çevirirsek) Erdogan’in Çankaya’ya bir tür galip olanin da bitik oldugu Pirus zaferiyle çikmasi gerekiyor. Gül Partisi, Erdogan’i Kösk’e çikarip, bir dönem “Aposuz PKK” formülü gibi “Erdogansiz AKP” yaratmayi istiyor. Kendinden bile umudu kesmis muhalefeti düsünürsek, Erdogan’la kavgali küresel ve yerel güçlerin bir tür AKP restorasyonu istedigi, Kösk’te yalniz bir Erdogan ve Basbakanlik’ta kalabalik bir Gül kontrolündeki yeni AKP’yi çikis olarak gördügü asikar.

Iste Ekmel Bey’in adayligi Erdogan’dan kurtulus için böyle bir 15. parti projesiydi. Muhalefetin bu projeyi onaylamasi için seçime Gül Partisi’nin adayiyla yenilmek için girmesi gerekiyordu. “Ikinci tura kalsa daha yüksek seçilecekti” itirafi aslinda Erdogan’i Kösk’e daha yorgun çikarma projesinin itirafidir.

EKMEL BEY 15. PARTIYI ITIRAF ETTI

Hakkini yemeyelim, Ekmel Bey de bunu defalarca ifade etti.

31 Temmuz’da Nur Cemaati’nin Yeni Asya gazetesine adayliginin hikayesini söyle anlatti: “Türkiye siyasî tarihinde daha önce tanik olmadigim bir ortak israra tanik oldum. Bu israrin içerisinde AK Parti’nin kuruculari arasinda yer alan ve hâlâ parti içerisinde aktif görev üstlenen dostlarim da vardi.

3 Temmuz’da Taha Akyol’un programinda AKP kuruculariyla istisarelerinin siyasi içeriginin ne oldugunu da anlatti: “Benim en samimi dostlarim Ak Parti'nin içerisinde. Kuruculari oldugu gibi milletvekilleri, aydinlari da var. Bunlar memleketimizin güzide insanlaridir. Elbette bunlar da degisim istiyorlar. Bunlar da degisim istiyorlar. Bu hareket kimseye karsi degil. Bu iktidar degisikligine yol açacak bir seçim degildir.

Seçime 3 gün kala, 7 Agustos’ta kendisine destek veren AKP kurucularinin aslinda ne istedigini söyle anlatiyordu: “Bize destek veren 12 partinin disinda AK Parti’li kardeslerimiz de destek veriyor. Bu durumla ben gerçekten iftihar ediyorum. Onlar ayni zamanda kendi partilerinin dagilmamasini istiyorlar.

Sanirim anlasildi. Ekmel Bey, adayligi boyunca israrla adayligini AKP’nin içinde halen görevde olan kurucu, yönetici, milletvekilleriyle istisare ettigini anlatti.

MUHARREM INCE TELEVIZYONDAN ÖGRENMIS

Gelelim düne…

CHP’nin Grup Baskanvekili Muharrem Ince Ekmel Bey’in adayligini nasil ögrendigini “Biz üç grup baskanvekiliyiz, televizyondan ögrendim” diye anlatti.

Gerçekten de CHP-MHP önce anket yaptirdi, bir kisi bile “Ekmel-Ekmel-Ekmel” demedi. Milletvekillerine “kim olsun” diye soruldu, bir vekil bile “Ekmel-Ekmel-Ekmel” demedi. Siyasi partileri, sivil toplum örgütlerini dolasti, biri bile adini hatirlamadi. Öyle ki aday açiklanmadan birkaç saat önce konustugumuz MYK üyeleri bile Ekmel Bey’in adinin spekülasyon oldugunu söylüyordu.

Öyle anlasiliyor ki CHP-MHP tabanlari, vekilleri, emekçileri çati adayini aradigini sanip kafa yorarken Ekmel Bey, kendi ifadesiyle “AKP kuruculari”yla durumu istisare ediyordu.

Yani kendisini destekleyen 15. partiyle.

FEHMI KORU’NUN YENI POZISYONU

Birini seçim sürecinde gördük.

Gül’ün akil adami Nevzat Yalçintas. Cemaat gazetesine “Erdogan’in seçip getirdigi adamlar, bunlar. 'Bunu tespit edemedim. Böyle bir saibenin gölgesi üstümüze düssün istemem' diyerek, hükümetin istifasini Abdullah Bey’e verecekti” dedigini unutmuyoruz. Bir baska AKP düslüyor, bir baska AKP için Gül’ü çikis görüyor. Ve “Ekmel-Ekmel-Ekmel” diyor.

Vaktinizi almayalim.

Biri de dünkü yazisinda kendisi için “Abdullah Gül söz konusu oldugunda biraz daha fazla ‘taraf' görüntüsü veriyorum” diyen Abdullah Gül’ün yakin arkadasi Fehmi Koru. Abdullah Gül’ün burnuyla ayni kokuyu alan Fehmi Koru dün diyor ki “Ak Parti çizgisinden vazgeçer, simdi begenmedigim bir baskasi temel degerler istikametinde konuslanirsa... Içinde dostlarim, arkadaslarim, sevdigim insanlar bulunmasina bakmadan, hiç tereddütsüz, safimi yeniden belirlerim”.

Ilginçtir dün Kiliçdaroglu da Cumhurbaskanligi seçimlerindeki “siyasi basarisi”ni anlattigi konusmasinda CHP içindeki muhalefete ayar verirken asil kizginligini su sözleriyle anlatiyor: “Erdogan ile Gül arasindaki büyük çatlagi gölgelemek için bu tartismalara zemin hazirlaniyor”.

Cumhuriyet yaniyor, onlar saçlarini tariyor…

Kiliçdaroglu, Türkiye’nin en önemli krizi olarak Erdogan’in 3 gün önce Cumhuriyet’in tepesine çikisini degil, AKP içindeki kavgayi görüyor. Her seyini o kavgaya yatirdigi anlasiliyor. Cumhurbaskanligini Erdogan’a hediye etmenin o kavga için olmazsa olmaz sart oldugunu biliyoruz.

ÇATI ADAY GÜL OLACAKTI

Diyeceksiniz ki, hiç olur mu?

Aklinizi peynir ekmekle mi yediniz?

CHP-MHP liderleri yan yana gelip Gül’ün adayini mi desteklerler mi?

Hafiza-i beser nisyan ile maluldür.

Size bugünlerde unutmamamiz gereken bir manseti hatirlatalim.

Zira Kiliçdaroglu-Bahçeli’nin çati aday çalismasina kiminle basladigini görmek açisindan önemli…

Hürriyet gazetesinden ögrendigimize göre Devlet Bahçeli, 21 Mayis’ta, CHP-MHP adina Gül’e “Çati adayimiz siz olur musunuz” dedi. Bahçeli’yi nazikçe reddeden Gül, “Ben Ak Parti’nin kurucusuyum, ayni partiden iki aday olmaz” diyordu.

Gül’ün sözleri Ekmel Bey’in hep söyledigi “Ak Parti kuruculari” meselesini hatirlatiyor. Bildigimiz bir sey var. Gül “ben yokum” derken daha sonra “benden iyi olmasin” diyerek Ekmel Bey’i isaret etti. Ekmel Bey, bugünlerde artik ilan edilen 15. partinin adayi olarak sahneye çikti. Erdogan’i elinden tutup Kösk’e çikarirken, Gül Partisi’nin yolunu açti. Kiliçdaroglu ve Bahçeli’yi de 15. partiye bagladi. 

161 VEKIL NASIL IMZALADI

161 CHP-MHP'linin imzasi mi?

Çati adayi Erdogan ilan etseler emin olun bir fark olmayacakti.

Çok kizip hiç dokunmadiklari 12 Eylül'ün siyasi partiler yasasina göre milletvekili, genel baskanin kuludur.

Seçimlere bir yil kala bütün kullarin yapacagi "ne imzalayayim baskanima"dan baskasi degildir.

Kiliçdaroglu'nun, Erdogan üslubuyla muhalif vekillere “bu arkadaslari partiye getirmekle hata etmisim” diye seslenmesi yeterince mesaj içeriyor.

Çok sükür, zamane ergenleri ev partilerine ya da babalarinin çiftliklerine getirdikleri arkadaslarina daha kibar davraniyorlar.

Sonuçta bilim diliyle söylersek 161 vekilin imzasi “ihmal edilebilir büyüklükte” görünüyor.

AKP’den kaçan Hami Yildirim ve Idris Bal’in Fethullah Gülen’in oldugunu bildigimiz imzalari 161’ine göre daha çok konusmaya deger.

KILIÇDAROGLU-BAHÇELI’NIN SARAY KAVGASI

Simdi kavga: 15. parti, Erdogansiz AKP’yi yutacak mi?

Yoksa “risk aldim” diyerek bütün gelecegini “AKP’nin Gül’ü var”a yatiranlari tarihin çöplügüne mi atacak?

Tarihten ögreniyoruz, Fransiz Sarayi “c'est legal parce que je le veux” yani “yasal çünkü ben öyle istiyorum” diyen despot 16. Louis’in yerine geçecek sarayliyi konusadursun, Paris sokaklari saraylari yikacak devrimi hazirliyordu.

Belki o çocuklar hala buradadir!..

Baris Terkoglu

Odatv.com


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle