Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: HSYK) Başkanvekili Ahmet Hamsici, gündeme ilişkin kişisel değerlendirmelerinin yer aldığı yazılı bir açıklama yaptı
Kategori: Haber
Eklenme Tarihi: 05 A?ustos 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 06:10
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=18548
HSYK Baskanvekili Hamsici: 'Hakim ve savcilar korkutuluyor'
Hükümet ile Hakimler ve Savcilar Yüksek Kurulu (HSYK) Baskanvekili Ahmet Hamsici, gündeme iliskin kisisel degerlendirmelerinin yer aldigi yazili bir açiklama yapti.
Hakimler ve Savcilar Yüksek Kurulu (HSYK) Baskanvekili Ahmet Hamsici, "Yargi mensuplari dahil, herkesin yarginin itibarina zarar vermemek için özel gayret göstermesi gerekmektedir. Zira yargiya olan güven sarsildigi takdirde telafisi yillari alacak zararlarin ortaya çikmasi kaçinilmazdir" degerlendirmesinde bulundu.
Hamsici, gündeme iliskin kisisel degerlendirmelerinin yer aldigi yazili bir açiklama yapti.
Açiklamasinda, "Son zamanlarda yarginin siyasi saik ve gayelerle yönlendirilmelere açik bir görüntü vermesi, yargiyi kontrol altina alma arayislari ile istedigi kararlari çikarma adina ideolojik bir araç olarak kullanma niyet ve gayretleri toplumda yargiya olan güvenin iyice azalmasina neden olmustur" ifadesine yer veren Hamsici, yargi kararlarinin yargiç ve savcilarin kisilik ve kimlikleri üzerinden sorgulanir hale geldigini kaydetti.
HSYK'nin da bu elestirilerden nasibini aldigini belirten Hamsici, hukukun üstünlügü, kuvvetler ayriligi, yarginin bagimsizligi ve tarafsizligi ile hakim-savci teminati gibi ilkelerin demokrasi ve hukuk devletinin vazgeçilemez unsurlari oldugunu animsatti.
Hukuk devletinin temel direginin yargi olduguna isaret eden Hamsici, hukuk devleti ilkesinin özünde yönetimin hukukla bagliligi, yöneticilerin sahsi ve keyfi iradesinin degil, hukukun hakim olmasini ifade ettigini aktardi.
Demokratik toplum düzeninin en önemli unsuru olan hukuk devleti anlayisinin gerçeklesebilmesi için kuvvetler ayriligi ilkesinin ve özellikle de yargi bagimsizliginin var olmasi gerektigini bildiren Hamsici, kuvvetler ayriligi ilkesinin devlet organlari arasinda üstünlük siralamasi anlamina gelmedigini ifade etti.
Hamsici, açiklamasini söyle sürdürdü:
"Bu nedenle demokratik sistemi ortadan kaldiran ve bütün yetkileri tek elde toplayan veya diger organlari bir organin kontrolü altina alan bir sistem kuvvetler ayriligi ilkesi ile bagdasmaz. Öte yandan, devlet sadece siyasi iradeden ibaret degildir. Siyasi irade kendisi disindaki devlet erklerini de kendisine tabi olmaya zorlamaktadir. Bu kabul edilemez bir durumdur."
-"Yasal mekanizmalarin kurulmasi yargiyi baskidan korumaya yeterli degil"-
Açiklamasinda, yargi bagimsizligi ilkesine de deginen Hamsici, "Yargi bagimsizligi, hiçbir devlet organinin, makamin, kisinin ya da kurumun yargi yetkisinin kullanilmasi nedeni ile mahkemelere ve hakimlere etki edememesi ve müdahalede bulunamamasidir" ifadesini kullandi. Hamsici, açiklamasina söyle devam etti:
"Yarginin yasama ve yürütmeden bagimsizliginin saglandigi bir sistemde özgürlük adina korkmaya gerek yoktur. Buna karsin yarginin yasama ve yürütmenin kontrolü ve etkisinde oldugu, bu organlarin yargiyi yönlendirdigi bir sistemde özgürlük adina her seyden ama her seyden korkmak gerekir.
Yargi mensubunu baski ve müdahalelere karsi koruyacak anayasal ve yasal mekanizmalarin kurulmus olmasi, bu yolla hukuki bagimsizliginin saglanmis olmasi yeterli degildir. Ayni zamanda mahkemelerin ve hakimlerin ve özellikle sorusturmalarda savcilarin uygulamada yargi bagimsizligini zedeleyecek uygunsuz etki ve müdahalelere maruz birakilmamasi, pratikte de bu bagimsizlik ve tarafsizlik algisinin saglanmasi gerekir.
Bagimsizlik ve tarafsizligin, medya, uyusmazligin taraflari, hakimin kendi dünya görüsü, hakimin ailesi, yakin çevresi ve içinde yasadigi toplum karsisinda uygulanmasi hayati önem tasimakta ise de bir o kadar da yasama ve yürütme organlari ile siyasi partilerin de yargi karsisinda bagimsizlik ve tarafsizliga gölge düsürmemesi, zedelememesi önemlidir. Kuskusuz bu durum anayasal güvence altina alinan tabii hakim ilkesine göre hareket etmeyi de zorunlu kilar."
-"Yargi karsisinda herkes esittir"-
Yarginin belli kisi ve gruplarin hedeflerini gerçeklestirecekleri bir araç olmadigini, savcilarin sorusturmalarda bagimsiz ve tarafsiz oldugunu kaydeden Hamsici, sorusturmalarin evrensel prensipler çerçevesinde ve kanun dairesinde yapilmasi geregini hatirlatti. Hamsici, su degerlendirmelerde bulundu:
"Yargi, karsitlarini sindirmek veya ortadan kaldirmak için silah olarak kullanilamayacagi gibi, hukuka aykiri eylem ve islemlerin aklanmasi için de kalkan olarak kullanilamaz. Bu baglamda, yargi karsisinda herkes esittir. Bu noktada, Türkiye'nin çagdas medeniyet seviyesine ulasmasi, hukuk devletinin tüm kurallarinin eksiksiz yerine getirilmesi, çagdas bir demokrasinin tüm kural ve kurumlariyla tesis edilmesi ve islerlik kazanmasi açisindan sözü edilen temel ilkelerin hayata geçirilmesinin yaninda temel hak ve özgürlüklerin korunmasi da önemli bir yer tutmaktadir.
Demokratik devletlerde ne parlamento ne de HSYK dahil idari organlar cumhuriyet savcilari tarafindan yürütülen sorusturmanin nasil yapilacagi veya sorusturma sonucunda verilecek karari etkilemeye çalismamalidir. (Avrupa Hakimleri Danisma Konseyi ve Avrupa Savcilari Danisma Konseyince ortaklasa hazirlanan 8 Aralik 2009 tarihli ve 4 Nolu Bordeaux adiyla bilinen bildiri)
Yargi suç isleyene tolerans gösteremez ama siyasi irade tarafindan da bir silah olarak kullanilamaz. Suç ve suçlu ile mücadele evrensel hukuk kurallari çerçevesinde cezalarin sahsiligi ilkesine ve kanuna uygun olarak yerine getirilmek zorundadir.
Hukuk devletinde sorusturma ve kovusturma süreçleri medya üzerinden yürütülemez. Görülmektedir ki çesitli operasyonlar önce yazili ve görsel medyada ve sosyal medyada haber yapilmakta, adete yargi unsurlari psikolojik harekat uygulamalarina maruz birakilmaktadir."
-"Medya üzerinden yapilan açiklamalar sorusturmalara gölge düsürüyor"-
Yargi süreci sonuçlanmadan hiç kimsenin pesinen suçlu ve tehlikeli ilan edilemeyecegini animsatan Hamsici, "Ne yazik ki medya üzerinden propagandaya dönüsen yayinlar ve açiklamalar, bu ilkeleri ihlal etmekte, sorusturmalara gölge düsürmektedir" ifadesini kullandi. Hakim ve savcilarin kisisel ve görevinden kaynaklanan suçlarinin nasil sorusturulacagi ve kovusturulacaginin açik ve net bir sekilde düzenlendigini ifade eden Hamsici, bir hakim ve savci hakkinda disiplin ve ceza sorusturmasi baslatilabilmesi için HSYK ilgili dairesinden izin alinmasi gerektigini belirtti.
"Yargi mensuplari dahil, herkesin yarginin itibarina zarar vermemek için özel gayret göstermesi gerekmektedir. Zira yargiya olan güven sarsildigi takdirde telafisi yillari alacak zararlarin ortaya çikmasi kaçinilmazdir" ifadesini kullanan Hamsici, aksi takdirde hiç kimsenin kendisini hukuki güvencede hissetmeyecegini kaydetti.
Hamsici açiklamasinda su görüslere yer verdi:
"Sonuç olarak, adalet, her türlü gelisimin ve toplumsal barisin temel ilkesidir. Bu açidan, bagimsiz bir yargi düzeninin varligi zorunlu ve gerekli kilinmistir. Savci ve hakimler de, demokratik ve sosyal bir hukuk devletinde, bireysel hak ve özgürlüklerin ve toplumun temel degerlerinin koruyucusu ve güvencesidir.
Bu ilke ve düsünceleri tatbik eden hakim ve savcilarimizin, nereden ve kimden gelirse gelsin hiçbir baskiya boyun egmeden Anayasa ve yasalara uygun olarak görevlerini yerine getireceklerinden hiç kimsenin kuskusunun olmamasi gerekir"

haberler