Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


'İslamcılar' Filistin için savaşanlara o zaman terörist diyorlardı


Açıklama: Filistin'e gidip savaşan isimlerden İslamcılara: Bize terörist diyorlardı
Kategori: Güncel
Eklenme Tarihi: 26 Temmuz 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 01:18
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=18468


'Islamcilar' Filistin için savasanlara o zaman terörist diyorlardi

1960’larin sonunda Filistin’e gidip savasan isimlerden Islamcilara: Bize terörist diyorlardi.

Israil’in Gazze’ye saldirilari dünyanin gözü önünde devam ederken Türkiye’de ise 3 günlük yas ilan edildi.

Bugünlerde Türkiye Filistin konusunda eli kolu bagli bir imaj çizse de 1960’larin sonundan itibaren Türkiyeli devrimciler Filistin kamplarina gitmis, burada Filistin halkinin kurtulus mücadelesinin içinde yer almislardi. Islami cenah ise o dönem Filistin’e giden 3 bin kadar solcu ismi “terörist” olarak damgalamisti. Biz de o dönem Filistin’e giden, savasan, esir düsen üç önemli isimle, Faik Bulut, Semih Dinç ve Adil Okay’la konustuk.

Faik Bulut, 1973’te Nahr el Bared askeri kampinda Israil’le çatistiktan sonra yarali halde tutsak edildi, Cenevre Sözlesmesi’ne aykiri biçimde Israil’e kaçirildi. 21 gün iskence ve sorgudan sonra, Filistin Kurtulus Örgütü üyesi olmaktan mahkeme önüne çikarilip 7 yil hapse mahkûm edildi. 1980’de ise Türkiye’ye döndü.

70’li ve 80’li yillarda Filistin’e giden 3 bin kadar devrimci “terörist” olarak damgalanmisti, degil mi?

O tarihte, Filistin halkiyla dayanisma ve mücadele için gitmek, azili ve uluslararasi terörist olmakla esdegerdi. 12 Mart zihniyeti, biz devrimcileri hep bölücü olarak görüp yargiliyordu. Düzenin devami sayilan Islamcilar da solculari “kâfir” olarak görüyorlardi. Türkiye kamuoyunun Filistin’e sempatisinin önünü alabilmek amaciyla, Filistin halk direnisini karalayip “öcü” gibi gösteriyorlardi. Iktidarlarin Filistin meselesinde daha aktif tutum almalarini engelleyen bu zihniyet; Türkiye’nin Israil ile gizli flört ve isbirligi, Filistin’e göstermelik dayanisma gibi ucube, iki yüzlü bir politika izlenmesine yol açti. Bölge çapinda Islamcilik yükselise geçince, 12 Eylül cuntaci generalleri Islam Teskilati çerçevesinde güya Filistin destek politikasini, dinci-Islamci bir çerçeveye oturttular. Günümüze kadar süren bu politika, AKP’nin din kardesligi ekseninde Filistin’e destek vermesiyle zirveye ulasti.

O günlerde sizi terörist diye damgalayan Islami kesimin vicdani bir hesap vermesi gerektigi inancinda misiniz?

Kanimca Islami kesim, basta Amerika’nin Islamcilik esasina dayanarak imal ettigi gerici ve çatismaci, cihatçi politikalarina alet olmalarinin hesabini sadece bize degil; Pakistan’dan Ortadogu’ya ve Kuzey Afrika’ya kadar olan bölgedeki halklara karsi da hesap vermelidirler. O gerici vebalin kefaretini kamuoyu önünde ödemeliler.

‘Ölümün sicak nefesini yasadim’

Dünyada ‘68 rüzgâri tüm hiziyla etkisini gösterirken hem Filistin halkiyla dayanisma, hem de “devrim yapma” coskusuyla önce Suriye’deki Filistin kamplarinda, sonrasinda da Ürdün ve Lübnan’da kalan Semih Dinç, 1973 Arap-Israil savasinda güney Lübnan’in Kifarsuba-TelRamta ve Hasbeyye yörelerinde bulunarak savasi bizzat yasamis, birçok operasyona katilmis bir isim.

Siz Filistin’de ne yasadiniz?

Ben orada dostlugu, kardesligi, arkadasligi ve davalarina olan inanç ile yurtseverligin harmanlandigi ortami, ölümün sicak nefesinde birebir yasadim. Filistin’e 1968’den 1980’li yillara kadar yüzlerce dost arkadas gitti. Birçok arkadasimizi yoldasimizi anilarini yasatmaya çalisarak o topraklarda gömdük. Islamci kesimin devrimci-sol-sosyalist kesime yakistirdigi “terörist” damgalamasi sahsen beni zerre kadar rahatsiz etmez. O günün kosullarinda 6. Filo’yu kible belleyenler zaten baska yakistirmalarda bulunamazdi. Kutsal topraklar dedikleri Filistin için de killarini kipirdatmayanlar, Filistin halkiyla birlikte dövüsen bizlere, varsin terörist desinler. Bu bizim için onurdur.

-Hamas’la, yani siyasal Islamla birlikte Islami kesim Filistin meselesini sahiplenmeye basladi. Peki sizce Hamas’in yoluyla Filistin düze çikar mi?

Kisa adiyla Hamas olan “Islami direnis hareketi”nin nasil kuruldugunu, Kuveyt merkezli “Islami Rabita”dan nasil yardimlar aldigini, Gazze’de ve diger isgal altindaki topraklarda önceleri Israil tarafindan da nasil desteklendigini, bazi eylemlerine nasil göz yumuldugunu bilmemiz gerekiyor. Siyasal Islami rehber edinen hiçbir hareket ne Filistin’i ne de Türkiye’yi düzlüge çikarabilir. Her türlü direnisine ve mücadelesine karsin Hamas bana göre ISID’in degisik bir versiyonu ve dolayli bir müttefikidir. Bizim yüregimiz Hamas için degil, Gazze ve tüm Filistin halkinin mücadelesi, zaferi ve kurtulusu için çarpmaktadir.

“Filistin halki birkaç bisküviye kanmaz”

12 Eylül darbesinden sonra, bir grup aranan isimle beraber Lübnan’a, Filistin kamplarina ulasan, Marksist bir örgüt olan FHKC bünyesinde, Beyrut, Seyda, Sur, Resadiye kasabasi ve Israil sinirinda olan Kana kasabasinda Filistin kamplarinda kalan Adil Okay, “orada Filistinlilerle dayanisarak sürgün hayatima bir anlam – amaç katmis oldum. Tabii Israil’in denizden karadan ve havadan bombalamalari günlük hayatimizin parçasi olmustu. Defalarca ölümden döndük. Birçok yoldasim orada hayatini kaybetti. 1982 Israil isgalinde yüzlerce devrimci Israil’e esir düstü. Ve hâlâ savasin travmasiyla yasayan arkadaslarim var” diyor.

-Siz nasil basa çiktiniz “terörist” damgasiyla?

Biz Filistin için savasirken Islami kesim bize terörist diyordu. Ülkeye dönen arkadaslarimiz uzun dönem bu etiket yüzünden yasadiklarini saklamak zorunda kaldilar. Oysa bugün, Filistin için savasanlar kahramandir deniyor. Ve hâlâ Islami kesimden bir özür bekliyoruz. Binlerce sosyalist, örgütlü-örgütsüz Filistin kamplarinda kalirken Islamcilarin dayanismasi retorikten öteye geçmedi.

Türkiye’nin Gazze konusundaki bugünkü tavrini nasil degerlendiriyorsunuz?

Türkiye Israil’i ilk taniyan “Müslüman” ülke. Ve Filistin halkiyla dayanismasi sanal. Islamci geçinen AKP dönemi de çok farkli degil. “One minute” sovundan baska icraat yok. Kaldi ki AKP, ülkenin tüm komsulariyla sorun yasayan hatta oralardaki iç savasi derinlestiren bir hükümet. Bu sabikali haliyle Filistin’e destek olmasi mümkün degildir. Filistin halki da birkaç battaniye ile bisküviye kanmayacak kadar onurlu ve politiktir.

cumhuriyet


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster