Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


Yaşasın 15-16 haziran


Açıklama: Büyük direnişe katılan işçi, 15-16 Haziran'ı yazdı
Kategori: Ekonomi-Çalışma Hayatı
Eklenme Tarihi: 16 Haziran 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 04:44
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=18099


Yasasin 15-16 haziran

Büyük direnise katilan isçi, 15-16 Haziran'i yazdi

15-16 Haziran Büyük Isçi Kalkismasi'nin yasandigi tarihte, DISK'e bagli Maden-Is Sendikasi'nin 6. Bölge Temsilcisi olan, sonrasinda da DISK ve Maden-Is'te yöneticilik yapan Hüseyin Ekinci, o günleri soL'a anlatti.

15-16 Haziran 1970 büyük isçi direnisi yapilali 44 yil oldu.

Türkiye isçi sinifi tarihine altin harflerle yazilan bu büyük direnisin, elbette birçok nedeni ve birden fazla boyutu var. Isçiler bakimindan ekonomik boyutu büyük önem tasiyor… Sosyolojik boyutu ise çok tartisildi.

Çesitli kuruluslar, kendi görüslerine göre çokça degerlendirmeler yapti. Bazilari, siyasal boyutunu öne çikardi, kimileri sosyolojik tarafiyla ilgilendi. Degisik bakis açilariyla çesitli yorumlar yapan yazarlar, karikatüristler, gazeteciler oldu.

Isçi gözüyle bakildiginda bu direnis is ve ekmek eylemidir.

Ekmegini kazanmak zorunda olan isçi, “isime devam edebilmem için örgütlü olmam gerekir. Bu örgütlülügümü, emegim için mücadele eden ve var olan haklarimi da tam olarak savunan devrimci yöneticilerin yönettigi sendikalarla saglarim. Uzlasmaci sari sendikalardan bana hayir gelmez” demistir.

Metal Is kolunda faaliyet gösteren Türkiye Maden-Is, Lastik- Is, sendikalari Türk-Isten ayrildi. Bu sendikalar, bagimsiz Basin-Is, Gida-Is ve Zonguldak Yeralti Maden-is sendikalarini da yanlarina alarak önce SADA’yi,(Sendikalar Arasi Dayanisma) 13 Subat1967 günü de DISK’i kurdular.

Isverenlerin kurdurdugu sari sendikalardan ayrilan isçiler, DISK üyesi sendikalarda süratle örgütlenmeye basladilar. Türk-Is üyesi bazi sendikalardan istifa eden isçiler ise DISK’e bagli sendikalarda yerlerini almaya basladilar.

Isçiler, demokratik eylemleri sonucu meydana getirdikleri direnislerle sendika seçme özgürlüklerini uygulamaya basladilar. Türk Demir Döküm, Sungurlar Kazan, Gislaved Lastik ve Kavel Kablo Fabrika direnisleri basarili örnekler olarak isçi sinifi tarihindeki yerlerini aldi.

Bu durum isverenler ve siyasi iktidari rahatsiz etmeye basladi. Isçilerin bilinçlenmesi, devrimci sendikalarin güçlenmesi engellenmeliydi…

Isçilerin DISK’e katilmalari önlenmeliydi…

Hatta DISK kapatilmaliydi…

Iktidar ve büyük sermayenin düsüncesi bu yöndeydi.

Onlara göre,1963 yilinda Bülent Ecevit’in Çalisma Bakanligi döneminde çikarilan Sendikalar Kanunu degismeliydi. O günkü siyasi iktidar, sendika degistirmeyi zorlastiran ve sendika seçme özgürlügünü ortadan kaldiran kanun degisikliklerini hemen Meclis’ten geçirdi.

DISK, bu yasanin insan haklarina aykiri oldugunu, örgütlenme özgürlügünü ortadan kaldirdigini, ayrica yürürlükteki Anayasa’ya da aykiri oldugunu çesitli toplantilarla anlatmaya çalisti, bu konuda çok ugras verdi. Ama iktidar kararliydi, ne olursa olsun, ileride Anayasa Mahkemesi tarafindan iptal edilecek anti demokratik bu yasayi 11 Haziran’da yürürlüge koydu.

DISK, 14 Haziran 1970’de Merter’deki Genel Merkezi’nde bir toplanti yapti. Istanbul ve Kocaeli’ndeki tüm isyeri bastemsilci ve temsilcilerinin katildigi bu toplantida yasal degisiklikler anlatildi. Yöneticiler, antidemokratik bu yasa hakkinda detayli bilgiler verdi.

Daha sonra isyeri sendika temsilcisi isçiler konustu. Isyeri temsilcilerinin yaptiklari konusmalar, bastan sona heyecan ve cosku içinde geçti. Bir döküm isçisi, söyle konustu.

“Arkadaslar, üretimden gelen gücümüzü yarin kullanacagiz. Herkes gücümüzün ne oldugunu, ne kadar etkili oldugunu görecektir.”

Bu sözler salonda ki kalabaligi costurdu; konusan isçi, uzun süre alkislandi.

15 Haziran 1970 sabahi Istanbul ve Kocaeli’de DISK’e bagli isçiler, çalistiklari fabrikalarda is biraktilar. Fabrikalarinin disina çiktilar. Kendilerine en yakin fabrikalardaki isçilerle bulusmak üzere yürüyüse geçtiler.

Anadolu yakasindaki isçiler,Gebze, Çayirova, Pendik ve Kartal’dan baslayarak Kadiköy’e dogru yürüdüler.

Avrupa yakasindaki yürüyüsler ise Bakirköy ve Sagmalcilar’dan baslayarak Topkapi’ya dogru yapildi. Burada bulusan onbinler Sultanahmet ve Eminönü’ne dogru ilerlediler.

Valilik, yürüyen onbinlerce isçinin Beyoglu’na geçisini engellemek için Haliç ve Galata köprülerini açtirdi.

Eyüp ve Silahtaraga’daki isçiler ise kendilerine katilanlarla birlikte Kagithane ve Cendere’ye dogru yürüyüse geçtiler.

Istinye’den yürüyüse geçen Kavel isçileri de, o zamanlar büyük bir sanayi bölgesi olan Levent’teki isçilerle bulustular. Önlerine çikan polis barikatlarini astilar.

Istanbul ve Kocaeli’deki yürüyüslere çesitli fabrikalardan yüz bine yakin isçinin katildigi belirtiliyordu.

Sendikal özgürlüklerin kisitlanmasina ve sendika seçme özgürlügünün yok edilmesine karsi, DISK’e bagli sendika üyesi isçiler direniyordu. Ancak Türk-Is’e üye çok sayida isçi de bu eyleme sinifsal destek veriyordu.

Sikiyönetim ilan edildi

O dönem iktidarda bulunan Demirel Hükümeti, Istanbul ve Kocaeli’de iki aylik sikiyönetim ilan etti. Tanklar, askeri araçlar sanayi bölgelerine ve fabrika önlerine yerlesmeye basladi.

Eyüp ve Silahtaraga, o zamanlar özellikle metal iskolunda agirlikli bir sanayi bölgesiydi. Buradaki fabrikalar uzun süre isbasi yapmadilar. Isçiler “En son biz isbasi yapacagiz” diye birbirleriyle iddialastilar.

Isçi yürüyüslerinin son derece disiplinli oldugu, herhangi bir taskinliga sebebiyet verilmedigi görüldü. Isçiler, bu yürüyüslerde kendi güvenliklerini basariyla sagladilar.

Bu olaylarla ilgili DISK’e üye çok sayida isçi, temsilci ve yönetici tutuklandi. Isçiler ve temsilcileri, sikiyönetim mahkemelerinde yargilandilar. Davalar Selimiye Kislasi’nda görüldü.

Durusma yapildigi günlerde sendikalara üye çok sayida isçi, is elbiseleriyle gelip durusmalari izliyorlardi. Durusma salonlari çok kalabalik oluyordu. Isçileri durusmalara almamak için bir ara kravat takma mecburiyeti konuldugu söylentileri dolasti…

Isçiler, bu engelleme yöntemine de çare buldu. Arka ceplerindeki ter silme bezlerini yakalarina ilistirip, “Bunlar bizim kravatlarimiz” diyerek girdiler salonlara.

Sinif sendikaciligi sahlandi

15-16 Haziran 1970 direnisi sinif sendikaciliginin sahlandigi kitlesel bir eylemdir. Devrimci ve gerçek sendikaciligin en önemli kilometre taslarindandir. Gerçek ve devrimci yöneticilik vasiflarinin kayit düsürüldügü bir eylemdir.

Degisik siyasi düsüncelere sahip isçileri barindiran sendikalarin, çok önemli bir kitle örgütü oldugunu ve öyle kalmasi gerektigini tescilledi bu eylem.

Bu sanli yürüyüse ilerici aydinlar, devrimci yazarlar, ögrenci birlikleri, emekten yana birçok kurulus destek verdi.

Bu direniste unutulmamasi gereken çok önemli bir husus sudur. Sikiyönetime ve çesitli baskilara ragmen isçiler, sendikalarina ve sendika yöneticilerine sonuna kadar sahip çiktilar.

Sendika yöneticileri Maltepe Askeri Cezaevi’nde tutukluyken, isçiler ziyaret günlerinde yiginlar halinde oradaydilar. Sikiyönetime ragmen mahkeme salonlarini izleyici olarak doldurup, yöneticilerini yalniz birakmadilar.

Sonuç olarak gerçek ve devrimci sendikaciligin en önemli kitlesel eylemlerinden olan 15–16 Haziran eylemi basariyla sonuçlandi.

Isçi sinifinin, önemli bir kitle örgütü olan sendikalarina ve onlarin yöneticilerine inanmisliklarinin ön plana çiktigi bu eylem, is ve çalisma hayatinda büyük degisikliklere yol açti.

1970’li yillar, Türk sendikal hareketinin olabildigince yükseldigi, çalisma hayatinda isçi lehine yeni kazanimlarin saglandigi önemli yillardir.

Sözde “ ileri demokrasi” nutuklariyla ortaligi çinlatan iktidarlar, hala anti demokratik sendikal yasalari iyilestirmiyorlar.

Çalisan büyük kitlenin bu gün grevli toplu sözlesme hakki hala yok…

Grevli toplu sözlesme hakki olan bazi sendikalar ise bu gün sanki sanduka (1) içine sokulmuslar… Yöneticileri ise sandukaci konumunda görünüyorlar.

Sanduka: Bazi mezarlarin üzerine mermer veya tahtadan yapilan tabut seklinde sandik.

Hüseyin Ekinci - soL haber


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster