Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: 2013-2014 Eğitim-Öğretim Yılını Acil Çözüm Bekleyen Sorunlarla Bitiriyoruz!
Kategori: Eğitim
Eklenme Tarihi: 15 Haziran 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 02:59
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=18090
2013-2014 Egitim Raporu
2013-2014 Egitim-Ögretim Yilini Acil Çözüm Bekleyen Sorunlarla Bitiriyoruz!
Egitim sisteminin, egitim ve bilim emekçilerinin yillardir birikerek artan sorunlari 2013-2014 egitim-ögretim yilinda katlanarak artmistir. Milli Egitim Bakanligi çözüm üretmekten çok, yeni sorunlar yaratan politika ve uygulamalariyla basta egitim emekçileri olmak üzere, ögrenci ve velileri sürekli magdur etmeyi sürdürmektedir.
AKP hükümetinin, egitim sistemini piyasaci projelerle yönetmesi, angarya çalisma uygulamalari ve egitimde 4+4+4 dayatmasi sonrasinda derinleserek artan sorunlar, 2013-2014 egitim-ögretim yilina damgasini vurmustur. Egitimde 4+4+4 sonrasinda okul dönüsümleri ile bazi okullarin imam hatip yapilmasi yeni magduriyetler yaratmistir. Okullarda giderek artan fiziki donanim ve altyapi sorunlari, kalabalik siniflar, ikili egitim, tasimali egitim, zorunlu ve “zorunlu seçmeli” din dersi dayatmalari, egitim müfredatinda piyasaci ve dini içerikli söylemlerin artmis, egitim bilimsellikten hizla uzaklasmaktadir, ve benzeri pek çok sorun artarak devam etmektedir.
AKP hükümeti, Avrupa Insan Haklari Mahkemesi kararlarina ragmen Türkiye gibi farkli inanç gruplarinin, dinlerin, mezheplerin oldugu çok dilli ve çok inançli bir toplumda din egitimini devlet tekeline alarak “tek din, tek mezhep” anlayisiyla tüm topluma dayatmayi sürdürmektedir. Zorunlu ve zorunlu seçmeli din derslerinin kaldirilmasi, farkli dil, kültür ve inançlara yasam alanlari yaratilmasi yönündeki talepler güncelligini korumaktadir.
Okullarda ve diger egitim kurumlarinda yillardir üvey evlat muamelesi gören ve is tanimi hala yapilmayan yardimci hizmetlilerin, kadro bekleyen 4-C’li çalisanlar ve taseron isçilerin, memur ve teknik personelin sorunlari, üniversitelerde yasanan sorusturma ve görevden almalar, her geçen gün artan akademik, idari sorunlar egitim sistemini büyük bir sorun yumagi haline gelmistir.
Egitim sistemini kendi siyasal çikarlari dogrultusunda biçimlendirmek isteyen AKP iktidari, egitim yöneticilerini siyasi referanslar üzerinden, yine siyasal kadrolari ile doldurmaya çalismaktadir. Bunun için bir süredir yandas sendika ile paralel planlamalar yapilmaktadir. Egitim emekçileri Paralelci, Gezici, Alevi, Sunni, ama su tarikattan ve bizden diyerek fislenmekte, fisler kuryeler araciligiyla isverene gönderilmektedir. Bu konuda ulusal basinda haberler mevcuttur.
Bakanligin egitim yöneticilerini belirlerken dogrudan “torpil” kelimesini çagristiran sözlü sinav uygulamasini getirmesi, egitim yöneticilerinin yüzde 60 üst düzey yöneticiler, yüzde 40 sinirli sayida egitim bilesenin verecegi puanlar üzeriden belirlemek istemesi kabul edilemez. Egitim yöneticileri belirlenirken bilimsel, objektif kriterler ve liyakat ilkesi temel alinmali, hiç kimse inanci, kimligi ya da sendikal aidiyeti üzerinden ayrimci bir uygulamaya tabi tutulmamalidir. Ayrica, egitimde siyasallasma bununla da sinirli degildir. Okullara AKP’ li yetkililerin adlari verilmektedir. Ilimizde yillarca hizmet veren Anadolu Imam Hatip Lisesi’nin adinin degistirilerek, Nurettin Canikli Imam Hatip Lisesi yapilmasi son örnektir. Nurettin CANIKLI’ nin adi hangi hizmetlerinden dolayi bir okula verilmistir? Bu sorunun yanitini kamuoyuna birakiyoruz.
Kamusal egitimin adim adim zayiflatilmasi, okullarda cinsiyet, etnik kimlik ve mezhep ayrimciligina iliskin uygulamalar ve siddetin artmasi, atamasi yapilmayan ögretmenlerin durumu, ücretli-vekil ögretmenlik uygulamalari, egitim yöneticilerinin siyasi referanslarla belirlenmek istenmesi gibi sorunlara ek olarak, özellikle Gezi direnisi sonrasinda Egitim Sen üyelerine yönelik mobbing, sorusturma, sürgün ve görevden alma girisimleri belirgin bir sekilde artmistir.
Gezi direnisi sonrasinda baslatilan “cadi avi”nin bir benzeri Soma’da yasamini yitiren madencileri anmak için yaptigimiz is birakma eylemi sonrasinda devam etmis, çok sayida üyemize sorusturma açilarak, bazilari maas kesim cezasi almislardir. Soma katliami gibi tüm Türkiye’yi yasa bogan bir olayda bile okul müdürlerinin sorusturma açmak için birbiri ile yarismasi utanç verici bir durumdur. Benzer bir tutum ilimizde de uygulanmaktadir. Son bir yil içerisinde yaptigimiz basin açiklamalari dolayisiyla üyelerimize ve sendika yöneticilerimize onlarca sorusturma açilmistir.
En temel sendikal faaliyetlerin bile suç sayildigi, örgütlenme ve ifade özgürlügünü önemseyen, savaslar karsisinda barisi savunmanin, siddete ve linç girisimlerine karsi çikarak demokratik tepkilerini gösteren üye ve yöneticilerimizin son derece keyfi gerekçelerle baski altina alinmasi, hangi “ileri demokrasi” anlayisina, hangi adalete, hangi hukuka sigiyor merak ediyoruz.
Bir taraftan egitim sistemi siyasi iktidarin siyasal-ideolojik ihtiyaçlari ve hedefleri dogrultusunda yeniden biçimlendirilirken, diger taraftan kamusal, demokratik, laik, bilimsel ve anadilinde egitimi savunanlarin sorusturulmasi, sürgün ve cezalarla sindirilmeye, baskilar karsisinda boyun egmeye zorlanmasi bize göre tesadüf degildir.
AKP, her konuda oldugu gibi, demokrasi ve özgürlükler konusunda da sadece kendine demokrat, kendine özgürlükçüdür. Kendisi gibi düsünmeyen, zulme ve devlet siddetine karsi boyun egmeyen herkes bugün hedef haline gelmistir. Böylesine büyük bir abluka ortaminda savundugumuz ilke ve degerlerimizden vazgeçmemiz söz konusu degildir.
2013-2014 egitim ögretim yili sonunda egitimin, egitim ve bilim emekçilerin yasadigi sorunlari ve çözüm önerilerini tartismak yerine, sendikamiza yönelik baski, sorusturma ve sürgünlerin tartisiliyor olmasinin tek sorumlusu egitim sistemini sorunlariyla bas basa birakan Milli Egitim Bakanligi’dir.
Üye ve yöneticilerimize yönelik olarak baslatilan “cadi avi”na son verilmeli, tüm sorusturma, sürgün ve cezalar iptal edilmelidir. Yillardir ülkenin dört bir yaninda fedakârca çalisan egitim emekçilerinin ekonomik sorunlari ve çalisma kosullari düzeltilmelidir. Egitimde her türden angaryaya, esnek ve performansa dayali çalisma uygulamalarina son verilmesini, son olarak rehber ögretmenlik alaninda oldugu gibi, yeni hak gasplari anlamina gelen bütün düzenlemelerin geri çekilmesini talep ediyoruz.

GIRESUN EGITIM SEN SUBE YÜRÜTME KURULU