Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle


CHP,AKP'nin yedeği mi?


Açıklama: Muhalefet hükümetin dümen suyuna girmiş
Kategori: Siyaset
Eklenme Tarihi: 10 Haziran 2014
Geçerli Tarih: 24 Nisan 2026, 14:51
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=18054


EMBER DARALIYOR MU?

PKK Cizre’nin hakim tepelerine Doçka uçaksavarlarini yerlestirdikten sonra, simdi de Yüksekova’nin Daglica mevkiine silahlarini mevziliyor. PKK yiginak ve mevzilenmeyi bitirdikten sonra ne yapacak acaba?..

TSK,9/15 Mayis tarihleri arasinda terör gruplarinin kontrolündeki Suriye sinirinda yüklü miktarda klor ve sülfürik asit ele geçirildigini duyurmus. Sülfürik asit “sarin gazi"nin üretiminde kullaniliyor!..

Disisleri Bakani Davutoglu,CHP Milletvekili  Mehmet Seker’in soru önergesine verdigi yanitta; Suriyeli muhaliflerin toplandigi Suriye Ulusal Komisyonu-SUKO’nun faaliyetini Türkiye’den yürüttügünü, itiraf etmis!..

Lafin tamamini söylemeye gerek var mi?

Bu gidisat pek yakinda Türkiye’yi sanik sandalyesine oturtacaga benziyor...

MUHALEFET HÜKÜMETIN DÜMEN SUYUNA GIRMIS!..

Bir taraftan kamuoyu Balyoz Davasi ile ilgili AYM kararini bekliyor, diger taraftan Soma’dan daha tehlikeli madenlerin varligi tartisiliyor. Türk-Is Baskani, “Soma’nin sorumlularina katil muamelesi yapmali” demis... Ölümlerin trafo patlamasindan meydana geldigi açiklamasi, pek çok kisi gibi bizi de olayda “bilinçli taksir” oldugu sonucuna ulastirmisti. Sinirlari asan gaz ve isi ölçümlerine ragmen, sirketin üretime devam edilmesi yönünde talimat verilmesi, isin rengini degistirdi. Türk-Is Baskani hakli: Sorumlular hakkinda, “olasi kast"la birden çok adam öldürmekten  dava açilmalidir!..

Sonuçlari itibariyle, hükümeti düsürmeye elverisli olan Soma olayini, ne yazik ki, muhalefet dogru degerlendirememistir. TKI’ye bagli ELI müessesesinin “hizmet alimi yoluyla ihaleye verdigi” ocakta, kanuna karsi hile yapildigi da ortaya çikmistir. Asil isverenin devlet oldugu ve  bütün sorumlulugunun üzerinde oldugu tartisma disidir artik. Muhalefet, bu noktada hükümetin üzerine gidecegi yerde, Meclis’teki grup toplantisinda koyu renk takim elbise defilesi yaparak ve ölenleri “sehit” ilan ederek olayi geçistirmistir... Dikkatinizden kaçti mi bilmem, dinsel bir mevkiyi gösteren “sehit” kavrami, son yillarda hükümete yakin is adamlarinin hukuki ve siyasi sorumluluklarini gizlemek için kullanilmaya baslanmis ve siyasallasmistir. Ne yazik ki, Kiliçdaroglu da hükümet gibi,benzer dil kullanarak bu korkunç katliama “kader-kaza”çerçevesinde yaklasmis olup, Erdogan’in bu badireyi atlatmasini kolaylastirmistir...

Ana muhalefet partisinin yapmasi gereken isi, yine Aydinlik gazetesi yapmistir. 21 Mayis 2014 tarihli nüshasinda, Soma katliaminin sorumlulari saptanmistir. Bu korkunç katliamda; Cumhurbaskanindan Basbakana, Çalisma Bakanindan, Enerji Bakanina, Diyanet Isleri Baskanindan, ocagi isleten sirket yetkililerine, yandas sendikalardan AKP Manisa Il Baskanligina kadar, herkesin sorumlulugu bir bir açiklanmistir!..

HASTALIGA TESHISI KIM KOYAR?..

Türk Tabipler Birligi Merkez Konseyi, Erdogan’in Gaziantep Mitingi’nde  Berkin Elvan’la ilgili sarf ettigi sözler üzerine, 15 Mart tarihinde yaptigi basin açiklamasinda:"Basbakan Erdogan’in duygu durumundan endise ediyoruz. Fevkalade endise duyuyoruz. Kendisi, çevresi ve ülkemiz adina endise duyuyoruz. Endisemizi kamuoyu ile paylasiyoruz” demisti... Dogrusunu söylemek gerekirse, o tarihte bir kaç cümle içerisinde “endise” sözcügünün dört kez kullanilmasini garipsemistim!.. Meger, bu açiklama bir “tani" koyma isiymis!.. Basbakanin o “taniyi”dogrularcasina; 20-30 kisilik liseli bir grubun, Soma katliami ve Berkin Elvan’i anma amaciyla Okmeydani’nda yaptigi protesto gösterisi sirasinda, iki yurttasin ölümü üzerine sarf ettigi sözler, durumun vahametini sergilemeye yetiyor!.. Türkiye Cumhuriyeti’nin Basbakani: “Polis eli kolu bagli mi duracak? Nasil sabrediyorlar ben anlamiyorum” diyerek, Gezi olaylari sirasinda siddet kullandigi için “kahraman” ilan ettigi polisleri yine savundu!.. Kosar adim “polis devleti"ne dogru gidiyoruz!..

Polis, Erdogan’in bu sözlerini “vur emri” olarak algilayabilir!

Erdogan’in evinde “zorla tuttugu” milyonlar, bu sözlerden “sokaga inin” mesajini alabilir!..

Bundan sonraki toplumsal olaylarda, polisin siddeti artirmasi veya silah kullanmasi söz konusu olursa eger,  islenecek olan suçlarin azmettiricisi Basbakan Erdogan olacaktir elbette!.

Türkiye’nin ulusal çikarlarini gözetmedigi için “açilim” ve “Kibris politikalari" yüzünden gün gelir Erdogan yargi önüne çikartilabilir.

12 yillik AKP iktidari boyunca islenen pek çok Anayasal suç yargilama konusu yapilabilir. Basbakanin bir de sokaktaki muhalefete karsi siddet kullanilmasini özendiren sözleri var ki, savunulmasi imkansiz gibi... O sözler, bir anlamda “kanunsuz emir” gibi degerlendirilse de sonuçta polisin isledigi tüm suçlarin azmettiricisi olarak Basbakanin sanik sandalyesine oturtulma olasiligi gündemdedir. O da  bunu biliyor olacak ki,mezhep kiskirticiligi dahil, her yola basvurarak tabanini diri tutmak istiyor.

Ne yazik ki, bu basit stratejiye muhalefet partilerinin çapsiz yöneticileri de çanak tutuyor:Soma’da ölen madenciler için Güvenpark’ta, bir Alevi gelenegi oldugu belli olan  “lokma dagitmak” da neyin nesidir? Ideolojisinin merkezine “laiklik ilkesi"ni koyan bir partinin, dinsel bir ritüeli, parti içerisinde yasatmaya çalismasi hangi kafanin ürünüdür? Inançlarinin geregi ise ve illa da lokma dagitilacaksa, bu “dua" bir Cemevi’nde yapilamaz mi? Benzer hata CHP grup toplantisindaki yoklamada da yapildi. Isimleri Ali olan ölü madencilerin alt alta siralanarak, vurgulu sekilde okunmasi da Erdogan’in “gerilim siyaseti"ne hizmet etmistir... Siyasi parti ile Cemevi’ni biri birinden ayiramayan odun kafalilar, CHP’nin yönetiminde bulundukça, Erdogan’i iktidardan uzaklastirmak günden güne zorlasmaktadir!..

CHP AKP’NIN YEDEGI MI?

Cumhurbaskanligi seçimine  muhalefetin ortak adayla  gitmesi sarttir!..

Siyasette varlik sebepleri, sadece “Baykal’in adami” olmak olanlar, vefa borçlarini ödemek için, CHP’nin Cumhurbaskanligi adayinin, partili biri olarak tarif ettikleri Deniz Baykal olmasinda israrcilar. Bunun için nabiz yoklamaya basladilar bile. Gerçekte bu fikri savunanlarin her biri CHP’nin Cumhurbaskani adayi olabilirler ama Baykal asla olamaz!.. Neden mi? Çünkü, Baykal’i Cumhurbaskanligina aday göstermek, hiç yarismadan Cumhurbaskanligi makamini Recep Tayyip Erdogan’a teslim etmekten farksizdir.

Bu saptamanin seçmenin aklina yatkin önemli sebepleri var. Bunlardan birincisi; 30 Mart’ta yapilan yerel seçim kampanyasi boyunca, 17 Aralik Rüsvet ve Yolsuzluk sorusturmasinin konusunu teskil eden olaylarin anlatilamadigi halka, Deniz Baykal’in istifasina neden olan “kaset olayinin”, onun özel hayatina iliskin oldugu ve hiç kimseyi ilgilendirmeyecegi hususunu anlatmaktaki zorluktur. Anlatilabilseydi eger, neden bastan anlatilmadi da bu günlere gelindi?..

Anayasa oylamasini bile ciddi ölçüde etkileyen bu handikabi asmak imkansiz gibidir. Baykal’in özel yasaminin hosgörü ile karsilanmasini Türk halkindan beklemek hayal gibidir.  Çünkü böyle bir durumu CHP üyeleri bile sindirememistir... Ikincisi; Türk siyasetinin en deneyimli ve eskilerinden olan Baykal’in, o gün yaptigi dogru saptamanin, simdi neden yanlis oldugunu kanitlamaktir...

Baykal, o kasetin sosyal medyada paylasilmaya baslanmasindan sonra, CHP’nin daha fazla zarar görmemesi için istifa karari almisti ve bu karar son derece yerindeydi... Baykal’in, CHP’nin Genel Baskanlik koltugunda oturmaya engel görüldügü bir durumun, bu gün Cumhurbaskanligi koltugunda oturmaya neden engel olmadigina halki nasil ikna edeceksiniz?

Baykal’in, Cumhurbaskaniligina aday olamayacaginin bir baska nedeni de yetenekli, inançli, birikimle partilileri kendisine rakip görüp, tasfiye etmis olmasidir... Savundugu ilkelerden çok, kendi durumunu ön planda tutan biri, Cumhurbaskanligi koltuguna yakismaz. Bu söyledigimin en çarpici kaniti; Kemal Kiliçdaroglu’nu CHP’den milletvekili yapmasi ve genel baskanliga getirilmesini desteklemesidir. O günden sonra yasadiklarimiz ise ortadadir: Soroscu bir ekip, partiyi teslim almistir ve CHP’de buna direnebilecek bir tek adam kalmamistir. Çünkü Deniz Baykal, vaktiyle “Baykalcilik” seklinde çagdisi bir ölçüyü esas almisti ve söz dinleten adamlari disari atip,söz dinleyenleri partiye doldurmustu... Bu kadrolarla gelebildigimiz yer burasidir: Ne yazik ki, “asure günü tertip etmek" ve “lokma  dagitmak", Atatürk’ün CHP’sinin en önemli “siyasi” mesaisi haline gelmistir!..

Kisaca söylemek gerekirse; Kiliçdaroglu, Baykal’in milletvekili seçildigi ilin kongresinde, yuhalanmasina neden olan hatali bir tercihidir... Bu durum bile, Baykal’in kadro seçimindeki yeteneksizligini ve bencilligini göstermeye yeter. O bakimdan iyi bir siyasetçi olarak kabul edilemez. Bu nedenlerle RTE’nin karsisinda Cumhurbaskanligini kazanmasi imkansizdir!..

Dolayisiyla RTE’nin karsisina Baykal’in çikartilmasi, ona “itibarinin iadesi"ni saglamayacagi gibi, eski defterlerin yeniden açilmasi sonucunu dogurur ve yeniden daha fazla yipratilmasina neden olur!..

Dogrusunu söylemek gerekirse, Kiliçdaroglu’nun grup içerisinde yaptirdigi “Cumhurbaskani adayimiz kim olmalidir?” anketine verilen yanit da ibretliktir. Öne çikan isim, Eskisehir Büyüksehir Belediye Baskani Yilmaz Büyükersen’dir. Aci gerçek de budur iste. Kiliçdaroglu›nun seçtigi milletvekilleri bile, kendisini Cumhurbaskanligina layik görmüyorlar!.. Bu anket bir tür güven oylamasi sonucunu vermistir. Partisi tarafindan Cumhurbaskanligina layik görülmeyen bir lidere, Cumhurbaskani adayini belirlemek, elbette birakilamaz!.. Bu yüzden CHP’nin gösterecegi aday da ABD tarafindan belirlenmis ve Kemal Dervis derhal göndermistir. Kiliçdaroglu sorulan Dervis Cumhurbaskani adayiniz mi seklindeki soruya “Niçin olmasin” yanitini vererek, Atlantik ötesinin “emrini” teblig etme görevini de yerine getirdi!.. Kemal Dervis ise, “Ben Cumhuriyet Halk Partiliyim biliyorsunuz” diyerek, bu asamada verilmesi gereken cevabi vermistir!..

CHP’yi, ABD’nin Türkiye ofisi haline getirenler yönetimden uzaklastirmadan AKP’yi iktidardan uzaklastirmak imkansizdir!..

Bunun için ilk isimiz partimizi geri almak olmalidir!..

Av.Cemil Can


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle