Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle
Açıklama: Demokrasinin nasıl olması gerektiğini de daha iyi kavrarız...
Kategori: Haber
Eklenme Tarihi: 04 Haziran 2014
Geçerli Tarih: 19 Nisan 2026, 21:34
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=17999
Bir diktatörlügün nasil oldugunu anlarsak
STASI (Staatssicherheit)
Bir diktatörlügün nasil oldugunu anlarsak, demokrasinin nasil olmasi gerektigini de daha iyi kavrariz.
Bu nedenle size bugünlerde sik sik adi dillendirilen STASI hakkinda yazdim.
STASI; Dogu Almanya’nin Devlet Güvenlik Birimi’ydi.
Hem gizli servisti hem gizli polisti. Sihirli kelime iste bu “gizli polis.”
Zira, gizli istihbarat örnegin MIT hemen her devlette var, amaci ülkeye yönelik yabanci tehditlerin istihbaratini alip, önlemek. Ancak gizli polis sadece diktatörlüklerde bulunur. Görevi kendi vatandaslari hakkinda istihbarat toplamaktir. Rejimi korumak gibi “ulvi” bir misyon yüklenmistir.
Sadece iktidarlara karsi sorumludur, normal polis teskilatlarinin uymakla yükümlü oldugu kurallar onu baglamaz.
Vatandaslar ondan çok kokarlar. Iste STASI’de Dogu Almanya’nin demir perde yillarina damgasini vuran korku kurumudur.
STASI 1950’den 1990 yilina kadar aktifti. 1957 yilindan itibaren yaklasik 30 yil Erich Fritz Emil Mielke baskanliginda faaliyet gösterdi. Resmi olarak 90 binin üzerinde personel istihdam ediyordu. Ancak, resmi olmayan çalisanlarin sayisi bunun iki katiydi. Yani 180 bin dolayinda muhbir çalisiyordu STASI için. Bu dönemde karsiniza çikan herkes muhbir olabilirdi. Ekmek aldiginiz bakkal, kaldiginiz oteldeki resipsiyonist, sinif arkadasiniz, komsunuz, sevgiliniz hatta bizzat evladiniz.
Vatandaslarini yatak odalarina kadar izler, zamani gelince kullanmak üzere, cinsel hayatlarini dahi arsive koyardi STASI. Zaman zaman elemanlarini gizlice evlerinize sokar, banyonuzdan yatak odaniza kadar her yeri ararlardi. Örnek, ünlü buz patenci Katarine Witt.
STASI’nin sizi bir gün ansizin almasi ve sorgulamasi için herhangi bir sebep gerekmezdi. Erkeklerin saçinin biraz uzun olmasi, küpe takmasi, ya da batili bir müzik dinlemeniz yeterliydi.
Korku toplumu yaratmak çok kolaydi. Bir gün biri aniden kayboldu mu bilinirdi ki STASI almistir.
STASI üzerinde yönetimdeki tek parti disinda kimsenin denetim yetkisi yoktu.
Sistem çökünce STASI arsivindeki bütün evraklari imha etmeye çalisti. Büyük bölümünü kagit dograma makinelerinden geçirdi. Öyle ki makineler yogunluga dayanamayip bozulunca, pek çok evraki elleriyle yirtmayi denediler. Halk bunu önlemek için STASI merkezini isgal etti.
Bugün artik müzeye dönüstürülmüs olan merkezde söz konusu evraklar dijital yöntemlerle bir araya getirilerek, meraklisina sunuluyor.
Ilk zamanlar müze adeta bir akina ugradi. Herkes kendi hakkinda ne tür bir bilgi saklandigini ögrenmek istiyordu. Simdiki durumu bilmiyorum ancak, merkez bir zamanlar gece 02.00’ye kadar açikti.
Hatta iki tiyatro oyuncusu, bazi belgeleri meraklilara yüksek sesle okuyordu.
Çok mahrem yerlerde küçük bir ara verip, sessizlige bürünerek.
Halen her ayin ilk Sali günü arsivler meraklisi için açiliyor.
Dogu Almanya’da sistem 40 yil dayandi. Hiçbir diktatörlük ebediyen yasamaz zira.
Almanya’da direnisin en önemli yazarlarindan Bertolt Brecht’i ve “Genaralim Tankiniz Ne Güçlü” adli siirini yeniden okuma zamani simdi.
…/ Insan dedigin nice isler görür, generalim,
Bilir uçurmasini, öldürmesini, insan dedigin.
Ama bir kusurcugu var;
Bilir düsünmesini de.
MIT, Türkiye Cumhuriyeti’nin Istihbarat teskilati.
Vatandaslari yatak odalarina kadar izleyebilecek türlü teribat ile donatildi. Örnegin “Deniz Baykal’in ve MHP’li milletvekillerinin kasetlerini biz sizdirmadik, sizdiran sunlardi” diyemedi.
Bugün Türkiye’de kimse kimseye güvenmiyor. Toplumu yüzde 50’si net olarak ayristi.
STASI bile olsa düsüncelere ket vurulamaz sevgili okur!
Korku toplumuna dogru evrilen ülkemizde umut tükenmez.

Yazar: Sinemis Yilmaz - YakinplanTV