Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle


Başörtülü bacımıza saldırdılar


Açıklama: Kılıçdaroğlu: Recep Tayyip Erdoğan'ın yeni teröristi başörtülü bir Anadolu kadını...
Kategori: Haber
Eklenme Tarihi: 03 Haziran 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 07:35
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=17994


"Basörtülü bacimiza saldirdilar"

CHP lideri Kemal Kiliçdaroglu: Ben size bir fotograf gösterecegim. Recep Tayyip Erdogan'in yeni teröristi bu. Basörtülü bir Anadolu kadini.

Partisinin Meclis grup toplantisinda konusan CHP Genel Baskani Kemal Kiliçdaroglu, Rize'de HES protestosu sirasinda dayak atildigini belirttigi Havva Bir'in fotografini göstererek, "Anadolu kadinlarina sesleniyorum; Havva'nin basina gelen yarin sizin basiniza da gelebilir'' dedi. Ünlü sair Nazim Hikmet’i de anan Kiliçdaroglu, “Mezari Gezi Parki’nda olmalidir” dedi.

Iste Kiliçdaroglu'nun konusmasindan satir baslari:

Sanatçilar her dönem aci çektiler, bedel ödediler, bedel ödemekten kaçinmadilar. Bugün geldigimiz nokta sanatçilarin ödedigi bedellerin sonucudur.

"BU 76 MILYONA VASIYETTIR"

Nazim Hikmet ne söylerlerse söylesinler bir vatanseverdir. Hasret içinde gitti. Bütün siirleri hasret dolu. Onun siirlerini okuyup da duygulanmamak mümkün degil. O bir vatan sairiydi o bir özgürlük sairiydi. Beni Anadolu'da bir çinar agacinin altina gömün diyordu. Bu siiirin adi vasiyet. Bu 76 milyona vasiyettir. 76 milyon yurttas rüzgara karsi yürüyen Nazim Hikmet'i Anadolu'ya getirmelidir.

"NAZIM'IN YERI GEZI PARKI'DIR"

Nazim Hikmet bana göre Gezi Parki'nda bir çinar agacinin altinda olmalidir. Çünkü Gezi eylemlerini anlatan en güzel siir ona ait. Ne diyordu? "Bir agaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardesçesine yasamak" dedi. Gezi'ye gidenler bir agaç gibi tek ve hür hissetmek istiyorlardi. Her yastan insan vardi. Onlar kavgadan yana degillerdi. Kutuplasmadan yana degillerdi. O nedenle bir orman gibi kardesçe yasamaliyiz diyorlardi. O nedenle Nazim'in yeri Gezi Parki'dir. Bunu yapabilirsek sorumlulugumuzu da yerine getirmis oluruz. Nazim'i tekrar rahmetle aniyoruz. Onu hep yasatacagiz.

"GEZI TARIHIN DEGISTIGI BIR TARIHTIR"

Gezi'nin 1. yili dolayisiyla yine yasaklar geldi. Bir sikiyönetim daha yasadik. Tanklar Tomalar coplar biber gaziyla Taksim abluka altina alindi. Vapur ve otobüs seferleri durduruldu vesaire... Özgürlükten neden korkuyorsunuz. Gençlerin elinde karanfil var. kitap var. Al onlari ellerinden vur elleirne diyor. Neden korkuyorsunuz? Korkmayin. Bunlar özgürlük dediler. Dünyayi Türkiye'yi bizden daha iyi okuyorlar. Onlar bizim umudumuz. Emin olun Gezi Türkiye'de tarihin degistigi bir tarihtir. Bakisimizi degistirdiler ufkumuzu degistirdiler. O zaman yapacagimiz demokrasi ve özgürlük alanini olabildigince genisletmektir.

Onlar zulme ve baskiya karsi direndiler. Siz insan olmanin geregini ancak direnerek yapabilirsiniz. Teslim olursaniz onun tanimi bizim inancimizda dilsiz seytan olarak tanimlanmistir. Biz dilsiz olmayacagiz.

"YALANCIDAN BASBAKAN OLMAZ"

Gezi sirasinda gençlerin eylemleri elbette birilerini rahatsiz etti. Bir diktatör bozuntusunun karizmasi çizildi gezi eylemlerinde. Bunu içine sindiremedi. Hala içinde bir kin var. Ne kadar çok insan ölürse o kadar zevk aliyor. Kandan bu kadar zevk alan siddetten zevk alan baska bir politikaci yoktur 21. yüzyilda. Nasil oluyorda bu yüzyilda kanla beslenen bir ideoloji olabiliyor. Bir iç savas bile çikarmayi göze aliyor.Halka açikça yalan söylüyor. Camide içki içiyor dedi. Bir din görevlisi ben yalan söyleyemem içki içilmedi dedi. Hala ayni teraneler. Bu yetti mi? Baska bir sey daha söyledi. Basörtülü bacima saldirdilar üstelik bebegi de vardi diyor. Gerçek görüldü ki böyle bir sey yok. Iç çatisma olsaydi kavga olsaydi yüzlerce insan ölseydi ne kazanacakti acaba? Bir ülkenin basbakanina yalan söylemek yakisir mi? Yalancidan basbakan olmaz!

Siz halki kiskirtiyorsunuz. Camide içki içildi deniyor. Bizim gelenegimizde vardir. Böyle bir mekanda içki içilir mi? Kimse içmez. 30-40 kisi bir kadina saldiracak kimse ses çikarmayacak. Kimse demeyecek mi beyler ayip ediyorsunuz. Bunlarin görüntülerini yayinlayacakti ayrica. Yayinladi mi? Peki dönüp bu ülkenin vicdanina sesleniyorum. 76 milyon yurttasimin vicdanina sesleniyorum. Size açikça yalan söyleyen bu Basbakanin hala arkasinda duracak misiniz? Eger basbakan yalan söylerse en azindan utanir özür diler. Beni yaniltislar der. Bunlari söyledi mi? Hayir. Hala yalanin arkasinda duruyor. 14 yasindaki Berkin Elvan'i terörist diye miting meydanlarinda tanitiyor. Ekmek almaya gidiyor. Bir annesi var o çocugun. O çocuga terörist muamalesi yapti.

"TAYYIP ERDOGAN'IN YENI TERÖRISTI BU"

Ben size bir fotograf gösterecegim. Recep Tayyip Erdogan'in yeni teröristi bu. Basörtülü bir Anadolu kadini. Gezi'ye de katilmisti. Rize Ikizdere ilçesinde. Basiörtülü Anadolu kadini. Basina neler geldi bu kadinimizin?

Ikizdere'de bir HES yapiliyor. Sular kesiliyor. Sular kesildigi için köylü rahatsiz. Diyorlar ki bizim suyumuzu kesmeyin. Kadinlar gidiyorlar yolun kenarinda oturuyor. Siz misiniz orada oturan. Onun dilinden söylüyorum.. Bunu haber yapan Birgün gazetesine tesekkür ediyorum.

Havva Bir söyle söylüyor: "Yapilmasi planlanan santral için zaten az olan, kendimize yetecek suyumuzu elimizden almak istiyorlar. Karayolunun kenarinda bekliyorduk, kalkmamiz için hiçbir uyari yapmadilar. 20 kadin oturma eylemindeydik. Komutanin ‘saldirin’ dedigini duydum. Sonra copla bizlere vurmaya basladilar. Doktor bana darp raporu verdi.  “Bizim deremizin suyu çok az, daha önce de büyük bir santral yaptilar. Simdi kalan suyumuzu istiyorlar. Intikam mi aliyorlar anlamiyoruz? Ben artik askere de polise de güvenmem. Ifademde de söyledim.”

"BASÖRTÜLÜ BACIMIZA NE YAPTIKLARINI GÖRDÜNÜZ MÜ?"

Havva Bir bir Anadolu kadini. Bizim annemiz bacimiz büyügümüz. Çocuklari olan bir Anadolu kadini. Suyuna sahip çikmak istiyor. Coplarla üzerine gidilip dövülüyor. Basörtülü bacimiza saldirdi diyordu. Basörtülü bacimiza ne yaptiklarini gördünüz mü?

Kocasi da sunu söylüyor: "Jandarma sirketin çalismasina engel olmayin, dedi. Bir süre sonra komutan ‘Kalkmiyor musunuz?’ diye sordu, 100 kadar asker cop ve kalkanlariyla bizlere saldirmaya basladi. Bize ‘Buraya santral yapmayacagiz’ demislerdi ve köyümüzün muhtari bizzat Basbakan’la görüsmüstü fakat seçimlerden sonra insaat yeniden basladi. Yüzü dagilanlar var. Böyle bir saldiriyi daha önce ne gördüm, ne yasadim."

 "COP VAR, DAYAK VAR, ZULÜM VAR"

Havva Bir köyünün suyuna sahip çikiyor. Cop var, dayak var, zulüm var. Bunlara karsi direnmek hepimizin görevidir. O zaman bütün Anadolu kadinlarina sesleniyorum. Havva Bir'in basina gelen yarin sizin de basiniza gelebilir. O zaman hep beraber bir diktatör bozuntusuna karsi ortak mücadele verecegiz.

"BU SOMA'NIN DEVAMIDIR"

Hiç çikip diyor mu benim basörtülü bacima saldirdilar? Demiyor. Çünkü kendisiyle ayni paralelde düsünmüyor. Kendisi gibi düsünenler dost, digerleri ortak düsman. Böyle görüyor. Polisi jandarmayi üzerlerine saliyor. Bu Soma'nin devamidir. Özel kalem müdürü tekmeledi, kendisi tokatladi. Milletten özür dilemedi. Özür dilemiyorsa o koltukta oturmamasi gerekiyor. Iste bu nedenle ona diktatör bozuntusu diyorum.

Havva Bir'e ve o köylülere sahip çikacagiz. Yurrtaslarin icra dairelerinde milyonlarca borçlari oldugunu biliyorum. Emekli maasiyla geçinemiyorsunuz biliyorum Çocugunuz yillardir issiz. Tamamini biliyorum. Ama bu ülkede umutsuzluga yer yok. Beraber güzel Türkiye insa edebiliriz. Nazim Hikmet 12 yil hapiste kaldi sürgünlere gitti asla yilmadi. Bütün baskilara karsi direnecegiz. Özgür ve güzel Türkiye'yi yeniden insa edecegiz.

 "BÜTÜN CAMILERDE BUNUN OKUNMASINI ISTERIM"

Pek çok sorunumuz var. Soma bunlardan en sonu oldu. Cumhuriyetin en büyük faciasi. Uzun süre bekledim. Iktidar Allahin takdiri dedi. Bütün suçu dine indirgedi. Akli kullanmadi. Bekledim bu ülkenin diyaneti ne diyecek diye. Nihayet konustu. Mardin'de konustu. Çok güzel bir konusma. Bütün camilerde bunun okunmasini isterim. Ne diyor DIB hocamiz Mehmet Görmez: "Herseyden önce bizleri yani toplumu irsad etme vazifesi yapanlarin görevi sadece facialarin sonunda hayatini kaybedenlere dini vazifelerini yapmak olmamali. Facialarin olmamasi için tedbirin alinmasinda gerek dini ahlaki ve vicdani hatirlatmalari yaparak felaketi önlemeye çalismak gerekmektedir" diyor.

"BUNLAR ÇOK ÖNCEDEN SÖYLENMELIYDI"

Devam ediyor, "Dini istismar eden yorumlar karsisinda hakikati söyleme mecburiyetimiz var. Bu tür hadiseleri Islam açisindan degerlendirirken yaraticinin kudretini yok saymak ne kadar haksizsa insanlarin suç ve sorumluluklarina ilahi kudret üzerinden mazeret üretmek o kadar yanlistir. Ilahi adalete gölge düsüren tez ve yorumlardan kaçinmak gerekir. Bizlerin zulmü mesrulastirmaya araç yapan görüslerle ve hatalarini gizlemek için dini araç yapan görüslere karsi hakikati söyleme mecburiyetimiz vardir. Dini alet ederek gücüne güç katanlarin yaninda olmayacagimizi duyurmak zorundayiz. Zalimin zulmüne tabi kilinmis bir din Allah'in razi olmayacagi dindir. Insanlari ölüme terk etmeyi Islami referansla izah etmek mümkün degildir. Biz müminlere düsen nerede hata yaptigimizin farkina varmak olmalidir."

Bunlar çok önceden söylenmeliydi. Yeni bir felaket, bu kadar büyüklüge ulastiktan sonra bu söyleniyorsa zamaninda degil daha erken söylenmeliydi.  Yeni bir felaket, bu kadar büyüklüge ulastiktan sonra bu söyleniyorsa zamaninda degil daha erken söylenmeliydi. Oysa biz bu açiklamayi çok önceden beklerdik. Bu açiklamadan sonra Erdogan cübbeni çikar sen de gel siyasete gir diyecek mi diye merak ettim. Herhangi bir ses çikmadi. Ama biz halkin aydinlantilmasi açisindan bu açiklamayi çok degerli buluyoruz.

"FATIH YARATICI BIR ZEKAYA SAHIPTI"

Fatih Sultan Mehmet Istanbul'u 29 Mayis 1453'te fethetti. Osmanli devletini bir imparatorluga dönüstürdü. Zeki çaliskan bilime önem veren birisiydi. O tarih ve felsefeye de önem verirdi. Özel kütüphanesi vardi. Latince Arapça Yunanca kitaplar vardi. Avni mahlasiyla siir yazardi. Bellini'yi italyadan getirtip eserler yaptirdi. Ali Kusçu matematik ve astronomi bilginiydi. Istanbul'da kalmasini istedi. Bilgi üretmesini istedi. 500'ün üzerinde mimari esere imza atti Fatih Sultan Mehmet. Yaratici bir zekaya sahipti. Gemileri karadan denize indirdi. Olaganüstü zeki ve bir devleti imparatorluga dönüstürdü.

"ISTANBUL'DA FATIH'TEN DAHA ZEKI BIRISI VAR"

Fatih Sultan Mehmet ilk üniversitelerin kurulusuna da imza atti. Kendisi bunlari yaparken günümüze kadar Istanbul'a bakalim. 30 yildir yönetilen bir Istanbul. Yeni Istanbul'da Fatih'ten daha zeki birisi var. Çünkü otomobili denizde yürütüyor. Merak ediytorsunuz kim degil mi? Dün Istanbul'da çekilen bir fotograf bu arkadaslar. Biliyorsunuz yürütme konusunda çok basarili. Bir ipucu vereyim. 17 Aralik'ta ve 25 Aralik'ta devlet hazinesinin nasil yürütüldügünü hep beraber gördük. Bu ayni zamanda Kanal Istanbul'dan söz ediyordu. Aslinda onun fotografi da var. Buyurun size Kanal Istanbul.

"AYNI ZAMANDA KENDISI BIR MUCIT"

30 yildir yönetiyorlar Istanbul'u... Fatih'in Istanbul'u AKP'nin Istanbul'u... Fatih Haliç'in etrafinda koyun otlatmayi bile yasaklamisti. Bunlar ise ranta teslim ettiler. Efendim yagislar fazla olmus. Ayamama deresi oldu ders almadiniz mi? Yagmurlar her yeri basti ama hiç önlem almadiniz. Ayni zamanda kendisi bir mucit. Ne özellikleri vardi Erdogan'in.. Jinekolog, MB uzmani, Ekonomist, psikolog, vantrolog ve en son da bir mucit... Deniz dolmusu icat etti. Yeni bir mucidimiz var artik.

Yalova'da bir seçim yaptik. Düsünün seçim yapiliyor... Bir belediye baskan adayi seçimi kazaniyor. Mazbatasini aliyor. Koltuguna oturuyor. Ankara'dan birileri iptal ettik diyor. Seçim iptal ediliyor. Devletin bütün imkanlariyla gidiliyor. Yalova'da her tarafta Recep Tayyip Erdogan'in fotograflari var. Yalovalilara yürekten tesekkür ediyorum.

"ERDOGAN'IN YÜZÜNE BIRAZ DIKKATLI BAKARSANIZ..."

Yalancidan Basbakan olmaz. Elbette yalancidan Cumhurbaskani ise hiç olmaz. Hirsizdan devleti soyandan basbakan da olmaz cumhurbaskani da olmaz. Ahlak üzerinde sik sik dururum. Bütün inançlarin ortak temelidir ahlak. Imanli insan yalan söylemez. Dogrulardan yanadir. Begenmesek de dogrulari söyleriz. Yalan söylerseniz bütün topluma hakaret edersiniz. Erdogan'in en tipik özelligi korkak ve yalanci olmasidir. Bugünlerde Yalova seçiminden sonra mor rengin pek çok tonlari vardir. O tonlari görmek istiyorsaniz Erdogan'in yüzüne biraz dikkatli bakacaksiniz. Bütün tonlari orada görürsünüz.

Hala diyor ki seçimlerde biz basariliyiz. 2 milyon oy kaybettin. Hala basariliyim diyorsun. Yalancidan basbakan olmaz, yalancidan adam da olmaz.

gazeteport


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle