Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Cumhuriyeti Cumhuriyet Savcıları kollar,korur,gözetir
Kategori: Haber
Eklenme Tarihi: 17 Mayys 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 03:08
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=17840
HSYK Soma'ya 28 Cumhuriyet Savcisi atadi
HSYK Soma için 28 savci atadi
HSYK,Soma faciasiyla ilgili 28 savci görevlendirdi.
Hâkimler ve Savcilar Yüksek Kurulu (HSYK), Soma'daki maden faciasinin sorusturmasi ile ilgili olarak 28 savciyi Kirkagaç Cumhuriyet Bassavciligi'nda görevlendirdi.ANKARA (DHA)
"Cumhuriyet erdemli insanlarin rejimidir.Cumhuriyet fikren,ilmen,bedenen kuvvetli,ahlakli ve seciyeli muhafizlar ister"
M. K. Atatürk
Cumhuriyeti Cumhuriyet Savcilari kollar,korur,gözetir
Cumhuriyet Savcilari Atatürk Devrimi Muhafizlaridir
Atatürk’ün Cumhuriyet Savcilarina Seslenisi,9 Ekim 1925
Her uygar ve çagdas devlette oldugu gibi, Türk Cumhuriyeti Adliyesinde de, Cumhuriyet Savcilarini yüksek ve son derece önemli bir görev ve makamin temsilcileri olmak üzere tanirim. Devrim Savcilarinin, kendilerine verilen bu büyük görevin önemine uygun olarak gayretli ve çaliskan olmalari konusunu, adliyemizin basari ve üstünlügünün en önemli etkenlerinden sayarim. Laik Türk Devrimi, çagimizin uluslara yasama ve yükselme yetenegini veren en son ve en uygar ilkelerinin bir ifadesi ve Türk Ulusunun büyük fedakârliklariyla sürdürülen ve kazanilan büyük mücadelesinin eseridir. Devrimlerin gerçeklesmesi, kararlari ve kanunlariyla, ulusal irade ve ulusal egemenligin bir görünümü; bütünü itibariyle de Türk Ulusunun bütün haklaridir. Devrimlerin her biri, ulusun emegi ve hakki ile gerçeklesmistir. Cumhuriyet Savcilarimizin, devrimin gerekleri etrafinda, en kiskanç ve uzaklari gören hassas nöbetçiler olmalarini, asil görevlerinden sayarim.
Türk Cumhuriyeti, ulusun kaderini yillarca hastalikli ve korkunç gelenekleriyle, zulüm ve baskinin kan ve yanginlari içinde sürükleyen saltanat ve hilâfet tarihini yikti. Bu mücadelenin asil amaçlarindan biri de, zayif olanlari zorbalarin baskisindan ve entrikacilarin âleti olmaktan kurtarmak ve ulusu kendi kaderine sahip kilmaktir. Çagdas ve uygar bir ulusuz. Ulusumuz, Bati uygarligini kayitsiz sartsiz kabul etmistir. Hayatta basarili olmanin tek yolu budur. Yilmaz ve kesin kararli devrimlerimiz, Türk ulusunun yaradilistan gelen büyük yeteneginin gelismesi ve artirilmasi için gereken zemini hazirlayarak hizla ilerlemektedir. Yüksek amaca yönelik herhangi bir suikast failinin durmaksizin kovusturulmasi ve kovusturmanin, ulusun bütün haklari tatmin ve tazmin edilinceye kadar, hakim önünde de kaygi ve israrla sürdürülmesini ve sonuçlandirilmasini isterim.
Bütün düsüncelerin üzerinde olan kamu hukuku ve kamu yararinin korunmasinin, devlet ve hükümet gücünün mutlaka saglanmasi ve korunmasiyla mümkün olabilecegini önemle hatirlatirim. Cumhuriyette devlet ve hükümet gücü, ulusal irade ve ulusal egemenligin en kesin ve en temel ifadesi ve görünümüdür. Türk yasalarina dayanan bu yetki ve güce engel olacak en küçük bir girisimin dahi, ulusun egemenlik hakkina açik bir saldiri olarak degerlendirilerek, buna yeltenenlerin mutlaka mahkeme huzuruna çikarilmasini talep ederim. Özgürlügü ve yasalari bir alet gibi öne sürerek, ulusun en küçük bir yararini bile tehlikeye atmak hakkina hiç kimse sahip degildir. Devlet halinde yasayan uygar uluslarda, özgürlük ulusun emrindedir; yüksek yararlarinin gerektirdigi sekilde genisletilir, sinirlanir ve belirlenir. Yakin tarihimizde ve eski zamanlarda, dinlerin zorba hükümdarlarin, rahipler ve çikar saglayanlarin elinde bir baski araci olmasi gibi, çagimizda kesinlikle izin verilemez ve hos görülemez. Devrime karsi koyan muhalefetin özgürlükten ve yasadan yararlanmaya hakki yoktur. Bireyin degil, bireylerin tamamini ifade eden toplumun ve devletin yarari her düsünce ve kaygidan önce gelmelidir. Sinirsiz bireysel özgürlük ve kisisel çikar pesinde olanlar, kendi emellerini, çikarlarini ulusun yüksek çikarlari ve özgürlügünden üstün tutanlardir. Sinirsiz kisisel özgürlükler, kisisel çikarlar, uygar ve düzenli toplumlari, devletleri yikarak anarsiyi ve çogunlukla da zorbaligi yaratir. Anarsi ve zorbalik, dogrunun yanlisa, zayifin güçlüye yenilmesi sonucunu dogurur. Uygar uluslarda, yasa ve özgürlük, yüksek çikarlarin korunmasi için düzenlenir ve kabul edilir. Çagdas devlet kurmaya ve bu kurulustan yararlanmaya karar veren toplumlarda, bu kesin bir sart ve zorunluluktur. Birey yok, toplum vardir. Zorbalik ve monarsiyle yönetilen ülkelerde, yasa ve özgürlük bir kisinin veya sinifin emellerini saglamaya yarayan bir araç olur. Göçebe veya ilkel topluluklarda, toplum degil kisinin çikarlari vardir.
Halkçilik esaslarina dayanarak yönetilen bir ülkede, düzenin diger her yönetim seklinden daha fazla önem ve israrla kurulmasi ve gelistirilmesi gerekir. Bu kuralin, çagimiz uygarliginin basari sirlarindan en önemlisi oldugunu hatirlatirim. Halk yönetiminin, ancak bu sekilde basariya ulasacagindan ve insan haklarinin ancak bu yoldan korunabileceginden asla kusku duyulmamalidir. Düzen ve isleyis, halk cumhuriyetlerinde, ulusal egemenlik ve ulusal çikarlar gibi en yüksek yetkinin bir geregidir. En son hukuk kurallarina dayanan bu gerçekleri, Türkiye Cumhuriyeti Savcilarinin, bir an için bile gözden uzak tutacaklarina ihtimal vermem. Yasalarimizin uygulanmasinda, bu yönlerin önemle ve mutlaka dikkate alinmasini talep ederim.
Savcilarimizin, kovusturmak ve açmak zorunda olduklari ceza davalari, mahkeme huzurunda, her türlü delille aydinlatilacaktir. Cumhuriyet Savcilarinin bu konuda yapacaklari açiklamalari, kamu hukuku adina istenen ceza, suç ve sanik hakkinda kamuoyunun aydinlatilmasi için ve verilecek hükmün niteligine iliskin açik bir fikir edinilmesini saglamak için gerekli bulurum. Davalarin Yargitay’ca incelenmesi sirasinda da, bu konunun büyük kolaylik saglayacagi açiktir.
Savcilik, karar degil, dava makamidir. Yargilama sirasinda ve durusmada, savcilarimizin kendilerini herhangi bir davanin taraflarindan sayarak israrla açiklamalari ve görüslerinin kabul edilmesini ve desteklenmesini saglamak için, tüm tarihsel ve yasal araçlardan yararlanmayi ihmal etmemeleri gerekir.
Kamu Hukuku adina ortaya koydugu bir talebin desteklenmesini saglayamamanin, bir Cumhuriyeti Savcisi için övünülecek bir konu olamayacagini hatirlatmak isterim.
Cezaevlerinin haftada bir mutlaka denetlenerek, yargilama olmaksizin tutuklu kalanlarin, kisaca nedenleriyle birlikte derhal en yakin müfettislige ve Adalet Bakanligina bildirilmesi gerekir. Bir sorusturmanin baslatilabilmesi ve sürdürülebilmesi için bir sikayet veya zabitanin bildirimi beklenecektir. Duyuma dayanarak sorusturmaya baslanarak, herhangi bir olayla ilgili olarak merciinden bilgi alinarak gerçegin aydinlatilmasi ve konunun ilgi ve dikkatle izlenmesi, kamu hukuku ve kamu güvenliginin esenligini saglamak bakimindan çok önemlidir.
Türkiye Cumhuriyetinde kimsesiz bir birey yoktur. Cumhuriyet, böyle bir kavrami asla kabul edemez. Insan haklari, yasalarimizin güvencesi altindadir. En güçsüz ve en kimsesizlerin yardimcisi devlet ve onun kamu hukuku temsilcileri olan Cumhuriyet Savcilaridir. Kendilerini kimsesiz görenlerin, yanlarinda her an haklarini aramakla görevli Cumhuriyet Savcilari bulundugunu asla unutmamalari ve bundan emin olmalari gerekir. Zayif ama hakli olanlarin en güçlü durumda olmalari, adliyemizin en belirgin özelligi ve ülküsüdür. Cumhuriyet Adliyesinin yükselmesini bir onur meselesi saydiklarindan hiç kusku duymadigim çalisma arkadaslarima bu onurlu görev alaninda mutlak ve muhakkak olan basarilarini coskuyla dilerim efendim.
(Doç. Dr. Ali Birinci,Yeni Türkiye Dergisi, Cumhuriyet Özel Sayisi I, 1998, s. 23-24)
http://www.yargitay.gov.tr/belgeler/site/hukuk/9ekim.html