Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Türkiye işçi sınıfı Soma'da yitirdiği arkadaşlarının anısı önünde ayağa kalkıyor.
Kategori: Eğitim
Eklenme Tarihi: 17 Mayys 2014
Geçerli Tarih: 19 Nisan 2026, 22:50
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=17832
KAZA ve KADER DEGIL KATLIAM! UNUTMAYACAGIZ,AFFETMEYECEGIZ!
Yüregimiz yaniyor! Türkiye isçi sinifi Soma’da yitirdigi arkadaslarinin anisi önünde ayaga kalkiyor.
Sadece isçiler degil tüm Türkiye halklari, onlarin anisini yasatmak, yakinlarina bassagligi dilemek, Soma’nin acisini paylasmak ve sorumlulardan hesap sormak adina bugün isyerlerinde, sokaklarda, meydanlarda bir araya geliyor.
Soma’da yüzlerce isçinin can verdigi katliam bu ülkede biraz olsun vicdani olan, bir az olsun onuru olan herkes için bir milat olacaktir. Türkiye isçi sinifinin is cinayetlerine, güvencesiz çalistirmaya karsi sabri kalmamistir.
Çünkü biz biliyoruz ki bu katliam “kaza” ile olmamistir. Ve yine çok iyi biliyoruz ki, önceki cinayetlerde oldugu gibi isçi kardeslerimizin ölümü kader degildir. Özellestirme ve taseronlastirma politikalarini hayata geçirenler Soma’da yasananlarin baslica sorumlularidir.
Yillarca kamu eliyle üretimin yapildigi madenler, özel sektöre devredildikten sonra is kazalarinda patlama yasanmistir. 2002 yilindan 2011 yilina kadar kömür madenlerindeki is cinayetleri yüzde 40 artmistir. Bunun nedeni özellestirmedir, taseronlastirmadir, maliyetleri düsürmek için isçi sagligi ve is güvenligi önlemlerinin savsaklanmasidir, TTK bünyesinde çalisan isçi sayisinin üçte bir oraninda azaltilmasidir.
Bu dönüsüm sayesinde Soma’da katliamin yasandigi isletmenin patronun övündügü rakamlar ortaya çikmis, kömürün tonunun maliyetini 130 dolardan 23 dolara düsmüstür. Bunun tasarrufun bedeli de yüzlerce isçinin ölümüyle ödenmistir.
Özellestirme ve taseronlastirma politikalari sonrasi Türkiye ölümlü maden kazalarinda Avrupa’da birinci siraya yükselmistir. Dünyada ise bu alanda ilk üç sirada yer alan Türkiye maalesef bu sene birinciligi kimseye kaptirmayacaktir.
Tüm bu gerçeklere ragmen AKP, Soma’daki is cinayetlerinin arastirilmasi için 6 ay önce verilen bir önergeyi israrla gündeme almamis, alinca da reddetmistir. Bu önergeyi 2 hafta önce reddedenler Soma’da ölenler için TBMM’de saygi durusunda bulunmuslardir.
Daha da aci tarafi, Türkiye Cumhuriyeti Basbakani Soma’yi ziyareti sirasinda yazili olarak herkesin bulabilecegi bu önergenin Soma ile ilgili olmadigini söyleyebilmistir. Bu ülkeyi yöneten bir insanin bu kadar acidan sonra dogru söylemesini beklemek yurttaslarin en temel hakki degil midir?
Yapilan uyarilara ragmen Soma’da bu tür is kazalarindan kurtarilan isçilerin tedavisine dönük devlet tarafindan yapilmis özel bir saglik birimi kurmayanlar, hastanelerde yanik ünitesi açmayanlar hiçbir sorumluluk duygusu hissetmemektedir?
Is sagligi ve güvenligi yasasiyla bu alani da piyasaya devreden, denetimi yapanin isverenden maas aldigi bir sistem kuran, yine tüm uyarilarimiza ragmen bu alandaki denetim yetkisini bagimsiz emek ve meslek örgütlerine vermeyi reddedenler, hiç mi vicdan azabi çekmemektedir.
Görünen o ki, vicdan ve sorumluluk gibi paraya çevrilemeyecek duygularin bu ülkeyi yönetenler için bir anlami kalmamistir. Bu nedenle sadece üzgün degil öfkeliyiz. AKP iktidarinin katliam sonrasi yaptigi açiklamalarin yaramiza tuz basmaktan farki yoktur.
Madende çalisan isçi sayisini bilmeyen iktidar sözcülerinin alelacele “isletmede her türlü önlem alinmisti” diye açiklama yapmasi öfkemizi büyütmüstür.
Isçi sayisinin bile belli olmadigi, kaçak isçi çalistirildigi iddialarinin oldugu madenle ilgili "mevzuata aykiri durum” olmadigini açiklayan Çalisma Bakanligi, basitçe bir “gaf” yapmamis, fiilen o görevin geregini yapmayacagini ilan etmistir.
Daha önceki cinayetlerin ardindan “Bu meslegin fitratinda ölüm vardir” diyerek yeni katliamlari mesrulastiran hükümet üyelerine, Soma’da Basbakan da katilmistir. 19’uncu yüzyildan, 20’inci yüzyil basindan örnekler vererek zihniyetinin 150 yil öncesinde kaldigini gösteren Basbakan’a 21. yüzyilda oldugumuzu hatirlatmayi bir borç biliriz. “Hedef 2023” diye yola çikanlarin 1862’deki bir kazayi örnek göstererek “Bu isin fitratinda var” demesi ülkemizin içinde bulundugu tabloyu gayet net özetlemektedir. Bu ülkenin 70 milyon insani, teknoloji bu kadar gelisirken insana degil ölüme yatirim yapan bir anlayisi hak etmemektedir.
Soma’da yitirdigimiz isçilerden bize kalan sadece aci degil böylesi katliamlarin yasanmamasi için mücadele görevleridir. “Kader”, “fitrat” diyerek sorumluluklarini unutturmaya çalisanlara ilan ediyoruz ki unutmayacak, güvenceli is ve insanca yasam hakkimiz için mücadeleyi büyütecegiz.
Siyasi iktidar sorumluluktan kaçamayacak ve su taleplerimizi karsilamadigi müddetçe yeni katliamlarin da sorumlulugunu üstlenecektir:
1. Is cinayetlerinin artisina neden olan taseron çalistirma derhal yasaklamalidir.
2. Özellestirildikten sonra seri cinayetlerle gündeme gelen tüm madenler derhal yeniden kamulastirmalidir.
3. Isçi sagligi ve is güvenligini piyasaya devreden is güvenligi yasasi kaldirilmali, tüm denetim yetkisi emek ve meslek örgütlerine verilmelidir.
4. Basta Çalisma ve Sosyal Güvenlik Bakani ile Enerji ve Sanayi Bakani olmak üzere hükümet derhal istifa etmelidir.
Bizler DISK-KESK-TMMOB-TTB-TDB olarak tüm isçi sinifini, emekçileri ve emek dostlarini, Soma’daki isçi kardeslerimiz için, güvenceli is ve insanca yasam hakkimiz için ayaga kalkmaya çagiriyoruz.
Unutmayin ki bugünkü eylemimiz sadece bir baslangiçtir! Yukaridaki taleplerimizin karsilanmasi Soma’da yitirdigimiz isçi kardeslerimize ve gelecek nesillere borcumuzdur.
Bu kez Soma’da bogulduk,yandik,katledildik…

Mezarimiz yine taseron, katil yine ayni.
Madenden 15 yasindaki çocuklarin ölüm haberi geliyor. Yirtinmistik akranlari pres makinesine sikisip can verdiginde, dahasi canina taksitle ödenecek 30 bin lira tazminat biçilip failler cezasiz “birakildiginda”…
Esenyurt’ta 11 emekçi kardesimizi yakarak katledenler cezasiz birakildiginda…
Ostim’de emekçi kardeslerimiz birer birer yandiklarinda…
Madencilerimize, emekçilerimize küfredercesine “güzel öldüler” dendiginde, “ölmek madencinin kaderinde var” açiklamalarinda, yirtinmistik “KATIL AKP!” diye…
Hala hirsiz hala katil olan AKP’nin organize suç dosyasi emekçi kanlariyla kabardi, sisti. Vakit üzülme, aglama vakti degildir. Yasimizi sonra tutalim; vakit hesap sorma vaktidir!
Soma’da yasanan bir dogal afet degildir! Kaza dedikleri göz göre göre gelen bir katliamdir!
Bu katliamin faili özellestirme ve taseronlastirma politikalarini hayata geçirenlerdir.
Yillarca kamu eliyle üretimin yapildigi bu sahalar özel sektöre devredildikten sonra is kazalarinda patlama yasanmistir. 2002 yilindan 2011 yilina kadar kömür madenlerindeki is cinayetlerini yüzde 40 artis göstermenin nedeni özellestirme, taseronlastirma sonucu TTK bünyesinde çalisan isçi sayisinin üçte bir oraninda azalmasidir.
Katliamin faili, kuralsiz çalistirma nedeniyle madende çalisan isçi sayisini bile tespit edemeyenleridir.
Katliamin faili, çalisan isçi sayisini bilmeyen ancak “isletmede her türlü önlem alinmisti” diye açiklama yapan zihniyettir.Katliamin faili 15 yasinda çocugun ölüm haberinin geldigi madenle ilgili “mevzuata aykiri durum” olmadigini açiklayan Çalisma Bakanligi’dir.Katliamin faili, yapilan uyarilara ragmen Soma’da bu tür is kazalarindan kurtarilan isçilerin tedavisine dönük devlet tarafindan yapilmis özel bir saglik birimi kurmayanlar, hastanelerde yanik ünitesi açmayi “maliyet” olarak görenlerdir. Katliamin faili, is sagligi ve güvenligi yasasiyla bu alani da özellestiren, tüm uyarilarimiza ragmen bu alandaki denetim yetkisini bagimsiz emek ve meslek örgütlerine vermeyi reddeden hükümettir. Katliamin faili, daha önce madenlerde yasanan is cinayetleri sonrasi, “güzel öldüler”, “Bu meslegin fitratinda ölüm vardir” diyerek yeni katliamlari mesrulastiran AKP hükümetidir. Katliamin faili, Soma’daki madenlerdeki is cinayetlerinin arastirilmasi ile ilgili önergeyi 6 ay boyunca gündeme almayanlardir. Geçtigimiz sene 9 is cinayetinin yasandigi Soma madenleriyle ilgili önergeyi 2 hafta önce reddeden AKP’li vekillerdir. Katliamin faili, kömürün tonunun maliyetini 130 dolardan 23 dolara indirdiklerini övünerek anlatan isverendir. 130-140 dolardan 28 dolara indirilmis maliyetin tamami is güvenligine iliskindir ve kömürün maliyeti isçi caniyla düsürülmüstür.
Taseron çalistirmayi yasaklamayan, madenleri yeniden kamulastirmayan, is güvenligi yasasini çöpe atip tüm denetim yetkisini emek ve meslek örgütlerine vermeyenler, yeni katliamlar için yola devam ettiklerini ilan etmis olacaktir.
Tüm alanlardaki taseronlastirmaya son verilmesi ve gerekli önlemler alinmasi, denetimler yapilmasi için siyasi iktidari göreve çagiriyoruz.
Soma'da yasamini yitirenleri saygiyla aniyor, ailelerine, yakinlarina, arkadaslarina ve tüm isçilere bassagligi diliyoruz.
GÖKHAN TOPAL
KESK DÖNEM SÖZCÜSÜ

giresunegitimsen@gmail.com