Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 14 Mayys 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 03:00
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=17806
Yazmazsam delirecegim! - Aytek Soner Alpan – soL
'Aglamayin! Giden bir biten sarki degildir! Yok salâ veren! Agabeyinizin, kardesinizin, arkadasinizin, çalinan emeginizin, hayatinizin hesabini soracagiz beraberce. Sen yeter ki sil gözünün yasini, yirt kefenini, gel kavgaya!'
Evet,yazmazsam delirecegim!
Yerin yedi kat altinda isçilerin elleriyle kazip insa ettikleri metalik siyah gögün kiyametvari bir patlama ile çökmesine kader diyorlar. Utanmadan! Ölen isçilere ise sehit. Isçilerin kaybettikleri arkadaslarina böyle demesini aklim aliyor da bu riyakar kravatli takiminin kendi cennetlerinden yer bahsedercesine hayatlarini kara bir kuyuya attiklari isçilere böyle demelerini içim kaldirmiyor. Bir de hutbe okutacakmis diktatör… Midemde agir bir bulanti!
Sosyal medyada dolaniyor simdi: Tevekkül edecekmisiz. Kime, neye güvenerek tevekkül edilecek? Isçilerin canini korumak için alinmasi gereken asgari önlemleri almayip korkak ve katil diktatörü cinayet mahalinde korumak için “olaganüstü hal” tedbirlerine basvuran devlete mi güvenecegiz? Piskin piskin kömürü devletten kat be kat ucuza çikarttigini anlatan patrona mi? Yemek fisine el konulup diktatörün mitingine kenar süsü olarak götürülen isçilere reva görülen muameleye giki çikmayan sendikaya mi güvenecegiz? Kime?
Dua edecekmisiz. Kime? Borsa düsmesin diye isçilerin basina çöken karanligi saatlerce ailelerinden dahi saklamanizi emreden, taptiginiz piyasa tanrilarina mi? Kime yakaracagiz? Kime?
Politiklestirmeyecekmisiz! Kara kasli, kara gözlü 15 yasinda basindan vurulmus bir çocugun 16 kilogram kalmis ölü bedeni üzerinde miting meydanlarinda tepinmekten keyif alanlara, 15 yasindaki küçük vücudu kömür tozundan kararmis bir çocugun yerin bes yüz metre altinda ne isi var diye sormayacakmisiz.
Politiklestirmeyecekmisiz! Hayatlarini, alinterlerini oy satin almak için çuvallara doldurup kapi kapi yoksullara dagittiginiz maden isçilerini tabur tabur öldürürken, dudagimizi isirip öfkemizi içimize atacakmisiz, öyle mi?
Politiklestirmeyecekmisiz! Sen “Gezi’ye 15 gün kala hükümete komplo” diyeceksin, yüzlerce isçinin simdi buzhanelerde istiflenen cansiz bedenini diktatöre siper edeceksin, biz sinif kardeslerimizin hesabini soramayacagiz, öyle mi?
Ey diktatörün magrur ve hevesli tebasi, bu is zaten politiktir. Belki pek çogu bugün ölü olan köle muamelesi yaptiginiz, canini, alinterini hiçe saydiginiz madencileri yani komsunuzu, esinizi, dostunuzu velhasil aslinda kendinizi diktatörünüzün koltugundan, cebinize giren üç kurus sadakadan daha kiymetli gördügünüz için bu is politiktir. Bu bir kaza degil, cinayet oldugu için, bu cinayet düzeni sürsün diye polisler gencecik insanlari gözünü kirpmadan vurabildigi için politiktir.
Bu sartlarda ölüm degil ama yasamdir tesadüfi olan ve kader tarafindan belirlenen. Kader mi? Kader artik sinifsaldir. El falina baktiginiz isçilerin yasam çizgisi hep kisa ve daha kisadir. Isçiler için ölüm norm, yasam istisnadir. Simdi böyle bir istisnayi, hasbelkader sag kurtulmus bir isçiyi izliyorum televizyonda. “Madene yeniden inecek misiniz?” sorusuna “kredi borcum var nasil inmeyeyim” diyor.
Ne diyeyim!
Isçiler, zincirlerinizi kirin demiyorum. Her gün, her vardiyada, her isbasinda yeniden giydiginiz kefeninizi yirtin diyorum.
Aglamayin! Giden bir biten sarki degildir! Yok salâ veren! Agabeyinizin, kardesinizin, arkadasinizin, çalinan emeginizin, hayatinizin hesabini soracagiz beraberce. Sen yeter ki sil gözünün yasini, yirt kefenini, gel kavgaya!
Yazmasam delirecektim!
Sinifin öfkesi, acisi, nefreti ve akli ile
Devirmezsek kahrimdan geberecegim!