Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Türkiye susuzlukla karşı karşıya
Kategori: Çevre
Eklenme Tarihi: 13 Mayys 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 03:06
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=17784
Susuzluk kapiya dayandi
Yagmur ve kar yagisi oranlarinin, geçmis yillara nazaran ciddi düsüs yasanmasina bagli olarak Türkiye susuzlukla karsi karsiya.
Yagmur ve kar yagisi oranlarinin, geçmis yillara nazaran ciddi bir düsüs yasadigini, bunun da susuzluk tehlikesini üst boyutlara çikardigini söyleyen Tüketici ve Çevre Egitim Vakfi (TÜKÇEV) Baskani Av. Beyhan Aslan “Türkiye görülmemis bir susuzluk tehlikesiyle karsi karsiya. Eger gerekli önlemler almaz, çok acil bir sekilde tasarruf alarmi vermezsek, önümüzdeki yaz ülke olarak büyük su sikintisiyla karsi karsiya kalabiliriz” dedi.
Her gün gazetelerde uzmanlarin susuzluk, meteorolojik kuraklik uyarilarinda bulundugunu, barajlardaki su seviyelerinin de daha simdiden yüzde 20 seviyelerine düstügünü sözlerine ekleyen TÜKÇEV Baskani Beyhan Aslan “Bilindigi gibi Birlesmis Milletler, dünyanin susuzluk problemleri yasayacagini yillar öncesinden ilan etmis, dünyanin aslinda su fakiri bir gezegen oldugunu önemle vurgulamisti. Sayilan ülkeler arasinda da ülkemizin de ‘su fakiri’ ülkeler içerisinde yer aldigini rakamlarla ortaya koymustu.
Bu uyarilari ne kadar dikkate aldik bilemiyorum ama bu yil ki yagis miktarlarindaki düsüse baktigimizda, nasil bir tehlikeyle karsi karsiya kaldigimizi rahatlikla görebiliriz” dedi.
Türkiye’nin su kaynaklarinin etkili ve bilinçli biçimde kullanilmamasinin, büyük bir susuzluk tehlikesi ile karsi karsiya kalma sorununun yasanacagini gösterdigini belirten Aslan, sunlari kaydetti:
“Türkiye bu yil ve gelecek yillarda çok ciddi bir su kriziyle mücadele etmek zorunda kalacak. Ülkemizin gelecegi için sahip oldugumuz su kaynaklarinin bilincine vararak, sahip oldugumuz bu kaynaklarin sanayiden tarima hemen her ortamda ve alanda bilinçli ve etkili kullanimina dair tedbirlerin alinmasi yönünde ciddi çalismalarin baslatilmasi, büyük önem arz etmektedir. Yarindan tezi yok, tüm toplumu ve kuruluslari kapsayacak sekilde su konusunda ‘tasarruf alarmi’ verilmelidir.”
-“SUYUMUZUN SADECE YÜZDE 1’I IÇILEBILIR DURUMDA”-
Yapilan arastirmalarin ve bilimsel tespitlerin, içilebilir su orani hakkinda yeterli bilgileri sundugunu da vurgulayan TÜKÇEV Baskani Aslan, “Dünya yüzeyinin yüzde 70′inden fazlasi okyanus ve denizler kaplamaktadir. Okyanus ve denizlerdeki suyun yüzde 97’si tuzlu ve yüzde 3’ü tatli sudur. Tatli suyun yüzde 75’i kutuplarda buzul halde ve büyük bir bölümü ise yer altindaki derinliklerdedir. Bu yüzde 3 olan tatli suyun yüzde 1′i içilebilir. Yani 3 bin 334 bardak sudan sadece 1 bardak su içilebilir durumdadir. Altin degerindeki bu maddenin önemi apaçik ortadadir. Buna ragmen halen daha degerinin bilinmemesini anlamakta zorluk çekiyorum” ifadelerini kullandi.
-“SORUMSUZCA TÜKETMEMELIYIZ”-
Bugünkü suyu kullanim kültürüne bakildiginda çok net rakamlarla facianin istatistiksel olarak ortaya kondugunu da vurgulayan Aslan açiklamasini söyle sürdürdü:
“Rakamlara baktigimizda, kisi basi tuvalette (15-25 lt), 5 dakikalik dusta (9- 130 lt), küvette dus (90-150 lt), el yikama (akan suyla- 8 lt.), dis firçalama (akan suyla-14 lt), bulasik yikama (el ile-114 lt), bulasik makinesi ( 60 lt), elbise yikama (200 lt), içilen su- (8 lt – 10 lt), yemek (40 lt) araba yikama (300 lt), çimleri sulama (500 lt) su kullanmaktadir.
Yapilan hesaplara göre, her bir evde dikkatli kullanim sonucunda günde en az 10 litre ve ortalama 20 litre suyun korunabilecegini düsündügümüzde, yapilacak hesap çok basittir. Türkiye genelinde 20 milyon evde sadece basit yöntemlerle günde 200 milyon ile 400 milyon litre arasi su tasarrufu saglanacaktir. Her gün evlerden 10 bin ile 20 bin arasi su tankerini dolduracak kadar su bosu bosuna akmaktadir.
Iste bunun için de kuraklik riski olsun olmasin, en degerli ve yasamsal varligimiz olan suyun, tasarruflu kullanilmasi çok önemlidir. Hele hele bu yil ki verileri dikkate aldigimizda, tasarruf zorunlu ve acil tedbir olarak hizla devreye alinmalidir. Bu konuda basta devletimiz olmak üzere bizim gibi sivil toplum örgütleri ve birey olarak her bir insan geregini yapmak için çaba göstermelidir.”Sözcü
Kitlik ve susuzluk kapida!

Ülkemizi sikintili günler bekliyor. Ne yagmur yagdi ne da kar. Susuz geçen kis, barajlardaki su seviyesini yariya düsürdü. Göller kurumak üzere. Köylünün ektigi ürün çikmadi.
Beklenen yagislar bir türlü gelmedi, topraklar susuzluktan çatladi, barajlar, göller kurudu...
Kitlik ve susuzluk tehlikesi kapiya dayandi. Susuzlugun en çok tedirgin ettigi kesim ise çiftçiler...
Bugdaydan pamuga, misirdan meyve ve sebzeye neredeyse her ürünün yetistigi Amik Ovasi can çekisiyor.
Hatay’in Reyhanli ilçesine bagli Kumtepe Köyü'ndeki çiftçiler, umudunu yagmura bagladi.
Balikesir'in Bandirma Ilçesindeki Manyas Kus Cenneti de kurakliktan nasibini aldi.
Sularin 200 ila 300 metre çekildigi yerlerde bazi balikçi sandallari, midyeler toprak üstünde kaldi.
Kuraklik hayvanlari da vurdu. Sularin çekildigi alanlardaki pelikan yuvalari açikta kaldi.
Çanakkale'nin içme suyu ve tarimsal sulama ihtiyacini karsilayan Atikhisar Barajinin durumu da içler acisi. Barajdaki su seviyesi geçtigimiz yil dolup tasarken simdi yariya indi.
Türkiye'nin en büyük 5. gölü olan Iznik Gölü kiyi seridinden 10 metreye kadar çekilmesi endiseye neden oldu.
Türkiye'nin en uzun nehri olan Kizilirmak'ta da debi geçen yila göre 7 kat düstü.
Türkiye'nin ikinci büyük gölü olan Tuz Gölü kuraklik riski altinda. Ülkenin tuz ihtiyacinin yaklasik yüzde 60'ini karsilayan göl ve yeralti su kaynaklari alarm veriyor.
Kocaeli ve Sakarya’nin içme suyu kaynagi olarak bilinen Sapanca Gölü için de tehlike çanlari çaliyor.

ulusalkanal.com.tr