Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: 2013-2014 üretim sezonu çiftçilerin felaketi oldu
Kategori: Ekonomi-Çalışma Hayatı
Eklenme Tarihi: 10 Mayys 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 04:12
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=17756
Çiftçi borçlari ve afetler
2013-2014 üretim sezonu çiftçilerin felaketi oldu. Afetler birbirini izledi. Afetlerin etkilemedigi ürün nerdeyse kalmadi. Zarar çok büyük!

Tahillarin topraga saçildigi 2013 Ekim ayindan itibaren 2014’ün Mayisina kadar yagislar mevsim normallerin altinda gerçeklesti. Kuraklik her tarafi sardi sarmaladi. Ekim ayindan bu yana Marmara Bölgesi hariç tüm bölgeler kurakliktan nasibini aldi. Kurakliktan en çok da, hububat üreticileri etkilendi. Uzmanlara göre kuraklik önümüzdeki 4-5 yilda da devam edecek.
Uzmanlarin söyledigi dogruysa, Hükümetin kuraklikla ilgili önlemler almasi zorunlu gözüküyor. Kurakliga karsi Tarim Bakanligi, çiftçi ve üniversite isbirligi gerekli. Tarim Bakanligin yoksa bile üniversitelerdeki kurak kosullarda ürün yetistirme bilgi ve teknikleri çiftçiyle derhal bulusturulmali. Kurakliga dayanikli tohum islahi ve gelistirilmesi bakanlik-üniversite-çiftçi birlikteligiyle arazide uygulamali olarak hayata geçirilmeli. Bu konuda kaybedilecek zaman yok. Kalmadi. Çok su ve kimyasal gübre isteyen tohum çesitleri üretimden alikonulmali. Yerine yerel tohumlar uygulamaya alinmali.
Bilindigi üzere Mart sonunda çiftçiler don olayi yasadi. Don olayindan basta findik, kayisi, elma, ceviz ve meyve bahçeleri zarar gördü. Bu ürünleri yetistirerek aile geçimlerini saglamaya çalisan çiftçiler simdi magdur durumda. Çözüm bekliyorlar.
Kuraklik ve dondan zarar gören çiftçiler çözüm beklerken, nisan sonunda dolu sahneye çikti. Tahribat yaratti. Izmir Kemalpasa, Isparta Uluborlu, Aydin Efeler ve Incirliova ilçelerinde kiraz, seftali, kayisi, erik, kestane ve ceviz bahçeleriyle birlikte bag alanlari doludan zarar gördü. Kemalpasali kiraz üreticilerinin kaybi yüzde 90’lara ulasti. Dolu, sera alanlarinda da tahribat yaratti; Mugla, Fethiye ve Seydikemer seralarinda üretim yapan çiftçiler simdi sikintili.
Kuraklik, don ve dolunun ardindan birçok yerde sel felaketleri yasandi. Hala yasaniyor. Çiftçinin eli bögründe kara kara düsünüyor. Çünkü felaketleri yasayan çiftçilerin tamamina yakini Ziraat Bankasi, özel bankalar ile Tarim Kredi Kooperatiflerine borçlu durumda. Ürünlerdeki verim kaybi yüzde 90’lara vardi. Borçlarini ödeyecek mecalleri yok. Borçlarin faizleri de sürekli katlaniyor. Çiftçilerin elektrik borcu tepe olmaktan çikti, dag oldu. Sosyal Güvenlik Kurumlarina çiftçilerin borçlari yigildi. Ödeyemiyorlar, onlarinda faizleri katlaniyor. Yani çiftçi hiç olmadigi kadar darda.
Birçok kesimden çiftçi borçlarinin ertelenmesi talebi yükseliyor. Ancak borçlarin ertelenmesi tek basina çiftçilerin derdine deva olmaz. Çünkü çiftçinin borçlarini ertelemek sorunu sadece bir yil öteler. Ancak önümüzdeki yil ise içinden çikilmaz kilar. Sorunun çözümüne kisa ve uzun erimli olmak üzere iki asamali bakmakta yarar var. Kisa erimli çözüm için hükümet, 2090 sayili Afetlerden Zarar Gören Çiftçilere Yardim Içeren Kanunu uygulamaya hemen almali. Isletmeli. Bu kanuna dayali olarak zarar gören çiftçilerin borcunu tümden silmeli ve ek olarak önümüzdeki üretim sezonunda üretime devam edebilmeleri için faizsiz kredi destegi saglamali.
Uzun vadeli çözüm olarak da, küresel iklimi degistiren endüstriyel üretim modelinden asamali olarak vazgeçmeli. Degisen yagis rejiminin zararlarina direnç gösterebilen yerel tohumlu kimyasalsiz üretime geçmeli. Bu amaçla çiftçilere egitim destegi saglanmali. Eski verimliligi yakalayana kadar çiftçilerin yasayacagi verim kaybina yönelik telafi edici ödemeler verilmeli.

Abdullah Aysu - Özgür Gündem