Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


İşçinin,emekçinin bayramı...


Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 30 Nisan 2014
Geçerli Tarih: 19 Nisan 2026, 21:39
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=17697


Isçinin,emekçinin bayrami..Yavuz Alogan

Iki gün sonra 1 Mayis. Taksim meydanina günlerdir kamyonlarla bariyer tasiniyor. Kazliçesme’de polis Toma’larla tatbikat yapiyor; topluca duran kirmizili beyazli trafik kukalarini çesitli manevra usulleri deneyerek su sikip deviriyorlar. Sanal alemde tuhaf mesajlar dolasiyor. Bu mesajlarda, sapan ve bilyelerin nereden alinacagi; kaldirim taslarinin nasil sökülecegi anlatiliyor; Sisli çevresindeki bankalarin semasi ve adresleri veriliyor. “Polis saldirdigi zaman sizi koruyacak olan örgütlere siginin,” gibi dikkati çeken ifadeler var.

Geçen hafta CNN’deki Aykiri Sorular’a konuk olan gazeteci Avni Özgürel, Basbakan’in düsüncelerini adeta onun adina dile getirdi. “Sayin Basbakan”in sendikalardan yana en ufak bir kuskusu olmadigini söyledikten sonra, su anlamli cümleyi kurdu: “Basbakan’in kaygisinin kendisini rahat hissetmedigi emniyet kuvvetleri ile ilgili oldugunu düsünüyorum.”

Emniyetin içindeki F-tipi örgütün 1 Mayis günü hükümeti yipratacak bir provokasyon hazirligi içinde oldugunu anliyoruz. Buna ragmen hükümet, Istanbul’da elli Toma ve kirk bine yakin polisi görevlendirmis bulunuyor.

Provokasyon hazirligi varsa, bunu önlemenin yegâne yolu, inisiyatifi ve güvenligi emniyetle sürekli temas halinde olacak sendika yönetimlerine birakip, Taksim meydanini açmak degil midir? Hayir, Basbakan tam tersine, “Taksim’den ümidinizi kesin!” diye höykürüyor. Haziran Ayaklanmasi’nin rövansini almak ister gibi, büyük bir nefretle kiskirtiyor: “Millet bir yildir sokaktaki simarikligi izliyor. Bu millet sokaga çikmamis ama sandikta cevabini net olarak vermistir. 30 Mart seçimlerinin hemen ardindan sokaklari hareketlendirmeye çalisanlara firsat vermeyecegimizi herkesin iyi bilmesini isterim.”

Olay çikarsa, hem F-tipini, hem de Taksim’e çikmaya çalisan “simarik” kitleleri suçlayip kovusturacak, kirilgan diktatörlügünü pekistirecek. Bir tasla ne çok kus!

Içim sizlayarak sunu belirtmek isterim ki 1977 1 Mayis’inda da, çikacak olaylardan yararlanarak solu ve sosyalist sendikalari ezmeyi kafasina koymus bir hükümet; hükümetin hiçbir sekilde denetleyemedigi bir polis gücü, üstelik o sirada hazirda bekleyen bir de askeri cunta vardi.

Sadece 1 Mayis mi? Hayir! Her alanda saldiri ve komplo var.

Halkina savas ilan etmis bir hükümetle karsi karsiyayiz! Soygun, talan ve saldiri her yerde.

Dünyanin baska hangi ülkesinde söyle bir e-posta mesaji alirsiniz: “Üsküdar Belediyesi sabaha karsi Kuzguncuk Bostani’na girdi (…) Pek çok agaci kesti. Duruma müdahale için destege ihtiyaç var. Mahalleli gelebilenlerin gelmesini, gelemeseler bile haberi yaymalarini istiyor.” Mahalleli nar agaçlarini, bostanini yesilligini hükümetin rantçilarindan korumak için yardim istiyor!

Saldirganlik sinirlari asmis. Su anda Suriye topraklarindaki Süleyman Sah Türbesi yakinlarinda alti tank, on iki zirhli araç üzerlerine ates açilmasini bekliyor. Hani devlet erkâni Disisleri Bakanligi’nin bir odasinda konusuyordu ya… “Icabinda türbeyi bombalariz, agbicim.” … “Yok yahu, ne gerek var, dört adam gönderir sekiz füze attiririm Türkiye tarafina….” Simdi orada bekliyorlar. Bakalim ne attiracaklar?

Savasa mecbur kalinan durumlar vardir. Insanlar bazen sürekliligi saglamak, varliklarini sürdürmek, onurlarini korumak, hayatlarini savunmak için esitsiz bir savasa girmek zorunda kalirlar. Bu 1 Mayis’ta Taksim Meydani ne yazik ki böylesine amansiz bir savasin mücadele alani olacak.

Bu arada, Taksim’de toplanacak olan kitlelere “PKK bayragi altinda toplanan vatansizlar” diye saldiranlar var. Mücadele eden isçilerin “kahrolsun sendika agalari” diye protesto ettikleri sari sendikacilarla birlikte Kadiköy meydaninda toplanma çagrisi yapiyorlar; Haziran Ayaklanmasi’nda yer alan kendi gençlik örgütlerini mücadele alanlarindan çekip, gerici sendikalarin yaninda dikilmeye zorluyorlar. Onlar için bu 1 Mayis bir dönüm noktasi olacak.

Provokasyon ihtimali var. Ama bunu önlemenin yolu, sari/yesil sendikalarin yaninda dikilmek degil, mücadele eden kitlenin içinde olmaktir. Geçmiste yaptiginiz gibi piknige çiksaydiniz bari! Taksim’e çikmaya çalisacak olanlar Haziran Ayaklanmasi’nin kitleleridir; “onlar zaten vatansiz” diyerek hükümet yanlisi sendikalarla birlikte isçi bayrami kutlamak nasil bir devrimciliktir? Hükümet bu akli seliminizi takdirle karsilayacak; “bilimsel sosyalist” gençliginiz, tahakküm hevesinize boyun egerse, sokaklara veda etmis olacaktir.

Bugünün devrimciligi, Taksim Meydani’ni 1 Mayis Alani’na çevirmektir; vatan, Kuzguncuk bostanidir!


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster