Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Hasan Ali Yücel’in de büyük emekler vererek yeşerttiği Köy Enstitülerinin kuruluş yıldönümünü kutluyoruz
Kategori: Eğitim
Eklenme Tarihi: 24 Nisan 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 04:38
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=17616
CHP ve Köy Enstitüleri
Giresun’un Cumhuriyet tarihinde ki onuru,gururu ve yüz aki olan Milli Egitim Bakani Hasan Ali Yücel’in de büyük emekler vererek yeserttigi Köy Enstitüleri ile ilgili olarak Giresun basininda dise tirnaga dokunur bir yazinin da yayinlanmadiginin altini önemle çizmek gerek.
Geçtigimiz hafta Türkiye’nin en önemli Devrim Projelerinden birinin hayata geçirildigi Köy Enstitülerinin kurulusunun 74. kapatilisinin ise 67. yiliydi.
Yazar Sebahattin Eyüboglu Köy Enstitüleri hakkinda görüsünü belirtirken, Köy Enstitülerinin bir kardesi olan Toprak Tarim Reformunun bir devrim isigi ile dogup, yobazlarin pasli balyozlari ile yikilip harap edildigini ifade eder.
Türkiye’nin yakin tarihinde önemli bir yer tutan, mezun ettigi yüzlerce egitimci ordusuyla tüm Anadolu’yu aydinlatan, topragina hayat veren Köy Enstitüleri hakkinda bu güne kadar yazila gelenlerin yüzlerce ciltlik bir eser meydana getirecegi muhakkaktir.
Giresun’un Cumhuriyet tarihinde ki onuru, gururu ve yüz aki olan Milli Egitim Bakani Hasan Ali Yücel’in de büyük emekler vererek yeserttigi Köy Enstitüleri ile ilgili olarak Giresun basininda dise tirnaga dokunur bir yazinin da yayinlanmadiginin altini önemle çizmek gerek.
Günümüzde hala Topal Osman Aga’nin vapur istimlerinde Ermenileri nasil yaktigini anlatan ve bununla gururlanan Giresunlu hemserilerimiz utanmis sikilmis olacaklar ki Hasan Ali Yücel gibi Unesco’nun dahi 2000 yilinda adini anma yili olarak kutladigi bu büyük egitimciye ayiracak hiç ama hiç zamanlari kalmamis görünüyor.
Köy Enstitülerinin kapatilmasinda ki en önemli nedenin buna bagli olarak yapilacak olan Toprak Reformu gösterilir. Zira Toprak Reformu yapilirsa bunu hayata geçirecek kesim bu enstitülerden yetisen gençler olacakti. Orta Çag’dan kalan bu köle zihniyetinin, 600 yillik Osmanli Hanedanliginin Türk toplumuna uyguladigi biat döneminin ancak bu sekilde ortadan kalkacagi biliniyordu.
Hasan Ali Yücel’in Milli Egitim Bakanligi sirasinda 3803 sayili Köy Enstitüleri kanunu 17 Nisan 1940’ da kabul edilerek yeni bir Türkiye yaratma hedeflenmis, egitim ve ögretim arasinda siki bir bag kurularak her ikisinin de beraberce yürütülmesi, ayrica Köy Enstitülerinde okuyacak olan gençlerin de köy çocuklari arasindan seçilmeleri karara baglanmistir.
Köy Enstitülerinin babasi sayilan Ismail Hakki Tonguç 1935 ile 1946 yillari arasinda bilginin ise yaramasi için uygulamali egitimin yapilmasini, bilinen aydinlarin kültürlerinden farkli olarak köy çocuklarinin sadece masa basi aydini degil, uygulayici ve çagdas kültürle yetismelerini ister. Ona göre halka güvenilmedikçe ve onlarla dost iliskileri kurulmadikça basarili olmak imkansizdir. Çünkü o bilmektedir ki, halk kendi kendini yönetmezse feodal soygun düzeni de günümüzde ki gibi sürüp gidecektir.
Gerçekten de Köy Enstitüleri kuruldugu 1940 ile 1946 yillari arasinda yeryüzünde esi ve benzerine rastlanmamis bir imece ve güç birligiyle 15 bin dönüm toprak islemis (Toki henüz rantsal girisimde bulunmamis), 750 bin fidan dikmis (AKP zamaninda Italya’dan gelenler gibi kurumamis, hepsi nasil olmussa yesermis, göge ermis), 1200 dönüm bag olusturmus (henüz ötv, kadv aksamcinin sirtina yüklenmemis), ögrenim için 150 büyük yapi, 60 atölye, 210 ögretmen evi, 20 uygulama okulu 36 tahil ambari (memlekette henüz bugday ekilirken, henüz saman ithal edilmemis) ve depo, 12 elektrik santrali, 16 su deposu, 12 tarim silosu, 3 balik çiftligi, 100 kilometre yol ve de degisik uzunlukta kanalizasyon sistemi yapilmasina öncülük etmistir.
Feodal toprak agalarinin aydinlanmaya karsi düsmanca davranmalarinin tek sebebi, egemen olduklari sistemi sürdürebilmek için ellerinde bulunan sermaye olarak kullandiklari topragin köylüye dagitilmasini önlemek, ve böylece ortakçilik ve yaricilik sisteminin devamini saglamakti.
Birkaç yil içinde Köy Enstitülerinden mezun olan ve Anadolu’nun dört bir yaninda çorak toprakli köylerde ki yesil alanlarin ve tarimin ataga kalkmasi toprak agalarini yavas yavas endise içine salmisti.
Atatürk’ün hasta yatagindan kaleme aldigi Toprak Reformu Yasasini meclis kürsüsünden okuyan Celal Bayar, bu yasanin ilerideki günlerde ülkede çok sey degistireceginin de farkina varmisti. Atatürk’ün hastaligi nedeniyle sahipsiz kalan CHP tamamen Ismet Inönü ’ün insiyatifi ile seçilen vekillerin elinde oyuncak haline gelmisti.
Köy Enstitüleri ve onun bir tamamlayicisi olan Toprak ve Tarim Reformu Yasasini 8 Haziran 1948’de kurulan 2. Hasan Saka hükümeti görüsmeye açti. Ama ne yazik ki bu hükümette yer alan CHP’li Tarim Bakani Cavit Oral ise bir toprak agasiydi. Peki nasil olacakti da bu Toprak Reformu yasasi meclisten geçecekti?
CHP’nin alti oku altinda Halkçilik ilkesi de dahil diger parti hedeflerini yükselterek Anadolu’yu aydinlatmak için kurulan bu parti nasil oluyordu da bir toprak agasini tarim bakani sifatiyla görevlendiriyordu?
Is artik tamamen siyasi hesaplasmaya gelmis, tek partili dönemin yumusak karni günden güne sismeye baslamisti. Ismet Inönü 1946 seçimlerinden önce son bir kez daha sansini denemeye karar vererek, genç Cumhuriyeti kisa zamanda uygar ve refah toplumu yapacak iki devrim projesinden ilki olan Köy Enstitülerini kapatmak için harekete geçti.
Inönü ilk olarak Hasan Ali Yücel’i Milli Egitim Bakanligindan azlederek yerine Resat Semsettin Sirer’i atayarak, bu günkü deyimle F tipi örgütlenmenin ilk protipini hayata geçirdi. Bununla da yeterli kalmayip Ismail Hakki Tonguç’u Fizana vali ederek uzaklastirdi. Tonguç bundan sonra Köy Enstitülerinden yetisen gençlerin basarisina ortak olmak yerine basit bir resim ögretmeni olarak gözünden akan yaslarla aglaya aglaya gitti.
Basbakan Semsettin Güraltay, TBMM Baskani Kazim Karabekir, Fikri Düsünsel ve Kemal Cemal ekibi elbirligi ile Köy Enstitülerinin egitimine 1947-1948 ögretim yilinda ruhuna Fatiha okunarak son verildi.
Yillar sonra ise ayni Inönü Köy Enstitüleri ile yapmis oldugu uygulamalarla günah çikarirken; “Ben köy Enstitüsü fikrine inanmisimdir. Ama ben politikaciyim, uygulayiciyim. Benim gücüm parti meclisinden gelmekte iken bu gücümü kaybetmistim. Artik Köy Enstitülerini eski gücüyle, eski ruhuyla devam ettirmek olanaklari elimden çikip gitmisti” demektedir.
Böylelikle Türkiye’nin yakin tarihinde birçok ilklere imza atan, Anadolu’nun her kösesinde bir isik yakmayi hedefleyen belki de Cumhuriyetin en büyük Devrim Projesi rafa kalkarken, bu mesaleyi yakan ve siyaset ugruna feda eden CHP’nin o günden beri niçin iktidar olmadiginin en büyük kaniti da bu olsa gerek.
Aradan bunca zaman geçse de onlarca Köy Enstitüleri içinden Hasanoglan ve Zamanti Çay’i kenarinda yer alan Pazarören Köy Enstitüsü digerlerinden farklidir. Hasanoglan hemen yokusun basinda ki tohum saçan köylü heykeliyle, Pazarören Köy Enstitüsü ise okul kapisinda yazan hafizalara kazinmis iki dize ile animsanir;
“Bozkiri bastan basa yesille örecegiz,Tanrinin geç kaldigi isi biz görecegiz”
Önemli Not;
19 Nisan 2014 tarihli Hürriyet Gazetesinin 26. sayfasinda yayinlanan bir haber oldukça ilgi çekicidir. Haberde aynen söyle denilmekte “ Inönü Vakfinin geleneksel toplantilarindan biri daha bugün saat 14.00 de yapilacak. Izmir Iktisat Kongresi adli toplantida “ülke adina yararli isler yapmis olan isimlerden Kazim Karabekir, Mahmut Esat Bozkurt, Meresal Fevzi Çakmak, ve Hasan Ali Yücel’in çocuklari, torunlari ve yakinlari konusacak.
Bu haberin yorumunu yaziyi siz degerli hemsehrilerime birakiyorum.
Ne diyelim biz bu davanin çoktan bittigini sanirdik, demek ki ise torunlar da el atmis, yollari açik, ömürleri uzun, gazalari mübarek ola.

saban_kutlu_1963@hotmail.com