Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle


Kılıçdaroğlu'na Geçmiş Olsun


Açıklama: Geçmiş Olsun mesajı
Kategori: Haber
Eklenme Tarihi: 08 Nisan 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 04:01
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=17434


Kiliçdaroglu'na Geçmis Olsun

GEÇMIS OLSUN MESAJI...

CHP Genel Baskani Sayin Kemal Kiliçdaroglu’na yapilan saldiriyi siddetle kiniyorum.

Gergin geçen yerel seçimlerin akabinde yapilan saldirinin,ülkemizin huzura,sakinlige ihtiyaç duyulan bir süreçte olmasi endise vericidir.

Içte ve dis odaklarca,ülkemizde ve bölgemizde çatismaci bir ortam yaratilmak için hertürlü tahrik edici girisimlerin yapildigi, bölücü ve yikici faaliyetlerin yogunluk kazandigi,istihbarat ve güvenlik zafiyetinin arttigi,yabanci ajanlarin,yabanci teröristlerin rahat hareket edebildigi bir ortamda,TBMM çatisi altinda yapilan bu çirkin saldiri,kaygi vericidir.

Saldirgani tesvik ve tahrik edenler,saldiriya yardim ve yataklik yapanlar ve azmettirenlerin açiga çikarilacagini umuyorum.

Sayin Kemal Kiliçdaroglu’na ve CHP’lilere,TBMM üyelerine ve Türk Milleti’ne geçmis olsun.

Nurullah Aydin

Kiliçdaroglu'na saldiran sahsin annesi konustu

CHP Genel Baskani Kemal Kiliçdaroglu'na yumruklu saldirida bulunan sahsin annesi Vesile Ö., “Kiliçdaroglu’ndan ve ailesinden çok çok özür dilerim” dedi.

Kiliçdaroglu grup toplantisina girerken, BDP’lilerle el sikistigi anda Orhan Ö. (28) tarafindan yumruklu saldirisina ugradi. Kiliçdaroglu'na saldiran sahsin annesi Vesile Ö., IHA muhabirine konustu. Oglunun issiz oldugunu belirten anne Vesile Ö., “Bosta geziyordu, kavgadan dolayi cezaevine girdi. 3 ay önce de cezaevinden çikti. Isi yok 2 yasinda bir kizi var. Is bulamadi” dedi.

Üzgün oldugunu söyleyen aglayarak Vesile Ö., “Kiliçdaroglu ve ailesinden çok çok özür dilerim. Bundan 2 sene önce esim Irak’ta vefat etti. 4 gün cenazesi gelmedi. Geldikten sonra çocugum degisti. Herhangi bir partiye üyeligi yok” seklinde konustu.

Kiliçdaroglu ‘Sikayetçi olacak misiniz?’ sorusuna ne dedi


CHP Genel Baskani Kiliçdaroglu, Meclis'te kendisine yumruklu saldirida bulunan kisi hakkinda sikayetçi olup olmayacagi sorusuna cevap verdi.


CHP Genel Baskani Kemal Kiliçdaroglu, Meclis'te kendisine yumruklu saldirida bulunan kisi hakkinda sikayetçi olup olmayacagi sorusuna, "Bir bakmam lazim önce. Olayin ayrintilarini bir ögrenelim" yanitini verdi.


Kiliçdaroglu, grup toplantisinin ardindan saat 19.00'a kadar çalismalarini Meclis'teki makamindan yürüttü. Çok sayida CHP milletvekili ve partililer Kiliçdaroglu'na geçmis olsun ziyaretinde bulundu. Kemal Kiliçdaroglu'nun ziyaretçileri arasinda Bagimsiz Izmir Milletvekili Ertugrul Günay da vardi.


Kiliçdaroglu, Meclis'ten ayrilirken, gazetecilerin,


“sikayetçi olacak misiniz?” sorusuna, “Bir bakmam lazim önce. Olayin ayrintilarini bir ögrenelim” yanitini verdi.


“PROFESYONELCE BIR SALDIRIYLA KARSI KARSIYAYIZ”


Öte yandan Meclis'te gazetecilerin, sorularini yanitlayan CHP Sivas Milletvekili ve TBMM Idare Amiri Malik Ecder Özdemir, saldirganin Meclis'e girisinden itibaren kamera kayitlarini izlediklerini söyledi.


Kamera kayitlarina göre, söz konusu saldirganin saat 10.30'da Meclis'e giris yaptigini belirten Özdemir, “Polis, güvenlik kapisinda bu kisinin cebinde yalnizca 4 lira bozuk para oldugunu söyledi ancak biz kamera kayitlarinda bozuk paranin yaninda cep telefonuna benzer kalipli bir sey daha gördük” dedi.


Meclis'in 2010 yilindan itibaren alinan kayitlarina göre saldirganin daha önce Meclis'e hiç gelmedigini vurguladi. Özdemir, “Ancak görüntülerden izledigimizde, Meclis'i daha önceden bilen, nereye gidecegini bilen, Genel Baskan'in hangi saatte, hangi koridordan geçecegini bilen birisi. Nereden saldiracagini da biliyor. Çok profesyonelce bir saldiri ile karsi karsiyayiz. Bu, siradan, bu tipte bir adamin, uyusturucu kullanan bir adamin, tek basina planlayacagi bir is olmanin ötesinde bir is. Bunu aydinlatmak emniyete düsüyor” diye konustu. Özdemir, görüntülerin bir kopyasini da Kemal Kiliçdaroglu'na verdiklerini söyledi.


55 SUÇU OLAN SABIKALI ELINI KOLUNU SALLAYA SALLAYA MECLIS'E GIRERSE


Meclis'te persembe günü yapilacak güvenlik toplantisinda da bu konunun konusulacagini ifade eden Özdemir, sunlari söyledi:


“Meclise hak aramak için gelenlerden, slogan atti diye, üstünde yazili brosür bulundu diye Meclis'e girisi yasaklananlar var. Ama 55 suçu olan sabikali biri bu Meclis'e elini kolunu sallayarak girebiliyor.


Meclis'in güvenligi yoktur. Bugün Genel Baskanimiza yapilan saldiri yarin bir baskasina da yapilabilir. Herhalde Basbakan'a yapilirsa ancak o zaman Meclis Baskani aklini basina alacak. Ben daha önce 'her an silahlar da konusabilir' diyerek uyarida bulunmustum. Hiç kimsenin güvenliginin olmadigi, göstermelik bir Meclis güvenligi ile karsi karsiyayiz.


Meclis Baskani bu konuda samimi olmasi lazim. Grup toplantilari her türlü provokasyona açik. 'Grup toplantilarina milletvekilleri ve parti yöneticilerinin disinda izleyici alinmasin' denildi. Bu Meclis Baskani'nin önerisiydi ama Basbakan'i asamadi.

Basbakan'in güvenligini gayet güzel sagliyorlar. Basbakan'in geçecegi koridorlar bosaltiliyor, bantlar çekiliyor, polisler orada. Sadece Basbakan'in güvenliginden sorumlular buradakiler. Anamuhalefet Partisi'nin güvenligi bunlari ilgilendirmiyor.”


Kiliçdaroglu'na Meclis'te yumruklu saldiri



Kemal Kiliçdaroglu'na Meclis'te yumruklu saldiri oldu.

CHP lideri Kemal Kiliçdaroglu, konusmasina yapmak üzere grup salonunu dogru ilerlerken ziyaretçi oldugu tahmin edilen bir kisi, Kiliçdaroglu'nun yüzünü hedef alarak 2 yumruk atti.


O sirada Kiliçdaroglu sendelerken gözlügü de yere düstü. Yüzüne darbe alan Kiliçdaroglu'nun sismesin ve morarmasin diye gözünün altina para basildigi görüldü. Saldiri sirasinda ceketi yirtilan Kiliçdaroglu, CHP Istanbul Milletvekili Ihsan Özkes’in ceketini alarak grup konusmasi için kürsüye çikti.

Kiliçdaroglu'nun koruma polisleri ise yumruk atan kisinin üzerine atladi. Yumruk atan kisiyi disari çikarmak istediler ancak izdihamdan bu da bir süre mümkün olmadi. Korumalar daha sonra Kiliçdaroglu'nu olay yerinden uzaklastirdi.


Olay sonrasinda bazi milletvekillerinin agladigi görüldü.

SALDIRGAN'IN KIMLIGI BELLI OLDU


CHP Genel Baskani Kemal Kiliçdaroglu'na Meclis'te yumruklu saldirida bulunan kisinin kimliginin Orhan Öven oldugu belirtildi. Öven, polise verdigi ilk ifadesinde Alperen Ocaklari'na üye oldugunu ve Erzurumlu oldugunu belirtti.

Kiliçdaroglu saldirinin ardindan makamina götürüldü. Kiliçdaroglu, burada bir süre dinlendikten sonra konusmasini yapmak üzere yeniden grup toplantisinin yapilacagi salona gitti.


Kiliçdaroglu, partililer tarafindan alkislar ve sloganlarla karsilandi.

KILIÇDAROGLU'NA 'VATAN HAINI' DIYE BAGIRDI


Saldirgan Orhan Övet, polis tarafindan gözaltina alindi. Erzurum dogumlu olan ve Ankara'nin Altindag Ilçesi'nde oturdugu ve 1986 dogumlu oldugu belirtilen Orhan Övet, ilk olarak Kavaklidere Polis Karakolu'na ardindan Ankara Emniyet Müdürlügü'ne götürüldü.

Kiliçdaroglu ve beraberindeki parti yetkilileri CHP grup toplantisinin bulundugu salona dogru yürürken BDP grup toplantisindan çikan Sirri Sakik ve Altan Tan'la ayni koridorda karsilasti. Kiliçdaroglu ve Sakik tokalasarak kisa süre sohbet etti.


Kalabalik partili grubun tezahüratlari esliginde CHP grup toplanti salonuna ilerleyen Kiliçdaroglu'na Orhan Övet isimli saldirgan yumruk atti. Orhan Övet saldiri sirasinda Kiliçdaroglu'na 'vatan haini' diye bagirdi. Yüzünün sol tarafina iki yumruk darbesi alan Kiliçdaroglu'nun partililer tarafindan yere düsmesi engellendi. Bu sirada korumalarin bir bölümü Kiliçdaroglu'nu korumaya çalisirken diger korumalar ise saldirganin üzerine atilarak yere yikti. Korumalarin ellerinden tutarak yere yatirdigi saldirgan, Meclis'te görevli polis memurlari, saldirganin linç edilmemesi için büyük çaba gösterirken arbede yasandi. Bu sirada BDP'li Sirri Sakik, Hasip Kaplan ve Altan Tan koruma ve partililere saldirgani Meclis polisine birakmalari için ikna etmeye çalisti. Sirri Sakik ve Hasip Kaplan'in da araya girmesiyle Meclis'te görevli polis memurlari, saldirgani BDP grubunun bulundugu salona aldi. Bir süre burada bekletilen saldirgan, milletvekillerinin kullandigi tünelden polis tarafindan kaçirildi.

Saldiri sonrasi sol gözünün alti sisen Kiliçdaroglu'na partili arkadaslari 1 TL'lik metal para ile müdahale etti. Yüzündeki sis olan bölgeye 1 TL bozuk parayi bir süre tutarak yüzündeki siskinligin inmesi saglandi.


Gürsel Tekin: Saldirgan profesyonel

CHP Genel Baskan Yardimcisi Gürsel Tekin, saldirinin güçlü bir güvenlik zafiyetini ortaya çikardigini belirterek, “Saldirganin bir profesyonel oldugunu da ifade etmek istiyorum" dedi.

Saldirinin BDP grup toplantisinin yapildigi salonun önünde yapilmasina dikkat çeken Tekin, “Bunun siradan bir saldiri olmadigini söylüyorum. Özellikle Baris ve Demokrasi Partisi’nin grup toplantisinin önünde bu olayin olmasi, ayni zamanda ‘bir provokasyon yaratabilir miyim’ çabasini da söz konusu hale getirebilir. BDP’yle bir ilgisinin olmadigini biz çok iyi biliyoruz. Ama eylemi gerçeklestiren kisinin siradan bir kisi olmadigi, her ne kadar Emniyet farkli bilgiler vermis olsa da, en azindan bizim elimizdeki bilgilere göre farkli örgütlerle baglantisinin olabilecegi ihtimalinin çok yüksek oldugunu kamuoyuyla paylasmak istiyorum.”


BASBAKAN'DAN AÇIKLAMA

CHP Genel Baskani Kemal Kiliçdaroglu'na yönelik saldirinin ardindan Basbakan Recep Tayyip Erdogan açiklama yapti. Erdogan, "Siddetle kiniyoruz. Geçmis olsun dileklerimi iletiyorum. Kendisini arayacagim" açiklamasinda bulundu.


Erdogan, demokrasilerde bu yolun tevessül edilecek bir yol olmadigini da ifade etti.

ANKARA BÜYÜKSEHIR BELEDIYE BASKANI MELIH GÖKÇEK: KABA KUVVETI KINIYORUM


Melih Gökçek de Twitter hesabindan su mesaji paylasti:

'KK'YA SALDIRMISLAR...GEÇMIS OLSUN...KK'YI SEVMESEMDE KABA KUVVETI SIDDETLE KINIYORUM...KABA KUVVET FIKRI ZAYIFLARIN ISIDIR...KK CHP'NIN BASINDAN GITMELIDIR VE GIDECEKTIRDE, AMA DEMOKRASI KURALLARI IÇINDE...''


BDP'DEN AÇIKLAMA: SALDIRGAN PARTIMIZDEN DEGIL

Öte yandan, olayla ilgili açiklama yapan BDP Milletvekili Sirri Sakik, "CHP Genel Baskani Kemal Kiliçdaroglu ile merhabalastik. O anda saldiri gerçeklesti. Bizden biri degil" diye konustu.


BDP' de saldirganin partili oldugu iddialarina yazili bir açiklamayla yanit verdi. Açiklamada su ifadelere yer verildi:

"Öncelikli olarak bu çirkin saldiriyi kiniyoruz. Sayin Kiliçdaroglu'na ve Cumhuriyet Halk Partisi'ne geçmis olsun dileklerimizi iletiyoruz. Bazi basin yayin organlarinda saldirganin BDP grup toplantisina katilan ziyaretçilerden biri olduguna dair maksatli yayinlar yapilmaktadir. Bu haberler gerçegi yansitmamaktadir. Saldirganin partimizle uzaktan yakindan herhangi bir ilgisinin bulunmadigini kamuoyunun bilgisine sunariz."


AK PARTI'DEN GEÇMIS OLSUN MESAJI


AK Parti Grup Baskanligi, CHP Lideri Kemal Kiliçdaroglu'na yapilan saldirinin ardindan bir mesaj yayinlayarak, "Sayin Kiliçdaroglu'na en içten geçmis olsun dileklerimizi iletiyor, bu alçak saldiriyi yapanlari siddetle kiniyoruz" dedi.

Konuya iliskin yazili yapilan açiklamada, "8 Nisan 2014 Sali günü TBMM'de Grup Toplantisini yapmak üzere salona girerken menfur bir saldiriya ugrayan Cumhuriyet Halk Partisi Genel Baskani Sayin Kemal Kiliçdaroglu'na en içten geçmis olsun dileklerimizi iletiyor, bu alçak saldiriyi yapanlari siddetle kiniyoruz" denilerek söyle devam edildi:


"Olayin bir an önce aydinlatilarak faillerinin yüce Yargi'ya teslim edilmesini diliyoruz; bu saldiriyi ayni zamanda demokrasiye, fikir özgürlügüne yapilmis bir saldiri olarak görüyoruz. Çogulculuga ve hosgörüye dayanan demokrasilerde her türlü siddeti reddediyor, Cumhuriyet Halk Parti Grup Baskani Sayin Kiliçdaroglu'na Cumhuriyet Halk Partisi Grubuna, Cumhuriyet Halk Partisi'ne gönül veren degerli vatandaslarimiza tekrar geçmis olsun dileklerimizi iletiyoruz."

SALDIRININ ARDINDAN KÜRSÜYE ÇIKTI


Saldirinin ardindan grup toplantisina katilan Kemal Kiliçdaroglu herkesi sükunete davet etti. Iste Kiliçdaroglu'nun konusmasindan satirbaslari:

Demokrasi yolu engellerle doludur. Daha önce de CHP'ye saldirilar olmustu. Bu CHP liderine yapilan ilk saldiri degildir. Ismet Inönü’ye de saldiri yapildi. Bir hedefimiz var, saglikli bir demokrasiyi ya getirecegiz ya getirecegiz. Biz kimsenin önünde çökmemis bir gelenekten gelecegiz. Asla geri adim atmayacagiz, inançlarimizdan asla geri adim atmayacagiz.


30 Mart seçimleriyle ilgili tek sözcük, çalistik. Öncelikle ben yerel seçimler dolayisiyla üç kesime tesekkürlerimi sunmak istiyorum. Birincisi sandiga gidip bir demokrasi söleni içinde oy kullanan bütün yurttaslarima yürekten tesekkür ediyorum. Yüksek bir katilim oldu. CHP’ye oy versin vermesin, oy kullanan bütün yurttaslarima yürekten tesekkür ediyorum.

Ikinci tesekkürüm, gençlere. Ankara seçimlerinden sonra biliyorsunuz bir saibe algisi çok net sekilde toplumun gündemindeydi. Bine yakin genç CHP Genel Merkezi’ne geldi. Ve ayni zamanda bu seçimlerde ilk kez iki buçuk milyon gencin oy kullanma hakki oldu. onlar bizim umudumuz gelecegimizdi. Onlari her zaman kucakladik. Bine yakin genci CHP genel merkezinde görünce gururlandim. Onlarin hiçbirisi CHP üyesi degildi. Ama beklentileri vardi. O beklentileri asla bosa çikarmamak gibi bir görevimiz var. Ikinci tesekkürüm gönüllü çalisan bu gençlere.


Üçüncü tesekkürüm kadinlara. Olaganüstü çaba harcadilar. Arzu ettikleri ölçüde olmasa bile her birisi birer demokrasi savunucu olarak meydanlardaydi. Onlara gerçekten yürekten tesekkür ediyorum. çünkü onlar, olasi bir baski yönetiminin kendilerine daha agir bir fatura çikaracaklarinin bilgisindeydiler.

Bu vesileyle, bugün gazetelerde yer alan bir kadin haberi var. Bingöl’de AKP’den seçilen belediye meclis üyesi bir kadin baskan yardimcisi olmak ister. Onu reddederler ve onu vermezler. Bu kadinin söyledigi su cümleler önemli “Gece gündüz 24 saat kapi kapi dolasip çalisma yapacagiz. Sonra bize dinen bizim çalisamayacagimiz söylenecek” Bu kadina en samimi tesekkürlerimi gönderiyorum.

Kadin çalisiyor mu çalismiyor mu gitsinler Karadeniz’e baksinlar, kirsal kesime baksinlar. Oralarda kadin çalisacakta, makam mevki olunca mi kadina kapatilacak?


"DEVLETLE MÜCADELE EDEN BIR SEÇIM GERÇEKLESTIRDIK"

Bu seçimler, hepimizin bildigi çagdas demokrasilerde olmasi gereken seçimlerden farkliydi. Oralarda iktidar mücadelesi yapilirdi biz devletle mücadele eden bir seçim gerçeklestirdik. Basbakanin, valileri kaymakamlari polisi bütün bunlarin tamami bir blok olusturmustu. Karsisinda da muhalefet vardi. O nedenle bu mücadeleyi saglikli isleyen demokrasideki mücadeleden farkli yerde konumlandirmamiz gerekiyor.


Düsünün AA’nin genel müdürü bile iktidar partisine servis yapiyor. Onun bilgi vermesi gereken kitle Türkiye Cumhuriyeti'nin yurttaslari.

"SERO TRAFOYA GIRMEDI"


Bu seçimin bir diger özelligi, en saibeli seçim olmasidir. Üzülerek söylüyoruz. Yillar ilerledi, daha saglikli demokrasiyi olusturmak yerine, hepimiz tanik olduk. Daha saibeli bir süreç içinde demokrasimiz sokuldu. 44 ilde elektrikler kesildi. Kediden söz ediyorlar. Kedi trafoya girmis. Dogrusunu isterseniz arkadaslara dedim Sero yerinde mi diye. Sero’nun trafoya girmedigini ögrendik. Ama kediyi aramak istiyorsaniz bakanlar kurulu siralarina bakmak lazim.

Bir baska demokraside olgunluk isareti sudur. Seçimler yargi gözetiminde yapilir hükümet gözetiminde degil. Bakanlarin gidip seçim kurullarina manevi baski kurmalari tipik örneklerden birisidir.


"OY ARTISIMIZA SEVINEMEDIK"


Bu seçimler beklentilerimizi karsiladi mi? Halka her ortamda dogruyu söyleyecegim dedik. hayir, açik yüreklilikle. Bizim beklentilerimiz daha yüksekti. Iki milyon oyumuz artti. Bu bizi tatmin etmiyor. Halkin beklentileri de yüksek, bizim de. Gençlerin de aydinlarin da beklentileri yüksek. Biz o nedenle oy artisimizdan sevinemedik.


Hedefimiz neydi? En azindan beklentilerimizi gerçeklestirmek. Bunu saglayamadik. Bizim sikayet etme gibi bir lüksümüz yok. Dönüp kendimize bakacagiz.

“DEMEK KI BIR YERDE BELLI SEYLER EKSIK”


Eksikliklerimiz var demek ki. Demek ki bir yerde belli seyler eksik. Ya bizden kaynaklaniyor ya bizim söylemimizden. Bunu gidermek zorundayiz. Hiç kimse unutmasin meshur bir söz var. Roma bir günde insa edilmedi diye. Biz agir da olsa kararli adimlarla gidiyoruz. Bu mücadeleden asla dönmeyecegiz.


Beklentilerimiz yüksekti, neden? Bir siyasal iktidar düsünün dört bakani yolsuzluk dolayisiyla istifa etmis. Basbakan’in oglunun elinde sifirlanmak isteyen milyonlarca Euro var. Bir hükümet düsünün genel müdürlerin evlerinin ayakkabi kutularindan dolarlar fiskiriyor. Türkiye’nin bu yükü çekemeyecegini düsünüyorduk. Türkiye’nin daha ciddi tepki gösterecegini düsünüyorduk. O nedenle beklentilerimiz yüksekti ve ben gittigim bütün seçimlerde, miting meydanlarinda, kamuoyunun vicdanina seslendim.

“VICDAN KUL HAKKI YIYENLERE KAPI ARALAMAMAKTIR”

Vicdan çok önemli bir kavramdir. Insanin kendi iç dünyasinda hesaplasmasidir. Dogruyla egriyi kendi iç dünyasinda test etmesidir vicdan. Komsusu açken tok yatan benden degildir hadisi serifinin sorgulanmasidir vicdan. Vicdan kul hakki yiyenlere kapi aralamamaktir. Vicdanin temelinde ahlak yatar. Ahlak çok erdemli bir kavram. Bütün inançlarin ortak temelini olusturur hala.


Size ahlak konusunda bazi düsünürlerin bilginlerin ve sevgili peygamberimizin sözlerinden bir demet sunmak istiyorum.

“Devletler kanunla degil ahlakla daha iyi yönetilir.”

“sizin en hayirliniz ahlaki en güzel olandir”


“insanlara verilen seylerin en hayirlisi güzel ahlakdir”

“her binanin bir temeli vardir, Islam dünyasinin temeli güzel ahlaktir”


“Memleketler parasizliktan degil ahlaksizliktan çöker”


“Bütün bir cihani arastirdim, güzel ahlaktan daha büyük liyakat bulamadim”


Ahlakin ayrilmadigi ikinci kardesi adalettir. O nedenle beklentilerimiz yüksekti. Bu kadar yolsuzluga batmis bir siyasal yapinin daha agir bir sekilde demokratik yollardan cezalandirilacagini düsünüyorum. Iki milyon oy kaybi var. Bu da çok önemli bir süreç. Ilk söyledigim suydu seçimlerden sonra. Uyuyan vicdanlari uyandirmak zorundayiz. 76 milyonun bu haksizliklari sindirmesi mümkün degildir.

Bu arada sizin de çok iyi bildiginiz havuz medyasi var. onlar da bize tavsiyede bulunuyorlar. Yolsuzluklarla niye ugrasiyorsunuz diyorlar. Eger biz yolsuzluklarla ugrasmazsak tüyü bitmemis yetimin hakkini kim savunacak. Eger biz gündemde tutmasak bu ülkeye ahlaki kim getirecek? Hirsizligin prim yaptigi bir demokrasi olabilir mi? Soygunun prim yaptigi bir ahlak düzeni olabilir mi? Havuz medyasi ne yazarsa yazsin, oradaki kalemlere de aciyorum. Kalemini iktidara kiralayan insandan yazar olmaz. Kalemini havuz medyasindan gelen parayla kiralayandan aydin olmaz. Ama neredeyse alkis tutacaklar.

Bize görmeyin dedikleri yolsuzluklari bir daha söyleyeyim. Bir bakan, 28 kez de 52 milyon dolar rüsvet aliyor. Bir baska bakan, 10 seferde 10 milyon dolar. Bir bakan, üç seferde bir buçuk milyon dolar rüsvet aliyor. Biz bunlari sormayacak miyiz? Sokaktaki vatandas, neden bunun hesabini sormuyorsun diye bana soracak.

O kadar ileri gittiler ki, uyuyan vicdanlara bir kez daha seslenmek istiyorum. Dini imani agzindan düsürmeyen, her seferinde dini istismar eden, basbakanlik koltugunda oturan bir zat var. onun özel korumasi altinda bir bakan vardi. Kurani Kerim ile dalga geçip, bakara-makara diye konusan bir adam. O simdi yine onun korumasi altinda. Uyuyan vicdanlara sesleniyorum. Elinizi vicdaniniza koyup bir kez daha düsünün. Sizin inancinizla dalga geçen bir adami koruyan adama oy verirken vicdan muhasebesi yaptiniz mi?

Böyle bir lafi, CHP’nin bir ilçe baskani söyleseydi. Yer yerinden oynardi, havuz medyasina soruyorum. Niye böyle bir suskunluk? Diyorlar ki abdestimizden süphemiz yok, valla sizin her tarafiniz süpheli. Daha yüksek bir oy bekliyordum olmadi. Dönüp kendimize soracagiz. Çalisacagiz, çalismaya basladik.

Önümüzdeki ayin basinda kadin kollarini topluyoruz, MYK üyelerini topluyoruz. Sonra il baskanlarimizi, sonra belediye baskanlarimizi toplayacagiz. Eksigimiz nedir açik yüreklilikle konusacagiz. Hepsini sorgulamak zorundayiz. Ve çalisacagiz. Emekli hayatindan memnun oluncaya kadar çalisacagiz. Çiftçi elde ettigi ürünün karsiligini alincaya kadar çalisacagiz. Bütün komsularimizla baris içinde yasayincaya kadar çalisacagiz. Bize düsen görev bu.

Bu seçimden neyi çikardiniz. Tek sözcük, çalisacaksiniz, çalisacagiz. Elbette çalistik. Demek ki yetmiyor, gerekirse 24 sat çalisacagiz. Su gerçek ortaya çikti. Henüz daha kapisini çalmadigimiz milyonlarca ev var. Milyonlarca el var, milyonlarca kadin var. Bu isin kurali budur.

Bizim demokrasi tarihimize baktigimizda, toplumun vicdanini kanatan birden fazla olay vardir. Siyasi idamlar, 27 Mayis’ta 12 Eylül’de insanlarimizi idam ettik. Ve bu idamlar toplumda derin yarilmalara yol açti. Hala telafi etmis degiliz. O zaman düsünmemiz gereken bir sey düsünüldü, idamlara son verildi. Bu bir olgunluk belirtisidir. Misir’dan ögreniyoruz 529 kisi idama mahkum edilmis. Misirli kardeslerimize sesleniyoruz, siyasi idamlar bir topluma asla huzur getirmemistir. Toplumun vicdaninda derin yaralar açmistir. Bizim tarihimizde dünya tarihimizde görebilirsiniz.

Eger 529 kisi idam edilirse bu dogru degildir. Misir’da barisi saglayamazsiniz, barisin yolu idamdan geçmez. Özgürlüklerin büyümesinden geçer. O nedenle Misir yöneticilerine, CHP olarak, siyasi idamlari yapmayin çagrisi yapiyoruz. Ve su konuya da dikkat çekiyorum. Mahkemelerin idam karari verdigi kisiler bizimle ayni dünya görüsünü paylasmiyorlar. Ama biz idamlarin bir topluma getirdigi faturayi çok iyi biliyoruz. Bunun için elimizden gelen tüm çabayi gösterecegiz.

Ortadogu’nun üç büyük ülkesinde büyükelçimiz yok. Bizim dis politikanin açmazlaridir bu. Nasil olur da üç büyük ülkede bizim büyükelçimiz olmaz? Bunlardan birisi de Misir. Iktidarin söyleyecek sözü yok ama bizim var. biz oraya heyet gönderdik, elestirdiler. Onlar agizlarini bile açmiyorlar. Suriye politikasi konusunda önemli bir tablo çikti karsimizda. Öteden beri Suriye’de izlenen politikayi elestirdik. Bize siz Baasçisiniz dediler, siz Suriye yönetimini destekliyorsunuz dediler. Oysa biz Suriye’de kan akmasini istemiyoruz.


Önemli bir gelisme oldu. 27 Mart 2014’te AGIT’in bir toplantisi var. toplantiya bizim büyükelçi de katiliyor. Elestiriler üzerine söz aliyor ve söyle söylüyor “Reyhanli’daki bombali saldirilar El-Kaide unsurlari tarafindan yapildi. Bu El-Kaide unsurlarinin Suriye disindaki operasyonudur”

Saldirgan da Sikayetçi Oldu

CHP Genel Baskani Kemal Kiliçdaroglu'na saldiran Orhan Övet polise verdigi ifadesinde eylemi gerçeklestirmesinin sebebini söyle açikladi:

“Kemal Kiliçdaroglu’nun görüslerini begenmedigim için, Basbakan ve Hükümet aleyhinde yapmis oldugu açiklamalarin ülke menfaatlerine ters düstügünü düsündügüm için bu eylemi gerçeklestirdim.”

Övet’in ifadesi ise söyle:

“08 Nisan 2014 günü saat 08.45 siralarinda esime Ankara’ya gidecegim diyerek ikametimden çiktim. Saat 09.00 siralarinda Hasanoglan Ilçesinden özel halk otobüsüne bindim saat 09.45 siralarinda Ankara Altindag Belediyesinin önünde indim. Yürüyerek Hacettepe Hastanesi önü Adnan Soygun caddesinden, Yenisehir Sosyete pazari önünden (Aksu Caddesi) Sosyal Güvenlik Kurumu önünden sola dönerek (Süleyman Sirri caddesi) Mithatpasa Caddesi Kocatepe Cami istikametine dogru ilerledim, sag dönerek Ziya Gökalp caddesinden Bulvara kadar geldim, trafik isiklardan karsiya geçerek Kizilay AVM önünden Güven Parka geldim ve Güven Parktan saat 10.30 siralarinda Sokullu dolmusuna binerek saat 10.45 siralarinda TBMM’ye geldim. Meclise Dikmen kapisindan, müracaatta CHP grup toplantisina katilacagimi belirterek içeriye giris yaptim. Her hafta Sali günleri halka açik grup toplantisinin oldugunu açik kaynaklardan ve kendisini CHP’li olarak bildigim bir yakinimdan ögrendim.

Eylem gerçeklestirdigim 08 Nisan 2014 günü her hangi bir alkol, uyarici ve uyusturucu madde almadim. En son 4 gün önce esrar kullandim ve daha öncede esrar ilgili tedavi görmüstüm. Kullanmis oldugum esrari 4 gün önce Ankara Yenidogan Sakkalar güzergahinda her hangi bir ücret vermeden orada bulunan gençlerden durumumun sikisik oldugunu söyledim ve onlarda bana yardimci olmak adina bir kullanimlik (Bir Fisek) esrar verdiler.

Her hangi bir kisi/kisilerden veya örgütten talimat almadim. Ayrica hiç bir örgüt ile iliski ve irtibatim yoktur.

"Sikayetçiyim"

 Bana sorulan sorular hakkinda hiçbir baski ve tesir altinda kalmadan avukatimin huzurunda ifademi verdim. Ayrica ben saldiri eylemi gerçeklestirdikten sonra polisler tarafindan yakalanip ellerim ters kelepçelenip araca götürüldügüm sirada önce TBMM içerisinde bulunan bayan kuaföre götürüldüm, bu esnada ismini bilmedigim simaen tanidigim 2 CHP milletvekili geldi, olayla ilgili ‘Niye yaptin? Seni kim gönderdi?’ gibi sorular sorduktan sonra milletvekillerinden birisi bana iki tokat atti, bunun üzerine polisler benim taninmamam için ve görüntü alinmasini engellemek amaciyla montum ile yüzümü kapatarak oradan çikartip meclisin kapali otoparkina götürdüler. Ancak Otoparkta kalabalik bir grubun ortasinda kaldim, bana vurmaya basladilar, sonrasinda beni polisler doblo tipi bir araca bindirip oradan uzaklastirdilar, Meclis Lojman kapisi diye tabir edilen yere geldik ve baska bir ekip arabasina bindirilerek emniyete geldim. Beni darp eden kisi/ kisilerin tespit edilmesi halinde, sahislardan davaci ve sikâyetçiyim.”



Haberler




Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle