Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 05 Nisan 2014
Geçerli Tarih: 03 Mayys 2026, 14:57
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=17391
SIMURG EFSANESI
Rivayet olunur ki,kuslarin hükümdari olan Simurg ( Zümrüd-ü Anka ya da batida bilinen adiyla Phoenix ),Bilgi Agaci'nin dallarinda yasar ve her seyi bilirmis.Bu kusun özelligi gözyaslarinin sifali olmasi ve yanarak kül olmak suretiyle ölmesi,sonra kendi küllerinden yeniden dirilmesidir.....
Kuslar Simurg'a inanir ve onun kendilerini kurtaracagini düsünürmüs.Kuslar dünyasinda her sey ters gittikçe onlar da Simurg'u bekler dururlarmis.Ne var ki,Simurg ortada görünmedikçe kuskulanir olmuslar ve sonunda umudu kesmisler.
Derken bir gün uzak bir ülkede bir kus sürüsü Simurg'un kanadindan bir tüy bulmus.Simurg'un var oldugunu anlayan dünyadaki tüm kuslar toplanmislar ve hep birlikte Simurg'un huzuruna gidip yardim istemeye karar vermisler.
Ancak Simurg'un yuvasi,etekleri bulutlarin üzerinde olan Kaf Dagi'nin tepesindeymis.Oraya varmak için ise yedi dipsiz vadiyi asmak gerekirmis,hepsi birbirinden çetin yedi vadi...Istek,ask,marifet,istisna, tevhid,hayret ve yokluk vadileri...
Kuslar,hep birlikte göge dogru uçmaya baslamislar.Istegi ve sebati az olanlar,dünyevi seylere takilanlar yolda birer birer dökülmüsler.Yorulanlar ve düsenler olmus...
"Ask denizi"nden geçmisler önce...".
"Ayrilik vadisi"nden uçmuslar...".
"Hirs ovasi"ni asip,"kiskançlik gölü"ne sapmislar...
Kuslarin kimi "Ask denizi"ne dalmis,kimi "Ayrilik vadisi"nde kopmus sürüden...
Kimi hirslanip düsmüs ovaya,kimi kiskanip batmis göle...
Önce Bülbül geri dönmüs,güle olan askini hatirlayip;
Papagan o güzelim tüylerini bahane etmis (oysa tüyleri yüzünden kafese kapatilirmis);
Kartal,yükseklerdeki kralligini birakamamis;
Baykus yikintilarini özlemis;
Balikçil kusu batakligini.
Yedi vadi üzerinden uçtukça sayilari gittikçe azalmis.Ve nihayet bes vadiden geçtikten sonra gelen Altinci Vadi "saskinlik" ve sonuncusu Yedinci Vadi "yokolus"ta bütün kuslar umutlarini yitirmis...Kaf Dagi'na vardiklarinda geriye otuz kus kalmis.
Sonunda sirri,sözcükler çözmüs: Farsça "si","otuz" demektir...murg" ise "kus"...
Simurg'un yuvasini bulunca ögrenmisler ki; "Simurg - otuz kus" demekmis.Onlarin hepsi Simurg'mus. Her biri de Simurg'mus.30 kus,anlar ki,aradiklari sultan,kendileridir ve gerçek yolculuk,kendine yapilan yolculuktur.
Simurg Anka'yi beklemekten vazgeçerek,saskinlik ve yokolusu da yasadiktan sonra bile uçmayi sürdürerek,kendi küllerimiz üzerinden yeniden dogabilmek için kendimizi yakmadikça,her birimiz birer Simurg olmayi göze almadikça batakligimizda,tüneklerimizde ve kafeslerimizde yasamaktan kurtulamayacagiz.Simdi kendi gökyüzünde uçmak zamanidir...
Feniks Nedir?
Eski Misir kökenli efsanevi ates kusunun Bati mitolojisindeki karsiligidir.Pers mitolojisinde Simurg Arap ve Islam mitolojisinde Anka Islam sonrasi Türk mitolojisinde Zümrüdü Anka veya Simurg u Anka daha önceleri de Tugrul olarak geçmesi gibi birçok milletin efsanelerinde karsilik bulmaktadir.Bahsedilen bu kuslar bu mitolojilerde kismen benzerlik kismen de farklilik göstermektedir. Yunan mitolojisinde Feniks’in Habes diyarinda yasadigina inanilip bir kartal büyüklügünde ve çok uzun ömürlü oldugu söylenmektedir. Gözleri yildizlar gibi parlak olup basinda parlak bir sorguç bulunmaktadir. Boynunun tüyleri yaldizli diger taraflari ise kirmizidir. Ömrünün sonlanmakta oldugunu anlayinca kuru dallari zamkla sivayarak kendine yuva yapar ve üstüne kurulur. Kizgin günesin yuvayi tutusturup kendini yakmasinin ardindan küllerinden bir yumurta meydana gelir ve ondan da yeni bir Feniks çikar. Bu sebeple Hiristiyanlar Feniks adini verdikleri bu kus mitini öldükten sonra tekrar dirilmenin simgesi sayarak yorumlamislardir.