Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Hamide Yiğit haberi
Kategori: Dünya
Eklenme Tarihi: 25 Mart 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 01:24
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=17293
Keseb’de neler oluyor?
Yayladagi sinirinda son günlerde neler yasaniyor? Keseb’e saldiran cihatçilar nasil destekleniyor? Arap basininda ve sosyal paylasim sitelerinde son gelismelere iliskin neler yaziliyor?
Arap kaynaklarina göre Suriye’de yürütülen çokuluslu cihat savasi dördüncü yilina girerken, Suriye’nin üstünlük kazanmasiyla farkli bir noktaya evrildi. Bu kaynaklarina göre, Suriye-Lübnan siniri tamamen Suriye ordusunun kontrolüne geçtikten sonra, cihatçi gruplar Türkiye Yayladagi sinirinda aktif hale getirildi ve buradan büyük bir saldiri hazirligina baslandi.
21 Mart’i 22 Mart’a baglayan gece Suriye’nin Türkiye sinirindaki Keseb kasabasina büyük bir saldiri baslatildi. Keseb, çogunlukla Ermeni olmak üzere her kimlikten Suriye vatandasinin bir arada yasadigi bir kasaba. Keseb’e ve özellikle Alevi ve Ermenilere yönelik planli saldirilar daha önce de denendi ve büyük bir katliami hedef alan saldirilarin hepsi geri püskürtüldü. 21 Mart sabaha dogru baslayan saldirida Türkiye’nin dogrudan yönlendirmesi ve aleni rehberligi ortaya çikti. Binlerce silahli muhalif, Türkiye’nin Yayladagi sinir kapisindan girerek, Keseb kasabasi girisindeki kontrol noktalarini kusatma altina aldi.
“Erdogan’in çocuklari yine saldirdi”
Arapça kaynaklara göre, yaklasik 30 tabur ve tugaydan olusan büyük bir grubun baslattigi saldiri, Suriye ordusu ve Halk Savunma Birliklerinin karsilik vermesiyle bozguna ugratildi. Agustos 2013’te Lazkiye kirsalina saldiri baslatan ve 190 köylünün öldürüldügü büyük “Alevi katliamini” gerçeklestiren “Sahil Cephesi”, bütün muhalif gruplarin ittifakindan olusuyordu. Simdi de Keseb’e saldiri düzenleyen olusumun ayni ittifaklarla olusturulduguna dikkat çeken kaynaklar, son saldiriyi “Erdogan’in çocuklari yine saldirdi” biçiminde haberlestirdiler.
Bütün cihatçi gruplarin birleserek olusturduklari bu ittifakin harekatina bu kez “El Enfal”* adini verdiler. (Lazkiye katliamini gerçeklestiren harekata “Müminlerin Annesi Hz. Aisa” adini vermislerdi.) Arapça kaynaklar, El Enfal adinin irkçi bir çagrisim yaptigi ve saldirilan bölgenin kozmopolit dokusunu hedef aldigi yönünde yorumlar yapmakta.
Suriye kaynaklarinin bildirdigine göre önce Türkiye topraklarindan agir topçu saldirilar basladi. Ardindan Türkiye sinirdan silahli gruplar araçlarla Suriye’ye giris yaptilar. Muhaliflerin paylastigi videolardan “Tekbirler” esliginde Suriye’ye giris yapan silahli gruplarin kullandiklari yola dikkat çeken yorumlar, bu yolun Türkiye sinirinda, sivil halkin hiçbir zaman girmesine izin verilmeyen ve tamamen Türkiye askerinin kontrolünde oldugu yönündedir. (Bkz.) http://www.youtube.com/watch?v=gAlzfhNVUoA
Köy bosaltildi,yine elektrik kesildi
22 Mart sabahindan itibaren Suriye ordusu ve Ulusal Savunma Birlikleri, Türkiye sinirindan, Türk güvenlik güçlerinin gözetimi altinda Suriye’ye giren terörist gruplara karsi harekete geçti. Hatay ve özellikle Samandag’da “iki gündür yogun ve araliksiz bir sekilde bombalama seslerinin çok net duyuldugu ve hala da devam ettigi” bildirildi. Türkiye’nin Yayladagi sinirinda bulunan Gözlekçiler köyü bosaltildi. Köyün bosaltilmasindan hemen sonra farkli yönlerden gelen 20 kadar Docka silahi monte edilmis araçlarin sinira geldigi gözlendi. Bu hareketliligin yasandigi saatlerde artik geleneksel hale gelen elektrik kesintisi yine oldu.
Ayrica ayni saatlerde Kilis-Suriye sinirindan bir baska hareketlilik gözlendi. Genç Bakis muhabirinin bildirdigine göre bu sefer Docka uçaksavar ile modifiye edilmis kamyonetler geçis yapti. Bir saat içinde ayrica 2 tank ve 30 kadar üzerinde amblem veya sirket ismi bulunmayan TIR araçlari sinirdan giris yapti.
Sosyal paylasim sitelerinde yer alan bir baska iddia da, bu sefer Bahreyn’den parali askerlerin Hatay’a akin ettigi yönünde. “Iki gün önce Bahreyn’den gelen bir uçak Hatay havaalanina indi. Uçak, tamamiyla Bahreynli kadin ve erkeklerle doluydu. Hepsi de haki renk üniformali ve kagitla kollarina tutusturulmus armalariyla, Hatay Birlik midibüslerine bindirilip, Suriye sinirina tasindilar.”
Parali askerlerin içinde çok sayida Türk ve Çeçen
Arapça kaynaklarda Keseb saldirisinin geri püskürtüldügü ve çatismanin birinci gününde çok sayida cihatçinin öldügü, onlarcasinin yarali olarak etkisiz hale getirildigi bilgisi yer aldi. Yaralilarin ambulanslarla Türkiye getirildigi biliniyor. Zira Yayladagi, Harbiye ve Antakya halkinin büyük bir tedirginlikle tanik oldugu yarali tasima trafigi, iki gün boyunca devam etti. Yayladagi hastanesinin dolup tasmasi üzerine yaralilar, Hatay’in çesitli hastanelerine tasindi. Birçok Suriyeli kaynak, öldürülen ve yaralanan silahli gruplarin içinde Çeçence ve Türkçe konusanlarin çoklugundan söz ediyor. Cihatçilar içinde Arapçadan sonra en çok konusulan dilin Türkçe ve Çeçence olmasi dikkat çekiyor. Asia Haber Ajansi da, bu sabah itibariyle çatismada ölen çok sayida Çeçen’e ait bazi fotograflar yayimladi. (Bkz.) http://asianewslb.com/vgljioeh.uqettubf38fzu.w.html
Uçak düsürüldü mü?
Sosyal paylasim sitelerinde dün (22 Mart) aksam saatlerinde yapilan paylasimlara göre, Türkiye Suriye sinirinda, Türkiye’ye ait bir Insansiz Hava Araci (IHA) düsürüldü. Gecenin ilerleyen saatlerinde bir Türk savas uçaginin düsürüldügü iddialarini içeren paylasimlar yapildi. Türk savas uçaklari ve IHA’larin silahli gruplara koordinatlar vermek için uçuslar yaptigi ama, yerden firlatilan bir füzeyle Suriye ordusu tarafinda bir tanesinin düsürüldügü, diger uçaklarin geri dönüs yaparak Türkiye sinirlarina dogru uzaklastiklari yazildi.
Bu haberlerin teyit edilemedigi yaklasik 10 saatlik bir zaman geçtikten sonra Türkiye medyasinda, “Türk savas uçaginin Suriye sinirinda düsürüldügü” haberleri verilmeye baslandi. Ancak bir ki saat sonra bu kez Türkiye medyasindaki bu haberler, “Türkiye’nin Suriye’ye ait bir savas uçagini düsürdügü” biçimine dönüstü.
Arap paylasimlara göre Türkiye savas uçagi, Suriye’nin Keseb kasabasi üzerinde düsürüldü. Sinirdan 1.5 km içeride Suriye topraklari üzerinde düsürülmesi, uluslararasi hukuk açisinda bir sorun olusturacaktir.
TSK Suriye savas uçaginin düsürüldügünü açiklamalarinin ardindan Türkiye medyasinin haberlerini kaynak gösteren Arap medyasi disinda henüz herhangi bir açiklamaya rastlanmadi. Dünden bu yana kimine göre Türkiye’ye ait bir savas uçagi, kimine göreyse IHA düsürüldü, ardindan bugün Türkiye’nin Suriye savas uçagini düsürdügü haberleri yayildi. Arap sitelerinde sadece Türk medya kaynaklarina dayanarak verilen uçak haberleri arasinda shorouknews.com’un verdigi bir ayrinti dikkat çekmektedir. Buna göre Keseb’de düsürülen Suriye savas uçaginin pilotu, hiçbir yara almadan kurtulmayi basardi.
Suriye Türkiye’yi BM’ye sikayet etti
Suriye’nin Birlesmis Milletler Daimi Temsilcisi Bessar Caferi, “Uluslararasi sözlesmeler ve terörle mücadele ile ilgili Güvenlik Konseyi kararlarini apaçik ihlal ettigi” gerekçesiyle BM Güvenlik Konseyine Türkiye’yi sikayet etti. Caferi Türkiye’nin, dünyanin çesitli ülkelerinden gelen binlerce parali askere para ve silah destegi saglayak, kendi sinirlarini da kullandirarak Suriye halkina karsi bir savas suçu isledigini söyledi. BM’den, Türkiye’nin silahli faaliyetlerde bulunan bu parali askerlere açiktan destek sunan yöneticilerinin uyarilmasini ve bundan vazgeçmeleri için baski yapilmasini talep etti. (Bkz.) http://arabic.rt.com/news/672030/ ;
“Türkiye savastan kaçan cihatçilarin Türkiye’ye dönüsünü engelliyor”
23 Mart aksam saatlerinde CITY’nin paylastigi habere göre Türkiye, Suriye ordusunun atesinden kaçan yabanci cihatçilarin Türkiye sinirindan girisini önlüyor ve onlari savasmaya zorluyor. Bu haberi dogrulayacak türden bir yorum da sosyal paylasim sitelerinde yer aldi. Yoruma göre savasi tamamen kaybetme noktasina gelen parali cihatçilarin Türkiye topraklari üzerinden tekrar bir saldiri baslatmak üzere Yayladagi’na kaydirilmasi, cihatçilarin talebi degil, Türkiye ve Suudilerin israriyla olmustur. Bir kuskuyu dile getiren yorumlara göre, Türkiye, artik tehlikeli gördügü ve kurtulmak istedigi cihatçi gruplari ölüme göndererek üzerinde atmak istiyor.
* Enfal: Savas ganimeti.
SANA: ‘Erdogan Avrupa’da savas suçlusu olarak yargilanacak’

SANA’nin iddiasina göre, Erdogan’a* ‘Suriye’de savas suçlari ve teröre destek’ suçlariyla açilan dava Avrupa Insan Haklari Mahkemesi’nde kabul edildi.
Suriye Arap Haber Ajansi’nin haberine göre, Avrupa Insan Haklari Mahkemesi, Uluslararasi Cezadan Kaçmakla Mücadele Örgütü Baskani Lübnanli Avukat May el Khansa’nin Suriye’de savas suçlari ve insanliga karsi cinayetler islemeleri nedeniyle “Basbakan Recep Tayyip Erdogan ve daha baska sahsiyetlere” karsi açtigi mahkeme davasini kabul etti.
Haberde, Khansa’nin ‘Suriye’de fabrikalarin yagmalanip çalinmasi, Lübnanli rehinelerin kaçirilmasi, Malula rahibelerinin kaçirilmasi, Halep kirsalinda iki metropolitin kaçirilmasi ve terör gruplarina daimi destegi’ suçlamalariyla ”Basbakan Recep Tayyip Erdogan ve daha baska sahsiyetlere” karsi açtigi mahkeme davasinin kabul edildigi ve Avrupa Insan Haklari Mahkemesi’nden resmi belge aldigi iddia edildi.
Davanin ön kayitlara alindigina isaret eden Khansa davada aktif bir sekilde çalismakla birlikte öne sürülen suç ve suçlulara iliskin belgelerin takdim edilmesi talebinin kendisine bildirildigini söyledi.
BBC Türkçe’den Mahmut Hamsici’ye sene basinda röportaj veren Suriye Ulusal Koordinasyon Komitesi (NCC) liderlerinden Haytham Manna, 11 insan haklari örgütünün Türkiye’yi Avrupa Insan Haklari Mahkemesi’nde (AIHM) ”teröre destek vermek ve terör gruplariyla isbirligi yapmak” suçlamasiyla sikayete hazirlandigini belirtmisti.
*SANA’nin Türkçe sayfasinda dava ‘Erdogan ve baska sahsiyetlere açilan dava’ seklinde belirtilirken, Avukat Khansa’nin Facebook sayfasinda ‘Erdogan hükümeti’ ibaresi yer aliyor. AIHM isleyisi göz önüne alindiginda söz konusu davanin, Erdogan’in sahsina degil Türkiye’ye (devlete) açilmis olmasi gerekiyor.

Sendika.Org