Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Eğitim-İş 8 mart basın açıklaması
Kategori: Eğitim
Eklenme Tarihi: 09 Mart 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 03:01
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=17172
KADINLAR ÖZGÜRLESMEDEN TOPLUM ÖZGÜRLESEMEZ
8 Mart 1857 yilinda New York’ta tekstil sektöründe çalisan yüzlerce kadin düsük ücretlerine, uzun çalisma saatlerine ve insanlik disi çalisma kosullarini protesto etmek için greve gitti. Greve müdahale edilmesi sonucu 129 kadin isçi yanarak öldü. 1910 yilinda 2. Enternasyonal Kadin Konferansi’nda, 17 Mart 1970 yilinda ise Birlesmis Milletler tarafindan 8 Mart “Dünya Emekçi Kadinlar Günü” olarak ilan edilmistir.
Ancak aradan geçen 157 yila ragmen günümüzde sömürü çarklari en fazla kadin emegi üzerinden dönüyor. Güvencesizlestirme, kayit disi çalistirma, asgari ücretin altinda maas, en fazla kadin emekçileri etkiliyor. Kadinlarimiz çalisma hayatinda en dezavantajli kesimlerden birini olusturuyor. TÜIK’in verilerine baktigimizda, çalisan her yüz kadindan 52’si kayit disi çalismaktadir.
Kadinlar sadece emek süreçlerinde, fabrikalarda, atölyelerde, dersliklerde, tarlalarda esitsizlige, sömürüye, siddete maruz kalmiyor. Ayrimcilik ve siddet her yerde. Her yil ülkemizde ve dünyada binlerce kadin öldürülüyor, tecavüze ugruyor, taciz ediliyor, dövülüyor.
Ülkemizde, kadina yönelik siddet, kadin emegi sömürüsü, kadin bedeni sömürüsü, kadin yoksullugu, kadin issizligi, çocuk gelinler ve okula gönderilmeyen kiz çocuklari, tacizciyi, tecavüzcüyü, saldirgani koruyup kollayan hukuk sistemi, kadinin özgürlesmesi önünde en büyük engeller olarak durmaktadir.
Kadinlardan en az üç çocuk isteyen siyasi iktidar, onlari sosyal haklardan, is güvencesinden ve bakim kolayliklarindan da mahrum birakacak düzenlemeler yapiyor. Böylece kadinlarin hem daha kolay sömürülmesine, güvencesizlestirilmesine hem de eve kapanmasina giden yollar döseniyor. Kadin cinayetleri katliam boyutuna ulasmisken, devlet çikardigi onca yasaya ragmen kadinlarin can güvenligini saglamada yetersiz kaliyor. Her gün en az üç kadin öldürülüyor ve yasalar kadini degil aileyi korumayi öncelikli görev olarak görüyor.
Erkek egemen toplumun fiziki ve psikolojik siddeti ile de karsi karsiya olan kadinlarimiz, dayaktan, asagilanmaya, istismardan tecavüze, ensestten tacize her türlü agir saldirinin hedefindedir. Son yillarda kadin cinayetleri yüzde 1400, cinsel taciz ve tecavüz yüzde 38, cinsel istismar yüzde 53 oraninda artmistir. 2002 yilinda öldürülen kadin sayisi 66 iken, 2013’ün sadece ilk dokuz ayinda bu rakam 842’ye çikmistir.
Gerici anlayislar kiz çocuklarinin okula gitmesini ziyan sayiyor. Onlar, çocuk yasinda evlilige ya da çocuk isçiligine zorlaniyor. Böylece, aydinlanmanin olanaklari yerine bu çocuklar gericiligin karanlik mahzenlerine itilmis oluyorlar.
Siyasi iktidar, kiz çocuklarin egitimi konusunda yeterli çabayi göstermedigi gibi kiz çocuklarinin okuldan uzaklasmasina neden olacak 12 yillik kesintili zorunlu egitimi hayata geçirmistir. Kiz çocuklarinin özgürlesmesi önüne artik unuttugumuz yeni engeller çikarilmistir. Son 4 yil içinde resmi kayitlara geçen çocuk gelin sayisi 181 bine ulasmistir.
Kadinlarin siyasetteki yeri de istenilen düzeyde degildir. Evin mutfagi gibi siyasi partilerin mutfaklari da kadin için sonuna kadar açiktir. Ancak, karar alma mekanizmalarinda kadinlara hala yer yok. Atatürk’ün 79 yil önce seçme ve seçilme hakkina kavusturdugu kadinlarimiz, TBMM’de yüzde 14.26, yerelde ise ancak yüzde 1.1 oraninda temsil edilebiliyor. Sistem, onlara bir vitrin malzemesi gibi davranmaya devam ediyor.
Dünya Ekonomik Forumu’nun raporuna göre Türkiye, siyasal katilim, ekonomik esitlik, egitim ve saglik hakki gibi farkli alanlarda kadin-erkek esitligi endeksinde 136 ülke arasinda 120’nci olmustur. Yani ülkemiz, kadin erkek esitliginin esamisinin okunmadigi son 20 ülke arasindadir.
Biz, inaniyoruz ki kadinlar özgürlesmeden toplum özgürlesemez! Baris, demokrasi, esitlik ve özgürlük gibi insani degerlerin yok sayildigi bir dünyada kadinlara yer olmadiginin farkindayiz ve bu nedenle siddetsiz ve sömürüsüz bir dünya için mücadeleyi sürdürecegiz!
Üyelerinin yüzde 54.22’sini kadin emekçilerin olusturdugu Egitim-Is, kadinlarin karsilastiklari zorluklari dile getirmeye, onlarin sözcülügünü yapmaya; birlikte yasanilir ve daha esit bir dünya kuruluncaya dek devam edecektir. Yeryüzüne barisi, çagdasligi, inceligi ve sayisiz güzelligi kadinlarin getirecegine inanarak 8 Mart Dünya Emekçi Kadinlar Günü’nü kutluyoruz.
Tamer ÖZLÜ
Yönetim Kurulu Adina ( Sube Baskani )