Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Türkaslan,Suçlu değildim,beraate sevinmedim
Kategori: Haber
Eklenme Tarihi: 28 ?ubat 2014
Geçerli Tarih: 19 Nisan 2026, 21:27
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=17109
Yargitay,Deniz Feneri sorusturmasinda görevden alinan 3 Cumhuriyet savcisinin yargilandigi davada beraat karari verdi.
Davanin tarihe geçecegini belirten Savci Nadi Türkaslan, “Suçlu degildim, beraate sevinmedim” dedi.
Deniz Feneri e.V baglantili sorusturmayi yürütürken ''resmi belgede sahtecilik ve görevde yetkiyi kötüye kullanma'' iddiasiyla sorusturmadan alinan Cumhuriyet Savcilari Nadi Türkaslan, Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz’ün yargilandigi davada karar çikti.
Yargitay 11. Ceza Dairesi'nde görülen davanin durusmasina, saniklar ve avukatlariyla müdahil avukatlari katildi.
Durusmada Cumhuriyet Savcisi, saniklarin üzerlerine atili suçlarin maddi ve manevi yasal unsurlari olusmadigindan beraatlarini istedi.
Durusmada beraatini talep eden saniklar, mahkumiyet karari verilmesi durumunda, haklarinda hükmün açiklanmasinin geri birakilmasinin uygulanmamasini talep etti.
TÜRKASLAN: 100 KERE DAHA AYNISINI YAPARIM
Sanik Nadi Türkaslan, savci olarak görevini yerine getirdigini belirterek, ''100 kere daha böyle bir dava önüme gelse ben 100 kere daha böyle hareket ederim, buraya gelecegimi bilsem de'' dedi.
Müvekkilinin görevini kötüye kullandigi için degil, kötülere karsi kullandigi için yargilandigini savunan Türkaslan’in avutaki da''Verilecek karar deniz feneri savcilarini oldugu kadar binlerce savciyi da sindirmesin, aydinligin, adaletin, hakkin sesine kulak versin'' diye konustu.
AFRIKALI AÇ ÇOCUKLARIN FOTOGRAFLARINI GÖSTERDI
Devletin verdigi görev dogrultusunda Almanya'da delilleri incelediklerini, 600 kisinin belgesini taradiklarini anlatan Sanik Abdulvahap Yaren de, bu kisilere yardim yapilmadigini, yardim yapilanlara ise verilenden fazla miktarda yardim yapilmis gösterildigini belirlediklerini söyledi.
Afrika'daki aç çocuklarin fotograflarini gösteren Yaren, ''Yardim paralarinin bana göre buralara gitmesi gerekiyordu. Peki nereye gitti? Niye ben bu paralara, sirket mallarina el koydum? Evli kadin, evli adamlar hovardaliklarini, metreslerini elinde tutmak için zekat paralarini bu sirketlere hisse payi olarak aktarmislar. Niye? Cinsel istismara, santaja devam etmek için. Iste bunun için malla el koyduk'' diye konustu.
‘SIYASETIN DIZAYN ETTIGI BIR DAVA’
Savci Yaren'in avukati ise ''50 yillik hukuk hayatimda sanik veya süphelinin talebinin Cumhuriyet savcisi veya hakim tarafindan reddedilmesinin görevi kötüye kullanma olarak kabul edildigini ilk defa görüyorum. Bu dava siyaset tarafindan dizayn edilmis bir davadir. Suçun unsurlari olusmamistir'' dedi.
SAVCI TAMÖZ: SANIK OLMAKTAN UTANIYORUM
Sanik Mehmet Tamöz de idealler ugruna bu meslegi seçtigini belirterek, ''Bir Cumhuriyet savcisinin bir sanik olmasindan üzüntü duyuyor ve utaniyorum. Bu olaya ragmen vatan, millet ve bayrak sevgimi yitirmedim ama kirginim. Kirginligim suçun unsurlarinin olusmadigini bildigi halde beni buraya getiren meslektaslarimadir'' dedi.
ÜÇ SAVCIYA BERAAT
Aranin ardindan karari açiklayan Mahkeme Baskani Hüseyin Eken, saniklardan Türkaslan'a yüklenen ''kamu görevlisinin resmi belgede sahteciligi ve görevi kötüye kullanma'' suçlari ile diger saniklar Yaren ve Tamöz'e yüklenen ''görevi kötüye kullanma''suçlarinin Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223/2 . maddesi (c) bendi uyarinca yasal unsurlarinin olusmadigi anlasildigindan, saniklarin üzerlerine atili suçlardan ayri ayri beraatlerine karar verildigini bildirdi.
Mahkeme Baskani Eken, karara Yargitay Ceza Genel Kurulu'na temyiz yolu açik olmak üzere itiraz edilebilecegini bildirdi.
''Görevi kötüye kullanma'' suçundan verilen beraat kararinin oy birligiyle alindigini açiklayan Eken, sanik Türkaslan'a yüklenen ''kamu görevlisinin resmi belgede sahtecilik'' suçuna yönelik beraat kararinin ise, Daire Üyesi Ahmet Turan Dogan'in, bu suçun nitelik degistirerek ''görevi kötüye kullanma'' suçuna dönüstügü ve bu suçtan mahkumiyet hükmü kurulmasi gerektigi yönündeki karsi oyu ve oy çoklugu ile alindigini kaydetti.
Karar, sanik savcilarin yakinlari tarafindan alkislarla karsilandi.
'SUÇLU DEGILIM,BERAATIME SEVINMEDIM'
Karari degerlendiren Savci Türkaslan, davanin tarihe geçecegini söyledi.
Türkaslan, “Kisisel olarak, insan olarak bugün beraat ettigime sandiklari kadar çok fazla sevinmedim. Suçlu olan insan beraat ettigi zaman sevinir. Ben zaten suçlu degildim. Ama suna sevindim; bu karar Türkiye'de görev yapan hakimlere, savcilara 'Hiç korkmayin, hukuk içinde kalin. Hukuk içinde ne yapmaniz gerekiyorsa karsinizdaki kisilerin kim olduguna bakmayin, görevinizin geregini yapin' demistir.''
Savci Abdulvahap Yaren ise üçüncü celsede ''Adalet agir isler, ince ögütür. Ama erinde veya gecinde dogru sonuca ulasir'' dedigini animsatarak, ''Üç savcinin yargilandigi bu dosyaya baktigimiz takdirde Adalet Bakanligi ve HSYK'nin belli bir sekilde kurgulamis oldugu ve hukuk disi bir sorusturma dosyasi oldugu apaçik ortaya çikmistir. Ümit ediyorum bu sekilde kesinlesir'' dedi.
Davayi izleyen CHP Grup Baskanvekili Emine Ülker Tarhan da suç unsuru olusmadigi için beraat karari verildigine dikkati çekerek, ''Çünkü aslinda böyle bir suç yoktu. Bu dava tarihi bir davadir. Bu nitelikteki davalarin özellikle 'Ankara'da hala bazi yargiçlar var' duygusunu bize vermesi nedeniyle, bir umut oldugunu düsünüyor ve devamini diliyorum” dedi.

KILIÇDAROGLU: ADALET OLAN DEVLETLER GÜÇLÜDÜR
Öte yandan, durusmayi, CHP Genel Baskani Kemal Kiliçdaroglu, Genel Baskan Yardimcilari Sezgin Tanrikulu, Erdogan Toprak, CHP Grup Baskanvekili Emine Ülker Tarhan ile bazi milletvekilleri izledi.
Durusma arasinda gazetecilere konusan Kemal Kiliçdaroglu, ''Alman yargisi bunu yüzyilin soygunu olarak dillendirmisti. Davayi Türkiye'de sorusturan savcilar, yarginin karsisina çikarmistir. Adaletin tecelli ettigi bir devletin güçlü olabilecegine hepimiz inaniyoruz. Adalet mülkün temeli ise bu ayipli davalarin adalete uygun sonuçlanmasi gerekir'' diye konustu.
Oda TV davasiyla ilgili de degerlendirmelerde bulunan Kiliçdaroglu, sunlar kaydetti: “O davada yargilananlar birer gazeteci, ellerinde sadece kalemleri var. Onlari tutuklamak, hapse atmak, uzun süre hapislerde bekletmek dogru degil. O davanin da hukuka uygun sonuçlanmasini bekliyoruz, tahliyeler bekliyoruz. Bu hem Türk kamuoyunu hem de dünya kamuoyunu rahatlatacaktir. Türkiye'ye bakis acisina degistirecektir.”
MILYONLARCA EURO YOLSUZLUK IDDIASI
Görevden alinan savcilar, Deniz Feneri sorusturmasinin hazirligi için 2.5 yil çalismis, daha sonra da operasyon için dügmeye basmisti.
4 ayri dalgada gözaltina Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK) eski Baskani Zahid Akman, Kanal 7 Yönetim Kurulu Baskani Zekeriya Karaman'in da aralarinda bulundugu 9 kisi tutuklanmisti.
Zahid Akman dahil 6 zanli serbest birakilmisti.
Sorusturma Almanya'daki Deniz Feneri Dernegi'nin topladigi milyonlarca Euro’nun kuryelerle Türkiye'ye sokuldugu iddiasiyla baslatilmisti.
SAVCILAR GÖREVDEN ALINMISTI
Haklarindaki iddialar nedeniyle Savcilar Nadi Türkaslan, Abdulvahap Yaren ve Mehmet Tamöz sorusturmadan alinmisti.
Savcilar hakkinda "evrakta sahtecilik" ve "görevi kötüye kullanma" iddiasiyla dava açilmisti.
Davanin son durusmasinda, savcilar sorusturmanin genisletilmesi talebinde bulunmustu.
Basbakan Yardimcisi Besir Atalay, Adalet Bakani Sadullah Ergin, HSYK Baskanvekili Ahmet Hamsici, HSYK Birinci Daire Baskani Ibrahim Okur'un da aralarinda bulundugu 17 kisinin tanik olarak dinlenmesi talep etmisti.

NTVMSNBC