Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


İktidarın Öğretmeni Olmayacağız


Açıklama: Eğitimde Yerelleşmenin Önü Açılacak
Kategori: Eğitim
Eklenme Tarihi: 27 ?ubat 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 04:10
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=17102


IKTIDARIN ÖGRETMENI OLMAYACAGIZ

 

Bugün basta ögretmen yetistirme problemleri olmak üzere, personel istihdam sorunlari, derslik açiklari, fiziki ortam yetersizlikleri, kalabalik siniflar, ögretmensiz okullar, bilimsellikten, sanattan, spordan uzak programlar ve birçok plansiz uygulamalar sonucunda egitim sistemimiz çökertilmistir. AKP’nin 12 yillik iktidari süresince, orta ve yüksek ögretime geçiste eleyici, ezbere dayali, elit bir geçis sistemi desteklenmis, dershanecilik tesvik edilmis ve çözüm olarak ortaya atilmistir.

Ekonomik alanda oldugu gibi önce boz sonra özellestir anlayisi simdi de en temel insan hakki olan egitimde gerçeklestirilmeye çalisilmaktadir. Egitim tarihinin en büyük tasfiyesine yol açacak, özellestirmeci ve yerellestirmeci yasa tasarisinin bugün TBMM Genel Kurulu’nda görüsülerek yasalasmasi beklenmektedir.

Kamusal Egitim Alani Daralacak, Kamu Kaynaklari Özel Okullara Aktarilacak

652 sayili KHK ile bir yandan egitimden Atatürk ve ulusal degerleri çikaran AKP iktidari diger yandan da egitimi özellestirmenin alt yapisini hazirlamistir. Ardindan 4+4+4 egitim sistemi ile Cumhuriyet’in kurulus temellerinden biri olan ‘’Ögretim Birligi’’ ortadan kaldirilmistir. Simdi de bu yasa tasarisi ile egitimi, uluslar arasi sermayeye altin tepsi içinde sunarak peskes çekmektedir.

Tasarinin yasalasmasi durumunda, kamusal egitim alani daha da daralacak, egitim kamusal bir hizmet olmaktan çikacaktir. Devlet okullarinda egitimin niteligini bilinçli olarak düsüren Hükümetin dershaneleri kapatma planinin ardindaki amaç, özel ögretimi özendirmek ve özel okullari dogrudan kamu kaynaklariyla destekleyerek egitimi piyasa kosullarina sunmaktir.

Getirilmek istenen düzenleme ile 1 Eylül 2015 tarihine kadar özel okula dönüsme taahhüdünde bulunan dershanelere Hazine tasinmazlari üzerinde egitim tesisi yapmalari için kamu arazilerini 25 yilligina bedelsiz kullanma hakki verilecek. Ayrica hazine arazisi üzerindeki Milli Egitim Bakanligina ait okullar, okullarin ek binalari vb on yila kadar kiraya verilebilecek.

Egitimde Yerellesmenin Önü Açilacak

Bugün Meclis’te görüsülecek yasa tasarisi ile sayilari 100 bini bulan yönetici kadrolari görevden alinacak, 4 yil kisitlamasi ve valilere hiçbir kriter gözetmeksizin sadece yandas yönetici atama yetkisi verilerek iktidarlarla gelen ve giden kadrolar olusturulacak, isletmeye dönüstürülen egitim kurumlari çökertilerek CEO’larin atanmasinin alt yapisi olusturulacak. 

Düzenleme ile ögretmenlerin is güvencesi de yok edilecektir. Tasarida, aday ögretmenlerin en az bir yil fiilen çalismasi ve performans degerlendirmesine göre basarili olma sartlarini saglamak kaydiyla, yapilacak yazili ve sözlü sinava girmeye hak kazanacagi belirtilmistir. Bu düzenleme ile aday ögretmenlerin asil kadrolara geçisi zorlastirilmaktadir. Yani siyasi iktidar istemedigi ögretmenin stajyerligini kaldirmayarak cumhuriyetin degil iktidarin ögretmenini yaratacaktir.

 

MEB’de Tek Adamlik Anlayisi Yerlesecek

Öte yandan yasa tasarisinda, Cumhuriyetimizin en önemli kurumlarindan biri olan Talim Terbiye Kurulu’nun görev yetkileri, “Bakanlikta iki baslilik yarattigi” gerekçesiyle Milli Egitim mevzuati konusunda “karar vermekten” “görüs bildirmeye” çevrilmektedir. Düzenleme ile “Bilimsel danisma ve karar organi" olan kurul, yalnizca "bilimsel danisma ve inceleme organi"  haline getirilecektir. 652 sayili KHK ile Bakanligi bir isletmeye dönüstüren siyasi iktidarin, tasarinin gerekçesinde TTK’nin “karar organi olarak öngörülmesi bakanlik organizasyonundan ziyade sirket organizasyonu yapisina uygundur” ifadesine yer vermesi akil disidir. Egitim tarihimizle özdes Talim ve Terbiye Kurulu’nun içini bosaltan Hükümet, simdi de Kurulun yetkilerini budayarak MEB’de tek adamlik anlayisini yerlestirmek istemektedir.

Ulusumuzun gelecegini belirleyen egitim gibi önemli bir konuda, böyle bir oldu bittiyi kabul etmemiz mümkün degildir. Egitim planlanmasinin toplumun tüm kesimlerini ilgilendiren bir konu olmasi nedeniyle; tüm sendikalarin, tüm demokratik kitle örgütlerinin, kisacasi tüm Türkiye’nin bu soruna sahip çikmasi gerekmektedir. Buradan tüm milletvekillerini, tasarinin Meclis’ten geçmemesi noktasinda duyarli olmaya, bir kisinin ya da bir partinin degil milletin vekili olduklarini ispatlamaya davet ediyoruz.  

Rüsvet ve yolsuzlukla anilan AKP iktidari, bir yandan pespese çikardigi yasalarla yolsuzluklarin üstünü kapatmaya çalisirken bu yasa tasarisi ile de uluslar arasi sermayeye göz kirpmaya devam ederek iktidarini sürdürme çabasi içerisindedir.

Milyonlarca yurttasimizin aksam evine ekmek götürme, çocugunu okutma kaygisini tasidigi bir süreçte trilyonlarca parayi ayakkabi kutularinda saklayan, bavullarda tasiyarak sifirlamaya çalisan siyasal iktidarin ve basbakanin birakin yasa çikarmaya bir gün bile iktidarda kalmaya hakki yoktur. Artik hükümetin mesruiyeti de kalmamistir. Bu nedenle uzun mücadeleler sonucu kazanilan egitim hakkinin yerellestirilerek özellestirilmesine karsi, parasiz, bilimsel ve kamusal egitim mücadelesini vermeye devam edecegiz. Ayrica yolsuzluk ve rüsvete bulasmis bu iktidara karsi da Egitim-Is olarak demokratik zeminde mücadelemizi kararlilikla sürdürecegiz.


Tamer ÖZLÜ  

Yönetim Kurulu Adina ( Sube Baskani )




BASINA VE KAMUOYUNA


 


Basin ve yayim kuruluslarinin degerli temsilcileri, saygideger Egitim Çalisanlari, Sayin Giresunlular;


            Milli Egitim Temel Kanunu ile Bazi Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Degisiklik Yapilmasina Dair Kanun Tasarisi Milli Egitim Komisyonunda kabul edildi. Bu yasa tasarisinin çok tehlikeli oldugunu anlatmamiza, komisyonda sakincalarini bir bir dile getirmemize, degistirilmesi gereken hususlari gündeme tasimamiza ragmen Hükümet yine bildigini okudu. 


Türkiye`de son 11 yil içinde genel olarak kamu hizmetlerinde, özel olarak ise en genis ve yaygin kamu hizmeti olan egitim alaninda hem içerik, hem de örgütsel isleyis açisindan tamamen piyasa odakli politikalar hayata geçirilmistir. Bugüne kadar egitimde en temel ilkeler göz ardi edilerek sayisiz yasal degisiklik yapan AKP hükümeti, attigi her adimda egitimin, egitim ve bilim emekçilerinin yasadigi sorunlarin daha da agirlasmasina neden olmustur. 


17 Aralik yolsuzluk ve rüsvet operasyonu sonrasinda yillardir kader ortakligi yaptigi kesimlerle arasi bozulan siyasi iktidar, ülkeyi hizla otoriterlestiren, yasama, yürütme ve yargiyi büyük ölçüde kendi iktidarinin denetimine alan yasal düzenlemelerin ardindan, egitim sistemini tamamen denetimi altina almak için dügmeye basmistir.


Kanun Tasarisi egitimde yasanan sorunlari daha da derinlestirecektir.  


            4 yilini dolduran okul yöneticilerinin görevlerinin sona erdirilmesi, okul yöneticilerinin kaderinin Valilerin, Il Milli Egitim Müdürlerinin iki dudagi arasina birakilmasi, okul yöneticilerinin atanmasinda siyasi partilerin yöneticilerinin etkili olmasi, iki yil önce degistirilen MEB Merkez Teskilatinin yeniden degistirilmesi, stajyer ögretmenlere getirilen uygulamalar ile AKP iktidarinin kendi yandaslarini ögretmen olarak atamasinin önünün açilmasi, egitimde korkunun hâkim kilinmasi, okullarin siyasallastirilmasi, sindirilmis, baskilanmis, ezilmis egitimci ordusunun yaratilmasi, bakanlik teftis kuruluna düsmanca yaklasimlarda bulunulmasi, il egitim denetmenlerinin taleplerinin karsilanmamasi, insanlarin sosyal statülerin ellerinden alinmasi gibi asla kabul edemeyecegimiz birçok hususu barindiran bu yasa tasarisini SIDDETLE VE NEFRETLE KINIYORUZ.


            TBMM gündeminde olan mevcut tasari ile; dershanelerin dönüstürülmesi bahanesiyle ögrenci basina devlet destegi adi altinda kamu kaynaklari özel okullara aktarilmakta, devlete ait arazi ve okul binalarinin özel sektöre ve kuvvetle muhtemel hükümetle baglantili kimi vakif ve derneklere devredilmesi ya da kiralanmasinin hesaplari yapilmaktadir. Yillardir egitime yeterli bütçe, okullara ödenek ayrilmamakta, kamu okullarinda bugün hala daha temizlik vb. adlarla para toplanmakta egitimin bütün yükü velilerin üzerine yikilmaktadir. 


Egitim fakültesini kazanmanin ne kadar zor olduguhepimizin malumudur.Tasariyla egitim fakültelerinden mezun olanlarin artik KPSS’de yeterli puan almasi yeterli olmayacaktir. KPSS’den yeterli puan alanlar, performans degerlendirmesinde basarili olursa bir yilin sonunda yazili veyasözlü sinava girmeye hak kazanacaktir. Peki performansi kim, neye göre ölçecektir? Bu durumda yandas ve arkasi saglam olanlar, siyasi görüsü AKP ile uyusanlar mi ögretmen yapilacaktir? Öte yandan sözlü sinav ne anlama gelmektedir? Sözlü sinav; akilla, izanla açiklanabilecek bir sey asla degildir. Herkes bilmektedir ki; SÖZLÜ SINAV =TORPIL’dir.


Tasari ile aday ögretmenlere yeni bir sinav getirilmesi, sadece aday ögretmenleri ilgilendiren bir sorun degildir. Bu uygulamanin arkasinda egitimde esnek, kuralsiz ve güvencesiz çalisma uygulamalarinin daha da artmasi ve nihayetinde is güvencemizin kaldirilmasi vardir. Yillardir okullari ve diger egitim kurumlarini birer ticarethane haline getiren, egitimin parasal yükünü büyük ölçüde halkin sirtina yikanlar, egitimde performansa dayali ve sözlesmeli istihdami temel alan, is güvencemizi hedefleyen uygulamalari hayata geçirmenin hazirligi içindedir. Is güvencemizi pazarlik konusu yapmayacagimiz gibi, tüm egitim ve bilim emekçilerinin kadrolu, güvenceli çalismasini savunuyoruz.


Bu tasari ile iki yil önce degistirilen MEB Merkez Teskilati yeniden degistirilecektir. Su anda 600 kisinin havuzda oldugu göz önüne alindiginda, bu tasarinin yasalasmasiyla da 300 kisi daha kizaga çekilecektir. Böylece MEB’in hafizasinin tamamen silinirken 900 kisilik bankamatik memuru olusturulacak, çalisanlar da magdur edilecektir.     


            Tasarida teftis sisteminde yapilan Bakanlik denetçilerinin haklarinin gasp edilmesi, mevcut statülerinin ellerinden alinmasi büyük bir kayiptir. Öte yandan il egitim denetmenleri de Bakanlik denetçilerinin haklarina sahip olmak isterken talepleri karsilanmamistir.


            Yasa taslagi ile egitimde yasanan "piyasa merkezli" ve "siyasal kadrolasmaya" dayali dönüsümün son halkalarindan birisi daha tamamlanmak istenmektedir. Dershanelerin özel okula dönüstürülmesi için gerekli altyapi çalismalari sürdürülürken, egitim yöneticilerinin tipki bir sirket yöneticisi gibi belirlenmesi, hükümetin siyasi kadrolari gibi çalisan valiler tarafindan atanmasi ve piyasa kosullarinda çalistirilmalari hedeflenmektedir. 4 yil ve üzeri görev yapmis olan bütün egitim yöneticilerinin tek bir yasa ile görevden alinmasi ve siyasi iktidarin bir dedigini iki etmeyen valiler tarafindan atanmasi hükümetin tek bir tasla bütün kuslari vurmanin hesaplarini yaptigini göstermektedir.


            Dershane ögretmenlerinin KPSS sarti aranmadan mülakatla MEB kadrosuna atanmasi bu tasarinin ucube maddelerindendir. Bu durumun atama bekleyen 350 bin ögretmene, atanamadigi için intihar eden, psikolojileri bozulan, ellerinde diplomalariyla sokaklara itilen ögretmenlere haksizlik oldugunu göremeyenler ocaklara ates düsürmüstür.


            BU TASARI;


            SIVIL BIR DARBEDIR. YAPILANLARIN DEMOKRASIYLE UZAKTAN YAKINDAN ALAKASI YOKTUR.


             INSAN HAKKI IHLALLERIYLE DOLUDUR. KAZANILMIS HAKLARI BUDAMAKTADIR.


            EGITIMIN YANDASLIKLA BIRLIKTE ANILMASINA NEDEN OLACAKTIR.


            EHLIYETIN, LIYAKATIN, BILGININ, TECRÜBENIN DEGIL; AKP IKTIDARININ ADAMI OLMANIN TEMEL KISTAS YAPILMASINA YOL AÇACAKTIR.


            SINEN, KORKAN, ITIRAZ EDEMEYEN, BIR KÖSEDE KENDISINE ÇIZILEN KADERI BEKLEYEN, HAKSIZLIKLAR KARSISINDA SESINI YÜKSELTEMEYEN ‘KÖLELER’ EGITIMIN HER KADEMESINDE FILIZLENECEKTIR.


            Tasari, TEK ADAM olma hevesiyle nasil yanip tutusuldugunu, milli egitimde anti demokratik uygulamalarinin nasil yapildigini görmek açisindan da son derece önemlidir. Herkes bilmelidir ki; bu tasariyi hazirlayanlar tebesir tozu yutmamistir, ögretmenlik mesleginin çilesini bilmemektedir, egitim camiasinin nasil yönetileceginden bihaberdir. Bu tasari MEB’in çalakalem yönetildigini de göstermektedir. Oysa masa basinda alinan kararlarla, makam koltuklarinda bacak bacak üstüne oturmakla, burnu kaf dagindaki zatlarla, tek adam olma hevesiyle egitimde basari saglayamazsiniz.


Çok açik söylüyoruz ki; tasari bu haliyle yasalastiginda EGITIM YÖNETILEMEZ HALE GELECEKTIR, OKULLARDAKI BASARI DÜSECEKTIR, MEB’IN HAFIZASI SILINECEKTIR, MEB YANDAS YETISTIRME KURUMU HALINE GELECEKTIR.


            Bugüne kadar yasananlar, Sendikalarin elestiri ve itirazlarinda ne kadar hakli olduklarini göstermistir. Siyasi iktidarin tüm toplumu ve egitim sistemini kendi siyasal ideolojik çizgisinde yeniden biçimlendirme uygulamalarina karsi dün oldugu gibi, bugün ve gelecekte de ayni kararlilikla duracagimiz bilinmelidir. Sendikalar olarak dün oldugu gibi bugün de egitimde piyasaci uygulamalara ve siyasi kadrolasma girisimlerine, egitimin ticarilestirilmesine, kamu kaynaklarinin sermayeye aktarilmasina, is güvencemizin gasp edilmesine karsi sessiz ve tepkisiz kalmayacagimiz bilinmelidir.  


HÜKÜMET, BU TASARI ILE TÜRKIYE’DE TARIHI GÖRÜLMEMIS GERGINLIKLERIN FITILINI ATESLEMISTIR.


           


            HERKES EMIN OLMALIDIR KI; BIZ EGITIMCILER, GERGINLIK ISE GERGINLIK, EYLEM ISE EYLEM ÜZERIMIZE DÜSEN HER SEYI SONUNA KADAR YAPACAGIZ. BU TASARIYI BIZLERE REVA GÖRENLERI, TASARI GERI ÇEKILENE KADAR RAHAT BIRAKMAYACAGIZ.


TBMM`ye sunulan kanun taslagina karsi mücadeleyi ortaklastirmak için sendika ayrimi yapmadan, bu düzenlemeden dogrudan ya da dolayli olarak etkilenecek bütün egitim ve bilim çalisanlarini birlikte hareket etmeye ve hükümetin baskici, otoriter ve dayatmaci politikalarina hep birlikte dur diyoruz. Meclis gündemindeki yasa tasarisinin derhal geri çekilmesini ve toplumsal yasamin her alaninda oldugu gibi egitimde de tekçi ve dayatmaci uygulamalara son verilmesini istiyoruz.





Kamuoyuna saygiyla duyurulur.




 

Türk Egitim-Sen- Egitim-Sen - Egitim-Is




Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster