Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle


Ya Gerici İç Savaş,Y Devrim


Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 25 ?ubat 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 06:04
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=17088


Ya Gerici Iç Savas,Y Devrim

Simdi animsamiyorum, bir yerde okumustum: “Fransiz Devrimini hirsizlar ve fahiseler yapti” diye yaziyordu. “Çünkü öyle kokusmustu ki toplum (daha dogrusu düzen), Paris’in yoksul halkinin erkeklerinin hepsi hirsiz, kadinlarinin hepsi fahise olmuslardi.”

Devrimler en diptekinin yukariya siçrama ihtiyacindan güç alir. Ve ne kadar güçlüyse bu ihtiyaç, ne kadar yakiciysa, o kadar kökten ve derinden olur.
Devrim, en diptekinin siçramasidir, kendi pratigi ile degismesidir. Devrimin yikici ve indirici gücü, bu en dipteki insandir.

En dipteki insanin en son çaresidir devrim. Kimsesizlerin kimsesi…

Türkiye toplumunun en dibindeki insanlar 12 yildir AKP’yi iktidara tasiyorlar. Birer cangila dönüstürülmüs kentlerin en yoksul semtleri, varoslari AKP’nin oy deposu oldu yillardir.

Tayyip’in diline doladigi yüzde 50’nin yasadigi yerler…

Bir paket makarnaya, bir çuval kömüre muhtaç edilmis insanciklar…

Tayyipgillerin köpek muamelesi yaptigi, üç kurus parayla hizmete alip emekçilerin üzerine saldigi o yoksul çocuklari, polisler…

Cemaatlerin, tarikatlarin agina düsürülmüs, yüzyillarin karanligina mahkûm edilmis, cehalete terk edilmis yoksul milyonlar…

Bir yandan kara çarsafa sokulmus, diger yandan bir ekmek parasina bedenini satmaya zorlanan yoksul kizlar, kadinlar…

Dipsiz kuyu benzeri atölyelerde köle gibi çalistirilan, her türlü tacize maruz kalan genç kizlar, delikanlilar, çocuklar…

Varoslari dolduran issizler, yoksullar, yerlerinden yurtlarindan edilmisler, mafyanin-tarikatin eline düsürülmüsler, kul edilmisler, beyinleri örümcek yuvasina çevrilmisler, kara çarsaflilar, kumalar, çocuk gelinler, burjuva itlerinin seks kölesi yapilanlar, kendileri inlerde oturup din tüccarlarinin, sermayedarlarin evlerini korumakla görevlendirilen özel güvenlikçiler, çaresiz birakilanlar, geleceksiz kilinanlar, kimsesizler, kenara atilmislar, sokaga birakilmislar, karanliga terk edilmisler, zavalliciklar…

Ey büyük burjuvalar, bu ülkenin tepesine çöken asalaklar, sömürgenler, ey Tayyipgiller, Fethullahgiller, ey din tüccarlari, sizin ipinizi bu zavalliciklar çekecek, söylemedi demeyin!

Inlerinden çikacaklar, kara çarsaflarindan siyrilacaklar, onurlarini, insanliklarini hatirlayacaklar, böyle yasamaya artik dayanamayacaklar ve bütün yikiciliklariyla, cahillikleriyle, balçiga bulanmisliklariyla, on yillardir birikmis hinçlari ve kinleriyle karsiniza dikilecekler… O tufan gününde sizi biz bile kurtaramayacagiz, iyi bilin…

Ey egemenler, korkun, korkun… G.t kili yaptiginiz bu halktan korkun… Siz ayakkabi kutularinizi doldurasiniz diye villalarinizi, sitelerinizi koruyan, bekçi köpegine dönüstürdügünüz o yoksul gençler gün gelecek villalarinizi basacak, korkun…

O dilinize doladiginiz yüzde 50’den korkun… Sonunuzu o yüzde 50 getirecek! Devrimin yikici, süpürücü, yok edici gücü olacak o yüzde 50…

Bugün karsi-devrimin köpegi olanlardan yarin devrimin neferleri çikacak. Bu biçak sirti diyalektigin isleyebilecegi bir noktadayiz.

* * *

Haziran Ayaklanmasi’ndaki en önemli olgulardan biri, Türkiye’nin aydinlik yüzü dedigimiz kesim ile varoslarin az da olsa bir bölümünü ayni hedefte birlestirmesiydi. Eski Cumhuriyet mitinglerinden farki da buydu.

Bu yolda sebat etmek ve ilerlemek gerekir. Sunu iyi bilelim: Istanbul’un Kadiköy, Beyoglu ve Sisli’si, Ankara’nin Çankaya’si, Izmir’in Karsiyaka’si devrim ve kurtulus için yetmez.

Türkiye’nin aydinlanmis emekçileri ve ülkenin ilerici birikimini temsil eden kitleler ile varoslara tikilmis yoksul kitleleri birlestirebilecek olan bir siyasal odak gelecegi de kazanacaktir.

Bu ayni zamanda Türk ve Kürt yoksullari ve emekçilerini de devrimci ve anti-emperyalist bir temelde birlestirmek anlamina gelir.

Günümüz burjuva siyasi odaklarindan hiçbiri böyle büyük bir birligi saglayabilme yetenegine sahip degil.

Öyle keskin bir noktaya geldi ki Türkiye toplumu, emek eksenli politikalarin disinda her politik hat ciddi bir gerici iç savas tehlikesi, emekçilerin birbirine kirdirilmasi anlamina gelir. Öyle gözüküyor ki, Tayyip de bunu göze almis durumda. Tayyip’i gözden çikarip düzeni sürdürmeyi düsünen odaklar da bir “turuncu devrimin” pususunda.

Bu büyük birligi gerçeklestirip bu tehlikeleri bertaraf etmeyi ancak anti-emperyalist, halkçi, devrimci ve gemileri yakmis bir politik odak saglayabilir.

“Gemileri yakmis” deyiminin altini çiziyorum. Bunu becerebilecek, bu duruma radikal bir müdahalede bulunabilecek bir sol odak gelecegi belirleyecektir. Sadece Türkiye’nin degil, bölgenin de gelecegini…

Yoksa… Iste Afganistan, Pakistan, Irak, Suriye, Libya, Ukrayna…

Bu bölgeden bir Yeni Osmanli çikmaz. Ama yeni bir Sovyetler çikabilir. Eger çikaramazsak bir yangin yerine dönüsecektir güzelim cografyamiz.


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle