Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Onurunuz Hangi Torbada
Kategori: Güncel
Eklenme Tarihi: 24 ?ubat 2014
Geçerli Tarih: 19 Nisan 2026, 18:23
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=17076
Torba Kanun Roma’da Siyasi Rüsvettir
Kanun, siyasi rüsvet olabilir mi? Roma Hukukunda “torba kanun” öyleymis, bu nedenle yasaklanmis. Kanun tasariniz seçtiginiz konulara bagli olarak “muvazaali kanun” kabul edilebilir ve bu nedenle yasaklanabilirmis…
Örnegin M.Ö. 91’de Livius Drusus, kanun teklifi yargilamaya ve senatonun yeniden yapilandirilmasi ait oldugu halde, ayni kanun teklifinin içine bütün Italya halkina Roma vatandasligi taninmasini, toprak dagitilmasini ve bugday verilmesini saglayan maddeler de eklemis… Bu yüzden Senato, bu kanun teklifinin lex Caecilia et Didia ilkesine aykiri oldugunu kabul ederek halk meclisinde oylanmasina onay vermemis…
Milattan öncenin Roma Hukukuna gidelim.
Bu nedenle Roma Hukukçusu Doç. Dr. Pervin Somer’e bir kere daha tesekkür etmeliyim…
Çünkü 2010 Anayasa Degisiklikleri Çerçevesinde Yargi Bagimsizligi (Seçkin Yay. Ankara 2010. sy 23) adli kitapta yayimlanan “Roma Hukuku’nda Torba Yasa Yasagi” / “Leges Saturae e lex Caecilia Et Didia” baslikli yazisindan “torba kanun” yapmanin neden yasak oldugunu anlatmisti ve ben anlamistim.
Bu yazida anlatilanlari bilgilerinize aktarmadan önce…
Ceza Hukuku alanindan örneklersek, bir ülkenin kanun yaparken amaci, suç ve ceza siyaseti ve felsefesi olmalidir. Neyin suç olup olmadigi kanunla düzenlenir. Hangi eylemin “suç” oldugu kanunda gösterilecegine göre; hukuka aykiri eylemlerin suç olarak tanimlanmasi siyasal iktidarin “siyasal tercihidir”. Çünkü “suç” sayilan hukuka aykiri eylemi saptayarak “tanimlayan” ve “yaptirimi” belirleyerek ceza normunu koyan bu siyasal güçtür.
Siyasal güç; temel insan haklari ve özgürlükleri basta olmak üzere Anayasa ve ulusal üstü sözlesmelerdeki kurallarla sinirlidir. Ceza normunun “suç” olarak tanimladigi “yasak kurali” ile korudugu hukuksal yarara ve verilen cezaya göre ülkenin ceza kanunlarina bakilarak o ülkenin “demokratik” olup olmadigi belirlenir..
Anayasa Mahkemesi’nin bir karari yasa koyucunun kanun yapma iradesi hakkindaydi. Devletin diledigi eylemi suç sayarak ceza tayin eden mantiginin demokrasiye aykiri oldugunu söylüyordu.
Yasa koyucunun kanun yaparken kisinin temel hak ve özgürlüklerini aklina estigi gibi sinirlandiramayacagini ve istedigi gibi “ceza” koyamayacagini AYM söyle ifade ediyordu: “...yasa koyucu kamu yarari düsüncesiyle eylemelere diledigi miktarda ceza saptayamayacagi gibi, kisinin temel hak ve özgürlüklerini demokratik toplum düzeninin gereklerine aykiri olarak sinirlayamaz. Yasa koyucunun ceza saptamadaki yetkisinin sinirini hukuk devleti ilkesi olusturur. Cezalarin, suçlarin agirlik derecesine göre önleme ve iyilestirme amaçlari da göz önünde tutularak adaletli bir ölçü içinde konulmasi ceza hukukunun temel ilkelerindendir”( AYM. E. 1991/35, K. 1991/13, K ve 06.06.1991 tarihli karari).
Dönelim sayin Somer’in torba kanun yasagi hakkindaki yazisina…
Kanun koymaktaki en önemli husus “tek konu gerekliligi kurali”…Yani “tek konu”, “tek kanun”. Antik toplumlarda bile kural böyle, örnegin Hammurabi Kanunlari ve On Emir bu yüzden herkes için basit ve anlasilir kurallardir.
Taraflarin üzerinde anlastiklari ve aralarinda geçerli olacagina dair mutabakata vardiklari kurallar bütününe eskiden Roma’da Lex deniyordu, bu gün biz “kanun” diyoruz. Roma’da halk meclisinde kanun koyma faaliyetinin baslamasi için magistra’nin adiyla anilan bir kanun teklifi hazirlamasi gerekiyordu. Kanun teklifleri Senatoda görüsüldükten sonra halka ilan edilir ve magistra oylama gününü belirten bir davetle halk meclisini toplantiya çagirirdi.
Toplantida kanun teklifinin gerekçesini açiklayan magistra tasariyi bir kez daha okurdu. Oy verme hakki olan vatandaslar bu kanun teklifine uyup uymadiklarini hususundaki magistranin sorusuna yanit verirler ve oylama sonucu açiklanir ve bazen kabul edilen kanunlar toplumun ögrenmesi için ilan edilirdi.
Roma’da ayni kanun içinde degisik ve ilgisiz maddelerin düzenlenmesi, yani torba kanun yapmak yasaklanmisti. Çünkü böylece halkin istemedigi bazi konularin, kanunlasmasi istenilen teklifler arasina karistirilarak kanunlasmasi ve halkin oylama sirasinda yaniltilmasi önlenmek istenmisti. “Zira tek basina oylandiginda meclisten geçmeyecek olan kanun maddelerinin, bu yolla kabul edilmesi mümkün diger maddelerle birlikte ve tek seferde oylanmasinin bir nevi (siyasi) rüsvet / muvazaa oldugu kabul edilmistir” (Age, Somer, Pervin).
Sayin Somer anilan yazisinda; halkin istemedigi birtakim konularin çok istenilen konular arasina yerlestirilmek suretiyle kanunlasmasinin önüne geçmek istenildigini, bu tür kanunlastirmanin siyasi rüsvet (muvazaa) olarak algilandigini, siyaseten ve hukuken ve etik olarak da uygun görülmediginden torba kanun yapmanin yasaklandigini ifade ediyor.
Roma’da, M.Ö. 98’de torba kanun yapmak yasaklanmis. Amerika’da 43 eyalette torba kanun “konunun tekligi ilkesi” geregince yasaklanarak anayasal bir ilke olarak kabul edilmis.
Dayanagi ise Roma Hukukunda kabul edilen lex Caecilia et Didia ilkesi… Tek konu, ya da “siki baglanti içinde” olan konularin ayni kanunda yer almasi zorunlulugu.
Yani torba kanunlar, “lex Caecilia et Didia” ilkesine aykiridir. Milattan önce böyledir…
Roma Hukuku derslerini neden kaldirmak istediklerini anladigim ülkeler arasinda olmaktan bir kere daha utanmam gerekiyor. Sadece günümüz uygulamalarina isik tutmasi için sayin Somer’in yazisini alintilamakla ve özetlemekle yetindim. Yeni bir sey yazmadim ama yazilani hatirlatmak bile bazi gerçeklerin gün yüzüne çikmasini sagliyor inancindayim. Aydinlaniyor ve bilgi sahibi oluyorsunuz, eger isterseniz.
Roma Hukukunun kiymetini bilmekten geçerek olunabilecek hukuk devletinin her daim Roma Hukukuna gereksinimi var.
Eskiden “Her yol Roma’ya çikar” denilirdi,simdi çikmiyor anlasilan.

Torbalarla degistirilen Kanunlar hangileriydi? Kaç kanun, kaç tane Kanun Hükmünde Kararname hangi torbanin içine konularak degistirildi?
Torbalar dolusu ve adi “Bazi Kanunlarda Degisiklik Yapilmasi Hakkindaki Kanun” olarak degistirilmis olan kanunlar kaç yil içinde ve kaç torbaya sigdirildi?
Kadastro Kanunu, Pasaport Kanunu, Orman Kanunu, Kamulastirma Kanunu, Askerlik Kanunu, Askeri Yüksek Idare Mahkemesi Kanunu, Harçlar Kanunu, Özellestirme Uygulamalari Hakkinda Kanun, Hâkimler ve Savcilar Yüksek Kurulu Kanunu, Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin Infazi Hakkinda Kanun, Ceza Infaz Kurumlari ile Tutukevleri Isyurtlari Kurumunun Kurulus ve Idaresine Iliskin Kanun, Ceza Infaz Kurumlari ve Tutukevleri Personeli Egitim Merkezleri Kanunu, Anayasa Mahkemesinin Kurulusu ve Yargilama Usulleri Hakkinda Kanun, Devlet Memurlari Kanunu, Yüksekögretim Kanunu, Gülhane Askeri Tip Akademisi Kanunu, Terörle Mücadele Kanunu, Kabahatler Kanunu, Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Sekli Hakkinda Kanun, Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Sekli Hakkinda Kanun, Adli Sicil Kanunu, Basin Kanunu, Danistay Kanunu, Yargitay Kanunu, Idari Yargilama Usulü Kanunu, Uyusmazlik Mahkemesinin Kurulus ve Isleyisi Hakkinda Kanun, Icra Iflas Kanunu, Siyasi Partiler Kanunu, Seçim Kanunu, Dernekler Kanunu, Il idaresi Kanunu, Yardim Toplama Kanunu, Toplanti ve Gösteri Yürüyüsleri Kanunu, Vakiflar Kanunu, Hâkimler ve Savcilar Kanunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu, Yabancilarin Türkiye’de Ikamet ve Seyahatleri Hakkinda Kanun, Is Mahkemeleri Kanunu, Seyahat Acenteleri ve Seyahat Acenteleri Birligi Kanunu, Bölge Idare Mahkemeleri, Idare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kurulusu ve Görevleri Hakkinda Kanun, Elektrik Piyasasi Kanunu, Seker Kanunu, Dogal Gaz Piyasasi Kanunu, Petrol Piyasasi Kanunu, Sivilastirilmis Petrol Gazlari (LPG) Piyasasi Kanunu, Bankacilik Kanunu, Elektronik Haberlesme Kanunu, Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartlari Kurumunun Teskilat ve Görevleri Hakkinda Kanun Hükmünde Kararname, Adalet Bakanliginin Teskilat ve Görevleri Hakkinda Kanun Hükmünde Kararname, 2992 sayili Adalet Bakanliginin Teskilat ve Görevleri Hakkinda Kanun Hükmünde Kararnamenin Degistirilerek Kabulü Hakkinda Kanun.
Mutlaka daha fazladir. Eksik saymis olabilirim. Ama 50 kanun, üç önemli KHK, 2011 ile 2013 yillari arasinda, yani sadece iki yil içinde kabul edilen dört torba kanuna sigdirildi. Bu dört torbayla temel kanunlarin tümünde çok esasli degisiklikler yapildi.
Birincisi ve adina “yargi reformu” denilen ilk torbayla 17 ayri kanunda degisiklik yapildi. 31.03.2011 kabul tarihli 6217 sayili “Yargi Hizmetlerinin Hizlandirilmasi Amaciyla Bazi Kanunlarda Degisiklik Yapilmasina Dair Kanun” 33 maddesi ve 4 geçici maddesi var.
Ikinci yargi reformu torbasi ile TBMM’den geçmeden kabul edilen "650 sayili Adalet Bakanliginin Teskilat Ve Görevleri Hakkinda Kanun Hükmünde Kararnamenin Degistirilerek Kabulü Hakkinda Kanun Ile Bazi Kanun Ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Degisiklik Yapilmasina Dair Kanun Hükmünde Kararname" ise 44 maddeden olusuyor. Cumhurbaskani imzasiyla 26.08.2011 tarihli 28037 sayili Resmi Gazete'de yayimlanarak yürürlüge girdi. Anayasa Mahkemesi birçok maddesini iptal etti.
Üçüncü yargi reformu torbasi ile 02.07.2012 kabul tarihli 6352 Sayili Kanun’dur. “Yargi Hizmetlerinin Etkinlestirilmesi Amaciyla Bazi Kanunlarda Degisiklik Yapilmasi ve Basin Yayin Yoluyla Islenen Suçlara Iliskin Dava ve Cezalarin Ertelenmesi Hakkinda Kanun” ise 107 madde ve 3 geçici maddeden ibarettir.
Dördüncü yargi reformu torbasi olan 27 maddelik 11.04.2013 kabul tarihli 6459 sayili “Insan Haklari ve Ifade Özgürlügü Baglaminda Bazi Kanunlarda Degisiklik Yapilmasina Dair Kanun” 30.04 2013 ve 28633 sayili Resmi Gazetede yayimlanarak yürürlüge girdi.
Bütün bunlarin daha basinda önce Anayasa degistirildi. 07.05.2010 kabul tarihli ve 5982 sayili “Türkiye Cumhuriyeti Anayasasinin Bazi Maddelerinde Degisiklik Yapilmasi Hakkinda Kanun” çikti.13.05.2010 günlü 27580 sayili Resmi Gazetede yayimlandi. 12 Eylül 2010 tarihinde halkoyuna sunularak kabul edildi. Buna iliskin sonuç 22.10.2010 tarihli ve 846 sayili Yüksek Seçim Kurulu karari 23.09.2010 tarihli 27708 sayili Resmi Gazetede ilan edildi.
Hatirlar misiniz bu Kanunla Anayasanin 25 maddesi degistirildi. Anayasaya bu Kanunla “Geçici Madde” olarak 18 ve 19 uncu maddeler eklendi. 5982 sayili Kanun yayimi tarihinde yürürlüge girdi. Halkoyuna sunulmasi halinde ise “tümüyle” oylanmasi kabul edilmisti (Madde 26). Yani, Anayasanin geçici maddeler dâhil degistirilen bütün maddeleri “bir torbaya” konuldu. Halkoylamasina sunuldu ve tabi tüm maddeleri birlikte oylandi.
Acaba tümüyle oylamak zorunda kaldigimiz bu torbadaki Anayasa maddelerini animsayan var mi? En çok hatirlanan Anayasa Mahkemesi'nin yapisini degistirilmesi ve HSYK ile ilgili olan maddelerdir. Bu gün en çok sikâyetçi olanlarin basinda Hükümet gelmek üzere, bu degisiklikleri o zaman alkislayanlar sayisal “çogunluktu”, sandiktan çiktilar ve adlari “milli irade” idi… Torbadaki HSYK ile ilgili 159'uncu madde ve yargiyla ilgili Anayasa degisikliklerini oylayip kabul etmislerdi. Bu gün yanildik ve yanlis yaptik diye sikâyet ediyorlar. Yani, milli irade – neyse o- 12 Eylül 2010’da çogunlukla yanlis mi yapti?
Torba kanunlarin amaci Anayasa'ya, AIHS’ne uygun olarak devlet hizmetlerinin, adaletin hizlandirilmasi, süratli, verimli ve ekonomik bir sekilde yürütülmesi, mahkemelerin is yükünü azaltmak, yargilamada emek ve zaman kaybini önlemek, davalarin en az giderle ve makul sürede bitirilmesi, insan hak ve özgürlüklerinin saglanmasi olarak anlatildi.
Zaten bu yüzden ilk önce Anayasa, torbalandi. Sonra bu torbaya uygun torbalar biçildi.
Torba kanun degisikliklerinin gerekçeleri yargi reformu, adil yargilanma hakki, temel hak ve özgürlüklerin korunmasiydi ama yasadigimiz gerçekler bunun tam aksi…
Ülkenin etrafina dikenli teller ve yüksek duvarlar örülüyor…
Basta torba kanunlar sayesinde açilan torba davalarla yaratilan ve insan onurunu hiçe sayan trajediler herkesin hayatini degistirdi ve degistirmeye devam ediyor…
Panik mevzuatina uygun torbalarla ölçülüp biçilen “kanunlarla” agzi büzülen torbalarin içine atilan hayatlarimizin kaderi tayin ve takdir ediliyor…
Çizilen sinirlar içinde haklar ve özgürlükler ve demokrasi; çizilen sinirlari asmamamiz için yapilan torba kanunlar… Size sormaya gerek yok, yürütme organi sizin için en iyisini bilir.
Zaten torba kanunlarin yapicilari da torba kanunlar çikararak hayatimizi ölçüp biçmeye ve sansürlemeye devam ediyorlar…
Sizin hayatiniz hangi torbanin içinde? Dünden bu güne degisen bir sey yok.
Açikça ifade ettiler, Anayasanin 138 inci maddesi ölmüstür. Yani sizlere ömür dedikleri Anayasanin 138 inci maddesini biz faniler Meclis Baskaninin bu sözlerinden sonra söyle mi anlamaliyiz? Artik hâkimler görevlerinde bagimsiz degillerdir, Anayasaya, kanuna ve hukuka uygun olarak vicdani kanaatlerine göre hüküm veremezler. Yürütme organi ve yürütmenin basi yargi yetkisinin kullanilmasinda mahkemelere ve hâkimlere emir ve talimat verebilir, genelge gönderebilir, tavsiye ve telkinde bulunabilir… Görülmekte olan bir dava hakkinda Yasama organinda yargi yetkisinin kullanilmasiyla ilgili soru sorulabilir, görüsme yapilabilir ve her türlü beyanda bulunmak serbesttir. Yasama ve yürütme organlari ile idare, mahkeme kararlarina uymak zorunda degillerdir. Bu organlar ve idare mahkeme kararlarini degistirebilir ve bunlarin yerine getirilmesini geciktirebilir.
Bu mudur ve böyle bir hukuki düzen mi kurulacaktir?
Hiç olacak sey degil ama o zaman bu su demektir; artik kuvvetler ayriligi yoktur ve yasama yürütmeye baglidir, yürütme ise yürütmenin basina…
O zaman Türkiye’de yargi bagimsizligi ve yargiç tarafsizligi yoktur.
Bu yüzden inadina ve israrla direnerek ve isteyerek yargiyi ele geçirmeye çalisarak siyasal iktidar olmak isteyen tüm güçlere karsi yargi bagimsizligindan ve yargiç tarafsizligindan yana olmanin tam zamanidir.
Türkiye, torba kanunlarla idare edilen ve kanun devleti bile olmayan yasaklar ülkesidir.
Yasaklara karsi çikmak ve direnmek; insan onurunun korunmasidir, hayatin tam anlamidir.
