Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


Türk Lirası % 60 Değer Kaybetti


Açıklama: Merkez Bankası'ndan tarihi faiz kararı! Dolar ve Euro sert düştü!
Kategori: Ekonomi-Çalışma Hayatı
Eklenme Tarihi: 30 Ocak 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 00:57
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=16861


Türk Lirasi % 60 Deger Kaybetti


Merkez Bankasi Para Politikasi Kurulu yaptigi toplanti sonrasinda kararini açikladi. Toplantidan faiz artisi karari çikti.

ara PPK kararlarini açikladi. Marjinal fonlama orani %7.75'ten %12'ye yükseltildi.

Merkez Bankasi politika i olan 1 haftalik repo faizi yüzde 4.5'tan yüzde 10'a çikardi. Merkez Bankasi gecelik borç verme faizini yüzde 12'ye çikardi.

Uzmanlar faiz artisi için neler söylediler

BIR ANDA SERT DÜSTÜ

Merkez Bankasi'nin karari öncesi 2.2550 TL seviyesinde bulunan dolar ise karar sonrasinda Türk Lirasi karsisinda 2.20'nin altina kadar düstü.

EURO 3 TL'NIN ALTINA DÜSTÜ

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasinin ara Para Politikasi Kurulu toplantisinda faiz oranlarinda güçlü bir artisa gitmesinin ardindan Euro 3,09'dan 2,97'ye geriledi.

Iste alinan kararlar;

- Marjinal fonlama orani %7.75'ten %12'ye yükseltildi.

- Politika faizi %4.5'tan %10'a yükseldi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasi (TCMB), gecelik borç verme faiz oranini en son 20 Agustos 2013 tarihli Para Politikasi Kurulu (PPK) toplantisinda 25 baz puan artirarak yüzde 7,25'ten yüzde 7,75'e yükseltti. Yakin dönem gelismelerinin degerlendirilmesi ve fiyat istikrari için gerekli politika tedbirlerinin alinmasi amaciyla bugün toplanan PPK'nin kararlari yarin piyasalarin yönü üzerinde belirleyici olacak. TCMB, en son ara PPK toplantisini 4 Agustos 2011 tarihinde gerçeklestirmis ve toplantida politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranini yüzde 6,25'ten yüzde 5,75'e düsürürken, TCMB borçlanma faiz oranini yüzde 1,50'den yüzde 5'e yükseltti.

TCMB, yüzde 7,75 olan gecelik borç verme faizini (faiz koridorunun üst bandi - Istikrarli Fonlama Orani / IFO -2) en son 20 Agustos 2013 tarihli PPK toplantisinda 25 baz puan artirarak yüzde 7,25'ten yüzde 7,75'e çikardi, politika faizinde ve borçlanma faizinde herhangi bir degisiklik yapmadi. Borç verme faizi 2013 yilinda 4'ü indirim ve 3'ü artirim olmak üzere 7 defa degistirildi. 16 Nisan 2013 tarihli PPK toplantisinda borç verme faizi yüzde 7'den yüzde 6,50'ye düsürüldü. Son 5 PPK toplantisinda yüzde 7,75 olan borç verme faiz oraninda degisiklik olmadi.

"ARTIK FAIZI KULLANACAGIZ" DEMISTI

Merkez Bankasi Baskani Erdem Basçi dünkü Enflasyon Raporu basin toplantisinda faiz enstrümani hakkinda kritik açiklamalarda bulunmustu. Merkez Bankasi’nin daha önceki zor dönemlerde nasil tedbir aldiysa bundan sonra da alacagini vurgulayan Basçi, kurdaki harekete döviz satisiyla müdahale edildigini, bundan sonra dövizin yani sira faiz aracini da kullanacaklarini anlatti. Faizin Merkez Bankalari için en temel, en vazgeçilmez politika araci oldugunu vurgulayan Basçi, döviz rezervlerinin daha hizli azalmamasi için artik faiz aracini da kullanacaklarini açiklamisti.

POLITIKA FAIZININ YOLCULUGU

Merkez Bankasi, 18 Mayis 2010 tarihli PPK toplantisinda teknik faiz ayarlamasina giderek, bir hafta vadeli repo ihale faiz oranini yüzde 7 olarak belirlemisti. 17 Haziran 2010 tarihli PPK kararinda bir hafta vadeli repo ihale faiz orani "politika faizi" olarak adlandirildi. Bu tarihten 19 Kasim 2013 tarihine kadar "politika faizi" tabiri kullanildi ve "politika faizi" 19 Kasim 2013 tarihli PPK kararinda tekrar "bir hafta vadeli repo ihale faiz orani" olarak anildi.

Politika faizi olan bir hafta vadeli repo ihale faiz orani, en son 16 Mayis 2013 tarihli PPK toplantisinda yüzde 5'ten yüzde 4,50'ye indirildi. Politika faizi tabirinin kullanildigi tarihten bugüne politika faizi, 2 kez 25 ve 4 kez de 50 baz puan düsürülürken, politika faizinde hiç artis yapilmadi.

Öte yandan son 8 PPK toplantisinda yüzde 4,50 olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oraninda herhangi bir degisiklik olmadi.

Merkez Bankasinin gecelik borçlanma faizi (faiz koridorunun alt bandi) 2013 yilinda 4 defa düsürüldü. En son 16 Mayis 2013 tarihli PPK toplantisinda yüzde 4 olan borç verme faizi 50 baz puan düsürülerek yüzde 3,50'ye düsürüldü. Borç verme faizi en son 4 Agustos 2011 tarihli PPK toplantisinda 350 baz puan artirilarak yüzde 1,50'den yüzde 5,00'e yükseltildi. Öte yandan son 8 PPK toplantisinda yüzde 3,50 olan borç verme faiz oraninda ise herhangi bir degisiklige gidilmedi.

AÇIKLAMANIN TAM METNI

Sayi: 2014-07 28 Ocak 2014

PARA POLITIKASI KURULU KARARI

Toplanti Tarihi: 28 Ocak 2014

Toplantiya Katilan Kurul Üyeleri
Erdem Basçi (Baskan), Ahmet Faruk Aysan, Murat Çetinkaya, Turalay Kenç, Necati Sahin, Abdullah Yavas, Mehmet Yörükoglu.

Merkez Bankasi bünyesindeki Bankalararasi Para Piyasasi ve Borsa Istanbul Repo–Ters Repo Pazarlarinda uygulanmakta olan faiz oranlari ile bir hafta vadeli repo ihale faiz oraninin asagidaki gibi belirlenmesine karar verilmistir:

a) Gecelik faiz oranlari: Marjinal fonlama orani yüzde 7,75’ten yüzde 12’ye, açik piyasa islemleri çerçevesinde piyasa yapicisi bankalara repo islemleri yoluyla taninan borçlanma imkani faiz orani yüzde 6,75’ten yüzde 11,5’e, Merkez Bankasi borçlanma faiz orani yüzde 3,5’ten, yüzde 8’e yükseltilmistir.

b) Bir hafta vadeli repo ihale faiz orani yüzde 4,5’ten yüzde 10’a yükseltilmistir.

c) Geç Likidite Penceresi faiz oranlari: Geç Likidite Penceresi uygulamasi çerçevesinde, Bankalararasi Para Piyasasi’nda saat 16.00–17.00 arasi gecelik vadede uygulanan Merkez Bankasi borçlanma faiz orani yüzde 0 düzeyinde sabit tutulurken, borç verme faiz orani yüzde 10,25 düzeyinden yüzde 15 düzeyine yükseltilmistir. Son dönemlerde iç ve dis piyasalarda risk algilamasini olumsuz etkileyen gelismeler yasanmaktadir. Bu süreçte Türk lirasinda belirgin bir deger kaybi ve risk priminde kayda deger bir artis gözlenmistir. Merkez Bankasi bu gelismelerin enflasyon ve makroekonomik istikrar üzerindeki olumsuz yansimalarinin sinirlanmasi için üzerine düseni yapacaktir. Bu çerçevede Kurul, fiyat istikrarini saglamak amaciyla güçlü bir parasal sikilastirma yapmaya ve operasyonel çerçeveyi sadelestirmeye karar vermistir.

Bu dogrultuda, (i) bir hafta vadeli repo faiz orani yüzde 4,5’ten yüzde 10’a çikarilmistir; (ii) önümüzdeki dönemde Merkez Bankasi fonlamasi temel olarak marjinal fonlama orani yerine bir hafta vadeli repo faiz oranindan saglanacaktir.

Enflasyon görünümünde belirgin bir iyilesme saglanana kadar para politikasindaki siki durus sürdürülecektir. Bu durus altinda enflasyonun 2015 yilinin ortalari itibariyla yüzde 5 düzeyine ulasacagi öngörülmektedir. Açiklanacak her türlü yeni verinin ve haberin Kurul’un gelecege yönelik politika durusunu degistirmesine neden olabilecegi önemle vurgulanmalidir. Para Politikasi Kurulu Toplanti Özeti bes is günü içinde yayimlanacaktir.

Deflasyon Nedir,Türkiye'de Deflasyon

Deflâsyonun kelimesi latince “flatus” kökünden türetilmis olup, nefes verme, hava kaçirma, sönüklesme gibi anlamlara gelir. Iktisadi anlamda ise, iktisadi faaliyetlerin canliligini kaybetmesi ve sönük bir devreye girmesi demektir. O halde enflasyon ve deflasyon anlamlari zit kavramlardir. Enflasyon ve deflasyon olaylarinin da gerek sebepleri, gerek belirtileri, gerekse sonuç ve etkileri itibariyle zit iktisadi olaylar oldugu söylenebilir. Yalniz bu zitligin, tam simetrik anlamda bir zitlik olmadigini belirtmeliyiz.

Deflasyon bir iktisadi istikrarsizlik halidir ve sebebi de talep yetersizligidir. Baska bir ifadeyle enflasyondaki sebep, burada adeta tersine çevrilmistir. Yani bu defa toplam arz, toplam talebi asmakta ve toplam talep, toplam arz karsisinda yetersiz kalmaktadir.

Toplam talebin toplam arz karsisinda yetersiz kalmasi demek, ekonomideki toplam harcamalarin mevcut mal ve hizmetlerin tamamini satin almaya yetmemesi demektir. Bu sebeple üretilen mal ve hizmetlerin bir kismi alici bulmaz olur. Bu sonuç üretici ve saticilarin rekabetine ve giderek fiyatlarin düsmesine sebep olur. Mal ve hizmetlerin bir kisminin satilamamasi ve fiyatlarin düsmesi, karlarin azalmasi demektir. Üretici ve saticilarin bu duruma ilk tepkisi mal stoklamasina gitmek, daha sonraki tepkisi ise üretimi kismak seklinde ortaya çikar. Üretimin kisilmasi, istihdamin kisilmasi ve issizligin artmasi demektir. 


Devalüasyon Nedir,Türkiyede Devalüasyon

 

Kelime olarak degerini düsürme anlamina gelen devalüasyon, bir iktisat terimi olarak ülke parasinin yabanci paralar karsisinda degerinin düsürülmesini ifade eder. Piyasa mekanizmasinin isleyisi sonunuda gayri iradi ve amaçlanmayan bir sonuç olarak degil, hükümetlerin bilinçli ve iradi kararlarinin sonucu olarak gerçeklesir.


Devalüasyonda güdülen ana amaç, ödemeler dengesi açiklarinin tamamen veya mümkün mertebe kapatilmasidir. Ülke parasiyla ifade edilen iç fiyatlari, yabanci para cinsinden ucuzlattigi için ihracati arttirmasi, dis ülkelere ait mal ve hizmetleri ülke parasi cinsinden pahalilastirdigi için de ithalati azaltmasi ve böylece dis ödemeler dengesini olumlu yönde etkilemesi beklenir. Fakat bu beklentinin gerçeklesmesi, devalüasyon zamaninin ve oraninin isabetle seçilmesi, dis ve iç mallarin ve hizmetlerin arz ve talep esnekliklerinin devalüasyon amacina uygun özellikler tasimasi gerekir.


haberler


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster