Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


50 bin yıllık ısınma 150 yıla sığdı


Açıklama: Sosyoekonomik sıkıntılar doğacaktır
Kategori: Çevre
Eklenme Tarihi: 21 Ocak 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 00:54
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=16752


“50 bin yillik isinma 150 yila sigdi”

Yagislar Türkiye genelinde mevsim normallerinin altina düstü. Istanbul’da barajlarin doluluk orani yüzde 33 seviyesine indi. Türkiye’nin gözde kayak merkezlerinden Uludag ve Kartalkaya’da pistlerdeki karlar eridi. Tarim ve Köyisleri Bakani Mehdi Eker, “Meteorolojik kuraklik söz konusu ancak Çukurova’da ve bazi bölgelerde henüz tarimsal kuraklik yok. Ama meteorolojik kuraklik var. 1 yil içinde uzun yillar ortalamasiyla mukayese edildiginde yagan yagmur miktari daha az. Suan için yok ama endise tasiyoruz” dedi. Uzmanlara sorduk: “Türkiye bu yaz kuraklik yasayacak mi?”, “Kuraklik derecesi ürkütücü olurmu?”, “Türkiye nasil etkilenir?”

“Sosyoekonomik sikintilar dogacaktir”

ITÜ Metroloji Bölümü Ögretim üyesi Prof. Dr. Orhan Sen:

Kurakligi yalnizca iklim degisikligine baglamamak lazim. Turkiye’deki su havzalarinin korunmasi, tarimdaki vahsi sulama dedigimiz borularla sulama gibi birçok etken kurakliga yol açiyor. Istanbul’da yagislarin 2011 yilinin sonlarindan itibaren azalma gösterdigini görüyoruz. Kuraklik, çok sinsi bir dogal afettir. Kurakligin ilk belirtisi çok önemli degil ama ikinci belirtisi son derece tehlikelidir. Çünkü kurakliktan dolayi tarim ürünlerinde, meyvelerde, sebzelerde belirli bir süre sonra etkisini gösterir. Su anda Istanbul’daki barajlarda yüzde 33′lük içme suyu var. Yagislar, Mayis’a kadar bu seviyede devam edecektir. Türkiye’de belirli zamanda kuraklik meydana gelir. Buna iklim degisikligi de eklendi. Yüksek basinç Türkiye’ye yagislari sokmuyor. Su andan itibaren tasaruf tedbirleri almamiz lazim. Türkiye, içme ve tarimsal su açisindan çok siddetli bir kurakliga girdi. Tarimsal kurakligin ikincil sonuçlari, ürünleri toplamaya gittigimizde ortaya çikacak. Fiyatlar artacak, enflasyon artacak, sosyo ekonomik sonuçlar dogacak, yasami etkileyecek.

“Tarim etkilenecek, ekmegi çöpe atmayin, suyu idareli kullanin”

Türk Ziraat Yüksek Mühendisler Birligi Baskani Fehmi Kiraz:

Eskiden beri ’7 yilda bir kuraklik gelir’ derler ki bu yil da meteoroji verileri bunu maalesef yine dogruladi. Bugday, arpa gibi hububatin yüzde 80-85′i Iç Anadolu, Güneydogu Anadolu, Trakya ve Akdeniz’de yetisiyor. Bu bölgeleri baz alarak yaptigimiz arastirmaya göre, hububatin yüzde 70′i çimlenmemis, tohum hala topragin içinde. Konya bölgesinde bu oran yüzde 80-90 oraninda. Hemen yagmur yagsa ve tohumlar filizlense bile bugdayin büyümesinde gecikme oldugundan verim düsüsüne neden olacak. Tarim Bakanligi ve Toprak Mahsuller Ofisi’ni uyardik. ‘Bugdayda stokta tuttuktugumuz orani arttirin’ dedik. Bugday fiyatlari yükseleceginden ekmegi pahali yiyecegiz. Sulanarak yetisen yaz ürünleri için de çok riskli bir ortam olusacak. Vatandasimiz suyu daha bilinçli bir sekilde kullanmali, basinçli silama sustemi kullanilmali. Ekmegi çöpe atmayalim. Bayat ekmegi kizartarak yiyelim. Bunlar, gelecek sene bizim biraz daha iyi olmamizi saglayacak.

“Kar yagmadi, oteller bos kaldi”

Türkiye Seyahat Acenteler Birligi Genel Sekreteri Çetin Gürcün:

Yagislarin azligi turizmi de etkiledi. Kar yagmadigi için kis tatillerinin satislari çok düstü. Kar ötellerinin çogu bos. Oteller yüzde 50 indirime gitti. Eskiden Uludag, Kartalkaya gibi kis turuzmi yapilan yerlerde haftasonlari için iki gecelikten az rezervayon yapilmazdi. Bu bir geceye düstü. Bu birinci boyut. Turizmin sürdürülebilirligi açisindan, doganin dengesinin bozulmamasi çok önemli. Çevre faktörleri, denizlerin bundan etkilenerek kirlenmesi gibi yiginla alt faktörler var. Yaz dömeminde yasanabilecek olasi su sikintisi, Hidroelektrik santrallerinin susuzluktan etkilenmesi ve bu nedenle elektriklerin kesilecek olmasi turizmi çok fazla olumsuz etkiler. Bizim hedefimiz, daha fazla turist getirmek. Daha fazla su, daha fazla elektrik demektir ki bizim kurakliga karsi tedbir almamiz da mümkün degil. Kuraklik, kar yagmamasi nedeniyle kisin bir kriz yaratti, umarim yazin da bir kriz yasamayiz.

“Kuraklik demek için çok erken”

Konya Necmettin Erbakan Üniversitesi Havacilik Uzay Bilimleri Fakültesi ögretim üyesi Yard. Doç Dr. Mustafa Coskun:

“Metroloji Genel Müdürlügü kaynaklarindan aldigim referanslar dogrultusunda, iklim modelleri üzerinden yorum yapmak lazim. 1. Model, Avrupa Orta Vade Tahminler Merkezi’nin mevsimlik tahminlerine baktigimizda, önümüzdeki 3 ay içerisinde yagislar mevsim normalleri civarinda bekleniyor. 2. Model ise ABD Meterloji Servisi tahminidir ki buna göre; bizdeki kuraklik, biraz daha siddetli. Mevsim normallerinin altinda yagis bekleniyor. Ancak Mayis ayina gelindiginde; Ege, Marmara, Bati ve Orta Karadeniz’de mevsim normallerin üzerinde bir yagis beklentisi var. Diger yerler için ise mevsim normallerinin altinda yagis olacaktir. Her iki modeli karsilastirdigimizda; simdiye kadar olusan yagis azligindan dolayi barajlarin doluluk orani düsmüstür. Dolayisiyla bundan sonra yagislar normal olsa da, simdiye kadar yagis azligi nedeniyle barajlardaki doluluk orani düsük seviyede kalacaktir. Dolayisiyla, siki bir su yönetimi politikasi üretilmesi gerekiyor. Ayrica, 2-3 gün önce Endenezya’da bir yanardag patlamasi gerçeklesti. Yanardagin aktivitesinin devam etmesi, atmosfere çok fazla volkan külü atilmasina neden olacak. Bu da küresel ortamda sicakligi 0.2 derece gibi çok hafif düsürecektir.

“Dünya 50 bin yilda bir derece civarinda degisiyordu. Simdi ise son 150 yilda bir derece isindi”

Meteoroloji ve Afet Yönetimi Profesörü Mikdat Kadioglu:

“Uzun vadeye baktigimizda Türkiye’nin Marmara’dan Antalya’ya kadar kuraklik görünüyor. Türkiye’nin batisi mevsim normallerinin altinda yagis alacak. Aslinda gerçek degerleri bulmak için 20-30 model tahmin yapmak lazim. Tek basina küresel sicaklik degil sorunumuz, iklim degisikligi. Iklim tamamen degisiyor, degisiklik oldukça mevsim degisiyor. Aslinda dünya var oldugundan beri iklim degismistir ancak eskiden 150 bin yilda bir derece civarinda degisiyordu. Simdi ise son 150 yilda bir derece isindi. Su anda iklim degisikliginin problemi, bin kat hizli degisiyor olmasi. Bu da dünyanin ekolojik sistemini degistiriyor. Hayvanlar,. Bitkiler buna ayak uyduramiyor. Yoksa iklim degisikligi hep var olan bir durumdur. Iklim degistikçe mevsim normalleri de degisiyor. Iklim tümüyle degisiyor; firtinalarin yörüngeleri degisiyor, yagis degisiyor, mevsimler uzuyor-kisaliyor ve bununla birlikte agaçlarin çiçek açmasi, tahil hasati, hayvanlarin dogurmasi, göçler gibi farkliliklar olusuyor. Iklim degisikligi ayni zamanda sosyo ekonomik, ekolojik degisiklige de neden oluyor.

Habertürk


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster