Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle


Sabra,Şatilla Katliamcısı Öldü


Açıklama: İsrail'in eski Başbakanı hayatını kaybetti
Kategori: Dünya
Eklenme Tarihi: 11 Ocak 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 02:56
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=16637


Ariel Saron hayatini kaybetti


8 yildir komada olan Israil'in eski Basbakani hayatini kaybetti.

Dün, Israil'in önde gelen gazetelerinde, eski basbakan Ariel Saron'un durumunun daha da kötüye gittigi yönünde haberler yer almisti.

Israil'in 11. Basbakani Ariel Saron'un 2001-2006 yillari arasinda üstlendigi basbakanlik görevi, felç geçirmesinin ardindan sona ermisti. 85 yasindaki Saron, 4 Ocak 2006'da geçirdigi beyin kanamasinin ardindan komaya girmisti.

SABRA VE SATILLA KATLIAMLARININ SORUMLUSU

16 Eylül 1982 tarihinde Israil yanlisi milisleri Bati Beyrut'ta Sabra ve Satilla adindaki Filistin mülteci kamplarini basarak çocuklar dahil binlerce (700 ile 3500 arasindadir) kisiyi katlettiler. Sabra ve Satilla katliami katliaminda Israil'in eski Basbakanlarindan olan Ariel Saron'un rolü oldugu ortaya çikmisti.

ARIEL SARON KIMDIR?

Ariel Saron (d. 26 Subat 1928), Israil devletinin basbakanligini yapmis bir siyasetçidir. Iktidardaki Kadima Partisi'nin kurucusu ve ilk lideriydi. Likud Genel Baskani Ariel Saron, Rakibi Barak gibi asker kökenli olan Saron, orduya 14 yasinda girdi. Ariel Saron, ordu bünyesinde özel komando birligi kurarak ülke güvenliginin korunmasinda etkin görev üstlendi. Saron, askerliginin yaninda Tel Aviv Üniversitesi'nde hukuk ögrenimi gördü. Ehud Barak'in da katildigi 1967'deki 6 Gün Savasi'nda yer alan Saron, 1972'de ordudan ayrildi. Aradan 1 yil geçmeden 6 Ekim 1973'de, Misir'in tüm Sina Yarimadasi'ni aldigi büyük zaferiyle sonuçlanan, Israil'in en büyük dini bayramina denk gelen Yom Kippur Savasi'nda orduya geri çagrildi. Knesset'e 1973'te seçilen Saron, 1 yil sonra istifa ederek dönemin Basbakani Izak Rabin'e güvenlik danismani oldu.& Subat 2001 tarihinde yapilan Basbakanlik seçimini rakibi Ehud Barak'a karsi yüzde 60'i askin oyla kazandi.Ancak oranin bu seviyede olmasinda katilim oranin düsüklügü de önemli bir etken.Isral seçimlerine seçmenlerin yüzde 40'i katilmadi. Ariel Saron 1982 yilinda Lübnan Iç Savasi sirasinda Israil'in Savunma bakani olarak görev yapmaktaydi. Gözlemciler Israil'in gözleri önünde gerçeklesen Sabra ve Satilla katliamindan Ariel Saron'u sorumlu tutmuslardir. Ariel Saron'un 2000 yilinda Kudüs'teki El Aksa camii'ne polis korumasi altinda yaptigi ziyaret ve verdigi demeç Filistin'lilerin 2. Intifada (ayaklanma)'yi baslatmalarina neden oldu ve bir provokasyon olarak görüldü. “Lübnan Kasabi” lakapli Israil Basbakani Saron, 12 yillik hayalini gerçeklestirmek istiyor. Gazze Seridi'ni isgal edeceginin ilk sinyallerini 1989'da yazdigi kitapta verdi Israil'in Gazze Seridi'ni 24 saatligine isgal etmesinin yankilari sürüyor. Dün sabah sona eren isgalin ardindan Israil'in Gazze Seridi'nde bir güvenlik hatti olusturma ihtimali belirdi. Çünkü bugün Israil Basbakani olan Ariel Saron, 1982'de dönemin Savunma Bakani'yken Güney Lübnan'a girip güvenlik hatti olusturmustu.

Sabra ve Satilla Katliami nasil gerçeklesti?

Sabra ve Satilla insanlik tarihinin sahit oldugu katliamlarin en vahsilerinden sadece biridir. Katliamlarda hayatini kaybedenlerin sayisi 3500 olarak ifade edilse de cesetlerin çogunun toplu mezarlara gömülmüs olmasindan ve parçalanmis cesetlerin yikintilar arasinda kaybolmasindan dolayi hiçbir zaman net bir sayiya ulasilamadi. 

16 Eylül tarihi Sabra ve Satilla katliaminin yildönümüdür. Bu katliam, 16 Eylül 1982 tarihinde Beyrut’ta Sabra ve Satilla adindaki Filistin mülteci kamplarinin basilarak çoluk, çocuk, kadin, yasli binlerce kisinin katledilmesi olayidir.

Bu katliamin birinci sorumlusu 2006’dan beri komada olan Israil’in eski Basbakanlarindan Ariel Saron'dur. Ariel Saron'un bir insan kasabi oldugunu bütün dünya biliyordu. Saron, is basina gelmesinin hemen ardindan Filistin halkina karsi uygulanan siddet vahseti artirmaya çalisti.

Aynen Sabra ve Satilla katliaminda yaptigi gibi kundaktaki bebeklerden ayakta zor yürüyen seksenlik ihtiyarlara kadar bütün herkesi katletme konusunda sinir tanimaz bir saldirgan tavir içine girdi. Bu amaçla "nokta vurusu operasyonlari" adi verilen açiktan devlet suikastlari silsilesi baslatti.

KATLIAM FALANJISTLERE IHALE EDILDI

Saron, Sabra ve Satilla katliaminda Lübnan'daki Israil isgal kuvvetlerinin baskomutaniydi. Katliami planlamasi için IDF adli siyonist terör mekanizmasinin sefi olan General Rafael Eitan'i görevlendirmisti. Bu General Saron'un emrinde ve güdümündeydi. Ama Saron'la direkt irtibatini gizlemeye çalisiyordu.

General Eitan katliamin yürütülmesi ve organize edilmesi isini Lübnan'daki Hiristiyan Falanjistler adli terör örgütüne ihale etti. O zaman bu terör örgütünün liderligini Semir Ca'ca yapiyordu ve bu kisi Israil isgal kuvvetlerinden alacagi siyasi ve maddi destegin hatirina katliami organize etme ve fiilen gerçeklestirme isini kabul etti.

O da katliamda görevlendirilecek Hristiyan falanjist militanlari organize etme ve baslarinda durarak katliam isini bizzat komuta etme görevini falanjist gaddar Eli Hubeyka'ya verdi. Eli Hubeyka adli gaddar da etrafina topladigi Falanjist militanlarla katliam isini gerçeklestirdi.

Sabra ve Satilla katliami her ne kadar Lübnanli Falanjist militanlar tarafindan gerçeklestirilmis olsa da o dönemde Lübnan'i isgal altinda tutan Siyonist isgal güçlerinin gözetiminde ve istekleri dogrultusunda gerçeklestirilmistir.

ORDUDAKI GÖREVINDEN AZLEDILDI

Bu husus Lübnan yönetiminin olayla ilgili tüm arastirmalarinda belgelendigi gibi Israil isgal devleti tarafindan da itiraf edilmis ve bu yüzden Ariel Saron, Israil isgal devleti ordusundaki görevinden azledilmistir.

Ne var ki isgal devleti Saron'un katliamdaki sorumlulugunu dogrudan bir sorumluluk olarak degil de "ihmal" olarak nitelemistir. Oysa Saron'un sorumlulugu sadece bir ihmal degil dogrudan katliami planlama ve Falanjist militanlara ihale ederek gerçeklestirilmesini saglama sorumluluguydu.

Eger öyle olmasaydi o zaman katliamin gerçeklestirildigi mülteci kamplarini siki bir gözetim ve denetim altinda tutan Israil isgal kuvvetlerinin haberi ve bilgisi olmadan böyle bir seyin gerçeklestirilmesi mümkün olamazdi. Ama ne yazik ki o zaman is olsun diye ordudaki görevinden azledilen Saron daha sonra siyasi yollardan Israil isgal devletinde çok daha etkili makamlara, basbakanlik koltuguna oturmayi basarmistir.

KATLIAM NASIL GERÇEKLESTI?

Sabra ve Satilla katliami, insanlik tarihinin sahit oldugu katliamlarin en vahsilerinden biridir. Isgalci Siyonist askerler 16 Eylül 1982 tarihinde Filistinli Mültecilerin kaldigi ve Lübnan'in baskenti Beyrut'un güneyinde bulunan Sabra, Satilla ve Burc el-Beracine kamplarini buralarda ikamet edenlerin herhangi bir yere kaçmalarini önleyecek sekilde kusatmaya aldilar.

Arkasindan Lübnanli Hristiyan Falanjist milisler Siyonist askerlerin gözetimi altinda kamplara girerek büyük bir katliam gerçeklestirdiler.

Lübnan hükümetinin açiklamasina göre bu katliamda toplam 991 kisi öldürüldü. Bunlardan sadece 328 kisinin kimligi tespit edilebildi. Saldirganlar öldürdükleri kisilerin cesetlerini taninmaz hale getirdiklerinden dolayi çogunun kimligi tespit edilemedi.

SABRA VE SATILLA TEK KATLIAMLARI DEGIL

Siyonist güçlerin 1982 Lübnan isgali esnasinda gerçeklestirdigi tek katliam Sabra ve Satilla katliami degildir. Baskent Beyrut'a havadan yagdirdiklari bombalarla bu sehirdeki yüksek binalari içinde kalanlarin üzerlerine yiktilar.

Bu isgalin ve saldirinin gayesi sözde, o zaman Lübnan'a üs kurmus olan FKÖ militanlarini oradan çikarmakti. Ama Siyonist vahset Lübnanli, Filistinli, gerilla, sivil, kadin, erkek, çocuk, yasli, genç ayrimi yapmadan herkesi kusatti.

Ne var ki Israil'in arkasinda duran en önemli güç durumundaki ABD'nin yön verdigi dünyanin gözünde Israil hakliydi! Çünkü kendisini rahatsiz eden gerillalari oradan çikarmasi gerekiyordu!

1982'de Sabra ve Satilla katliamini gerçeklestiren isgalci Siyonistler Lübnan'i hiçbir zaman rahat birakmadilar. Basta çogu kadin ve çocuk 108 kisinin öldürüldügü Kana katliami olmak üzere daha birçok katliam da Siyonistlerin Lübnan topraklarinda gerçeklestirdikleri katliamlardandir.

IZLE,SIPER AL VE ÖLDÜR

Öte yandan Güney Lübnan topraklarinda haksiz bir sekilde tampon bölge olusturarak buraya askeri yiginak yaptilar. Buradaki askeri üslerinden sürekli sekilde Güney Lübnan'in sivil halkinin üzerine bomba yagdirdilar.

Bu saldirilarda çogu kadin ve çocuklardan olusan yüzlerce savunmasiz sivil insan hayatini kaybetti. Örnegin 9 kisinin öldürüldügü Sayda katliaminda öldürülenlerin bazilari daha analarinin kucaklarindaydilar. Bu küçük bebeklerin bazilarinin kafalari atilan top mermileriyle kopmustu.

Kana katliamini Simon Peres, Sayda katliamini ise Netanyahu gerçeklestirdi. Bunlarin biri uzlasmaci digeri ise uzlasmaz olarak gösterilenlerdi. Ama ikisinin de sicili saldiri, vahset ve katliamlarla dolu. Filistin'de babasinin arkasina siginan Muhammed Cemal ed-Durre, Ehud Barak'in döneminde ve yine onun emriyle: "Izle, siper al ve öldür!" ifadesiyle sloganlastirilan çocuk izleme ve öldürme operasyonlarindan birinde öldürüldü.

Üç aylik Ziyauddin et-Tumeyzi de "nokta vurusu operasyonlari"ndan birinde alnindan vurularak öldürüldü. Barak uzlasmaci, Saron ise uzlasmaz, kati tavirli olarak tanitilmaktaydi. Ama yaptiklarina, isledikleri cinayetlere baktigimizda bir fark göremiyoruz. Demek ki yok aslinda birbirlerinden farklari! Ama biri uzlasmaci görünerek digeri de uzlasmaz görünerek prim yapmaya, siyasi destek kazanmaya çalisiyor.

haberler


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle