Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


Tarımı bekleyen büyük tehlike ne?


Açıklama: Tarım daha da önemli hale gelmektedir
Kategori: Çevre
Eklenme Tarihi: 11 Ocak 2014
Geçerli Tarih: 19 Nisan 2026, 21:25
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=16636


Tarimi bekleyen büyük tehlike ne?

Dünyanin en eski egitim meslegidir tarim. Yerlesik hayata geçen insan topluluklari tarim yapmaya baslamakla birlikte,  bilgi ve görgülerini dogrudan gelecek kusaklara aktarma yolu ile bir tür egitim uygulamaktaydilar. Artan nüfus ve olusan tarimsal üretimin depolanmasi konusunda yasanan sorunlara karsilik kendi çaplarinda arastirmalar ve yaraticiliklar sergilemislerdir. Insanligin 15 bin yillik geçmisinden (Göbekli Tepe kazilari 15 bin yil öncesine kadar) günümüze kadar tarim, toplayiciliktan endüstriyel (biyoteknoliji-nanoteknoloji) tarim sürecine kadar önemli bir gelisme gösterdi. Insanligin yerlesik tarim hayati tarihi ayni zamanda bir insanlik tarihidir.

ARTAN DÜNYA NÜFUSU TARIMSAL ÜRETIMI ZORLUYOR  

Ilkel komünal hayattan, sanayi toplumuna kadar olan uzun süreçte, tarim, gelistirilen ilkel tarim teknikleri ile üretimi saglamis. Sanayi devrimi ile birlikte tarimda makineli sürece geçildi, gübreleme, sulama teknikleri, tohumda islah çalismalari 1900’lü yillarin son çeyregine kadar verim artisini saglanmistir. Ancak son yüzyilda dünya nüfusu ciddi oranda artti ve bugün dünya nüfusu 7 milyari asti. Tarim topraklarinin miktari artmadigi gibi, amaç disi kullanim nedeniyle azalmaya ugradi. Günümüz tüketim toplumlarinda 7 milyar insanin günden güne gida talebi artmaktadir. Ancak günümüz tarim egitimi ve teknolojisi ne yazik ki tarimsal üretimi daha fazla artiramamaktadir. Özellikle ülkemizde son 10 küsur yildir uygulanan tarim teknikleri ile bugday, misir ve diger bitkilerde verim artisi hep ayni kalmaktadir. Tarimda verim artisinin saglanmasi, önümüzdeki yillarda artan nüfus artisinin doga üzerinde daha ciddi baskilar olusturacagini ve yeni arayislara neden olabilecegini gösterecektir. Günümüzde tarim,bu baglamda epey önem arz etti.2008 yilinda dünyada görülen bugday ve pirinçfiyatlarinin artisi, sonrasi bazi ülkelerin vakit kaybetmeden,  tahil ihracatini durdurdugunu gördük.

TARIM DAHA DA ÖNEMLI HALE GELMEKTEDIR

Bu baglamda tarim hep önemli olmakla birlikte,önümüzdeki yillarda topraga olan ihtiyaç daha da artacaktir. Birçok gelismis ülke,gelecekte toplumlarina yeterli gida saglayabilmek için Afrika'da genis miktarda tarim arazisi satin almaktadir.

Bu baglamda tarim ve toprak bugün çok önemlidir. Artan gida talebi ve fiyatlarinin yüksekligi de ciddi bir mesele. Endüstriyel tarim yöntemi sonucu, ürün kalitesinin saglik eksenli olarak sorgulanmasi, ekolojik tarim tekniklerinin daha derinden arastirilmasini zorunluluk haline getirmektedir. 1980’li yillarda baslayan biyoteknoloji, tarimda halen beklenen ürün artisini saglayamamistir. Türkiye, tarim teknikleri, kimyasal ilaç, gübre, tohum ve enerji yönünden disa bagimli durumdadir. Çiftçiler, son yillarda tarimsal üretimin pahaliya mal olmasindan ve satis fiyatlarinin oldukça düsük olmasindan yakinmaktadir.

Üretim artisindaki stabil durum, üretimin pahali olmasi ve tarim teknikleri yönünden disa bagimli olmamiz, ciddi elestiri konusu olmakla birlikte, sorunun çözümüne yönelik bilim kuruluslarinin cevap verdigini söylemek zordur.

TARIM EGITIMI,ILERI TEMEL BILIMLER VE MÜHENDISLIK BILGISI GEREKTIRIYOR

Tarim biliminin günümüzde temel bilimler ile iç içe olmasi, ileri hassas tarim teknikleri ve mühendislik bilgisini gerektirmektedir. Ileri bilgi teknolojisi bilgisine sahip olunmadan, yeni bitki islah çalismalari, tarim teknikleri, tarimsal kimyasal mekanizmalar gelistirilemez. Son yillarda katildigim bütün uluslararasi bilimsel toplantilar, biyokimya, moleküler biyoloji, ileri düzeyde fizik ve matematigin tarim biliminde kullanildigini göstermektedir.Uzaktan algilama, ileri istatistik, iklim degisimleri, çevre kimyasi ve mikrobiyolojisi, biyoteknoloji, nanoteknoloji, moleküler biyoloji gibi alanlardaki bilgiler kullanilarak tarimsal arastirma ve üretim yapilmaktadir. Bütün bu alanlarin tümü temel bilimlerin iyi kavranmasini ve inovatif yaklasimlari içeriyor. Bugün islah, genetik bilimi, uzay çalismalari, gida ve saglik konulari çogunlukla tarim ve tarima dayali alanlar ile dogrudan ilgilidir; ancakkongrelerde sunulan çogu konusmayi ve yayinlanan çogu makaleyi egitimimizin yetersizligi nedeniyle, anlamakta zorlandigimizi belirtmek zorundayim.

Ülkemizin tarim egitiminin çagin geregine uygun olarak yeniden organize edilmesi kaçinilmaz görünüyor. Tarim ve gida zinciri gibi genis bir alanda topraktan insan sagligina kadar olan spektrumda,konulari derinlemesine anlayacak ve kavrayacak akademik bilgiye sahip bir mühendislik egitimi zorunlu görünüyor. Günümüz Ziraat egitimi yukarida belirtigim sorunlari çözmekte yetersiz kaliyor.

TARIM EGITIMI YIL DÖNÜMLERI SEMBOLIK KUTLAMA YERINE SORUNLARI TARTISILDIGI PLATFORMLARA DÖNÜSMELIDIR

Tarim Egitiminin168. yillinin kutlandigi sembolik törenlerinartik ötesine geçmemiz gerekiyor. Tarim egitimi yil dönümünde tarimin egitiminin sorunlari ve yeni alternatif yaklasimlar sorgulanmasi yapilmali. Ayrica geçmisten günümüze tarimin sorunlarive tarim egitiminin nitelikli hale getirilmesi konulu, forum ve beyin firtinalarinin yapilmasi gerekiyor.Tarim bilimcileri olarak, insanligin gida üretimi ve üretim planlanmasinda sorumlu olan mühendisleri olarak, bu sorunlara artik duyarsiz kalamayiz.

Tarim hep önemliydi; ancak yarin daha da önemli olacak. Artan nüfus baskisinin toprak ve çevre üzerindeki olumsuz etkisi, iklim degisimlerine bagli olarak yetersiz üretim, ürünlerin kalitesi, saglikli gida üretimi, raf ömrün uzatilmasi için kullanilan kimyasallarin toplum sagligi üzerindeki etkisi, katma degeri artirilmis endüstriyel gidalar gibi konularin tümü ciddi arastirma ve egitimgerektiriyor. Gelecege yönelik, plan program ve öngörülerin olusturulmasi ve gerekli önlemlerin alinmasi yine, bilimselve güçlü bir tarim egitimi ile saglanabilir. Bütün bu sorunlar ancak tarimin ve tarimsal mekanizma ve planlamalarin bilinmesi ile asilir.

SÜREKLI EGITIM SART

Günümüzde bilginin katlamali olarak gelismesi beraberinde sürekli egitimi de zorunlu hale getirmistir. Bu baglamda ziraat fakültelerinin sürekli egitime önem vermesi ve araliklarla mezunlarini yeni bilgiler ile donatmasi kaçinilmazdir. Çiftçi egitim seminerleri, yeni bulgularin dogrudan çiftçiye kazandirilmasi ayrica önemlidir. Dogaya açik isleyen meslegin bilim insanlarinin akademik kaygilara dayali çalismalar yerine somut sorun çözmeye dayali arastirmalara yönelmesi tarim egitiminin diger önemli bir konusudur.

Bertrand Russel’in sözü örnek verilebilir: ABD’ de, “Herhangi bir çiftçinin turpu gür çikmadiysa, Wisconsin Üniversitesi yönetimi profesörü turp üreticisine gönderir, inceleme yaptirir ve konu ile ilgili bilimsel izah alir.”Günümüz Türkiye’sinde ise Çiftçi, Tarim Bakanligi ve Üniversite arasindaki iliski kopuktur. Ülkemizde tarimsal yayim hizmeti yetersizligi tarimsal egitimimizin diger önemli bir sorunudur. Üniversite toplum iliskisi, yayim ve teknik yardim hizmeti yapilmadigi gibi, kamuoyu tarafindan da bu husustabir talep olusmamaktadir.

TARIMSAL ÖGRETIMIN NITELIKLI GELECEGI TEHLIKEDEDIR

Tarim egitiminin bu baglamda en ciddi sorunu, ÖSYM sinav sonuçlarina göre 200.000.siradaki ögrencilerin böylesi önemli bir meslek egitimini tercih etmeleridir. Açikçasi yetersiz akademik bilgiye ve kapasiteye sahip ögrencilerin dogal olarak genis bir ilgi alani olan meslegin bir bütün olarak anlamasi ve ögrenmesi de zor olacaktir. Ögrenciler ile yaptigim bazi sorgulamalarda Ingilizceyi hiç bilmedikleri, bazi temel tarim kavramlarini bilmedikleri görülüyor. Son sorumluluk hepimize ait. Bu durum, ileride meslegin akademik fidanliklarinin da zayiflamasina, ayrica bugün birçok yönden girdi yönünden disa bagimli tarimimizin yarin daha bagimli hale gelmesine neden kapi açacaktir. Uzun vadeli olarak, tarim egitimi ve biliminin tehlike çanlarinin çaldigini simdiden görüp önlem almakgerekir. Hiç zaman kaybetmeden liseden temel bilimleri iyi ögrenmis, akademik kavrama yetenegi iyi olan ögrencileri ziraat fakültelerine kazandiracak mekanizmalar üzerinde çalismak zorunda.

Bu baglamda Türkiye’de akademik ve arastirma alt yapisi tamamlanmis uluslararasi ölçekte ileri düzeyde egitimi ve arastirma yapan bir fakülte ve üniversitemizin olmasi birçok yönden önemli olacaktir.

ÖNERI OLARAK;

1.Yeterli akademik kadroya sahip olmadan yeni Ziraat Fakülteleriaçilmamali,

2. ÖSYM sinav sonucuna göre,Ziraat Fakültelerinin ilk 5000 siralamasindaki adaylara burs verilmeli,

3.Tarim egitimi yeniden revize edilmeli ve kaliteli egim sürecine geçilmeli,

4.Tarim Egitimi Anabilim dali kurulmali,

5. Ileri Tarimsal Arastirma Merkezleri ve Enstitüler Kurulmali,

5. Bakanliklara bagli Tarimsal Arastirma Enstitüleri, üniversiteler ile organik bag olusturmali,

6. Üniversite, tarim teskilatlari ve çiftçi arasinda sistematik yayim faaliyeti baslamalidir.

Sahip oldugumuz cografi yapi, ekolojik kosullar ve toprak yapisi yönünden gida üretimi hususunda kendi kendine yetebilecek sansli ülkelerin basinda gelmekteyiz.Ancakbugün yukarida belirtigim birçok nedenden dolayi, tarimda teknoloji ve girdi yönünden dis bagli duruma gelmis bulunmaktayiz.Ayrica birçok ürünü de ithal ediyoruz. Bu tabloyu Türkiye hak etmiyor. Basta tarim bilimcileri olmak üzere hepimize büyük görevler düsüyor.

Tarimin ilk basladigi, insanligin karnini doyurarak gelistigi bu topraklarda aç kalmamak için simdiden tarima ve tarim egitimine önem vermeliyiz. Öncelik tarimsal ögretimi nitelikli hale getirmek olmalidir. Temel tarimsal arastirmalara ayrica öncelik verilmelidir. Türkiye'nin bu konuda iyi yetismis tarim bilimcileri var ve bu kisiler, bu sorunun üstesinde gelebilecek güçtedirler.

9 Ocak 2014 Adana

Not: Sayin hocam, birçogunuzun E-Posta adresi bir sekilde makinemdeki adres defterime yerlesmistir. Amacim kimsenin zamanini almak ve rahatsiz etmek degildir. Hepimizin ortak sorununu bir sekilde dile getirmektir. E-posta bu bakimdan düsüncelerimizi kolay paylasabildigimiz bir ortam. Ancak pesinen eger istenmeden e-posta aldiysaniz özür dilerim. Eger geri bildirimde bulunursaniz listeden adresinizi hemen çikaririm.

Prof. Dr. Ibrahim Ortas,

Çukurova Üniversitesi

Odatv.com


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster