Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


Türk Ekonomisinde Çöküşün Ayak Sesleri


Açıklama: Yolsuzluk skandalı Avrupa basınını panikletti.
Kategori: Ekonomi-Çalışma Hayatı
Eklenme Tarihi: 06 Ocak 2014
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 02:05
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=16560


TÜRK EKONOMISINDE ÇÖKÜSÜN AYAK SESLERI

Yolsuzluk skandali Avrupa basinini panikletti.

Alman Focus Dergisi, “Cari açik, kart borçlari kredilerdeki savurganlik yolsuzluk batakligiyla birlikte Türk ekonomisinin sabun köpügü oldugunu ortaya çikardi” diye yazdi

Türkiye’deki yolsuzluk skandali Avrupa’yi panikletti. Türkiye’nin ekonomik, politik ve sosyal durumunu analiz eden uzmanlar 2014 için felaket haberleri veriyorlar. Türk ekonomisi çakilabilir uyarilarinda bulunuyorlar. Kirilganliga neden olan gerekçelerin basinda Türkiye’nin uzun zamandir içinden çikamadigi yüksek cari açik gösteriliyor. Alman Focus Dergisi’ne göre, Türk bankalarinin disaridan gelen kredileri savurmalari, kredi kartlari batagi ve Erdogan hükümetinin yolsuzluk batagina batmis olmasi felaket tablosunu tamamliyor.

Hristiyan aleminin Noel tatiline damgasini vuran ve Ankara’nin tepesinde dünya tarihinde nadir yasanan yolsuzluk haberleri uluslararasi yatirimcilari da ürkütmüs vaziyette. Ekonomik büyüme hizi beklentisinin düsüklügü, Türk lirasinin avroya karsi son süreçte yüzde 20 deger kaybetmis olmasi felaketin önemli göstergesi olarak algilaniyor. Bati baskentlerinin ve medyasinin ilk gündem maddesini olusturan Türkiye ekonomisi için 2014’te tehlike çanlarinin çalmaya baslamasi Bati’yi ve yatirimcilari kaygilandiriyor.

Bogaz’daki yükselis bitti

Alman Focus dergisinin ekonomi analisti Jörg Rohmann 30 Aralik 2013 tarihinde Focus Online’daki haber analizinde Türkiye ekonomisinin kaza tehdidiyle karsi karsiya oldugunu yazdi. Rohmann söz konusu yazisindaki degerlendirmeleri dikkatinize sunuyoruz: “Türkiye uzun zamandir gelismekte olan ülkelerin yildiziydi. Büyüme hizi yüksekti. Ama simdi ortaya çikti ki basari sadece bir sabun köpügü imis. Balon patlama tehlikesiyle karsi karsiya. Tüm Orta Dogu’da Türkiye gibi bu sekilde ekonomik basari gösteren daha baska bir ülke yoktu. Ancak ekonomideki bu basari Türkiye’nin siyasi istikrarsizlik nedeniyle 2014’te aci biçimde sonlanabilir, zira ekonominin kum üstüne insaa edilmis oldugu ortaya çikti.

Geçen Mayis ayinda ABD Federal Rezerv (FED) tarafindan bu adim atildiktan sonra ABD tahvil getirileri hizla artti ve yatirimcilar simdi kendi ülkesinde tekrar para kazanmaya basladilar.
Böylelikle akis ters yöne döndü; para gelismekte olan piyasalardan tekrar endüstri ülkelerine dogru akmaya basladi. Tam da burada Warren Buffett’en bir alinti devreye girer: Cezir de (para suyunu çektigi zaman) kimin bacaginda don vardir ortaya çikar.

Büyüme tüketim kaynakli

Bu sözün Türkiye için de geçerli olmasi oldukça mümkün, zira son on yilin tüm basarilari üretim deki artis nedeniyle degil tam tersine yabanci sermaye girisi üzerinden saglanilmis basarilar. Türkiye’nin ekonomik büyümesinin yüzde 70’i iç piyasa tüketimine dayaniyor. Türkiye ayni zamanda kalici yüksek cari islemler açigi ile karsi karsiya ve bunu karsilamak için yurt disindan gelen sicak paraya bagimli. Para akisi kesilirse, tüketim de bitiyor. Yatirimcilar Türkiye’den paralarini çekmeye basladilar. Mayis sonunda yabanci yatirimcilar Türkiye’den 4.2 milyar dolar geri çektiler. Istanbul borsasi yüzde 30 gerilerken on yillik devlet tahvilleri faizi yüzde 10’un üstüne firladi. Türk lirasi Mayis 2013’ten bu yana euro karsisinda tam yüzde 20 deger kaybetti.Türk bankalari son yillardaki yabanci sermaye girisini sünger gibi emdi, kurumsal ve özel sektöre kredi olarak dagitti. Türk lirasinin sürekli deger kaybetmesi, buna paralel borçlanma derecelerinin artmasi da Türk bankalarin kura endekslenmemis yabanci kredilerle basinin belaya girecegini gösteriyor.

Amerika’daki krize benziyor

Alman Focus Dergisi’ndeki yazida Türkiye’deki özel sektörün durumunun da iyi olmadigina dikkat çekilerek söyle denildi” Örnegin, son bir kaç yilda özel ev yapimi kredileri son yillarda yaklasik yüz kat artmis vaziyette gayrimenkul patlamasi neredeyse Amerika’da ki konut fiyatlari balonunu andiriyor. 75.6 milyon kiside 56.7 milyon kredi karti var ve son üç yilda yapilan borç miktari tam 40 milyar dolar. Su anda bu kredilerin yüzde 6’si tahsil edilemiyor. Tüketici kredi kartlarinin yüzde 42’si ayda 700 eurodan da daha az kazanci olan tüketicilerin elinde bulunuyor. Bunun anlami Amerikan sub-prime krizinin Türkçe dengidir. Yabanci sermayenin çekilmesi halinde borç parayla saglanan büyüme imkansizlastigi gibi hizla yükselen faizler nedeniyle borçlar da ödenemeyecek. Sirketler ve bireyler artan borç faizleri nedeniyle borçlarini ödeyemez duruma düsecekler. Ekonomik hiz düsecek, deflasyonist bir asagiya sarmal sonuç olacak. Deger kaybeden Türk lirasi eksportu güçlendirebir, ancak bu umut isigi Bogaz’in karanlik sularini aydinlatmaya yeter mi süpheyle bakmak gerekir. Bu ortamda Türkiye gerçek sorunlarla çirilçiplak karsi karsiya durumda: Yolsuzluk, altyapi eksikligi ve verimsiz yönetim. Ekonomik zorluklara bir de sosyal sorunlar eklenmekte. Atatürk’ün laik mirasini, Islam devletine dönüstürmek isteyen otoriter bir basbakan, Bati tarzi özgürlük kültürünü benimseyen baskin genç bir nüfusla çarpisiyor.

Hükümetlerin borçlari 200 yilin zirvesinde

Harvard ekonomistleri IMF için hazirladiklari raporda “Gelismis ülkelerin su anki hükümet borçlarinin toplami yaklasik olarak iki asirdan fazla zamandir olan en yüksek seviyesinde gerçeklesiyor” diye yazdi. Bati dünyasi bes parasiz kaldi ve Harvard ekonomistleri Carmen Reinhart ve Kenneth Rogoff, IMF için yazdiklari arastirma raporunda, batinin bu sebepten ötürü borç ödeyememe durumu, hükümetlerin “vergi tasarruflari” uygulamasi ve modern tarihte en vahim zamanlarda uygulanan baska sert önlemler ile karsilasacagini yazdi.
Yazarlar, Büyük Buhran veya ikinci dünya savasi öncesi döneminde zengin ülkelerin bu denli tedbirlerle karsi karsiya kalmadiklarini not etti.

“Yaptiklari aptallik”

Raporda “Bugün gelismis ekonomilerin karsi karsiya oldugu tüm borç probleminin büyüklügü abartmak zor... Gelismis ülkelerin su anki hükümet borçlarinin toplami yaklasik olarak iki asirdan fazla zamandir olan en yüksek seviyesinde gerçeklesiyor” ifadeleri kullaniliyor. Rapora göre, gelismis ülkelerin kendilerini fakir ülkelerden farkli görerek, kemer sikma önlemleri, ekonomik ve büyüme manevralari ile borç tehdidinin üzerinden gelebilecekleri düsünmesi, kendi kendilerini aptal yerine koymaktan baska bir sey degil. IMF, hükümetlerin borcunun GSYH’ya oraninin 2014’de euro bölgesinde yüzde 91 oraninda gerçeklesmesini öngörürken, ABD de bu oranin yüzde 109,2 oraninda gerçeklesmesini bekliyor.

http://www.yenicaggazetesi.com.tr/turk-ekonomisinde-cokusun-ayak-sesleri-92970h.htm


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster