Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle
Açıklama: Kaybet,Kaybettir(me
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 08 Aralyk 2013
Geçerli Tarih: 19 Nisan 2026, 22:06
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=16227
3 Kasim 2002 seçimleri öncesinde yasanan ve tanik oldugum bir olayi animsatmak isterim.
Dönemin Giresun Valisi olan Ali Haydar Öner, istifa ederek siyasete atilmisti.
Ilin sevilen valisi, sevildigi ilden TBMM’ye gitmek istiyordu.
Istifa sonrasi bir müddet bagimsiz kaldi. Belki de rahmetli Ismail Cem’in, Kemal Dervis ile kurmaya çalistigi partinin ne yapabilecegini görmek istiyordu.
Belki de Kemal Dervis, dönemin CHP Genel Baskani Deniz Baykal ile sekiz saatlik görüsme sonucu kararini degistirmemis olsa idi tercihi baska olacakti.
Yeni Türkiye Partisi adayi olarak seçmen önüne çikacakti.
Aday oldugunu findik bahçesinde iken ettigi telefon ettiginde ögrendim. “Hayirli olsun” dedim.
Meydana açmis oldugu seçim bürosunu ziyarete gittigimde epeyce sohbet ettim. Önerilerde bulundum.
Bagimsiz adayligin zorluguna dikkat çektim.
Yeni Türkiye Partisini bekledigini bildigim halde kendisine CHP’ye üye olmasini ve bir parti çatisi altinda seçimlere girmesinin daha dogru olacagini anlatmaya çalistim.
Deniz Baykal, Kemal Dervis görüsmesi sonrasinda YTP yoluna Ismail Cem ve Hüsamettin Özkan ile yola devam etmek zorunda kaldi.
Vali Ali Haydar Öner için artik iki yol kalmisti.
Ya bagimsiz aday olacakti, ya da CHP’den…
Bir müddet sonra kendisi ile Gazi caddesinde karsilastik. Bana yakasindaki CHP rozetini gösterdi.
“Yakismis mi?” diye de sordu.
Gülümsedim, yakismis hem de çok yakismis dedim. CHP aday adayligini kutladim.
CHP, 3 Kasim 2002 seçimleri öncesi ilk mitingini Hatay’da yapti. Seçim kampanyasinin baslangici olan Hatay Mitingine Ali Haydar Öner’de katildi.
Miting sonrasi düsünceleri olumluydu.
SBF’de hocasi olan Baykal ile de görüsme olanagi bulmus ve mutlu olmustu.
Kendisine liste de yer verilecegini umuyordu.
Babasinin rahatsizligi nedeniyle bir müddet Adana’da kalmisti. Telefon görüsmelerimizde hep olumlu ve umutlu konusuyordu…
Listelerin YSK’na sunulacagi günün öncesi aksami telefonda, “listede 1. Siradayim” müjdesini vermisti.
Gelen bilgiler o yönde diyordu.
Kesin mi diye sordugumda, “kesin “ dedi.
Kendisine daha önce, bir ortak arkadasin otelinde yedigimiz aksam yemeginde, Giresun’un zorluklarini anlatmistik.
Bana telefonda “kesin” dedigine göre artik umutla yarini beklemek gerekiyordu.
11 Eylül 2002 Çarsamba günü CHP listesini YSK’na sundu ve liste kamuoyuna açiklandi.
Hayretler içinde kalmistim.
Vali Ali Haydar Öner listede yoktu!
Baska bir yere mi kaydirildi diye tüm listeyi gözden geçirdim. Bir ara bahsedilen Istanbul 3. Bölge’yi, memleketi Adana’yi gözden geçirdim. Listelerde adi yoktu. Ankara’da oldugu için kendisine telefonla ulastim. Dünden bugüne ne oldugunu sordum.
Öfkeli ve kirgindi…
Son gece dolaplarindan sikâyet etti. Kimi isimlere sitem etti…
Ve Giresun halkinin kendisini sevdigini, bagimsiz adaylik düsündügünü söyledi.
Kedisine bu karari için acele etmemesini, bagimsiz adaylik müracaati için daha vaktinin oldugunu ve merkez ilçe ile diger ilçelerde bir kamuoyu yoklamasi yapilarak buna karar verilmesi gerektigini anlattim.
Benden hemen böyle bir arastirma yapmami istedi.
Merkez’den, Bulancak’tan, Tirebolu’dan, Görele’den, Espiye’den ve Sebinkarahisar’dan arkadaslar ile görüsmeler yaptim.
Mevcut Giresun listesine tepki ve kendisine ciddi bir destek vardi.
Ancak kazanabilecek bir destegi bulmasi zor görünüyordu.
Fakat CHP’ye kaybettirebilirdi!
Bu durumu kendisine ilettim.
Durumu degerlendirecegini söyledi. Aklinda bagimsiz adaylik fikri devam ediyordu.
Bagimsiz adaylik müracaatlarinin son günü telefon etti.
“ Kaybettiren kisi olmak istemiyorum” dedi.
Bu gerekçe ile bagimsiz adayliktan vazgeçmisti.
Kendisine dogru bir karar verdigini söyledim.
***
Giresun Belediyesi 2009 seçimlerinden bugüne CHP tarafindan yönetiliyor. Reklam, tanitim ve halkla iliskiler konusunda son derece basarili bir yönetim var.
Ancak arka planda durum hiç de öyle degil…
Ciddi bir ranta hizmet var.
Bu konuyu pek çok kez yazdim.
Kati Atik konusunu, bu isin içinde yer alan sirketlerin ve kimi isimlerin ilginç isbirliklerini dönen ihale oyunlarini yazdim.
Imar rantlarini yazdim.
Borç batagini yazdim.
Torburnu konusunu yazdim.
Balik Halini yazdim…
Cadde konusunu yazdim. Billboardlar ile gerçegin çeliskisinin nedenlerini sordum…
Kimileri üç maymunu oynamaya devam ettiler.
Kimileri reklam tanitim ve halkla iliskilerdeki basarisi ile arka plani gör( e)mediler.
Simdi yeni bir yerel seçim sürecine girdik.
Ilimizde iddiali partilerin adaylari belli oldu. Mevcut baskan CHP’den yine aday oldu.
Üç asagi bes yukari yaninda yer alacak ekipte belli.
Simdi soru sudur?
Bu ekibe bir dönem daha kent teslim edilir mi?
Yaniti “evet” olanlar su konulari göz önüne getirerek bir kez daha düsünmelidir.
Mal varliklarindaki artislar üzerinde düsünülecek bir konudur.
Geçen dönem kampanyayi yürütmek için zorlananlarin, görev süresi sonunda edindigi mal varligi hakkindaki söylenenler açiklanmaya muhtaçtir!
Parti hesaplarinda açik verenlerin korunmasi ve baskan yardimciligina getirilecegi konusu üzerinde durmaya deger bir konudur.
Ve Seyyit Hamit Hasimi ile olan iliskiler…
Kent bu ekibe bir kez daha teslim edilebilir mi?
Daha iyi bir ekip kurulamaz miydi?
Troyka varken bu pek olanakli degildi. Öylede oldu!
Ancak bu kentin gerçekten sol düsünen, gerçekten halktan yana, emekten yana düsünen seçmenleri farkli bir çözüm üretebilirler.
Üretmelidirler de…
Bu durum Ali Haydar Öner’in 2002 yilinda söyledigi “kaybettiren kisi olmak istemiyorum” sözünden farkli bir olaydir.
Bu kaybet, kaybettir degildir.
Siyasette yeni bir yol açma, halka farkli seyler söylemedir.
Ranta degil kente hizmet anlayisini savunan böyle bir ekibe ihtiyaç vardir.
Böyle bir hareket çikar mi?
Bence çikmalidir…
Aksi halde bu güzelim kente yazik olacak.
Ve hepimiz bundan payimiza düsen kadar sorumlu olacagiz