Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster
Açıklama: Erdoğan İle Barzani Buluşmasının Perde Arkası
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 30 Kasym 2013
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 03:27
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=16130
ERDOGAN ILE BARZANI BULUSMASININ PERDE ARKASI
Basbakan Erdogan ile Kuzey Irak Bölgesel Kürt Yönetiminin lideri Barzani’nin ‘Diyarbakir bulusmasi’, siyasette yeni arayislar açisindan da bakilacak bir konudur.
Bulusmanin arka planini daha net görebilmek için biraz gerilere giderek sürecin degerlendirilmesi gerekiyor.
Konuya, Kemal Burkay ve 12 Eylül öncesinin bölgede etkin örgütü “Özgürlük Yolu ile baslayabiliriz. Animsayacaksiniz, 31 yil yurt disinda yasayan Kemal Burkay, Basbakan Erdogan’in daveti üzerine Temmuz 2011 de yurda döndü.
Özgürlük Yolu hareketinin lideri idi Kemal Burkay.
Ayni hareketin içinde yer alan ve 1978 seçimlerinde, Diyarbakir Bagimsiz Belediye Baskani seçilen Mehdi Zana’da Ekim 2004’de yurda dönmüstü.
Bu iki isimde, Özgürlük Yolu hareketi de son Diyarbakir bulusmasini anlamamizda önemlidir. Her iki isimde, Barzani ve KDP ile yakin iliski içinde idiler.
Aslinda Barzani ailesi ile yakin iliski içinde olan baskalari da vardir. Bu iliskiler içinde Barzani ailesinin Naksi Tarikati ile iliskilerine bakmak gerekiyor.
Ve bu kez karsimiza Seyh Halid-i Bagdadi çikiyor. Bugün Naksiligin en güçlü kolu olan, hem Kuzey Irak’ta hem de ülkemizde etkin “Naksibendiye Halidiye” kolu dikkat çekicidir.
Barzani asireti kendi içinden çikan ve Bagdadi’nin Halifesi olan Barzani Seyh Taceddin sayesinde Naksibendiye Halidiye koluna baglanir.
“Mevlana” mahlasini kullanan Halid-i Bagdadi’ye bagli olarak Türkiye’de dört büyük Naksi bendi tekkesi bulunmaktadir.
Bunlardan Ahmet Ziyaeddin Gümüsahanevi’nin kurmus oldugu tekke önemlidir. Gümüshanevi olarak bilinen tekkeye, Turgut Özal, Necmettin Erbakan, Recai Kutan, Ömer Dinçer, Kemal Unakitan, Recep Tayyip Erdogan, Abdullah Gül gibi pek çok önemli isim baglidir.
Yani Basbakan Erdogan ile Barzani ayni tarikata baglidir!..
Basbakan Erdogan her ne kadar 2007 yilinda, “Bizim muhatabimiz Irak merkezi hükümetidir. Ben cumhurbaskani ve basbakanla görüstüm ama bunun disinda bir kabile reisi ile görüsmem.” Sözlerini etmis olsa da, günümüzde sartlar degismistir.
Degisen sartlar, iki ‘Tarikat kardesini’ Diyarbakir’da bulusturur.
Nedir degisen sartlar?
Suriye’de yasanan gelismeler ve PYD’nin etkinligini artirmasi, Iran ile Suriye’nin yakinlasmasi ve “Açilim” sürecinde Imrali ve Kandil’den gelen taleplerin zorlamasi yeni arayislara neden olmustur.
Bu arayislar Basbakan Erdogan’in bir zamanlar “kabile reisi” dedigi Barzani ile bulusmaya zorlamistir.
Çünkü Barzani bölgede etkin bir isimdir.
Simdi konuyu biraz daha irdeleyelim.
12 Eylül öncesi bölgede siyaseten güçlü olan Özgürlük Yolu, her zaman Barzani destegini arkasinda hissetmistir.
Bu hareketin iki önemli ismi Kemal Burkay ve Mehdi Zana yillar sonra yurda dönmüslerdir. Her ikisinin yurda dönmeleri de AKP iktidari dönemindedir.
Zana ailesi, günümüzde Barzani yönetimindeki Kuzey Irak’tan ihale almaktadir. 2006 Nisan ayinda gerçeklesen Leyla Zana-Barzani zirvesinde; Leyla Zana, Barzani’ye ‘ihaleler için tesekkür’ etmektedir.
Ayrica ‘demokratik çözüm için agirliginizi koyun’ demektedir…
Ve bagimsiz milletvekili olan Leyla Zana, 2012 Haziran ayinda Basbakan Erdogan’a övgüler düzdü. Bu övgüler sonrasi Basbakanlik konutunda Erdogan-Zana bulusmasi gerçeklesti.
Leyla Zana, BDP ile de arasina mesafe koymaya hep özen göstermistir.
29 Eylül 2013 tarihinde Van’da önemli bir toplanti yapildi.
Bu toplantiya 12 Eylül öncesinin bölge siyasetinde etkin gruplarinin temsilcileri katildilar. Özgürlük Yolu, DDKD, KUK, Rizgari temsilcileri partilesme karari aldilar.
Bu olusum “açilim” sürecinde zorlanan Basbakan ve kurmaylarinca da desteklenmistir. Çünkü yeni bir parti ile BDP’nin bölgedeki etkinligi kirilacak ve AKP güçlenecektir!
‘Diyarbakir bulusmasi’ bu nedenle önemlidir.
Diyarbakir adinin basli basina bir anlami da vardir. Basbakan Mesut Yilmaz, 1999 yilinda “AB’nin yolu Diyarbakir’dan geçer” diyerek o öneme isaret etmisti!
Basbakan Erdogan 2004 yilinda, “Diyarbakir BOP’un yildiz kenti olabilir” diyerek bu önemi bir kez daha vurgulamistir.
Gerçekten de Diyarbakir BOP için önemli bir kenttir. Barzani’de Basbakan Erdogan ile gerçeklestirdigi ‘Diyarbakir bulusmasi’ sonrasinda, bu bulusmaya övgüler düzmesinin nedenlerinden biriside budur.
Basbakanin Barzani ile Ankara yerine Diyarbakir’da bulusmasi ile vermek istedigi mesaj da bu açidan önemlidir.
Bu bulusma, 29 Eylül Van toplantisi ile partilesme karari alan Barzani’ye yakin gruplarin siyasallasmasina hiz kazandiracaktir.
Barzani’nin KDP’si ne paralel siyaset yapan Türkiye KDP’si yakin zamanda kurulacaga benziyor. Leyla Zana, Sertaç Bucak ve Nizamettin Tas gibi bölge siyasetinde etkin isimlerin de bu partide görev alacaklari söylenmektedir.
Bu partilesmeye en çok karsi çikacak olanlar ise DTP ve PKK ile Imrali olacaktir. Nitekim bu kesimlerden gelen elestirilere de bu açidan bakmak gerekiyor.
Basbakan Erdogan, bu durumu tahmin ettiginden, onlarin agizlarina, bir parmak daha bal çalmayi ihmal etmemistir.
Diyarbakir’da, daglarin ve cezaevlerinin bosalmasi düsüncesini açiklamasi bu nedenledir. Umut vererek zaman kazanmak istemektedir.
Bu konusma bir genel af beklentisi yaratmistir.
Ve bu konu konusulur olmustur. Her ne kadar Basbakan Erdogan, o sözlerini düzeltme geregi duymus olsa da böyle bir beklentinin yaratilmis olmasi önemlidir.
Önümüzdeki süreçte genel af konusu daha çok konusulacaga benzemektedir.
Diyarbakir bulusmasi ve KDP’nin Leyla Zana, Sertaç Bucak ve Nizamettin Tas gibi isimlerle ülkemizde de partilesecek olmasi, bir bakima Barzani’ye Güneydogu’da daha etkin olma firsati yaratacaktir.
Bunun karsiliginda ise Barzani’den istenilenler nelerdir?
Erdogan-Barzani görüsmesi ile dört madde üzerinde anlasilmasi bu konuda ipuçlari vermektedir.
Öncelikle Barzani’den Suriye’nin kuzeyinde (Rojova’da) PYD ‘nin kurmak istedigi fiili yönetime karsi çikmasi istenmistir.
Kuzey Irak petrollerinin ülkemiz üzerinden pazarlanmasi karari alinmistir.
Kuzey Irak’a iki yeni sinir kapisi açilmasi karari alinmistir.
Barzani’den çözüm sürecine destek vermesi istenmistir.
Bu dört madde ile yeni bir ittifak da kurulmusa benziyor. Bu yeni ittifak ile bir bakima Öcalan’a da mesaj verilmektedir.
“Oslo süreci” ve “Imrali süreci” ile Öcalan’in dile getirdigi talepler karsisinda zorlanan iktidar, ‘sen isi yokusa sürersen ben de yoluma Barzani ile devam ederim’ mesaji vermektedir.
Çankaya Köskünü düsünen Erdogan, bu hedefe gitmek için yerel seçimlerde tüm ülkede oylarini artirmak istemektedir.
“Bütünsehir Yasasi” bu açidan önemlidir.
Diyarbakir bulusmasi ve Barzani ile kurulan yeni ittifak da…
Basbakan Erdogan’in ilk defa Diyarbakir’da ‘Kürdistan’ ifadesini kullanmasi da yeni süreç için anlamlidir.
Bu ifade Barzani’nin siyaseten elini güçlendiren bir ifade olmustur.
Ve Diyarbakir bulusmasi ile Basbakan Erdogan, Barzani’ye bölgede liderlik vermistir. Artik “açilim sürecinin” yeni destekçisi Barzani olacak gibi görünüyor.
Türkiye KDP’sinin de kurulmasi ile bölgede siyaset yeni dengelere oturtulmaya çalisiliyor.
Bu yeni dengelerde iki noktaya dikkat çekmek gerekiyor. Birincisi ‘tarikat kardesligi’ sonucu Naksilik bölgede daha etkin olacaktir.
Ikincisi ise, 12 Eylül öncesinin bölgede etkin siyasi gruplarindan olan; Özgürlük yolu, KUK, DDKD, Rizgari gibi sol gruplar, Barzani çizgisinde Türkiye KDP’si olarak örgütlenerek yeni sürece destek olacaklardir.
Basbakan Erdogan ve Barzani ile Leyla Zana’nin da fotograf karesinde yer almasi aslinda yeni sürecin mesajdir.
Ve nihai amaç Barzani önderliginde Naksi Kürt devletidir.
Basbakanin ilk defa ‘Kürdistan’ sözcügünü kullanmasi da bu açidan anlamlidir…
Bu durum, Barzani ile PKK ve Barzani ile PYD arasinda çatismalari da artirici bir etki yapacaktir. Hatta Imrali ve Kandil açisindan “açilim sürecinin” sonu olarak degerlendirilerek terör olaylarinin yeniden artmasina da yol açabilecektir.
Özetle BOP için atilan son adim, bölgede yeni sicak gelismelere neden olacaga benziyor…
Hilmi TASKIN
Egitimci/Yazar