Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat |
Resimleri Göster
Eroğlu Hangi Ülkenin Orman/Su Bakanı?...
Açıklama: Derelerin Kardeşliği Basın Bülteni-08 Ekim 2013
Kategori: Çevre
Eklenme Tarihi: 09 Ekim 2013
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 01:03
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=15750
Eroglu Hangi Ülkenin Orman ve Su Isleri Bakani?...
Sayin Bakan yine laf ebeligi yaparak,HES projelerini sirin göstermeye,yasanan gerçekleri saklayip, yargi kararlarini yok saymaya ve kamuoyunu yaniltmaya çalisiyor.
HES’lerin kuruttugu,katlettigi dereleri,dogal yasam alanlarimizi görmezden gelerek; tipki ÇED süreçlerinde oldugu gibi ‘kopyala-yapistir’ yöntemi ile formatsal formaliteden öteye gitmeyen,uyduruk ve kâgit üzerinde kalan söylemlerle günü idare etmeye çalisiyor.
2002-2013 yillari arasinda isletmeye alindigini ifade ettigi 286 HES projesinden bu güne kadar beklenilen enerji üretiminin gerçeklesmedigini,aksine bu projelerin bulunduklari vadiler, dereler ve dogal yasam alanlarina verdigi geri dönüsümsüz zararlari da, bakanliginin kurulus ilkeleri ve sorumluluklarini da geri plana iterek görmezden geliyor!
Sözünü ettigi ve topu Çevre ve Sehircilik Bakanligina attigi 66 HES projesi için açilan davalar,bir önceki dönemde kendi sorumlulugundaki,zamanin Çevre ve Orman Bakanligina karsi açilmis olan davalardir ki; bu davalarin tümünde bagimsiz yargi organlari ‘yürütmeyi durdurma ve iptal’ kararlari vermistir.Anlasilan odur ki,Sayin Bakan bu kararlar ile birlikte hazirlanan Bilirkisi Raporlarinin hiç birini okumamis ve geregini yerine getirmemistir…
HES projelerinin kuruttugu dere olmadigini ileri süren Sayin Bakan,daha önce de bizlerin, yasam savunuculari ile köylülerimizin feryat ettigi kuruyan dere görüntüleri bir kez daha yok sayarak görmezden gelmistir.Zaten daha önceki açiklamalarinda da,‘o derelerde zaten su yoktu’ diyerek bu duyarsizligini kanitlamis ancak,zaten su olmayan o dereler üzerinde onlarca HES projesine neden izin verildigini açiklayamamisti!
Bakan Eroglu,HES projelerinde, suyun ve tabii hayatin korunmasi ile suyun yöredeki insan, bitki ve hayvanlarin ihtiyaçlarinda kullanilmasinin öncelikli oldugunu belirterek,ekolojik dengenin korunmasi ve sürdürülebilmesi için gerekli olan; tarim alanlari için sulama suyu, tabii hayat suyu,içme ve kullanma suyu ile diger kadim su haklarindan artakalan su ile enerji üretilmesinin hedeflendigini söylüyor!
Gerçekte bunun böyle olmadigini kendisi de biliyor! Kaldi ki,DSI tarafindan ‘Içme Suyu Havzasi’olarak ilan edilen Rize’nin Salarha Vadisi üzerinde gelistirilen Ambarlik HES projesinin, Rize dahil 9 ilçe ve belde belediyesi ile birlikte 26 köyün içme suyu ihtiyacinin saglandigi Andon Içme Suyu Tesislerini ne derece etkiledigini kendisi de biliyordur… Özellikle, dik ve kayaç engebeli bir yapiya sahip Dogu Karadeniz Bölgesinde yapilmasi planlanan tünel tipi HES projelerinin,su iletim tünellerinde kullanilan dinamitleme ve yapilan çalismalarin,bu bölgelerdeki içme suyu kaynaklarini da nasil kuruttugundan bihaber olmamasi gerekir!
HES’lerin su kaynaklarini yok ettigi köylerde,suyunu kuruttugu derelerde köylüler, yurttaslar ve yasam savunuculari feryat ederken,Orman ve Su Isleri Bakani Veysel Eroglu hala gözlerini,kulaklarini kapayip hangi projeleri savunmaya çalisiyor?
2002-2013 yillari arasinda isletmeye alindigini ifade ettigi 286 HES projesi arasinda yer alan Cevizlik HES basta olmak üzere Ikizdere Vadisindeki HES projeleri,Güneysu Kale ve Ada HES projeleri,Senoz Vadisindeki HES’ler,Solakli Vadisindeki HES projeleri bulunduklari vadileri katlederek, dereleri kurutmadi mi? Bunlari da görmedi mi Sayin Bakan?
Daha 2 ay öncesinde köylülerin feryat ettigi Salarha Deresi,HES projesinin üretime baslamasiyla 2 saat içerisinde kurumadi mi? Ikizdere Vadisindeki HES projelerinin üretime geçmesiyle Ikizdere Deresi kurumadi mi? Güneysu’daki 2 HES projesinin kuruttugu Gürgen Deresi ile Senoz’daki Çatalderenin kurumasi,Rize’nin diger derelerinde yasanan balik ölümleri HES’lerin eseri degil mi?
Bakan Eroglu’na HES’lerin kuruttugu dereleri gösterdigimizde çikip,‘O derelerde zaten su yoktu’ demedi mi?
HES projelerinin kuruttugu dere olmadigini ileri sürerek,o derelerde zaten su olmadigini iddia eden Eroglu, acaba hangi ülkenin Orman ve Su Isleri Bakani? Madem bu kuruyan derelerde zaten su yoktu ve bizler yalan söylüyorduk,neden zaten su olmayan derelerimize onlarca HES projesini dayattilar,neden zaten su olmayan derelerde bunca HES projesine izin verdiler?
Halen devam eden 179 adet HES projesinin hangi vadileri,dogal yasam alanlarini katlederek geri dönüsümsüz zararlar verdigini biliyor mu Sayin Bakan? Köylülerin,yasam savunucularinin HES’lere karsi açtigi davalarda, bagimsiz yargi organlarinin vermis oldugu gerekçeli ‘yürütmeyi durdurma ve iptal’ kararlarini,hazirlanan Bilirkisi Raporlarini,bilimsel raporlari hiç okudu mu Sayin Bakan?
Bugüne kadar açilan 120’nin üzerindeki davadan iptal edilen ve yürütmesi durdurulan 106 proje ile ilgili hangi kararin gerekçelerini yerine getirdi Sayin Bakan?
Bakan Eroglu,HES projelerinde, suyun ve tabii hayatin korunmasi ile suyun yöredeki insan, bitki ve hayvanlarin ihtiyaçlarinda kullanilmasinin öncelikli oldugunu belirterek,ekolojik dengenin korunmasi ve sürdürülebilmesi için gerekli olan; tarim alanlari için sulama suyu, tabii hayat suyu,içme ve kullanma suyu ile diger kadim su haklarindan artakalan su ile enerji üretilmesinin hedeflendigini söylüyor!
Hangi projelerde bu kosullara uyuldugunu kanitlayabilir mi? Hazirlanan uyduruk, sadece kâgit üzerinde kalan,formalitelerden öteye gitmeyen ÇED Raporlarindaki gibi siyasi söylemlerle kamuoyunu yaniltip,kandirmaya çalismasin!
Sayin Bakan,kendi bakanligina bagli DSI Genel Müdürlügünün sorumluluk sahasindaki faaliyetler için açilan bir dava ve mahkemeler tarafindan verilen herhangi bir karar bulunmadigina isaret ederek,HES projeleri ile alakali davalarin genellikle Çevre ve Sehircilik Bakanligi sorumlulugundaki ÇED sürecine yönelik olarak açildigini,ülke genelinde ÇED raporlari sebebiyle mahkemelere intikal eden 66 adet HES bulundugunu ifade ediyor!
Sayin Bakan bu söylemleri ile de yine kamuoyunu yaniltiyor.Ifade ettigi dava rakamlari, bir önceki dönemde kendisinin basinda bulundugu Çevre ve Orman Bakanligina karsi açilan davalardir ve bu davalarin tamaminda mahkemeler ‘yürütmeyi durdurma ve iptal’ kararlari vermistir.
HES projelerinin gündeme geldigi 1996 yilindan bugüne kadar 110’un üzerinde HES projesine 120’nin üzerinde dava açilmis ve bunlarin 106’sinda yürütmeyi durdurma ve iptal kararlari alinmistir.
Ülke gelenindeki bütün vadilerimizdeki derelerimiz ve su kaynaklarimizin baslarinda,elde ettigimiz verilere göre 2 bin 300’ün üzerinde HES projesi gelistirilmistir.Bunlarin yaninda gelistirilen ve sayilari 4 bin 500’leri bulan ‘mikro HES’ projeleri vardir.
Sayin Bakan,HES projelerine karsi açilan davalarla ilgili,Çevre ve Sehircilik Bakanligini adres gösterirken; basinda bulundugu bakanligin kurulus ilkeleri ve sorumluluklarinin geregini yerine getirmek yerine,HES projelerinin hamiligine soyunmaktan bir an önce vazgeçmelidir.
Sayin Bakan’i,bu halki ve kamuoyunu yaniltici açiklamalarinin ardindan bir kez daha akla ve bilime,yasalara ve yönetmeliklere,bagimsiz yargi organlarinin verdigi hukuk kararlarina ve doganin degismez kurallarina saygili olmaya ve gereklerini yerine getirmeye çagiriyoruz.
Derelerin Kardesligi Platformu olarak,basta HES’ler olmak üzere dogal yasam alanlarimizi katleden maden arama ve çikarma çalismalari,tasocaklari,nükleer ve termik santrallere karsi demokratik,yasal ve hukuksal mücadelemizi,bütün bu projeler,üretim lisanslari ve Su Kullanim Anlasmalari iptal edilinceye kadar ödünsüzce sürdürecegimizi bir kez daha vurguluyoruz.

Ömer SAN
Derelerin Kardesligi Platformu Sözcüsü
Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat |
Resimleri Göster