Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle


Dolmabahçe'de aslında neyin pazarlığı yapıldı!


Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 03 Ekim 2013
Geçerli Tarih: 03 Mayys 2026, 16:23
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=15678


Dolmabahçe'de aslinda neyin pazarligi yapildi!

 

Yillardir Dolmabahçe’de Basbakan Recep Tayyip Erdogan ile dönemin Genelkurmay Baskani Yasar Büyükanit’in neyin pazarligini yaptigi tartisilir.

Bu konuyu ilk olarak Fikri Saglar gündeme getirmisti. Saglar,Büyükanit’in esi ile ilgili bazi bilgileri ileri süren Basbakan Erdogan’in,Genelkurmay Baskan’ina bir nevi santaj yaptigini ima etmisti.Ancak,neyin karsiligi olarak bu tehdidi yaptigi tam olarak ortaya konamamisti.

Sonra davalar falan derken bu tarihi bulusmanin amaci arada kaynayip gitmisti.

DOLMABAHÇE’DE NELER GÖRÜSÜLDÜ

Bulusmanin Dolmabahçe’deki Basbakanlik konutunda yapilmasi Basbakanin talebidir. Genelkurmay Baskani Yasar Büyükanit’i Dolmabahçe’ye çagirir ve iki buçuk saate yakin konusur.

Buradaki görüsmenin konusu Amerika Birlesik Devletleri Baskani Bush’un talimatlarinin uygulanmasidir.

Gazeteci Fehmi Koru,Yeni Safak’ta 1 Subat 2008 tarihinde yazdigi köse yazisinda,Oval Ofiste 5 Kasim 2007 tarihinde yapilan görüsmede,Baskan Bush’un TSK’ne yönelik operasyonlar için Basbakan ile beraber dügmeye bastigini açiklamisti.

Özellikle Körfez Savasi sirasinda Irak’a yapilacak harekat sirasinda destek vermeyen TSK’ne büyük bir ders verilecektir.

Milliyetçi dip dalganin tesirinde kalarak Milliyetçi dip dalganin tesirinde kalarak ABD çikarlarina aykiri bir tutum sergileyen TSK personeli tasfiye edilecekti.

Bu tasfiye hareketi sadece bu süreçte yer alan askerlerle de sinirli kalmayacaktir.

Asil nihai amaç,Türkiye Cumhuriyeti’nin kurulusundan bu yana Türk siyasi hareketinin ayrilmaz bir parçasi olan TSK’ni tamamiyla Türk siyasi hayatindan çikarmaktir.

Bu nedenle kapsam çok genis tutulacak ve TSK’nin gelecek otuz yilini sekillendirecek tüm rütbelerde bir temizlik harekati yapilacakti.

Ayrica genç kadrolarda meydana gelebilecek rahatsizliklarin açiga vurulmasinin önlenmesi için ilave tedbirler alinacaktir.

(Casusluk ve Fuhus Davalari)

Ancak bu plani uygulamak için mutlaka ve mutlaka Genelkurmay Baskani’nin oluru gereklidir.Çünkü Genelkurmay Baskani’nin izin vermedigi sürece TSK’dan birakin bir generali içeri almayi bir kediyi bile alamazsiniz.

Bu nedenle Genelkurmay Baskani’nin bir sekilde ikna edilmesi sarttir.

Bu nedenle muhtemelen Basbakan,Genelkurmay Baskani ile ilgili olarak ABD ve Emniyet tarafindan kendisine verilen belgeleri alarak Büyükanit ile Dolmabahçe’de masaya oturur.

Önce plani anlatir.

Kabul etmesini ister.

Büyükanit kabul etmeyince belgeleri masaya sürer.

Büyükanit tercihini kendinden yana kullanir ve operasyon karari alinir.

DOLMABAHÇE ANLASMASININ BELGELERI

Bu anlasmanin ilk ipuçlari Baris Terkoglu ve Baris Pehlivan tarafindan yazilan Sizinti kitabinda yer almaktadir.

ABD’nin Türkiye Büyükelçisi Pearson, 6 Haziran 2003 tarihli kriptosunda ABD’nin desteklemesi halinde Erdogan’in Türk hava sahasi ve limanlarini açmayi tahattüt ettigini ancak ABD menfaatlerine karsi çikan üst düzey komutanlarin Genelkurmay Baskani Hilmi Özkök’ün emir ve talimatlarina uymadiklarini yazmistir. (Syf.178)

Bu kripto Amerikan çikarlarina karsi çikan üst düzey komutanlarin varligini teyit eden ve bu konuda Erdogan’in desteklenmesi hatta güçlü bir medya olusturulmasi önerilmektedir.

Bu ilk baslangiç fisegidir.

4 Mayis 2007 tarihinde Dolmabahçe’de Basbakan ile Büyükanit arasinda bir anlasma yapildiginin en büyük kanitlarindan birisi,bu görüsmeden sonra 19 Temmuz 2007,tarihinde ABD Büyükelçiliginin Washington’a gönderdigi belgedir.

Bu belgede Erdogan ile Büyükanit’in iki buçuk saat süren bu görüsme sonrasinda aralarinda bir anlasma saglandigini ve görüsmenin ardindan durumun sakinlestigi belirtilmektedir.

Bu sakinlik TSK operasyonunun baslamasindan sonra Balyoz davasi kapsaminda 11 Subat 2010 tarihinde yüz atmis üç TSK mensubunun tutuklanmasi sonrasinda da devam etmistir.

ABD Büyükelçisi James Jeffrey tarafindan hazirlanan 23 Subat 2010 tarihli belgede 2003-2004 tarihlerinde görev yapan Hilmi Özkök,Aytaç Yalman ve Yasar Büyükanit hariç tüm generallerin tutuklanmasina karsin TSK’nin sessizligini korudugu yazilmistir.

2010 yilinda Genelkurmay Baskani Ilker Basbug’un tavrini degerlendirdigi 26 Subat 2010 tarihli kriptoda ise Basbug’a,sessiz kalmasi için Basbug’a baski uygulanmis olabilecegini yazmistir.

Türkiye’de neredeyse her konuda açiklama yapan TSK,daha dogrusu Genelkurmay Baskanligi niçin yüzlerce generali,amirali, üst düzey subaylari tutuklanirken sessiz kalmaktadir.

Acaba Büyükanit ile baslayan bu süreç,tüm hukuksuzluklara karsin TSK tarafindan kabullenilmektedir.

SANTAJ BELGELERI

Fikri Saglar,Basbakan tarafindan Genelkurmay Baskani Büyükanit’a santaj yapilmis olabilecegini ima eden yazilar yazmisti.

ABD Büyükelçiligi Siyasi Danismani Daniel O’Grady tarafindan hazirlanan 24 Kasim 2008 tarihli belgede yazilanlar Sayin Saglar’in iddialarini destekler niteliktedir.

Bu belgede Türk Emniyet Mensuplari tarafindan,21 Kasim 2008 tarihinde ABD Büyükelçiligi’nde,FBI yetkililerinin de katildigi bir toplantida Ergenekon sorusturmasi ile ilgili brifing verildigini,bu bilgilendirme sirasinda,CHP Lideri Deniz Baykal ve Genelkurmay Baskani Büyükanit’in kizinin cinsel iliskileri ile ilgili fotograf ve belgeler bulundugunun konusuldugu yazmaktadir.

Bilindigi gibi Mayis 2010 tarihinde Sayin Baykal ile ilgili görüntüler bir internet sitesinde yayinlanmis ve Baykal,CHP Genel Baskanligi’ndan istifa etmek zorunda kalmistir.

Dönemin Istihbarat Dairesi Baskani Sabri Uzun’un 20 Eylül 2010 tarihinde Içisleri Bakanligi müfettislerine verdigi ifadesinde yer alan “Ben bu cemaatin (Gülen Cemaati kastediliyor) bir komutan ile ilgili yaptigi yasa disi isi bizzat tespit edip ilgili bir makama,kisiye özel bir yaziyla bildirdim” cümlesi de O’Grady’nin yazdiklarini dogrulamaktadir.

Benzer santaj malzemelerinin var oldugunu,ben Hava Kuvvetleri Komutanligi Savcisi oldugum dönemde bizzat gözlerimle gördüm.

Karargâh Evleri Sorusturmasi sirasinda,bu sorusturmayi birlikte yürüttügümüz ünlü savci (!) Zekeriya Öz bana ve yardimcim Mehmet Çelik’e 2008 yilinda çok üst düzey bir komutanin oglunun bir kadin ile cinsel iliskiye girdigi görüntülerinin yer aldigi video seyrettirmisti.

Bu görüntülerden baska benim ve yardimcimin da sahsen tanistigi birçok adli ve idari yargida görevli hâkim vesavcilarin kadinlar ile cinsel iliskilerini gösteren gizlice videolar göstermisti.

Sunu demek istiyorum;

TSK’ne karsi yürütülen savas hiçbir kural tanimayan, asagilik komplolarla sürdürülen, belden asagi kirli bir savasti.Her türlü çirkinlik bu savasta kullaniliyordu.Bu nedenle Büyükanit’in kizi ve hatta kendisi ile ilgili görüntüler bile bu komplocular tarafindan ahlaksizca yollarla elde edilmis olabilir.

Kaldi ki; ben Karargah Evleri ve Isik Evleri sorusturmalarini yürütürken,benim telefon konusmalarimin kayit edilerek esime ve Hava Kuvvetleri Komutani’na gönderilmis,her gittigi yerde gece gündüz termal kameralar ile çekilen görüntülerim,kredi karti harcamalarim internet sitelerinde yayinlanmistir.

Hala da bu santajlar devam etmektedir.

Ben bu durumu MIT Müstesari Emre Taner’e sordugumda,telefon dinleme,gece gündüz takip etme,kredi karti hareketlerini takip etme gibi islemlerin hepsini birden MIT,Emniyet ve Genelkurmay tarafindan yapilmis olabilecegini,MIT Müstesari olarak beni takip etmediklerini söylemisti.

DOLMABAHÇE ANLASMASININ DIGER KANITLARI

Basbakan ile Büyükanit arasindaki görüsmenin TSK’nin tasfiyesi için yapilmis olabileceginin diger bir kaniti yine ünlü savci Zekeriya Öz’ün bana ve yardimcima kendi odasinda söyledikleridir.

Karargâh Evleri sorusturmasi devam ederken,Askeri Savciligimiza haber vermeden Alb. Cengiz Köylü’nün Zekeriya Öz’ün talimati ile tutuklanmasi üzerine,ben ve yardimcim Çelik ile Ocak 2009 tarihinde Zekeriya Öz’ün Besiktas Adliyesi’ndeki odasina gittik.

Bu tutuklamayi gerektirecek yeni bir delil buldugunu sandik.Ancak bize “yeni hiçbir delil" olmadigini,"sorusturma baslayali neredeyse iki yil oluyor artik tutuklayalim dedik” deyince“Böyle saçmalik mi olur koskoca kurmay albayi hiçbir delil olmadan nasil tutuklarsin" diye itiraz ettik.

Zekeriya Öz bizlere;

“Tutuklarim arkadas.Ben tutuklanacak askeri sahis sayisi artmaya,rütbeler yükselmeye baslayinca Ankara’ya Genelkurmay Bassavcisi Saim albayin yanina gittim.Durumu anlattim. Saim albay bu konuda kendisinin karar veremeyecegini ancak Genelkurmay Adli Müsaviri Hifzi Çubuklu mu Çubuksuz mu diye bir general varmis ona sormam lazim" dedi.

Sonra gidip konusup geldi ve bana ‘ muvazzaf generaller hariç istedigimi tutuklayabilecegimi’ söyledi.

Iste anlasma bu.

Bu olayin daha sonra TBMM’de bir gece yarisi operasyonu ile CMK’nin 250.maddesinde yapilan “küçücük bir degisiklikle” askeri yarginin bu sorusturmalardan dislanmasina kadar giden süreç yasandi.

Görüldügü üzere Besiktas Adliyesi’nin anli sanli savcisi Zekeriya Öz TSK hakkinda yürütülen komplo sorusturmalari kapsaminda 2009 yilinin baslarina kadar Dolmabahçe mutabakatina istinaden Genelkurmay Baskanligi’ndan izin aliyor.

Dolmabahçe görüsmesinde TSK’nin tasfiye edilmesine dair anlasmanin bir diger kaniti da Balyoz komplosu tutuklusu Albay Burhan Gögce ile Andiç Komplosu kapsaminda tutuklu kalan Genelkurmay Adli Müsaviri hakim tümgeneral Hifzi Çubuklu ile arasinda geçen konusmadir.

Bu konusmayi bana Albay Gögce anlatti.

Haydarpasa’daki GATA’da muayeneye giden Gögce,Çubuklu general ile karsilasir.Tam o günlerde Çubuklu general hakkindaki davanin esas hakkindaki mütalaasi açiklanmis ve Çubuklu hakkinda da agirlastirilmis müebbet hapis cezasi ile cezalandirilmasi istenmistir.

Gögce,Çubuklu’ya geçmis olsun dedikten sonra;

“Siz bu davalar hakkinda askeri savcilara sorusturma emri verseydiniz bunlar basimiza gelmezdi.Bu davalari görevli olmadiklari halde Besiktas hâkimlerine teslim ederek hepimizin senelerdir haksiz yere suçlanip, tutuklanmasina sebep oldunuz” gibilerinden biraz da kirici bir sekilde sözler söylemis.Gögce’nin bu sitem dolu sözleri üzerine,Genelkurmay Baskanligi’nin en üst düzey hukukçusu olan ve Genelkurmay Baskani’nin hukuk danismanligini yapan Adli Müsaviri Hâkim Tümgeneral Hifzi Çubuklu“Biz bu islerin buralara kadar varacagini öngöremedik. Haklisin”demis.

Bu sözler TSK personeline karsi yapilan tüm bu hukuksuzluklara yok etme operasyonuna onay verildiginin açik bir itirafidir.

Zekeriya Öz’ün ve Hifzi Çubuklu’nun söylediklerini, ABD Büyükelçiligi’nin kriptolarini, Zekeriya Öz’ün elinde bulunan gizli çekim videolari üst üste koydugumuzda,bu ülkenin Genelkurmay Baskani ile Basbakaninin karsilikli anlasmalari sonucu,yine bu ülkenin gelecegi için hayatlarini tehlikeye atmis bir çogu ömrünü daglarda çatismalarda geçirmis kahraman askerlerinin,hukuksuzluga ugratildigi,haksiz yere hapislere atildigi anlasilmaktadir.

Tarih buna benzer yüzlerce anlasmaya, binlerce satisa taniklik etmistir.Insanlarin ahlaksizca acimasizca hayatlarinin gasp edildigini,geleceklerinin yok edildigini yazmistir.Ama ayni tarih günü geldiginde yapilan tüm ihanetleri de hiç acimadan ifsa etmistir.

Mezara kadar yaninizda götürseniz de…

Hakim Albay Ahmet Zeki Üçok


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle