Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat |
Resimleri Göster
Dünya SOS Veriyor
Açıklama: Dünya iklimi alarm veriyor
Kategori: Çevre
Eklenme Tarihi: 30 Eylül 2013
Geçerli Tarih: 19 Nisan 2026, 19:45
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=15636
Dünya SOS Veriyor
Küresel iklim raporu dünyanin alarm verdigini ortaya koydu.

Isinmanin insan kaynakli oldugunun alti çizilen raporda,ülkelerin vakit geçirmeden harekete geçmesi istendi
Hükümetlerarasi Iklim Degisikligi Paneli (IPCC) tarafindan hazirlanan küresel iklim raporu, dünyanin alarm verdigini ortaya koydu. Küresel isinmanin insan kaynakli oldugunun alti çizilen raporda, sicakligin 100 yillik süreçte 0.89 derece arttigi ve bu yüzyilin sonuna kadar sicaklik artisinin 1.5 dereceye çikacagi belirtildi. Raporu degerlendiren uzmanlar, "Hem gezegenimiz hem de bizler büyük risk altindayiz. Harekete geçmemiz gerekiyor" dedi. Birlesmis Milletler'e bagli Hükümetlerarasi Iklim Degisikligi Paneli'nin (IPCC) 5. Degerlendirme Raporu, dün Isveç'in baskenti Stockholm'de düzenlenen Küresel Iklim Degisikligi Konferansi'nda açiklandi. Küresel iklim degisikliginin bilimsel temellerinin ve iklim degisikligine neden olan etkenlerin degerlendirildigi 2 bin sayfalik raporun yayinlanan ilk bölümünde çarpici veriler yer aliyor. Bölüm raporunda dünya liderlerine yol göstermesi için 20 sayfalik özeti niteliginde.
SICAKLIK ARTISI SÜRECEK
Raporda, 1950'den bu yana yapilan arastirmalara göre, dünyada isi artisinin birinci nedeninin 'insan kaynakli' oldugu belirtildi. Isinin dünya genelinde 1901-2011 yillari arasinda 0.89 derece arttigina isaret edilen rapora göre, sicaklik artisi bu yüzyilin sonuna kadar 1.5 dereceye kadar çikacak. Iklim degisikligine neden olan karbondioksit salinimina devam edilmesi halinde ise sicaklik artisinin 4 ile 5.4 derece daha yüksek olacagi kaydedildi. Raporda, isinma oranindaki artisin 2 dereceyi geçmemesi gerektigi görüsünün bütün dünyada kabul edildigine dikkat çekildi. Sanayi devriminin basladigi 1750 yilindan bu yana atmosferdeki karbondioksit oraninin yüzde 40 oraninda arttigi belirtilen raporda, denizlerdeki su seviyesi yükselmesinin bu yüzyilin sonuna kadar yarim metreyi geçecegi kaydedildi.
BUZULLARIN YÜZDE 85'I
Rapora göre dünyada isinma ile birlikte buzullardaki erime de hizla artacak. Grönland'daki buzlarin erimesi son 20 yil içinde çok hizli bir sekilde görüldü ve bütün kutuplardaki buzlar 1900'lü yillardan sonra 7 kat daha hizli sekilde eridi ve kütleleri küçüldü. Isinmanin bu sekilde devam etmesi halinde 2100 yilina kadar kutuplardaki buzullar yüzde 15 ile 85 oraninda erimis olacak. Kuzey kutbundaki buzullarin kütlesi her yil yüzde 3.5 ile 4.1 oranindan eriyerek küçülüyor. Kuzey yarim kürede kar yagis oranlarinin azalmasindan dolayi, kar örtüsünün küçüldügünü, 2100'e kadar bu azalmanin yüzde 25'e kadar ulasacagi belirtildi.
EN BÜYÜK NEDEN INSAN
Iklim degisikligine en büyük neden olarak insanlar gösterilirken, petrol, gaz ve fosil yakitlarinin kullanilmasi da ilk siralarda yer aldi. Raporda, hizlanan iklim degisikligi nedeniyle, bunun önüne geçmek için hizli bir sekilde degisiklige ve kisitlamalara ihtiyaç duyuldugu bildirildi. Dünya için alarm zilinin çaldigi bildirilen raporda, sera gazi etkisi ve ormanlarin yok edilmesi ile iklim degisikliginin hizlandirildigi bildirilirken, dünyada isi artisinin en fazla iki derece ile sinirlandirilmasi için çalismalara baslanmasi gerektigi yönünde çagri yapildi.
"HAREKETE GEÇMELIYIZ"
Raporun açiklandigi saatte Türkiye'deki TEMA, Greenpeace ve Eurosolar gibi sivil toplum kuruluslarinin olusturdugu Iklim Agi, Istanbul'da bir basin toplantisi düzenleyerek raporu degerlendirdi. Yapilan açiklamada, "Rapor net bir gerçekligin altini çiziyor: Küresel iklimdeki isinma olagandisi. Atmosfer ve okyanuslar isindi, kar ve buz miktarlari azaldi, ortalama deniz düzeyi yükseldi ve sera gazlarinin atmosferdeki birikimleri artti. Hem gezegenimiz hem de bizler büyük risk altindayiz! Harekete geçmemiz gerekiyor. Türkiye'nin mutlak sera gazi azaltim hedefi belirlemesinin yasamsal bir zorunluluk oldugunun bir kez daha altini çiziyoruz. Küresel çözümün parçasi olmak için ülkemizin kömüre dayali enerji vizyonunu bir kenara birakmasi, enerji verimliligi, yenilebilir enerji ve iklim degisikligine uyum politikalarini hayata geçirmesi gerekiyor" denildi.
IKLIM DEGISIKLIGI VAR
Raporun öncekilerden farkli oldugunu belirten TEMA Iklim Projeleri Koordinatörü Göksen Sahin, "Rapor 3 konuyu net olarak ortaya koyuyor. Birincisi iklim degisikliginin kesinlikle var oldugunu söylüyor. Ikincisi insan kaynakli oldugunu net bir sekilde belirtiyor. Üçüncüsü de acilen harekete geçilmesi gerektigini ifade ediyor. Rapor küresel sicakliklardaki artisin insan etkinliklerinden kaynaklanip kaynaklanmadigi konusundaki tartismalara da nokta koymustur" dedi. Toplantiya katilan IPCC Adaptasyon Çalisma Grubu bas yazarlarindan Dr. Baris Karapinar, isinmanin önümüzdeki dönemde de artarak devam edecegini belirterek bunun tarima dolayisiyla da gida fiyatlarina yansiyacagini ifade etti. Karapinar, "Iklim degisikligi ile gida fiyatlari önümüzdeki dönemde yüzde 80'e varacak artisa neden olacak" dedi. Greenpeace Akdeniz Iklim Sorumlusu Pinar Aksogan ise, iklim degisikligine neden olan sera gazi seviyelerindeki artisin ana sorumlusunun enerji sektörü oldugunu belirterek, "Fosil yakitlara dayali enerji projeleri ve yatirimlari yerine, enerjinin verimli kullanimini saglamak ve yenilenebilir enerji kaynaklarina dayali, sürdürülebilir enerji altyapisi olusturulmali" dedi.
5. DEGERLENDIRME RAPORU
Hükümetlerarasi Iklim Degisikligi Paneli (IPCC) 1988'de Birlesmis Milletler'e bagli olarak faaliyet gösteren iki uzman kurulus, Dünya Meteoroloji Örgütü (WMO) ve Birlesmis Milletler Çevre Programi (UNEP) tarafindan, iklim degisikligi konusunda mevcut bilimsel, teknik ve sosyoekonomik bilgi ve çalismalarin degerlendirilmesi, bilimsel çiktilar isiginda iklim degisikligiyle mücadele ve iklim degisikligine uyum konularinda karar vericilere yol göstermek üzere kuruldu. IPCC, Türkiye'nin de içinde oldugu "IPCC üyesi ülkeler" tarafindan belirlenmis bagimsiz süreçlere göre çalismalarini sürdürüyor. Her 5 -7 yilda bir, dünyanin iklim sisteminin bugün geldigi durum ile ilgili derlenen Degerlendirme Raporlari basin ve karar vericilerle paylasiliyor. Bu raporlardan ilki 1990 (FAR), ikincisi 1996 (SAR), üçüncüsü 2001 (TAR) ve dördüncüsü de 2007'de (AR4) yayimlandi.
RAPORDA ÖNE ÇIKAN NOKTALAR
Küresel ortalama yüzey (kara ve okyanus) sicakligi verileri, 1901-2012 döneminde yaklasik 0.9 C'lik bir artis gösterdi.
Küresel ortalama deniz düzeyi 1901-2010 döneminde 19 cm yükseldi. Deniz düzeyi yükselmesini sürdürecek.
Küresel ölçekte soguk gün ve gecelerin sayilari azalmis, sicak gün ve gecelerin sayisi artmistir.
Küresel yüzey sicakligi degisikligi, 21. yüzyilin sonuna kadar sanayi öncesi döneme göre 1.5 C'yi ve iki yeni senaryoya göreyse 2 C'yi asacaktir.
Küresel isinma, 2100 yili sonrasinda da sürecektir.
Geçen 30 yilda, küresel ölçekte 1850'den beri kaydedilen en sicak ardisik 30 yil, son 10 yil ise en sicak 10 yildir.
Grönland ve Antarktik buzullari geçen 20 yillik dönemde kütle kaybetti ve küçülmeyi sürdürmekte.
Karbondioksit (CO2), metan (CH4) ve diazotmonoksit (N2O) gazlarinin atmosferik birikimleri bugün itibariyle son 800 bin yillik dönemde hiç olmadigi kadar yüksek bir düzeyde.
Karbondioksit birikimleri sanayi öncesi döneme göre yüzde 40 oraninda artti.
Okyanuslar atmosfere salinan insan kaynakli karbonun yaklasik yüzde 30'unu emmis ve bu da okyanuslarin asitlenmesine yol açmistir.
Okyanuslar 1971-2010 döneminde kesin olarak isinmistir. 1870'ler ve 1971 arasindaysa olasilikla isinmistir.

IPCC
Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat |
Resimleri Göster