Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


Suriye'de Alçaklığın Modeli Tartışılıyor


Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 05 Eylül 2013
Geçerli Tarih: 19 Nisan 2026, 23:48
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=15358


ESAD'A DIZ ÇÖKTÜRECEK MÜDAHALE MODELI TARTISILIYOR MUS!


 
YANI ALÇAKLIGIN MODELI ÜZERINDE TARTISILIYOR...

Suriye'de Baas rejimini devirecek modelin Kosova degil Hirvat modeli olabilecegi konusuluyor.

Ortaya atilan Suriye'ye askeri müdahale seçenekleri tartisma konusu oldu.

Peki en iyi yöntem hangisi?

Havadan bombardimani öngören Kosova modeli mi yoksa baska bir yol mu?

KOSOVA MODELI YETERSIZ KALABILIR

Dogrudan rejimin karada üslenmis birliklerini hedef alan bir hava harekâtinin düzenlenmesidir.

Bunun pekâlâ etkili olabilecegini ama yine de tek basina muhalefetin zaferi için kuvvetli bir güvence tasimadigini kaydediyor.

Bu çerçevede ABD’nin 1991’de 38 bin sorti düzenlenmesine ragmen Saddam’in cumhuriyet muhafizlarinin yine de ciddi bir savas yetenegi sergiledigi hatirlatiliyor.

Zaferin Garantisi Var mi?

Bu seçeneklerin hepsi maksimum düzeyde uygulamaya konulup sahaya sürülse de,yine de zaferin garantisi yoktur ve is bu sekilde hareket etmekle sinirli kalmayabilir.

Zaferi saglamanin tek yolu vardir.

Suriye muhalefetinden bir profesyonel ordunun insa edilmesidir.

Yani,isbirlikçiligin rolü!

Böyle bir ordu,hem rejim güçlerini cephede yenecek,hem de savas sonrasinda ülkede girilecek yeniden yapilanma döneminde istikrar saglayici bir kurum olarak islev görecektir.

Önce,kiralik katillerinizi taseronlarin yardimiyla Suriye içine sürüp istikrarsizlastirma uygulayacaksiniz,katillerinizin isledigi cinayetleri Suriye islemis gibi göstereceksiniz,daha sonra ise öldürücü darbeyi vurabilmek için yol ve yöntemler arayacaksiniz.

Savasmanin bile eskiden bir haysiyeti vardi,alçakligin tarihini yaziyorsunuz.

Suriye'ye saldiri ve ihtimaller - Tunç Sipahi -soL

Saldirabilirler mi? Evet. Saldiramazlar mi? Bu da bir olasilik ve üstelik simdilik güçleniyor. Bati çok da hevesli görünmezken, cephe ülkesi olmaya soyunan bir ülke var: Neden?

Suriye’ye saldirinin ekonomisi ve politikasi

Emperyalizmin “saf” teorisinden ve savas egilimi olarak pratik bir yanindan son günlerde bahsettim. Saldirabilirler mi? Evet. Saldiramazlar mi? Bu da bir olasilik ve üstelik simdilik güçleniyor. Neden? Emperyalizmin savas egilimi baki olduguna göre, ne engelliyor? Rusya, Iran, Çin demeyecegim: Bu kadarini sagir sultan bile duydu.

Bir, muhalefet olarak ortaya konulan çeteler Suriyeli degil ve zaman geçtikçe içlerindeki Suriyeli, basindan beri Esad’a muhalif olan unsurlarin ayrildigini düsünmek dogru olur. 2011 yili Mart ayinda, bir süredir hazirlanan olay patladiginda, Esad’in halk destegi muhtemelen yüzde 60 civarindaydi. Bu oran, zamaninda konustugum uzman akademisyenlerin genel kanisiydi. Bugün bu destek artmistir ve Sünni nüfus dahi yavas yavas “rejim kalsa daha iyi” noktasina gelmistir. Öncelikle Suriye’de “rejim kurabilecek” söhrete sahip köklü muhalefetin (a) Uluslararasi lümpen parali asker çeteleriyle sahada el ele olmasi düsünülemez. (b) Saha disinda, siyasi alanda da “yabanci ve isgalci bir gücün yardakçisi olarak” Esad sonrasi ortaya çikabilmeleri mümkün degildir. Ergo, Suriye’de yeni rejimi kurabilecek elitler su an beklemededir.

Iki, halkin Sünni bölümü de bu adamlarin katil ve hirsiz, insanlik düsmani ve parali asker -objektif olarak ilk elde Israil’in ajani konumundadirlar- yüzlerini yasayarak görünce “bunlar defolsun” noktasina gelmistir. Illa Esad’i sevmeleri gerekmiyor. Bu nokta Suriye’de deneyerek, yasayarak anlasilmistir. Yani bunlar baslangiçta Esad’a geçmisten gelen ve/veya mezhep türü nedenlerle karsi olmasi beklenenleri de hizla karsilarina almaktadirlar. Bu is Libya’daki gibi “hangi asireti satin aldim, Kaddafi hangi asiretin destegini aldi” hikayesine benzemiyor. Bati bunu da görmüstür.

Üç, kimse ABD kamuoyunu El Kaide’yle ayni safta savasmak gerektigine inandiramaz. Bu tüm ideolojik kurguyu, 11 Eylül hikayesini ve her iki Irak savasini yikar. Su anki durumda, Suriye’nin en ufak uluslararasi destegi olmasa dahi, Esad’i aniden devirmek birkaç ay sonra Esad sonrasi rejime karsi agir askeri saldiri geregini ortaya çikarabilir. “Ilimli Islam” palavrasina sahip çikacak muhalefet dahi bulunamamaktadir çünkü çeteyle rejim yikmaya kalkarsan o çeteyle is yapacak elit bulamazsin ve sonra çeteyi de yok etmen gerekir. Çeteler rejim kuramaz. Agir sorun budur.

Dört, Esad askeri olarak da, halkin vicdaninda da kazanmaktadir. Derhal müdahale sart görünüyor. Birkaç ay daha beklenirse isgalci yabanci güç Suriye ordusu tarafindan ezilebilir. En sonunda, bunlar ordu degildir ve disiplinini koruyan, satin alinamayan askeri güçler sahada askeri savasi kazanir. Istedigin silahi ver: Ormanlik, daglik olmayan arazide düzenli ordu daima kazanir. Üstelik halkin çogunlugunun destegi orduya yönelmisse. Bu denklemi degistirebilecek kart olarak masaya sürülmek istenen Kürt kartinin durumu da belli degil.

Bes, hal böyleyken zaten mantiga aykiri olan “Esad kimyasal kullandi” yalanina sarilmak anlasilabiliyor. Karadan isgal mümkün degil. Fakat Suriye ordusunun uçaklari, tanklari, haberlesmesi, depolari ve altyapi imha edilirse -ki amaç budur- belki “tas devrine” dönen ülkede çapulcularla düzenli askerler arasinda bir süre daha “tüfek tüfege” bir savas sürebilir.

Lakin durum içinden zor çikilir bir “yaman çeliskiye” baglandi. Rejimi yikmak amaciyla saldirilamiyor. Geriye kimyasal hikayesi kaliyor. Fakat burada kanitlarin Esad lehine oldugunu hem Rusya, hem Ingiltere, hem ABD biliyor. Çin’in bildigini de biz varsayabiliriz. Bu oyunun oyun teorisinde genel bir adi var: “Common knowledge”. ABD, Rusya’nin su ana kadar Birlesmis Milletler’e sundugu füzelerin muhaliflerin bölgesinden atildigina dair kanitlarin ötesinde, daha da kesin kanitlar sunma olasiligini yok sayamiyor. Çünkü herkesin ne bildigini, bu teknoloji seviyesinde, herkes biliyor. Ingiltere’nin “bizde telefon görüsmesi yok” ve “bir daha oylama da yok” açiklamalari bu anlama geliyor. Ilginç olan su: Rusya kimyasal silahlarin muhalefet oldugu iddia edilen çeteler tarafindan kullanildigini kanitlarsa, “kirmizi çizgiye” göre ABD’nin bu çeteleri bombalamasi gerekecek! Aslinda kolay: Bombalayacagi sonuçta zaten El Kaide ve ABD kamuoyu buna hiç ama hiç karsi çikmaz.

Alti, en iyi yol Obama’nin bizzat kendi önergesini Kongre’de reddettirmek amaciyla oraya göndermesidir. Ben Obama olsam düsülen açmazdan en iyi çikis yolu olarak Ingiliz örnegini görürdümki Ingiltere’de tezkerenin meclise reddedilmesi amaciyla gönderilmis oldugundan ve bu yönde gerekenin yapildigindan kusku duymuyorum.

Yedi, yine de bomba atilabilir. Neden? Bakiniz dört numarali madde.

Isin bir de dar anlamda ekonomisi mevcut. Su an savas için imkansiz bir durum var: 2003 Irak savasinda zaten amaç harcama da yapmakti, resesyon baslamisti. Stiglitz, maliyeti 3 trilyon dolar olarak hesaplamisti. Kaldi ki, 2003 Irak savasi da zaten 1991 ilk Irak savasi sonradan tekrar savasmak için bilerek yarim birakilmis oldugu için çikarilmisti. Saddam konserve kutusuna konulmustu. Ama o zaman ne Rusya, ne Çin, ne Iran devredeydi. Ve o zaman SSCB sonrasi ideolojik karartma çok etkiliydi. Bugün Bati hâlâ kapitalizmin ne kadar da sorunlu oldugunu milyarlara kanitlayan kendi kriziyle ugrasiyor. Zaten savasa bütçe de yok.

Türkiye için de isin ekonomisi söyle: Ilk elde mali piyasalari bozar, sert satis getirir. Ve “dahil olma” karsiligi bilinmeyen bir kaynak “bulunmayacaksa” durum kontrolden çikabilir. Sonradan, yikilan ülkeyi yeniden yaparken alinacak müteahhitlik isleri için de geç olur ve aslan payini yedirmezler. Evet, “proxy wars” diye bir terim var. “Baskalarinin savasini yapana” ekonomisi hemen dagilmasin diye bir ek finansman saglanir. Acaba bütün bahislerin Suriye karesine yatirilmis olmasi, rulet ama Rus ruletine benzemeye basliyor, ekonomiyle veya baska nedenle, “düsme korkusundan” midir? Bu kadar da banal olmayalim: Daha derin nedenleri elbette ki var ve bunlar dogrudan ideolojik nedenler.

"Suriye'ye Saldiri Ihtimali"

31 Agustos 2013 Cumartesi

"Putin Bender'e, teröristlere destek sunmayi kesmelisiniz. Sizin Arap ve Suudiler olarak, Arap-Israil çatismasindan, Arap-Fars veya Sii-Sünni çatismasina yönelmek yerine ana meseleniz olmasi gereken Filistin davasina dönmeniz gerekir, dedi."

Sami Klib Al-Mayadeen

Uluslararasi müfettislerin Sam'i terk etmesi ile Suriye'ye saldiri için geri sayim baslamis oluyor. Obama ve ondan önce disisleri bakani, Suriye'ye saldirinin sinirlarindan bahsetti. Karadan olmayacak, sinirli olacak, Irak ve Afganistan'a benzemeyecek. Peki son saatlerde neler oldu?

Sifir saati Persembe safaginda olacak diye kararlastirilmisti. Obama, yanina Fransa Cumhurbaskani Hollande ve Ingiltere Basbakani David Cameron'u alarak, Suriye'nin stratejik silahlarini, hava alanlarini ve rejimin var oldugu önemli noktalari vurarak bilinen askeri ve siyasi isimleri öldürecek hizli bir saldiri ile, herkesi sasirtmak istediler.

Obama son günlerde Ruslari, bazi hedefleri vurma hususunda ikna etmeye çalisti. Obama; ardindan sirasi ile 2. Cenevre Konferansi'ni gerçeklestirme ve Cumhurbaskani Bessar Esad'i yönetimden uzaklastirarak siyasi çözüme dogru yol alma, var olan rejimi temelden genisleterek, Müslüman Kardesleri deviren Suudilerin eliyle Misel Kilo'dan Ahmet Carba'ya kadar, farkli fraksiyonlarin katildigi Koalisyonu yönetime dahil etme adimlarini getirecek olan bir anlasma karsiliginda, Putin'in bir kaç hedefin vurulmasina olur demesini umut ediyordu.qw2

Ruslarin reddi kesindi. Putin hedeflerin vurulmasini kabul etmedi. Ruslar, silahli muhaliflerin kimyasal silah kullanimina dair dogru bilgilerin yer aldigi ayrintili bir rapor sundu. Buna ek olarak rapor, uydu görüntüleri, tibbi raporlar ve taniklarla desteklendi.

Bilgi sahibi Rus kaynaklar, kimyasal silah fabrikasyonunun arkasinda Amerikan istihbarati CIA'nin oldugunu aktardilar. Ruslar, Güvenlik Konseyi'ndeki büyük ülke temsilcilerine bu sözleri açik olarak söylediler. Ruslar ayrica eger rejim de kimyasal silah kullandi deniliyorsa hepimiz kanitlarimizi konseye sunalim, sonra da, sorumlulari bulmak üzere tespit yapacak bir Danisma Komitesi kurup onlari tesbit edelim ve Güvenlik Konseyi'nden bir karar çikartip sorumluyu cezalandiralim dediler.

Bütün bunlardan önce Arabistan Istihbarat Baskani Bender bin Sultan Moskova'yi ziyaret etmisti. Bender, Putin'den harfiyen su ifadeleri isitti: “Kimse Rusya'nin, Suriye'deki dengelerin silahli güçlerin lehine degisimini kabul etmesini beklemesin. Terörist gruplara destek sunmayi kesmelisiniz. Sizin Arap ve Suudiler olarak, Arap-Israil çatismasindan, Arap-Fars veya Sii-Sünni çatismasina yönelmek yerine ana meseleniz olmasi gereken Filistin davasina dönmeniz gerekir.''

Emir Bender, anlasmanin mümkün olmadigini anlamisti. Ayni sekilde uluslararasi temsilci Jeffrey Feltman da Iran'daki üst düzey liderlerden ''Sam kirmizi çizgimizdir, kesinlikle ve hiç bir sekilde, rejimi sona erdirecek bir anlasmayi ve Israil ile barisçil uzlasiyi kabul etmiyoruz'' ifadelerini duyunca, Bender'in anladigi benzer hususlari kavramis oldu. Feltman bir Ortadogu uzmani. Arapça konusan Feltman, Irak tahrip edilirken, Filistin kaybedilirken ve Lübnan yikilirken bölgedeydi. Iran onu iyi taniyor ve onun, Birlesmis Milletler'in degil Obama yönetiminin temsilcisi olarak geldigini biliyor, dolayisi ile Feltman eli bos olarak döndü. Washington Arap Birligine baski yaparak, kimyasal silah kullanimini kinayan ve rejime sorumluluk atfeden bir beyanat vermesini istedi. Arap Birligi ise eline herhangi bir rapor geçmeden Amerika'nin bu istegini yerine getirdi.

Amerikan yönetimine ulasan son istihbarat raporlarinda rejimin Sam kirsalinda ciddi ilerlemeler kaydettigi ve güneyde geriye sadece % 20'lik bir bölgenin kaldigi bilgileri vardi. Raporlara göre Sam kirsalindan sonra rejim ve müttefiklerinin, askeri ve siyasi olarak etkilerinin daha da artacagi bir pozisyon kazanabilecekleri söyleniyordu. Bunun ardindan ordu Halep'e tasinip kuzeye hakimiyetini arttirsa, bazi Körfez ülkeleri ve Erdogan'in yolu tehlikeye girecekti.

Israil raporlarina göre ise Hizbullah son zamanlarda Israil için tehlikeli stratejik silahlara sahip oldu. Israil, bu silahlarin bir kisminin halen Suriye'nin depolarinda mevcut oldugunu ve imha edilmesi gerektigini düsünüyor. Israil için Suriye'yi kimin yönetecegi pek önem arz etmiyor. Önemli olan Suriye Ordusunun gücünü kirmak ve stratejik ortagi Hizbullah'in geri kalan stratejik silahlari ele geçirmesini engellemekti.

Hizbullah Genel Sekreteri Seyyid Hasan Nasrallah açik bir sekilde, olasi bir savasta, bu sefer Filistin'e girmenin, hemen köseyi dönmek kadar yakin oldugunu söyledi. Seyyid Nasrallah son konusmasindan önceki konusmasinda, Israil ve Batililarin tüm gözlem ve güvenlik takiplerine ragmen, alenen Hizbullah yanlilarinin arasina çikti. Bununla es zamanli olarak da Cumhurbaskani Bessar Esad da yine tüm takibin inadina Sam kirsalinda göründü.

Iki tarafin da rakipleri, Esad ve Nasralllah'in, zafer kazanmis gibi hareket ettigini gördüler. Bunun ardindan silahli muhalefet askeri dengelerin degistigini, Bati, Katar ve Arabistan'in artik bir sey göndermediklerini dillendirmeye basladi.

Kusayr'dan sonra Körfez, Bati ve Türkiye'nin kaygi düzeyleri artti. Görüldü ki Suriye ordusu ve Hizbullah, Iran ve Rusya destegi ile stratejik askeri bir pozisyon kazaniyor. Peki savasi kazanmalari ne anlama gelecekti? Bu zafer, diger eksenin çöküsü ve Rusya, Iran, Suriye ve Hizbullah ekseninin kazanisi anlamina geliyordu. Bu diger eksen için çok tehlikeli bir gelisme olurdu.

Daha tehlikeli olani ise Suriye ordusunun Hizbullah ve Iran ile, olasi bir Israil savasinda nasil savasilacagina dair bir yildan beri gizli egitimler yürütmesidir.

Akdeniz kiyilarindaki yeni gaz ve petrol kesifleri, denizin, karninda büyük servetler sakladigina delalet ediyor. Böylesine bir durumda Mukavemet Ekseninin savasi kazanmasi ne anlama gelirdi? Gaz ve petrol hatlarini kim kontrol ederdi? Iste bu mesele de Avrupa ve ABD için hayati bir konudur.

Bir tarafta Iran ve Hizbullah, diger tarafta Hamas ve Müslüman Kardesler olmak üzere iki taraf arasinda yeni seyler sekillenmeye basladi. Iran ise, Misir ordusunun Müslüman Kardesler'e karsi olan tüm siddetini kinamakla basladi. Körfez ülkeleri, Müslüman Kardesler ile Iran arasinda yeni bir yakinlasmadan korktu. Bu yüzden, Arabistan, Emirlikler ve Kuveyt Müslüman Kardesleri uzaklastirmak ve yeni Misir yönetimini, Ihvan liderlerini tutuklamaya yönelik tesvik etmek adina birkaç faaliyet yürüttü. Recep Tayyip Erdogan Ihvan'in müttefiki olurken Arabistan, ikilinin düsmani oldu!

Esad karsiti ittifak, daha çok endise etmeye baslarken, çatlaklar derinlesip genislemeden, hizli bir sekilde bir seyler yapmak gerekiyordu.

Suriye rejimini vurmak için bir bahane bulunmaliydi. Ruslarin raporlarina göre, Birlesmis Milletler müfettislerinin varliginda, krizin kimyasal boyuta gelmesi adina dikkatli bir planlama ile birseyler yola koyuldu.

Kimyasal silahi kim, nasil ve niçin kullandi? Önemli degildi... Amerika, müfettisleri beklemedi. Fransa ve Ingiltere ile ittifak kurup Suriye'ye saldiracaklardi. Ilk olarak Ingiliz parlamentosunun karari ile karsi karsiya kaldilar. Isçi Partisinin muhalefeti ile Cameron'a Suriye'ye darbe izni verilmedi. Arap ve Bati ülkelerinde saldiriya karsi halk hareketlerinin katildigi kampanyalar büyümeye basladi. Hizli hareket etmek gerekiyordu.

Ve yönetmen geldi. John Kerry halkina ve dünyaya “Kimyasal silah izleri bulduk” dedi. Kim ve nasil? “Bilgiler gün isigina çikacak ama daha da önemlisi gizli kalacak!” Irak'ta yasananlarin aynisi. Ardindan operasyonun karadan olmayacagini ve sinirli tutulacagini söyledi. Obama da ayni sözleri tekrarladi.

Önümüzde iki seçenek var. Ilki: Operasyon gerçekten de sinirli olacak. Etkileri ise Israil'in son darbeleri gibi olacak. Bu sinirli saldiri 3 sonuca neden olacak: Washington, Hizbullah'in eline geçmesi muhtemel silahlari vurarak Israil'e hizmet etmis, Obama dillendirdigi seyi gerçeklestirmis ve son olarak Ruslar ile, saldiridan sonra rejim ile muhalefet arasindaki denge dikkate alinarak müzakere edilmis olacak.

Ikinci seçenek: Savas kapsami genisler, Suriye cevap verir, Hizbullah Suriye'ye katilir ve tehlike artarsa Iran da müdahil olur. Gelen bilgilere göreyse Iran ve Hizbullah tüm seçenekleri göz önünde bulundurarak kendilerini buna tamamen hazirladilar.

Görünüse göre birinci seçenek önde gidiyor. Gelen bilgilere göre, sifir saati belirlenince, Iran iki gün önce açik bir mesaj gönderdi: ''Müttefiklerimizi vurursaniz, müttefiklerinizi vururuz'' Bu da Bahreyn'den Yemen'e, Arabistan'dan Irak ve Lübnan'a kadar tüm bölgenin atese atilmasi anlamina gelir.

Obama ilk defa geri adim atti ve saldiri iki gün ertelendi. Istisareler tekrar basladi. Fransa'da askeri komuta kaynakli gizli rapora göre Fransa ''Rejimin kimyasal kullandigina dair hiç bir delilimiz yok'' diyor. Ingiltere'de ise askerler basbakanlarina su sorulari sordular: ''Rusya'nin Suriye'ye teslim ettigi silahlara dair bilgimiz var mi? Suriye'nin elinde uçak düsürecek füzeler var mi?''

Ruslar ve Iranlilarla gerçeklestirilen tüm iletisimler basarisiz oldu. Moskova Amerika'nin, Batili, uluslararasi ve halk (Amerikalilarin % 60'i saldiriya karsi) destegi olmadan savasi konustugunu biliyor.

Kimse Rusya'nin Suriye'ye ne teslim ettigini ve Hizbullah'a nelerin ulastigini bilmiyor. Soru su: Saldiri sindirilecek mi yoksa eksen sert bir yanit mi verecek? Önümüzdeki saatler her seyi açiga çikaracak.

Çev: Hasan Sivri

medyasafak.com


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster