Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat |
Resimleri Göster
Kürtlerin 100 Yıllık Hayali Gerçekleşiyor
Açıklama: Cemil Bayık: Kürtlerin Hayali Gerçekleşiyor
Kategori: Röportaj-Söyleşi
Eklenme Tarihi: 13 A?ustos 2013
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 03:02
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/haber_detay.asp?haberID=15157
Kürtlerin 100 Yillik Hayali Gerçeklesiyor
Cemil Bayik: Kürtlerin Hayali Gerçeklesiyor.
Cemil Bayik, Kürt Ulusal Kongresi öncesinde, "Bu kongreyi çok önemsiyoruz. Kürtlerin yüzyillardir hayalini kurdugu bir seydir. Bunu gerçeklestirmek zorundayiz" dedi. Bayik, çözüm sürecine iliskin çarpici mesajlar verdi.
KCK Yürütme Konseyi Esbaskani Cemil Bayik, Suriye, Kürt sorunu, çözüm süreci, Iran gibi önemli basliklarda açiklamalar yapan Bayik, "Kürt sorunu çözülmeden bölgedeki sorunlar çözülemez" dedi. Bayik, çözüm süreciyle de ilgili olarak, "Kürtler bölücü degildir, bütünlükten yanadir, ama esit ve özgür sartlarda bir bütünlükten. Bizim sinirlarla bir sorunumuz yok. Esasen ulus devlet anlayisina karsiyiz" diye konustu.
Cemil Bayik, Kürt Ulusal Kongresi öncesinde Milliyet'ten Mithat Sancar'in sorularini yanitladi. Sancar'in söylesisinin ilk bölümünde Bayik, Kürt Ulusal Kongresi ve bölgedeki gelismeler hakkinda yöneltilen sorulara cevap verdi. Sancar'in Bayik ile yaptigi söylesi söyle:
- Söylesiye Kürt Ulusal Kongresi’nden baslayalim. Öncelikle Kongre hazirliklari nasil gidiyor?
Cemil Bayik: Bir hazirlik komitesi var, biliyorsunuz. Komite, çalismalarini yogun bir sekilde sürdürüyor. Bazi sorunlar vardi. Bunlarin büyük bir kismi asildi. Simdi delegelerin Kürtlerin yasadigi ülkelere göre paylastirilmasi, yani hangi bölgeye kaç delegelik verilecegi meselesi var komitenin gündeminde. Bunu halletmek zor degil. Hazirlik sürecinde sorun çözme tecrübemiz de artti zaten. Gelinen noktadan memnunuz.
- Suriye’deki gelismeler ve Rojava konusunda KDP’yle sorunlar yasadiginiz biliniyor. Bunlar hazirlik sürecine nasil yansiyor?
Kürdistan Bölgesel Yönetimi’nin Rojava’yla olan sinirlari kapali tutmasi, bizim açimizdan kabul edilebilir bir tutum degildir. Ulusal Kongre’nin baslica amaçlarindan biri, Kürtler arasindaki sorunlari çözmektir. Güney Kürdistan Yönetimi’nin Rojava’ya karsi izledigi tutum, kongrenin amaçlariyla bagdasmiyor. Bu konu, hem örgütlerin hem de hazirlik komitesinin gündemindedir, orada da tartisiliyor, çözülmesi için ugrasiliyor.
Yarin KDP ve KYB temsilcileri, buraya bizimle bu meseleyi görüsmeye gelecekler. Ortak bir çözüm bulacagimizi ümit ediyorum.
-Kürt Ulusal Kongresi fikri uzun zamandir var, buna iliskin çesitli girisimler de oldu, ama bir sonuç alinamadi. Ne oldu da, kongre simdi toplanabiliyor?
Biz böyle bir kongrenin toplanmasini uzun zamandir istiyorduk. KDP ve KYB’nin katilmayacagi bir kongrenin ulusal nitelik tasimayacaginin, dolayisiyla bir anlami olmayacaginin farkindaydik. Bu nedenle kendileriyle görüsmeler yaptik, ama onlarin çekinceleri vardi, bu nedenle sonuç alamadik.
- Daha önce kongre çagrisina olumlu cevap vermeyen, çalismalarina katilmayi kabul etmeyen bu örgütler, simdi neden kabul ettiler?
Daha önce bize diyorlardi ki, siz savas yürütüyorsunuz, bu sartlarda bir kongre toplanamaz. Bazi örgütler gelmez, bazi devletler rahatsiz olur.
Önderlik, Newroz’da strateji degisikligini içeren yeni tarihi hamleyi baslatinca, yani çatismalar durunca ve gerillanin geri çekilmesi baslayinca, artik o gerekçeler de ortadan kalkti. Biz de çalismalara basladik. KDP ve KYB’yle görüsmeler, toplantilar yaptik. Onlarla anlastiktan sonra, hazirlik süreci basladi.
Yani bu kongrenin toplanmasi girisimi de bizden geldi. Önderlik, çözüm süreci çerçevesinde dört konferans yapilmasi talebini iletmisti. Üç tanesi yapildi, bu sonuncusudur. Bunlar birbirini tamamliyor. Hepsinin ortak amaci, demokratik siyaset zeminini gelistirmektir. Bu açidan hepsinin ayri ayri islevi var.
-Kongreden beklentileriniz nelerdir?
Bu kongreyi çok önemsiyoruz. Kürtlerin yüzyillardir hayalini kurdugu bir seydir. Bunu gerçeklestirmek zorundayiz.
Kongrede kalici mekanizmalar için kararlar alinmasini bekliyoruz. Bizim önerilerimiz var, diger örgütlerin de önerileri var. Bunlardan ortak bir model olusturulacaktir.
Kongrenin sürekli ve kalici bir nitelik kazanmasini istiyoruz. Mesela bir meclisi, bir yürütmesi olmali; baskanligi, diplomasi komitesi olmali.
- Bu kurullar ne yapacak? Böyle bir yapinin çalismalari hangi amaçlara yönelik olacak?
Kongrenin amaçlarini söyle görüyoruz: Ulusal birligi saglamak, Kürtler arasi sorunlari çözmek, Kürtlerle komsu halklar arasindaki sorunlari çözmek, özellikle kusku, endise ve korkulari gidermek, diger halklarla birligi, kardesligi saglamak. Bütün bunlar, hem Kürt sorununun çözümüne katki saglar, hem de çevre ülkelerde demokratiklesmeyi tesvik eder, gelistirir. Istikrar da böyle ortaya çikar. Bu da herkesin yararina olur.
Kürt sorunu artik bölgesel bir sorundur, hatta uluslararasi hale gelmistir. Bugün Orta Dogu’nun en önemli sorunudur, Filistin sorununun da önüne geçmistir. Kürt sorunu çözülmeden, Orta Dogu’daki sorunlar çözülemez, bölgede istikrar saglanamaz. Iste bu kongrenin en çok buna hizmet etmesi gerekir.
Türkiye’de Kürt sorunu için baslayan bir süreç var. Çözüm sürecinin en önemli hedefi, demokratik siyasetin hakim kilinmasidir. Demokratik siyaset stratejisinin basarisi açisindan da kongre çok önemlidir. Bu stratejinin önündeki birçok engel bu kongreyle birlikte ortadan kalkacaktir. Kisacasi Kongrenin gerçeklesmesi, hem sürece hizmet edecek, hem Kürtlerin kendi aralarindaki sorunlari çözmelerine, hem de diyalog, müzakere yöntemlerinin yerlesmesine ve sorunlari demokratik yollarla çözmenin zemininin güçlenmesine hizmet edecek.
- Mesela çözüm sürecinde önemli sorunlar ortaya çiktigi takdirde, bunlarin çözülmesi için kongrenin organlarinin ve özellikle Mesut Barzani’nin daha fazla devreye girmesi söz konusu olacak mi?
Süreçte zorluklar yasanmasi dogaldir. Daha önemli sikintilar yasanirsa, kongrenin devreye girmesi de normaldir. Türkiye’deki süreç sadece Türkiye’yi ve Türkiye Kürtlerini degil, bütün Kürtleri ve bölgedeki diger ülkeleri de ilgilendiriyor. Sürecin ilerlemesi için gerektiginde Kongre kendisi devreye girmeyi isteyebilir, biz isteyebiliriz, hatta Türkiye’nin kendisi de belki ister, isteyebilir.
KDP’nin burada özel bir rolü olabilir. Biz de onlardan bunu bekleriz. Konumlari ve imkanlari, Kürt sorunun çözümüne daha çok katki sunmalarina el veriyor.
Iran’in gelecegi Suriye’ye bagli
-Iran meselesine dönersek... Son günlerde Iran’in Kürt sorununda daha aktif bir rol oynamak istedigini gösteren gelismeler yasandi. Neçirvan Barzani Iran’i ziyaret etti ve alisilmadik bir protokolle agirlandi. Salih Müslim, Iran’a davet edildi. Bütün bunlarin anlami nedir sizce?
Iran Ortadogu’da hegemonik güç olmak istiyor. Bunun için Suriye’deki savasi kazanmasi sart. Zaten ambargolar dolayisiyla çok sikisti, içeride de sorunlari var. Yani Iran ciddi tehlikelerle karsi karsiya. Suriye’deki savasi kazanirsa, bunlari asabilecegini hesapliyor. Iran’in gelecegi, Suriye’deki bu savasin gelisimine baglidir. Burada kaybederse, birakin hegemon güç olmayi, su anki varligini bile sürdüremez. Bu nedenle Suriye’deki savastan kazançli çikmak için, her yöntemi deniyor. En basta da bütün Kürtleri yanina almaya çalisiyor. Kürtleri yanina alamazsa kazanamayacagini biliyor. Bütün çabasi bunun içindir.
- Bu çabalarin ya da bölgedeki gelismelerin Türkiye’deki sürece etkisi ne olur?
Iran, bu süreci baltalamak ister. Bunun için de sabotajlar dahil her yolu deneyebilir. Aslinda Ortadogu’daki bütün gelismeler ve çekismeler, Türkiye’deki çözüm sürecine dogrudan etki eder. Ortaya çikabilecek olumsuz etkileri engellemek için süreci hizlandirmak gerekiyor. Önderlik de bunu açikça söyledi. Sürecin sabote edilmemesi için, hizla ilerlemesi gerekiyor. Çünkü sabote edebilecek çok güç var. Hükümete gecikmeden adim atmasi yönündeki uyarilarimizin önemli bir sebebi de budur.
Arayisimiz ‘demokratik ulus’
-Kongre girisimiyle Öcalan’in hedef olarak gösterdigi Anadolu ve Mezopotamya bütünlesmesi fikri arasinda bir bag var mi?
Biz bunu istiyoruz, bu yönde çaba harcayacagiz. Ama diger örgütler buna ne kadar yanasir, sonuç ne olur, bilemem.
Mesela Türkiye’deki süreç çerçevesinde hükümete en son sundugumuz öneride, sekiz komisyon kurulmasi talebi var. Bunlardan biri, Misak-i Milli Komisyonu’dur.
-Böyle bir komisyonun hedefi ne olacak?
Kürtler bölücü degildir, bütünlükten yanadir, ama esit ve özgür sartlarda bir bütünlükten. Bizim sinirlarla bir sorunumuz yok. Esasen ulus devlet anlayisina karsiyiz. Bizi diger Kürt hareketlerinden ayiran en temel özelliklerden biri budur. Onlar ulus devlet anlayisiyla hareket ediyorlar, biz demokratik ulus anlayisini savunuyoruz. Demokratik ulus anlayisinda sinirlar esas alinmaz; özgürlük ve demokrasi, adalet ve esitlik, kardeslik esas alinir. Biz bu temelde sinirlara dokunmadan Kürtler arasinda ve Kürtlerle diger Ortadogu halklari arasinda birligi saglamak istiyoruz. Misak-i Milli komisyonunu da bunun için öneriyoruz.
Ortadogu’daki büyük savas
-AKP’nin, özellikle Disisleri Bakani Davutoglu’nun bölge siyaseti yaklasimiyla çizdiginiz bu çerçeve arasinda bir yakinlik yok mu?
AKP’de hegemonik bir yaklasim var. Buna göre devlet Kürt sorununu çözüp bölgede güçlü hale gelecek. Biz bu sorunun çözümünü, Türkiye’nin bölgede hegemonik güç haline gelmesi için degil, tam tersine demokratik bir güç olmasi için istiyoruz. Sorun çözülürse elbette Türkiye güçlenir, ama demokratik temelde, demokratik ulus temelinde güçlenir.
- Iran’in Kongre’yle ilgili, hatta Türkiye’deki baris ve çözüm süreciyle ilgili kaygilari, endiseleri oldugu, bunlari hatta engellemek istedigi yönünde degerlendirmelere ne diyorsunuz?
Ortadogu’da büyük bir savas yasaniyor. Bu savas geldi, Suriye’de dügümlendi. Suriye, Arap sahasindaki son savastir. Bu sahadaki savasin kaderi burada belirlenecek. Suriye su anda dünya siyasetinin merkezidir. Kürt (Rojava) sorunu da Suriye’nin merkezini olusturuyor. Burada ortaya çikacak çözüm, bütün Ortadogu’nun biçimlenmesinde belirleyici olacaktir. Birçok güç Suriye’deki savasin tarafidir. Herkes kendine göre avantajli bir sonuç için çikar ve iktidar mücadelesi yürütüyor. Iki büyük cephe ortaya çikmis durumda. En tehlikeli cephelesme, mezhep temelinde olanidir. Bu, bölgeyi kan gölüne çevirir.
-Siz bu cephelesmede nerede duruyorsunuz?
Biz hiçbirinde degiliz, üçüncü bir tarafiz. Her iki cephe de bizi yanina çekmeye çalisiyor. Rojava’da hem rejimin hem de muhalefetin saldirmasinin nedeni de bu. Kürtleri sikistirip kendilerine mecbur hale getirmek istiyorlar.
- Gelismeler sizi fiilen bir yere daha yakin durmak zorunda birakmayacak mi? Mesela Türkiye’de yürüyen süreç, Kürtler ile Türkiye arasinda bir yakinlasma, fiili bir ittifak yaratamaz mi?
Bu cephelesmede kim Kürtlerin dogal haklarini kabul ederse, onunla birlikte oluruz. Kabul etmedigi takdirde, biz birini digerine tercih etmeyiz. Büyük zorluklarla karsilasacagimizi biliyoruz, ama bu konuda çok netiz. Tercihlerimizi, amaçlarimiza göre yapariz.

haber365
Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat |
Resimleri Göster