Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle


TMMOB'ma Dokunma,Maymun Gözünü Açtı


Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 15 Temmuz 2013
Geçerli Tarih: 03 Mayys 2026, 16:01
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=14836


TMMOB'ma Dokunma,Maymun Gözünü Açti

Geçtigimiz yillarda; “Ingiltere’de Chester Hayvanat Bahçesi’ndeki 30 sempanzenin çitlerden ‘sivisarak’ kaçmasi panige neden oldu... ” seklinde devam eden haber dikkatimi çekmisti.

Çünkü haberin devamina baktigimda hayvanat bahçesinde büyük panige neden olan bu olay sempanzelerin sadece “yemek yeme” isteginden kaynaklanmis meger.

Ne kadar masum bir haber degil mi? Ingiltere’de hayvanat bahçesindeki sempanzeler kaçip disarida öglen yemegi yemisler.

Konuya Darvin’in evrim teorisi açisindan bakarsak; Türk insaninin evriminin durdugu, ancak buraya kadar evirilebildigi, ama Ingiliz maymunlarinin evriminin hizla sürdügünü söylemek mümkündü!

Bu haberi okudugumda üzerine düsünmüs ve “Biz, sempanzeler kadar bile olamiyoruz” hayiflanmasiyla yüzümü gözümü burusturup, bir gün evrimde o maymunlari yakalama umuduna sarilmistim.

Maymunlar kafeste önlerine atilanlarla idare etmektense, kaçip disarida keyifli bir yemek yemeyi isteme noktasina gelmisler. “Bakalim biz evrimde onlari ne zaman yakalayacagiz.” Cümlelerini kullandigimi hatirliyorum.

Ta ki, Taksim Gezi Parki’nda baslayan olaylar kitlesellesinceye dek, “Biz Ingiliz maymunlari gibi çitleri asamiyoruz” diyordum.

Taksim Meydani ile Taksim Gezi Parki’ni betonlastirma projesi “Taksim Yayalastirma Projesi” adi altinda, Istanbul Büyüksehir Belediyesi tarafindan 19 Eylül 2011 tarihinde kabul edilerek 14 Subat 2012 tarihinde askiya çikartilmisti. Bu projeye ilk tepkiler TMMOB Mimarlar Odasi Istanbul Büyükkent Subesi, TMMOB Sehir Plancilari Odasi Istanbul Subesi ve TMMOB Peyzaj Mimarlari Odasi Istanbul Subesi tarafindan oldu ki, bu kurumlar: Projenin insansizlastirmayi ve kimliksizlestirmeyi hedefleyen bir “dönüsüm projesi” oldugu iddiasiyla Mayis 2012 de dava açtilar.

Iste o bir avuç kent sevdalisi insan, meslek etik kurallari ve kentli olma bilinciyle Gezi Parki çevresinde olan biteni yakindan takip ettiler.
27 Mayis 2013 gecesi Gezi Parki'nda bulunan agaçlarin is makineleri ile hukuksuz bir seklide kaldirilmasi ve polisin siddet içeren müdahalesi Gezi Parki’ni ülke ve dünya kamuoyunun gündemine tasiyan süreci baslattiginda birazcik umutlandim.

Çünkü Is makinelerinin önüne kendini siper eden milletvekili gördük.

Çünkü Gezi’ye giren polise nezaketle yargi sürecinde olduklarini, bunun hukuksuz oldugunu anlatmak isteyen sehir plancilarini, peyzaj mimarlarini gördük.

Çünkü Gezi Parki’na ellerinde fidelerle, akin akin gelen gençlerin “agacimca dokunma” haykirislarini duyduk.

29 Mayis aksami Gezi’de sarkilar söylendi, halaylar çekildi, mutlu, neseli ve heyecanli binlerce insan bir araya geldi.

Ancak o coskulu gecenin ardindan 30 Mayis sabahi, yüzlerinde en ufak insani belirti tasimayan “Yelekli adamlar”; ‘çevre katline dur’ demek için parkta yatip kalkan sehir plancilari, mimarlar, çevrecilere aldiris dahi etmeden yasli, genç, çocuk var bu çadirlarda düsüncesinden uzak “Safak Baskiniyla” yikip, yakip, talan ettiler parki.

Iste o “Safak Baskini” her yastan, her çevreden, her irktan, her dinden, her siyasi görüsten, hatta hiç siyaset bilmeyen, belki de birbirini hiç tanimayan, tanimayacak bir birinden çok farkli insanlari, ortak gelecek özlemleri ve ortak tepki paydasiyla bir araya getiren eylemselligin ilk kivilcimi oldu.

Bu kivilcim dalga dalga yayilan “Bu daha baslangiç mücadeleye devam” sloganina dönüstü.

Direnisle baslayan kitlesellesme; aslinda Türk insaninin evriminin durmadigini, evrimlesmeyi sadece kisilerin kendi içinde durdurdugunu 30 Mayis günü baslayan süreçle anladim ve anladik.

Gezi Parki ile ilgili devam eden yargi sürecine ragmen, Gezi hukuksuz insaatin santiyesi haline gelmisti. Ancak bir anda parkin disina tasan, öncelikle Istanbul geneline yayilan harekete basta Ankara olmak üzere, Izmir, Adana, Eskisehir, Antakya derken 45’ in üzerinde kentin ve dünyanin birçok ülkesindeki katilim, bir dirilisin, kendine güvenin ve baskaldirinin sembol hareketiydi.

12 Eylül’den bu yana süren toplumun üzerindeki kalin perdeler kalkmis, hafizalarin raflarina kaldirilan yangilar, raflardan indirilmisti. Roman ve belgesel sayfalarinin aralarinda kalan tozlu hikayeler, hayat sahnesinde bagimsiz ve eszamanliydi. Ancak çogunlugu gençlerin olusturdugu spontane eylemsellik kisa sürede de büyük bir halk hareketine dönüstü.

Iktidarin beklemedigi, hesaplayamadigi bu durum emniyet güçleri eliyle orantisiz yildirma, baskilama, saldirma tekniklerini gelistirerek vahset sinirlarini zorladi.

AKP’nin haplarindan olan demokrasi, özgürlük, terörle mücadele, uzlasma yalanlari açik ve aleni sivil darbeye dönüstügünde, halk bu haplari artik yutmayacagini meydanlardan haykirdi. Çünkü halkin korku esigi çoktan asilmisti.

Sivil darbeciler, demokrasiye falan inanmadiklari için, tehdit ve taciz ederek, baskilama, saldirma, gözaltina alma süreçleriyle es zamanli torba yasalari da geceleri TBMM’den geçirmeye basladilar.

En son geçirilen yasalardan birisi de; TMMOB üye kuruluslari Taksim Gezi Parki “yayalastirma projesine” en basindan itibaren gösterdigi net tavir sonucu “Intikam Yasasi” niteliginde olan yasadir. 9 Temmuz gece yarisi çikarilan bu torba yasanin içeriginde: “Bugüne dek meslek odalarinin denetimine tabi olan harita, plan, etüt ve projelerin bundan böyle meslek odalarinin denetimine tabi tutulmayacagi hükme baglandi. Böylelikle TMMOB’ye bagli odalarin ve bu odalara bagli meslek mensuplarinin islemlerini denetleme yetkileri ortadan kaldirildi. Türk Mühendis ve Mimar Odalari Birligi (TMMOB)'un yetkileriyle birlikte gelirleri de yeni yasa ile Çevre ve Sehircilik Bakanligi'na devredilmis oldu.

TMMOB’un yaptigi yazili açiklamada: Mühendis, mimar ve sehir plancilari odalarinin mesleki denetim yapamamasi; kiyilara, ormanlara, sulara, kültür-tabiat varliklarina ve sehirlerin dokusuna zarar verecek nitelikteki harita, plan, etüt ve projelerin hayata geçirilmesinin önünde, bundan böyle etkili bir denetimin olmayacagi anlamina gelmektedir. Toplumda hiçbir tartisma ve degerlendirme imkâni yaratilmaksizin, sirf oy çokluguna dayanilarak yapilan bu degisiklik, gerekçesi nasil ortaya konulursa konulsun, dogrudan dogruya kamuya ve yurttaslara büyük zarar vermis; bundan sonraki süreçte verilecek zararlara adeta kapi aralamis bulunmaktadir.” Magduriyeti açikça gözler önüne sermistir.

Artik ev alirken dikkat, yikilir mi yikilmaz mi, depreme dayanikli mi degil mi, TMMOB denetimi yok artik.
Parklar, bahçeler, ormanlar imara açilabilir artik. Fasizan iktidar hiçbir sekilde denetim istemezken, lehine rant kapisini açarak en büyük denetimsiz rantiyeci olmustur.

Yerli konvansiyonel medyanin görmezden geldigi olaylar, dünya gündeminde birinci sirada yerini alirken, ülkemiz tarihinde görülen en genis katilimli demokrasi, kent ve insan haklari mücadelesinin hakliligi yargi karariyla bir kez daha ispatlanmisken, fasizan yönetim gece geçirilen torba yasalarla “Intikam Yasalari’nin” ardina siginmistir.

Babasini sattigimin memleketinde güzel bir seyler olunca temkinli yaklasmaya alistik artik, hep bir hesap çikiyor ardindan çünkü.


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle