Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat |
Resimleri Göster
Sözde İmralı Sürecinde Aslında Ne Oluyor?
Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 22 Mart 2013
Geçerli Tarih: 19 Nisan 2026, 21:59
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=13786
SÖZDE IMRALI SÜRECINDE ASLINDA NE OLUYOR?
MIT- PKK görüsmeleri sonucunda ilan edilen anlasma geregince PKK silahli güçlerinin Suriye Kürt bölgesine çekilecegi ve Türkiye'nin Suriye Kürt bölgesini taniyacagi ifade edilmisti.
PKK'yi kuran ABD ve yerli isbirlikçileri,PKK'ya bölgede yeni görevler yüklüyor.
K.Irak'ta ABD-Israil çikarlarina göre olusturulan Kürt Devletinin akdenize inis koridoru olusturmak için Suriye sinirimizda olusturulan bölgenin güvenligi görevi verilen PKK Suriye Kürt bölgesinde konuslandirilacak.
PKK silahli güçlerinin Suriye Kürt bölgesine yönlendirilmesi ise ülkemizdeki emperyalist isbirlikçisi AKP iktidarinin iç siyasette elini güçlendirecek.
Baris süreci denilen aldatmaca iste budur!
Iste bu nedenlerle ABD ve yerli isbirlikçisi AKP Kürt pandorasini açti ve cini siseden çikardi.
Artik sonu belirsiz bir sürece dogru yönlendirilen bir Türkiye var.
Kafasi karisan yurttaslarimiz bu sonu belirsiz filmi endiseyle izliyorlar.
Bu süreçten,ne Türklere,ne Kürtlere ve diger azinliklara özgürlük çikmayacagini hep birlikte görecegiz.
Bu süreçten,sanilanin aksine,bölünmüs ve bölgesinde diz çöktürülmüs bir Türkiye çikacagi asikardir.
Bu süreçten,ABD çikarlarina hizmet edecek yeni yapilar çikacagi,çikarilacagi asikardir.
Ancak,bir anlik olusan saskinligini üzerinden atabilirse Türk ve Kürt halki bu süreci tersine döndürebilirler.
Artik,Vatanseverlere büyük görevler düsmektedir.
NOT : Obama, geçtigimiz günlerde Israil ziyaretinde bulundu.Ve o görüsmeden kisa süre sonra Israil Türkiye'den ' özür diledi'...
Kuklacinin kuklalari ile nasil oynadigini anliyor musnuz?
Öcalan'in mektubunun okunmasi da planin parçasidir. 'özür' konusuda...
Ve halkimiz bu kadar açik oynanan oyunu ne yazik ki göremiyor!
Abdullah Öcalan'in mektubu okundu

PKK lideri Abdullah Öcalan’in beklenen mesaji Diyarbakir’daki Newroz kutlamasinda Kürtçe ve Türkçe okundu.
Mesaj ilk olarak BDP’li vekil Pervin Bultan tarafindan Kürtçe okundu. Ardindan Türkçesi Sirri Sürreya Önder tarafindan okundu.
PKK lideri Abdullah Öcalan'in mektubu söyle:
Selam olsun bu uyanis, canlanis ve dirilis günü olan Newrozu en genis katilim ve ittifakla kutlayan Ortadogu ve Orta Asya halklarina…
Selam olsun yeni bir dönemin miladi ve gün isigi olan Newrozu büyük bir coskuyla ve demokratik bir hosgörüyle kutlayan kardes halklara…
Selam olsun demokratik haklari özgürlük ve esitligi rehber edinen bu büyük yolun yolcularina…
Zagros ve Toros dag eteklerinden, Firat ve Dicle nehir vadilerine; kutsal Mezopotamya ve Anadolu topraklarindan tarim, köy ve sehir uygarliklarina ANAlik eden halklarin en eskilerinden olan Kürtler sizlere selam olsun…
Binlerce yillik bu büyük medeniyeti farkli irklarla, dinlerle, mezheplerle kardesçe ve dostça birlikte yasayan, birlikte insa eden Kürtler için Dicle ile Firat, Sakarya ve Meriç’in kardesidir. Agri ve Cudi Dagi, Kaçkar ve Erciyes’in dostudur. Halay ve Delilo, Horon ve Zeybek’le hisim-akrabadir.
Bu büyük medeniyet bu kardes topluluklar, siyasi baskilarla harici müdahalelerle grupsal çikarlarla birbirlerine düsürülmeye çalisilmis hakki, hukuku, esitligi ve özgürlügü esas almayan düzenler insa edilmeye çalisilmistir.
Son iki yüz yillik fetih savaslari batili emperyalist müdahaleler baskici ve inkarci anlayislar, Arabi, Türki, Farisi, Kürdi topluluklari ulus devletçiklere, sanal sinirlara suni problemlere gark etmeye çalismistir.
Sömürü rejimleri, baskici ve inkarci anlayislar artik miadini doldurmustur. Ortadogu ve Orta Asya halklari artik uyaniyor. Kendine ve aslina dönüyor. Birbirlerine karsi kiskirtici ve köreltici savaslara ve çatismalara dur diyor.
Newroz atesiyle yüregi tutusan, meydanlari hinca hinç dolduran yüz binler, milyonlar artik baris diyor, kardeslik diyor, çözüm istiyor.
Içinde dogdugumuz çaresizlige, bilgisizlige, kölelige karsi bireysel isyanimla baslayan bu mücadele her türlü dayatmaya karsi bir bilinci, bir anlayisi, bir ruhu olusturmayi amaçliyordu.
Bugün görüyorum ki, bu haykiris bir noktaya ulasmistir.
Bizim kavgamiz hiçbir irka, dine, mezhebe veya gruba karsi olmamistir, olamaz. Bizim kavgamiz ezilmislige, bilgisizlige, haksizliga, geri birakilmisliga her türlü baski ve ezilmeye karsi olmustur.
Bugün artik yeni bir Türkiye’ye, yeni bir Ortadogu’ya ve yeni bir gelecege uyaniyoruz.
Çagrimi bagrina basan gençler, mesajimi yüregine katan yüce kadinlar, söylemlerimi bas-göz üstüne diyerek kabul eden dostlar, sesime kulak kesilen insanlar;
Bugün yeni bir dönem basliyor.
Silahli direnis sürecinden, demokratik siyaset sürecine kapi açiliyor.
Siyasi, sosyal ve ekonomik yani agir basan bir süreç basliyor; demokratik haklari, özgürlükleri, esitligi esas alan bir anlayis gelisiyor.
Biz, onlarca yilimizi bu halk için feda ettik, büyük bedeller ödedik. Bu fedakarliklarin, bu mücadelelerin hiçbiri bosa gitmedi. Kürtler özbenligini, aslini ve kimligini yeniden kazandi.
“Artik silahlar sussun, fikirler ve siyasetler konussun” noktasina geldik. Yok sayan, inkar eden, dislayan modernist paradigma yerle bir oldu. Akan kan Türküne, Kürdüne, Lazina, Çerkezine bakmadan insandan, bu cografyanin bagrindan akiyor.
Ben, bu çagrima kulak veren milyonlarin sahitliginde diyorum ki; artik yeni bir dönem basliyor, silah degil, siyaset öne çikiyor. Artik silahli unsurlarimizin sinir ötesine çekilmesi asamasina gelinmistir.
Yüregini bana açan, bu davaya inanan herkesin sürecin hassasiyetlerini sonuna kadar gözetecegine inaniyorum.
Bu bir son degil, yeni bir baslangiçtir. Bu mücadeleyi birakma degil, daha farkli bir mücadeleyi baslatmadir.
Etnik ve tek uluslu cografyalar olusturmak, bizim aslimizi ve özümüzü inkar eden modernitenin hedefledigi insanlik disi bir imalattir.
Kürdistan ve Anadolu tarihine yarasir sekilde tüm halklarin ve Kültürlerin esit, özgür ve demokratik ülkesinin olusmasi için herkese büyük sorumluluk düsüyor. Bu Newroz münasebetiyle en az Kürtler kadar Ermenileri, Türkmenleri,
Asurlari, Araplari ve diger halk topluluklarini da yakilan atesten kaynakli özgürlük ve esitlik isiklarini, kendi öz esitlik ve özgürlük isiklari olarak görmeye ve yasamaya çagiriyorum.
Saygi deger Türkiye halki;
Bugün kadim Anadolu’yu Türkiye olarak yasayan Türk halki bilmeli ki Kürtlerle bin yila yakin Islam bayragi altindaki ortak yasamlari kardeslik ve dayanisma hukukuna dayanmaktadir.
Gerçek anlaminda, bu kardeslik hukukunda fetih, inkar, red, zorla asimilasyon ve imha yoktur, olmamalidir.
Kapitalist Moderniteye dayali son yüzyilin baski, imha ve asimilasyon politikalari; halki baglamayan dar bir seçkinci iktidar elitinin, tüm tarihi ve de kardeslik hukukunu inkar eden çabalarini ifade etmektedir. Günümüzde artik tarihe ve kardeslik hukukuna ters düstügü iyice açiga çikan bu zulüm cenderesinden ortaklasa çikis yapmak için hepimizin Ortadogu’nun temel iki stratejik gücü olarak kendi öz kültür ve uygarliklarina uygun sekilde demokratik modernitemizi insa etmeye çagiriyorum.
Zaman ihtilafin, çatismanin, birbirlerini horlamanin degil, ittifakin, birlikteligin, kucaklasma ve helallesmenin zamanidir.
Çanakkale’de omuz omuza sehit düsen Türkler ve Kürtler; Kurtulus Savasi’ni birlikte yapmislar, 1920 meclisini birlikte açmislardir.
Ortak geçmisimizin önümüze koydugu gerçek; ortak gelecegimizi de birlikte kurmamiz gerektigidir. TBMM’nin kurulusundaki ruh, bugün de yeni dönemi aydinlatmaktadir.
Tüm ezilen halklari, sinif ve kültür temsilcilerini; en eski sömürge ve ezilen sinif olan kadinlari, ezilen mezhepleri, tarikatlari ve diger kültürel varlik sahiplerini, isçi sinifinin temsilcilerini ve sistemden distalanan herkesi çikisin yeni seçenegi olan Demokratik Modernite Sistemi’nde yer tutmaya, zihniyet ve formunu kazanmaya çagiriyorum.
Ortadogu ve Orta Asya kendi öz tarihine uygun, bir çagdas modernite ve demokratik düzen aramaktadir. Herkesin özgürce ve kardesçe bir arada yasayacagi yeni bir model arayisi, ekmek ve su kadar nesnel bir ihtiyaç haline gelmistir.
Bu modele yine Anadolu ve Mezopotamya cografyasinin, ondaki kültür ve zamanin öncülük etmesi, onu insa etmesi kaçinilmazdir.
Tipki yakin tarihte Misak-i Milli çerçevesinde Türklerin ve Kürtlerin öncülügünde gerçeklesen Milli Kurtulus Savasi’nin daha güncel, karmasik ve derinlesmis bir türevini yasiyoruz.
Son doksan yilin tüm hata, eksiklik ve yanlisliklarina ragmen bir kez daha yanimiza, magdur edilmis, büyük felaketlere ugramis halklari, siniflari ve kültürleri de alarak bir model insa etmeye çalisiyoruz. Tüm bu kesimleri; esitlikçi, özgür ve demokratik ifade tarzinin örgütlenmesini gerçeklestirmeye çagiriyorum.
Misak-i Milli’ye aykiri olarak parçalanmis ve bugün Suriye ve Irak Arap Cumhuriyeti’nde agir sorunlar ve çatismalar içinde yasamaya mahkum edilen Kürtleri, Türkmenleri, Asurileri ve Araplari birlesik bir “Milli Dayanisma ve Baris Konferansi” temelinde kendi gerçeklerini tartismaya, bilinçlenmeye ve kararlasmaya çagiriyorum.
Bu topraklarin tarihselliginde önemli bir yer tutan “BIZ” kavraminin genisligi ve kapsayiciligi dar, seçkinci iktidar elitleri eliyle “TEK”e indirgenmistir. “BIZ” kavramina eski ruhunu ve pratigini vermenin zamanidir.
Bizi bölmek ve çatistirmak isteyenlere karsi bütünlesecegiz. Ayristirmak isteyenlere karsi birlesecegiz.
Zamanin ruhunu okuyamayanlar, tarihin çöp sepetine giderler. Suyun akisina direnenler, uçuruma sürüklenirler.
Bölge halklari yeni safaklarin dogusuna sahitlik etmektedir. Savaslardan, çatismalardan, bölünmelerden yorgun düsen Ortadogu halklari artik kökleri üzerinden yeniden dogmak, omuz omuza agaya kalkmak istiyor.
Bu Newroz hepimize yeni bir müjdedir.
Hz. Musa, Hz. Isa ve Hz. Muhammed’in mesajlarindaki hakikatler, bugün yeni müjdelerle hayata geçiyor, insanoglu kaybettiklerini geri kazanmaya çalisiyor.
Batinin çagdas uygarlik degerlerini toptan inkar etmiyoruz.
Ondaki aydinlanmaci, esit, özgür ve demokratik degerleri aliyor kendi varlik degerlerimizle, evrensel yasam forumlarimizla sentezleyerek yasamlastiriyoruz.
Yeni mücadelenin zemini fikir, ideoloji ve demokratik siyasettir, büyük bir demokratik hamle baslatmaktir.
Selam olsun bu sürece güç verenlere, demokratik-baris çözümünü destekleyenlere!
Selam olsun halklarin kardesligi, esitligi ve demokratik özgürlügü için sorumluluk üstlenenlere!
Yasasin Newroz, yasasin halklarin kardesligi!
Imrali Cezaevi 21 Mart 2013
Abdullah ÖCALAN
Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat |
Resimleri Göster