Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat |
Resimleri Gizle
AKP 8 Mart'ı Sulandırıyor
Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 09 Mart 2013
Geçerli Tarih: 20 Nisan 2026, 04:58
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=13650
AKP 8 Mart'i Sulandiriyor
Basbakan 8 Mart günü Siirt'teydi.
Siirt'te bir salon toplantisi düzenleyen AKP'liler enistelerini agirladilar.
Genis güvenlik tedbirleri altinda yapilan toplantida basbakan her zamanki gibi deginmedik konu birakmadi!
Kadinlarin agirlikta oldugu salon toplantisinda yerel seçimlere atifta bulunarak,sokaklarin pisligini kanit göstererek Siirt'lilerin bu kötü! gidisata dur demelerini istedi,yani açikça AKP adayini seçin diyor!
Siirt'lilerin vefasindan,Çalisma yasamindan,Suriye iç savasina derken gelip dayandi su malum 3 çocuk meselesine!
"Size vasiyetimdir,mutlaka 3 çocuk yapin" dedi.
O arada arka siralardan bes parmagini kaldiran birisini göstererek "Hah iste böyle,5 tane de olur" dedi.
Afferim basbakana!
Ortalik çocuktan geçilmeyecek artik!
Ebeveynler önde sisinerek yürürken etrafinda bes,alti,yedi,...çocuklariyla hava atacaklar!
Mutlu ve müreffeh bir sekilde!
Basbakan böyle yapar da,Görele'nin AKP'li Belediye Baskani geri durur mu?
Bu amaçla bir gece düzenleyen Baskan Melikoglu,geceye katilan kadinlara hitap ederek kadinlar gününü kutladi.
"Kadinlar bir çiçek kadar narindir,Bu vesile ile birlikte tüm kadinlarimizin dünya kadinlar gününü kutluyorum” diye konustu.
Evvallah baskanim.
Geceye katilan Görele'li emekçi kadinlar,ellerine tutusturulan kirmizi karanfillerle mutlu ve müreffeh bir sekilde evlerine yollandilar!
Sahi su 8 Mart Dünya Emekçi Kadinlar Günü ne anlama geliyordu?
Her yil bir araya gelen emekçi kadinlar kendi aralarinda istisare yaparak;
"Gelin su basbakanin feryadina kulak verelim de,hiç olmazsa üçer çocuk bari yapalim" karari verdikleri günler midir?
Veya,"Belediye Baskani acep dogru mu diyor? Biz birer narin miyiz?" diye tartistiklari gün müdür?
******************************************************
KADINLAR VA ACI GERÇEKLER - Nurullah Aydin
8 Mart kadinlar günü kutlu olsun.
Her yil oldugu gibi bu yilda bu günde siyasetçiler, sivil toplum kuruluslari,vakiflar, dernekler kadinlar günü nedeniyle mesajlar yayinliyorlar.
Istatistikler veriliyor.
Bu arada dünyada Türkiye’nin yeri konusunda farkli yorumlar yapiliyor.
Türkiye'de kadinin çalisma hayatina katilma orani,
Istihdama katilan kadinlarin sektörlerdeki oranlari, kadin issiz oranlari,
Kamu kurumlarinda çalisan kadin orani,ögretmenlerin,üniversitelerdeki ögretim elemanlarinin,baroya kayitli avukatlarin,hakimlerin,savcilarin,polislerin kadin orani, valilerin, vali yardimcilarinin,kaymakamlarin,elçilerin kadin orani,Parlamenterlerin,belediye baskanlarinin,belediye meclisi üyelerinin,il genel meclisi üyelerinin,mahalle muhtarinin kadin orani,
Türkiye,kadin erkek esitsizliginde Dünya ülkeleri arasinda sonlardadir.
Kadin cinayetleri artmistir.
Töre cinayetlerinin disinda her gün ortalama bes kadin aile içi siddet nedeniyle öldürülmektedir.
Erkekler kadinin bosanmasini,kendisini terk etmesini kabul etmemekte,kadini geri dönmesi için tehdit etmekte,siddet uygulamakta,eger bu yaptiklarinda basarili olmazsa, öldürmektedir.
Esi veya eski esi tarafindan fiziksel siddete maruz birakilan kadinlarin orani,
Hayatinin herhangi bir dönemde duygusal siddet yasayan kadinlarin orani,
Sadece cinsel siddete maruz kalan kadinlarin orani,
Fiziksel veya cinsel siddetin birlikte yasanma orani,
Kentte fiziksel siddet orani, kirsal kesimde orani,
Yasadiklarifiziksel siddet sonucunda yaralanan kadinlarin orani,
Tecavüze ugrayan kadin orani, taciz edilen, cinsel saldiriya ugrayan kadin orani,
Aile içi siddet kapsaminda siddete maruz kalarak hastanelik olan kadin orani,
Magdur olan kadin orani,
Korktuklariiçin sikâyetçi olamayan kadin orani,
istatistiki verilerle yildan yila degismektedir.
Kadinin bedeni üzerinden tanimlanan namus kavrami ile birlikte,onur kavramina odaklanamadigimiz sürece,insani insan yapan degerlerin çok gerisinde kalacagimiz kesindir.
Kadinlar haklarini bilmek ve haklarini aramak zorundadirlar.Kadinlarin saglikta,egitimde, yargida,bilimde,sanatta,sporda,medyada ve siyasette öncelikle yer almasinda toplumun aydinligi ve gelecegi için büyük yararlar bulunmaktadir.
Kadinlar sevgidir,dostluktur,emektir.Kadinlar toplumun isigidir,aydinlatir ve ilerlemesine öncülük ederler.Aydinlik ve güzel günlerde kadinlarimiza sevgiler,saygilar.
Günün Sözü: Kadin kendi basina ne gül goncasidir ne de diken.Koklamasini bilirsen gül, tutmasinibilmezsen diken olur.
*************************************************
“Ve Kadinlar…Bizim Kadinlarimiz”
Kadini,kadin yapan özgürlükçü kisiligidir aslinda.
Bastan asagi özgürlügü temsil ederler.
Her kadinin içinde,yüreginde “ Ben özgürüm! ” diye bagiran bir ses vardir.
Kimisi bu sesi disariya yansitir; kimisi içerisinde bastirir.Ama nasil bir özgürlük bu bahsettigimiz? Bastan savma bir özgürlük degil elbette.Hayat için özgürlük.Tatli bir hayat için...
‘Kadinlarin ekonomik özgürlügü’ denilir;bu özgürlük kazanilirsa kadin artik özgür sayilir.
Aslinda o özgürlügü yakaladigimiz zaman,gerçekten özgür olabiliyor muyuz?
Yoksa bu bir palavradan ibaret midir,bilinmez.Kadinlarin özgürlügü sürekli olarak kisirlastirilir.
Biri çikar: “Kadinsin,otur oturdugun yerde,çalismak senin neyine?” der.
Biri çikar: “Yemek getir!” der.
Öbürü çikar: “Çocuk yap!” der...
Bunlar basit örneklerdi.
Biz asil gerçekleri,asil baskiyi gayet iyi biliyoruz.
Birileri tarafindan kadina sürekli emirler verilir.
Kadin susar ve söylenilenleri yerine getirir.
Eger kadin,sesini çikarirsa suçlu hep kadin sayilir.Yeri gelir,öldüresiye dövülür.Kadina, adeta bir köleymisçesine eziyet çektirilir.Hiç kimse,kadini köle gibi kullanmak yüzünden erkek kadar alçalmamistir!
Içinde bulundugumuz zaman içinde ezilen kadin nüfusu oldukça fazla.
Kadinlarimizin emek gücü yok sayiliyor.
Kadinlarimiz zorla,görücü usulü dedigimiz sekilde evlendiriliyor( nedense bu olay hep dogu sehirlerde oluyor).
Kadinlar hala cinsel obje olarak görülüyor.
Kadinlarimiza bir esya degeri biçiliyor ve kadinlarimiz resmen satiliyor.
Bu nasil kabul edilebilir ki?
Ufak bir kiz çocuguna tecavüz ediliyor, ancak tecavüz eden suçsuz,kiz ise suçlu sayiliyor, öldürülüyor…
Ve devlet baba,sesini çikarmiyor.
Ne zaman çikarir sesini orasi da belli degil ya…
Ne yazik...
Ne kadar düsmüsüz insanlik adina,ne kadar da yerin dibine girmisiz!!!
Bir kadin,sokakta yürürken farkli duygularla doludur.
Kadinlar,sokakta erkekler tarafindan gözle hatta elle tacize ugramaktadir.Kadinlar bu yüzden sokakta diledigi sekilde yürüyemez hale geldi.
Genç kadinlar,yasi basi 60'i geçmis adamlar tarafindan tacize ugruyor.
Bunu dile getirince de kadin suçlu bulunuyor.
“Etek giymeseydin,laf atmazdi” deniliyor.
Kadin suçlu durumuna düsürülüyor.
Biz kadinlarin bu sekilde özgürlügü kisitlaniyor.
Etek giymek,en ufak bir dekolte bile ‘günah’ diye adlandiriliyor.Ama ne hikmet ise,erkegin kadina dayak atmasi,erkegin kadina tecavüz etmesi ‘günah’ sayilmiyor.
Garip…
Ve her geçen gün bu tür yobazlasmis seyler,daha da yobazlasiyor.
Kadinlarin görevi yalnizca “evin kadini,çocuklarin anasi” olmak degildir.
Kadin sanat ister,kadin okumak ister,kadin tiyatro ister film ister,yada herhangi bir ugras, bir hobi ister.
Kadin isteklerini özgürce yapmak ister.
Kadin,kadin olmak ister!
Kadin sadece yasayabilecegi tatli bir hayat ister…
Bunda bir kötülük var mi?
Ben göremiyorum...
Kadin,sosyal hayatinda mutlaka özgür olmali,“çevredeki insanlar ne der?” “aman bunu yapmayayim,insanlar yanlis anlar” korkusuyla yasamamalidir.
Kadinlar örgütlenmelidir.
Kendi kurtuluslari ve aslinda sosyalizm adina örgütlenmelidirler.
Çünkü sosyalizm zaferi olmadan,kadin kurtulusu olamaz.Ama sosyalizmin kurtarilmasi da kadinlarin fiiliyati olmadan mümkün degildir.
Kadin sokaga çikmali,haykirmali.Kadin okumali,ögrenmeli ve ögretmeli.Kadin,kadini üreme fonksiyonu ile sinirlandiran kapitalizmi yikmak için savasmali.Kadin,kadini esir yapan, gelenek ve ideolojilere karsi sistemli bir savas içinde olmali.
• • •
...
Ve kadinlar
bizim kadinlarimiz:
korkunç ve mübarek elleri
ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle
anamiz, avradimiz, yarimiz
ve sanki hiç yasanmamis gibi ölen
ve soframizdaki yeri
öküzümüzden sonra gelen
ve daglara kaçirip ugrunda hapis yattigimiz
ve ekinde, tütünde, odunda ve pazardaki
ve kara sabana kosulan ve agillarda
isiltisinda yere sapli biçaklarin
oynak, agir kalçalari ve zilleriyle bizim olan
kadinlar,
bizim kadinlarimiz
simdi ayin altinda
kagnilarin ve hartuçlarin pesinde
harman yerine kehriban basli sap çeker gibi
ayni yürek ferahligi,
ayni yorgun aliskanlik içindeydiler.
Ve onbeslik saraplenin çeliginde
ince boyunlu çocuklar uyuyordu.
Ve ayin altinda kagnilar
yürüyordu Aksehir üzerinden Afyon’a dogru.
Nâzim Hikmet
8 Mart 1857 tarihinde,kötü sartlar altinda çalisan 40.000 dokuma isçisi daha iyi çalisma kosullari istekleriyle greve basladilar.Polisin isçilere saldirmasi,arkasindan çikan yangindan, kurulan barikatlar yüzünden kaçamayan,geneli kadin olan 100'ü askin isçi hayatini kaybetti.
2.Enternasyonale bagli kadinlar toplantisinda (Uluslararasi Sosyalist Kadinlar Konferansi) Almanya Sosyal Demokrat Partisi önderlerinden Clara Zetkin,8 Mart 1857 tarihindeki tekstil fabrikasi yangininda ölen kadin isçiler anisina 8 Mart'in "Dünya Kadinlar Günü" olarak anilmasi önerisini getirdi ve öneri oybirligiyle kabul edildi.
• • •
Biz emekçi kadinlar olarak,bu gününün yaraticisi Clara Zetkin’e ve 8 Mart günü,emekleri adina hayatini kaybeden emekçi kadinlarimiza,bize asil mücadeleyi ögrettikleri için sonsuz tesekkür ediyoruz.
EYLEM BASAK SENTÜRK
Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat |
Resimleri Gizle