Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Gizle
Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 15 ?ubat 2013
Geçerli Tarih: 19 Nisan 2026, 23:50
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=13294
Baska bir ifade ile Ocak 2013 te, borsanin bir yillik reel getirisi yüzde 43.5 oldu.
Diger finansal yatirim araçlarinin tamami son bir yilda ,reel anlamda kayip getirdi. Mevduat faizi -0.4, Dolar -10.4, Euro – 7.76 ,külçe altin ise -9.17 oraninda reel anlamda zarar getirdi.
2012 yilinda büyüme orani yüzde 2.5 dolayindadir. Borsada hisse senetleri islem gören Sirketlerin kari artmadi … Yatirimlari artmadi … Hisse senetleri hangi kritere göre bu kadar artti ? Bunun adina balon derler . Balonlarda sistigi gibi söner.
Borsada yapilan islemlerde yabancilarin payi yüzde 70 dolayindadir. Bu demektir ki borsaya büyük tasarruflar, spekülatif para ve hedge fonlar hakimdir.
Yabancinin
payinin yüksek olmasi, borsa için bir sigorta olarak görülüyordu. Biz de
yabancilarin çikisi zor olur, diyorduk. Çünkü endeks düsünce insanin aklina,
kime satacak? sorusu geliyordu.
Ancak zor oyunu bozar. Küresel ekonomik
kriz nedeniyle yabanci fonlarin paniklemesi ve önceden kazandiklariyla
yetinmeleri gibi hesaplardan çikisi
da hizlanabilir. Bu anlamda 2013 yili
kritik bir yildir.
Mamafih , hizli çikan borsa hizli inmeye basladi. Söz
gelimi Ocak ayinda 86.300 ‘e kadar çikan IMKB 100 endeksi , dün 78 bin dolayinda
idi. 15 günde yüzde 10 dolayinda geriledi.
Borsaya spekülasyon hakim oldugu sürece, borsa tasarruflarin yatirima yönelmesi seklindeki gerçek islevini yapamaz. Bu tüm dünyada böyledir. Yetmedi , borsada spekülasyona yol açan sicak paranin gittigi ekonomilere , ciddi yabanci yatirim sermayesi de gitmiyor.
Oysaki , Türkiye’nin sifirdan yatirim yapacak , istihdam yaratacak ve ithalatin azalmasini saglayacak , sifirdan yeni yatirimlara ihtiyaci var.
Merkez Bankasinin , ödemeler blançosuna göre , 2012 yilinda portföy yatirimlari için gelen para 40.8 milyar dolar , buna karsilik dogrudan yabanci sermayesi girisi 8.3 milyar dolardir. Bu 8.3 milyar dolarin da 2.6 milyar dolari yabancilarin aldiklari gayrimenkuller nedeniyle giren paradir.
Hiçbir ekonomide ve küresel dünyada tam rekabet sartlari yoktur. Bunun içindir ki , bir çok ülke sicak parayi kontrol ediyor. Türkiye son on yildir , sicak paranin getirdigi suni refah ortaminda yasiyor. Ne var ki sicak para da kisa vadeli bir borçtur.. Üstelik ne zaman çikacagi belli olmayan bir kisa vadeli borçtur.
Bu gün ülke sicak para tuzagina düsmüstür. Sicak para girisi , cari açigin üstünde oldugu için kur baskisi devam ediyor. TL degerleniyor… Bu nedenle de cari açigi kesemiyoruz.
2012 yilinda 48 milyar dolar cari açiga karsilik sicak para , dis kredi ve dogrudan yatirim olarak giren döviz 69.7 milyar dolar oldu. Gayrimenkul satisi disinda bu giren paranin tamami sicak para ve dis borçtur. Bu borçla kabadayilik satiyoruz… Gerçekte ise borç yiyen kesesinden yer.
Bundan sonra sicak paranin kontrol edilmesi zordur. Siyasi iktidar ve ekonomi sicak paraya afyon gibi alismistir. Eger kontrol edilirse hizla çikar ve kirilganlik artar.
Bu asamadan sonra yapilmasi gereken , kur politikasini bir zaman içinde degistimek ve bu arada sicak paradan küçük oranda munzam karsilik ayirarak , onu kayit altina almaktir.