Neden Önce Çimento Fabrikasi da Sonra Hayvancilik...
Sizce de manidar degil mi(!)
Hani çimento fabrikasi Tonya'nin issizligine çare olacakti!
Peki hayvanciligin gelistirilmesine gereksinim neden?
Bre utanmazlar!
Bre haramzadeler!
Bre hayasizlar!
Biraz daha inandirici yalanlar bulun kendinize...
Tonya halki aptal degildir.
Gizli kapakli oyunlarla,hileyle ve isbirlikçilerin sizlere uzattiklari o kirli elleriyle ele geçirmeye çalistiginiz,tas ocaklariyla tas üstünde tas birakmamayi hayal ettiginiz( sizi temin ederim ki bu hayali bosa çikaracagiz) memleketimizin neresinde hayvanciligi gelistireceksiniz?
Güya halki zayif noktasindan vuracaksiniz!
Siz zannediyorsunuz ki,isbirlikçilerinizi 14 yil tepesinde tasiyan bu halk sizin bu yalanlariniza da kanacak.
Burasi Tonya EMBA!
Baska yere benzemez...
Biz biraz ters adamiz..canimiz çikmadan huyumuz çikmaz...
Sen ne dersen de simdi,neyi nasil gelistireceksen otur hayalini kur..ama seni temin ederim ki bu hayalin hayalden öteye gidemeyecek...
Birgül Özkan Günaydin
TONYA ÇIMENTO FABRIKASI VE YASAM HAKKI - Nedim Senol Çelik

Teknolojinin
gelismesi yeryüzünün her noktasinin yakindan incelenebilme olanagini dogurdu.
Masanizdan dahi kalkmadan bilgisayarinizi açarak her türlü bilgiye erisme
olanagi dogdu. Bu kötü bir durum mu? Elbette hayir. Bu olanaklari kullanarak
yeryüzü kaynaklarini kesfetmek ve bu kaynaklarin yüzyillardan beri sahibi olan
kisilerin, yöre sakinlerinin yasam hakkini hiçe sayarak, onlarin fikrini dahi
sormadan insanlari yerinden yurdundan edecek planlari dayatmak kötü
olan.
Bu kisilere göre, bu tür yatirimlara karsi çikmak vatana ihanetle
esdeger. Bu kisiler için siyasi düsünce önemli degildir. Aslinda kazanacaklari
paradan baska önemli hiçbir sey yoktur onlar için. Kendileri için tehdit olarak
gördükleri kisileri karalamaya baslarlar.
Tonya’ya çimento fabrikasi
kurulacagini benden duyan Tonyali bir arkadasim bu kisilere fabrikanin çevreyi
kirletecegini söyleyecek olmus, lafi agzina tikamislar, "sen BDP’li misin?"
demisler(Bu yatirim güney doguda olsaydi eminim “sen … partili misin?”
diyeceklerdi .)
Lafi uzatmayalim, Tonya ilçesi hudutlarinda bir çimento
fabrikasi kurulacagini yeni ögrendik. Hazirlik çalismalari büyük bir gizlilik
içinde yürütüldügü, kireçtasi, marn, kil gibi çimento üretiminin temel
gereklerinin üretimi için üretim ocaklarinin gizlice ruhsatlandirildigi ÇED
raporunun incelenmesiyle ortaya çikti.
Oysa yasal düzenleme bu tür
yatirimlari baslangiçtan itibaren yatirimin yapilacagi çevre halkinin bilgisine
sunmayi, toplantilar düzenlemeyi ve çevre halkinin görüsünün alinmasini zorunlu
kiliyor. Yani yasalarimizda gizlilik degil aleniyet genel ve zorunlu ilke. O
halde niçin gizlilik içinde bu isler yürütülmeye çalisiliyor? ÇED raporunda
iddia edildigi gibi bu yatirim yöre ekonomisine katki saglayacaksa, fabrikanin
üretimi sirasinda tozun önlenmesi için verimi yüksek elektro ve torbali
filtreler kullanilacaksa, üretim sirasinda karbon monoksit, kükürt dioksit,
karbon dioksit gibi zehirli gazlar ortaya çikmayacaksa, yörenin kaynak sulari
kirlenmeyecekse, çevre yapisi zarar görmeyecekse, hatta eskisinden daha iyi
olacaksa, 672 kisi is bulacaksa bu bir piyangodur. Bir piyango piyangoyu kazanan
yöre halkindan niçin gizlenir?
Ortada büyük bir kazanç oldugu dogru. Ama
bu kazancin sahibi yöre halki degil, yatirimi yapan sirketin sahipleri. Yöre
halkinin payina düsecek olan ise gürültü, toz, egzoz gazlari, zehirli gazlar,
bunlardan kaynaklanan hastaliklar ve ölümler olacak. Tonya-Çayirbagi yöresinde
yasayanlar iyi bilirler, bizlerin en büyük zenginligimiz, temiz havamiz, piril
piril akan temiz sularimiz, yemyesil temiz çevremizdi. Asagidaki fotograf
yöremizi bilmeyen okuyuculara bu konuda fikir verecektir:
.jpg)
Bu fotografin
çekildigi alan kireçtasi üretim ocaklarindan biri olarak ÇED raporunda
gösterilmistir.
Günümüz asgari seviyede bilgisayar kullanan herkes,
bilgisayarinda arama motoruna çimento fabrikalarinin çevreye zararli etkileri,
tasocagi isletmelerinin çevreye zararli etkileri gibi basliklar yazarak somut
örnekler görebilir. Aslinda bilgisayara dahi bakmaya gerek yok. Trabzon Çimento
Fabrikasinin yillar boyunca Trabzon çevresine yaptigi zararli etkiler herkes
tarafindan biliniyor. Bu günlerde fabrikanin zararli etkileri nedeniyle
sökülerek baska yerlere tasinmasi gündemde.
Yatirim planlandigi gibi
yapilirsa nasil sonuçlar ortaya çikacak?
1. Tesisin adina aldanmayin.
Fabrika Tonya ilçesine kurulacak ama, tasocaklari üretim sahalarinin büyük
çogunlugu Düzköy ilçe sinirlarinda. Çayirbagi beldesi merkez, Dogankaya ve
Gülcana mahalleleri, Alazli köyü dogrudan tesisten etkileniyor. Yilda
1.300.000,00 TON kireçtasi bu alanlarda patlatmali olarak üretilip kamyonlarla
Dogankaya- Çayirbagi Merkez- Çayiriçi-Tonya yoluyla fabrikaya
tasinacak.
2. Tasimadan kaynaklanacak gürültü ve egzoz gazlari yöre
halkinin kazanci olacak.
3. Yöredeki arazi yapisi oldukça egimli olup,
yerlesim yerlerinin üst noktalarinda patlatmali üretim yapilacagindan asagi
bölgede kalan evler
tas düsmesi, vibrasyon, patlatma sonucu ortaya
çikacak zehirli atiklar, titretisimin tetikleyecegi heyelanlar ve tas düsmeleri
bir diger kazancimiz.
4. Tonya ilçesinde kurulacak fabrikanin tozlari ve
zehirli gazlari sinir tanimayacak ne yazik ki. Kirlilik rüzgarlarin etkisi ile
Tonya ilçe sinirlarini asacak.
5. Yöre halkinin geçim kaynagi olan
çayirlar ve tarlalar kirlenecek. Yöreye özgü pek çok bitkinin yasamini
sürdürmesi olanaksiz hale gelecek.
6. Kayalarimizda yuva yapmis pek çok
kus türünün yuvalari bozulacak. Kartallar, sahinler, doganlar, kirlangiçlar daha
niceleri Sahinkaya’yi ve yöremizi terk edecek, yasamlari tehlikeye
girecek.
7. Karacalar ise ayri bir hikaye. Çok basarili bir proje olan
karacalarin üretilmesi, dogal yasam alanlarina birakilmasi projesine yörede tam
bir darbe vurulacak. Her gün karsilastigimiz karacalari göremez
olacagiz.
8. Tilkiler, çakallar, kurtlar, sincaplar daha birçok vahsi
hayvani çocuklarimiz artik kitaplarda görebilecekler.
9. Yöre için büyük
bir ümit olan turizm bitecek. Çal magarasi, kale Sahinkaya hattindaki muhtesem
kanyon yikilacak. Dagcilarin tirmandigi, uluslar arasi dagcilarin bildigi
tirmanma alanlari bozulacak, patlatmalarin sarsintisi büyük salonlara ve
galerilere sahip Çal magarasi için büyük bir tehdit olusturacak, çöküntüler
yasanacak.
10. Sahilin sicagindan, gürültüsünden bunalan halkimiz
yaylasina, köyüne gidip huzur bulamayacak. Patlayici sesleriyle, is makineleri,
malzeme tasiyan kamyonlarin sesleriyle uyanacak.
11.Yöre halki isletmeye
direnecek. Elbette yasal yollara basvuracak. Olumsuz bir sonuç halinde fiziki
direnis olacak, çevrede yillardan beri tesis edilmis huzur bozulacak, eski
düsmanliklar tetiklenecek.
12.Isletmenin kârliligi bittiginde, isletmeci
isyerini kapatacak ve yöreden ayrilacak. Geride biz, yöre halki yikilmis tahrip
edilmis dogamizla bas basa kalacagiz. Karsimizda feshedilmis ya da iflas etmis
bir sirket olacak, yasa geregi sirketin ortaklarina karsi dava açmak için takip
edebilecegimiz hiçbir yol olmayacak.
Asagida Çal Magarasi – Çayirbagi
Gülcana mahallesi hattinda bulunan Sahinkaya’yi bu günkü haliyle gösteren
fotograftaki görüntü tarih olacak. Patlatmalar, heyelanlar, çevre kirliligi bu
essiz dogayi yok edecek.

Sakin Çimento fabrikasinin kurulacagi alan, üretim
ocaklari bana uzak kalir demeyin. Çevre kirliligi sinir tanimaz. ÇED raporundan
aldigim üretim alanlarinin fotograflarina bir göz atin bakalim. Benim gibi siz
de kendi evinizi görebilirsiniz :

Yukarida Çayirbagi
beldesi ve Dogankaya mahallesi görünüyor. Ön plandaki Çayirbagi beldesi marn1
üretim sahasi olarak belirtilmis.

Eger çocuklarimizin
gelecegi önemliyse, bu topraklar için canlarini vermekten çekinmeyen
sehitlerimizin anisi önemliyse, kendi yasamimiz önemliyse, kisiligimiz, yöre
insanimizin anisi önemliyse, itilip kakilmak, eline vurulup elinden lokmasi
alinan insanlar olmak istemiyorsak hep birlikte, omuz omuza bu yatirima hayir
diyelim. Gidip yasayabilecegimiz bir baska dünya yok.
Kalker ve kilin dogada % 50-70 oraninda kalker ve
% 30-50 oraninda kil karisimindan olusmus kayaca marn denilmektedir (ÇED
raporundan).