Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat |
Resimleri Göster
İKİ ÇÖPLÜKTEN BİRİSİ
Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 01 Aralyk 2012
Geçerli Tarih: 03 Mayys 2026, 13:15
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=12430
Görele’nin Çavuslu beldesi halki, beldelerine “kati atik tesisi” adi altinda “çöp depolama” insaati yapilmasina neden karsi olduklarini, ilin en büyük mülki amirine belgeleriyle anlatmaya geldiler.
Belediye baskanlari ve muhtarlari ile birlikte valiligin önüne gelen Çavuslu halkini, vali yerine emniyet güçleri karsiladi.
Çavuslu halki tüm yasal dayanaklarini yanlarina alarak gelmislerdi.
ÇED raporunun akan dereyi nasil kuruttugunu (!), Belediye Imar Yasasi geregi imar alani içinde bulunan arsalara insaat yapma kararini ve tabi ki ruhsatini da belediyelerin vermesi gerektigini, fakat insaatin belediyeye bile danisilmadan baslatildigini, idare mahkemesinin insaatin durdurulmasi ile ilgili kararini basina tane tane anlatti baskan yardimcisi.
Bir kere de ilin en büyük mülki amirine anlatacaklardi hakliliklarini.
Kim bilir belki de tepkilerinde “haksiz” olduklarini ögrenip ikna olarak döneceklerdi evlerine.
Ilginçtir; emniyet yetkilileri tarafindan, günün o saatinde ne valinin ne de vali yardimcilarinin hiç birinin “görev yerinde olmadigi” bilgisi verildi halka. Yani Giresun’da valilik Çavuslu halkina karsi “is birakmisti”.
Belli ki vali bey, kendisi görüsmedigi gibi yardimcilarindan hiç birinin de halk ile görüsmesini istemiyordu. Çavuslu halki ile görüsmemek “devlet politikasi” haline getirilmisti.
Oysaki Çavuslu halki, çöp sorununun çözülmesi gereken bir sorun oldugunu biliyordu. Bu sorunun çözülmesine degildi itirazlari. Sadece yerlesim alani içine -yasam alanlarina- ve -ÇED raporunda kurutularak yok edilen- içme suyu kaynagi olan dereye yakin bir alana yapilmasina karsi idiler.
Akli selimdiler. Devletin kendilerine kapattigi bütün kapilari zorlayarak, yasal ve mesru/haklilik zemininden ayrilmadan haklarini aramaya devam edeceklerine söz vererek bitirdiler eylemlerini. Oysaki eylem yapmaya degil görüsmeye gelmislerdi. Ama valilik onlari emniyet güçleri ile karsi karsiya birakarak adeta kendisi zorladi eylem yapmaya.
Çözüm önerileri de vardi kendilerince. Hirçinliklari ise adam yerine konulmamaktan kaynaklaniyordu. Onurlar incinmisti.
Adalet duygulari zedelenmisti. Devletin mahkemesinin verdigi karara yine devletin kendisi uymuyordu. Dertlerini anlatacak bir makam bulamamanin yarattigi hayal kirikligi ile bitirdiler eylemlerini.
Büyük bir sabir ve metanet örnegi göstererek ve birbirlerini de ikna ederek simdilik evlerine geri döndüler. Ama bir daha gelmek üzere birbirleri -ve emniyet güçleri- ile sözleserek döndüler.
Disarida bütün bunlar olurken, vali bey ise muhtemelen emniyet güçlerinin kendisine sagladigi huzur ve sükûn ortami içinde (!) odasinin bir kenarinda ilimizin önemli sorunlarinin çözümü (!) için kafa (!) yoruyordu veya yorgun kafasini dinlendirmek için kahvesini yudumluyordu. Ama hos olmadi.
Halk ile cebellesmeden de çözümü pek ala mümkün olan bir sorun iste böyle içinden çikilmaz bir hale getiriliyor demek ki; ögrenmis olduk.
Giresun için güzel isler de yaptiniz oysaki ama bilin ki devletin halka ragmen is yapma dönemleri tarihe karisti artik sayin vali. Tarihin çöplügü halka ragmen is yapanlarla dolu.
Simdi siz de bu iki çöplükten birini seçmek ile karsi karsiyasiniz.
Buyurun seçin birini.
Bekir Sensoy
Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat |
Resimleri Göster