Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


Provokasyon yok: AKP savaş istiyor


Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 08 Ekim 2012
Geçerli Tarih: 03 Mayys 2026, 14:48
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=12052


Provokasyon yok: AKP savas istiyor - Ilker Belek

AKP Meclis’ten tezkereyi savas için aldi. Oylama öncesinde AKP kurmaylarinin dillendirdigi “yumusatici” açiklamalari yalanlayan ve isin dogrusunu açiklayan Erdogan oldu.

Istanbul’da “kentsel dönüsüm” töreninde yaptigi konusmada “baris için savas gerekir” diyerek “belirsizligi” sonuçlandirdi.

AKP savas istemektedir. AKP’nin barisi kendine göredir ve Ortadogu’nun yeniden düzenlenmesi hedefinin gerçeklestirilmesine baglidir. O zamana kadar geçerli strateji savastir.

AKP’nin bölgesel ölçekli siyasi bir vizyonu var. Bu vizyonu, siyasal Islam’in misyonu olarak belirlemistir. Vizyon ABD’nin Ortadogu politikalarina baglanmistir. AKP’nin siyasal Islam’i Amerikancidir.

ABD’nin siyasal Islam’i kontrol etme çabasi bölgemizdeki savaslarin en önemli nedenidir.

ABD 11 Eylül sonrasi ortaya çikan Islami tehdidi Arap Bahari ile kendi açisindan bir olanaga çevirdiginde AKP de kendi vizyonu için gaza basmistir.

AKP Libya’da geç kalmis, oradaki inisiyatifi Fransa ve Italya’ya kaptirmistir. Misir ise kendi iç dinamikleriyle ABD’ye bagli yeni Islami rejimini kurdugu için, orada AKP’ye alan kalmamistir. Bu nedenle Suriye’deki Amerikanci-Islami degisim AKP açisindan kaçirilmamasi gereken bir firsattir.

AKP, Amerikan planlarinin genel seyrini görmekte, bu seyir içinde kendisine rol düstügünü anlamakta, ancak bundan daha fazlasini istemektedir. AKP’nin istedigi dogrudan düzenleyici, ön alici bir islevdir. Tüm riskleri kendi basina üstlendigi takdirde, en azindan baslangiç itibariyle, ABD’nin bu niyete itirazi olmaz.

* * *

Kisacasi: AKP’nin Suriye’ye yönelik hiper-proaktif politikasinin kendi Islami siyasi zemininde bir rasyonalitesi vardir. Bu hiper-proaktif politikanin emperyalist devletlerin bölgesel taktikleriyle kimi gerilimlerinin bulunmasi bu gerçegi degistirmez.

Gerilim derken kasit sudur: ABD Esad rejiminin degismesini istemekte, ancak bu is için kendisinin ya da NATO’nun dogrudan bir müdahalede bulunmasini (simdilik) “degmez” olarak degerlendirmektedir. Bunun en önemli nedeni Rusya muhalefetidir. Öte yandan Israil’in bu ise nasil angaje edilecegi de (simdilik) net degildir.

ABD Türkiye’ye “istiyorsan sen kendin yap” mesajini vermekte ve hatta bu dogrultuda AKP’yi özellikle cesaretlendirmektedir.

AKP ise yine ayni faktör, yani Rusya muhalefeti nedeniyle kendi basina hareket etmekten korkmaktadir. Aylardir BM ve NATO içindeki, sonuçsuz kalan, manevralarinin, havlayip havlayip isiramamasinin nedeni budur. Açik askeri müdahaleyi kendisi göze alamayan AKP Suriye savasini çeteler üzerinden yürütmektedir. AKP zaten savasin içindedir.

* * *

Türkiye’nin bu süreçteki en önemli stratejisi, çetelerin kuzey Suriye’de rahat hareket etmelerini saglayacak bir tampon bölgenin olusturulmasi ve cihadcilarin lojistik olarak desteklenmesi olmustur.

Tampon bölge faaliyeti Türk uçaginin Suriye karasularinda düsürülmesi sonrasinda baslatilmistir. Bu olaydan itibaren AKP “angajman” kurallarini degistirdigini açiklamis ve Suriye’nin kuzeyindeki 3 millik bölgeyi uçusa kapattigini resmen ilan etmistir. Burasi o zamandan beri çetelerin yuvalandiklari bölgedir.

Halep’te Suriye ordusuna karsi yenilgiye ugrayan muhaliflerin kuzeye dogru çekilmeye baslamasi savasi bu serbest bölgeye sikistirmis ve silah atislarinin Türkiye sinirindaki yerleskeleri de vurmasina yol açmistir.

Simdi AKP kendi yarattigi savasin ortaya çikardigi bu sonuçlarin etkilerinden savasi yayginlastirmak için yararlanmaktadir.

* * *

Öte yandan Suriye’den gelen top atislarinin muhalifler tarafindan gerçeklestirilme olasiligi da yüksektir ve nitekim bu konu Yurt gazetesi tarafindan verili biçimde islenmektedir.

Ancak olaylarin genel seyri itibariyle top atislarinin failinin kim oldugunun bir önemi yoktur. Suriye kazara sebebiyet vermis olsa da muhalifler Türkiye’yi Suriye’ye çekmek amaciyla gerçeklestirmis olsalar da, Türkiye’nin niyeti basindan bellidir.

Fail muhalifler olsa da, muhaliflerin Türkiye’yi savasa çekmek için provokasyon gerçeklestirdiklerini degil, Türkiye’nin kendilerine provokasyon görevi verdigini düsünmek gerekir.

ABD’nin Irak isgali öncesinde Saddam rejimine karsi ürettigi yalan operasyonunun benzerini simdi Türkiye Suriye’ye karsi gerçeklestirmektedir.

Yaklasik iki ay önce Washington’da oynanan savas oyunu da ayni sekilde degerlendirilmelidir. O oyunda Türkiye, ABD ve NATO’yu Suriye’ye müdahaleye ikna edemiyor, zaman içinde mülteci sayisi Türkiye’nin gücünü asacak ölçüde artiyor ve Suriye’den Türkiye’ye bombalama olaylari yasaniyor, en nihayetinde Türkiye Suriye’ye giriyordu.

Evet ABD Türkiye’yi savasa ittirmektedir, ancak bugün esas belirleyici olan Türkiye’nin savasmak istegidir. AKP, emperyalist ülkelerin Libya benzeri bir müdahaleyi Suriye’de de gerçeklestireceklerini düsünüp hiper-proaktif davranarak yanilmis, ancak yanilgiya götüren süreçte izledigi taktik manevralar kendisini savasa mecbur etmistir.

Artik AKP’nin bu savasin olasi sonuçlarini dikkate alacak hali bile yoktur.

* * *

Türkiye ne Suriye muhalifleri ne de emperyalist devletler tarafindan Suriye’ye girmek için provoke edilmektedir. Türkiye kendi savas senaryosunun geregi olarak simdi provokasyonlari kendisi üretmektedir.

Üstelik kuzey Suriye’de bir de PYD gerçekligi ortaya çikmistir.


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster