Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


Ölüme Bir Adım Mesafedeyim


Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 14 Haziran 2012
Geçerli Tarih: 03 Mayys 2026, 15:54
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=11055


Ölüme Bir Adim Mesafedeyim

 

Bir Kizilderili atasözüyle baslayacagim;

“Dogum yapan her sey disidir. Kadinlarin ezelden beri bildigi kainatin dengelerini erkekler de anlamaya basladiklari zaman, dünya daha iyi bir dünya olmak üzere degismeye baslamis olacaktir.”

Tarih boyunca kadin sayisiz görevler üstlendi ve kadinin yasamdan aldigi en büyük ödülü öncelikle dogurdugu çocuklari oldu.

Çünkü anne olan kadin; mutlulugu, sevinci, heyecani, bekleyisi, yeniden dogusu ve en önemlisi karsiliksiz sevmeyi, dogurdugu çocuguyla ögrenir.

Kadinin, bir erkege es olup ona çocuklar dogurmakla “kadinlik görevini” yerine getirmis olacagi seklindeki geleneksel inanis, modern bir toplum olma yolunda hizla yol almaya çalisan Türkiye’nin bu hizini kesen ve onu yavaslatan bir rol oynamaktadir. Burada temel hiz kesici faktör ise, modernlesmenin kadini “ahlaksiz” hale getirerek geleneksel aile yapimizi bozacagi seklindeki korkulardir. Oysa modernlesme ahlaksizlik degildir. Toplumumuzda suç artisinin temel etkeni, artan issizlik ve bireylerin yetersiz geliridir. Buna ragmen önemli bir isgücünün toplumsal kalkinmaya katilamamasi, sadece o isgücüne sahip ailelerin degil, tüm toplumun bir kaybidir.

Tüm tartismalarin ortasindan bir yerlerden konuya bakiyorum:

Kadinin Statüsü Genel Müdürlügünce hazirlanan” Türkiye’de Kadinin Durumu” Aralik 2010 raporuna göre, halen 4 milyona yakin kadin okuma-yazma bilmedigi gerçegini görüyorum.

Sehirlerde evli 100 kadindan 18’i, köylerde de her yüz kadindan 76’si esleri tarafindan dövülüyor. Bu istatistikî bir veri ve istatistik verilerine göre bile durum çok vahim.

Adalet Bakanligi verilerine göre 2002 yilinda 66 olan kadin cinayeti, 2007 yilinda 1077'ye yükselirken, resmi olmayan rakamlara göre de 2009'da 1126 kadin öldürüldü. Bu kurbanlarin öldürülmeden önce, esleri tarafindan yogun sekilde siddete maruz birakildiklari da rapora yansiyan baska bir detay!

71 ülkede 15 ila 64 yas arasindaki kadinlarin en az yarisi isgücü kapsaminda yer almaktadir. Olayin genelinde, kadinlarin isgücüne katilim oraninin en yüksek oldugu yerler gelismis olan ülkeler ve Afrika’nin Alt Sahra kusagi olmaktadir. Bu oranin en düsük oldugu 23 ülkenin yaklasik dörtte üçü çogunlugun Müslüman oldugu ülkelerdir.

Sizleri bu rakamlarla sikmayacagim. Ama bilinmesi gerektigine inaniyorum. Egitimin yayginlasmadigi, siddetin azalmadigi, tecavüzün tacizin arttigi, hala kuma geleneginin sürdügü, yeni is alanlarinin açilmadigi, kadinin üst yönetim kademelerine gelemedigi ülkemizde, konu kadina geldiginde ve hatta kadin üzerinden siyaset yapildiginda bunlari yeniden animsatma geregi duyuyorum.


Merter Platformu kurucu üyelerindenim, Platformun kurulus amacini ve gezilerimizi farkli yazilarda paylastim.


Okuma oranimiz ile ilgili kisacik bir hatirlatma daha ekleyecegim: “Türkiye’de ihtiyaç malzemeleri siralamasinda kitaplar 235. sirada yer almaktadir. Dünyada çocuklara özel günlerde kitap hediye edilmesi siralamasinda Türkiye 180 ülke içinde 140.sirada yer almaktadir. Türk çocuklari kitap okuma konusunda çogu Afrika Ülkelerinin gerisinde kalmis durumdadir.”. devam ediyor bu açiklamalar.

Okuma oranin yok denecek kadar az oldugu ülkemde hala siyaset egitim ve kadin üzerinden yapiliyor ve yapilmaya da devam ediyor.

Yillarca edecek gibi de görünüyor.

Çünkü tutuyor.

Çünkü geri planda olanlari görmemiz istenmiyor.

Çünkü kadin iyi bir malzeme, çünkü Avrupa Birligi'ne ilerleyen Türkiye'de devlet mekanizmasi, hükümet ve bürokrasinin karar alma organlarinda ne yaziktir ki hala kadinin adi yok.

TBMM bir avuç kadin vekil var, onlarda siyasi iradenin kendilerinde olmadigini, mevcut iradenin gücüne ve baskisina yenik olduklarini kabul etmeden sadece konusuyorlar. Yada konusamiyorlar bile bir seyler geveleyip duruyorlar.


Kisacasi yeniden diyorum ki; kadin egitilmezken...

Töre cinayetleri önlenemezken...

Yasamin çesitli alanlarinda esitsizlik devam ederken... Issizlik her geçen gün katlanirken...

Berdel sürerken...

Kadinin kafasindaki düsünceler, önce tesettüre girerken.

Bati standardinda egitim yapabilme hakki, yasalarla 4+4+4 gibi abuk bir sisteme oturtulurken…

Simdi tartisma Kürtajin yasal olmamasiymis.

Birakin beyler, kadinin saçini, basini, egitimini önemseyin.

Birakin beyler, kadinin çocugu konusunda verecegi karari onu siddetten koruyun.

Birakin beyler bu isleri kadini düsük yapmaktan koruyun.

Düsük yapmak için kaç kadin kendi canini tehlikeye atiyor?

Kaç kadin istenmeyen gebeliginin sonucunda bebesinden ayriliyor ayrilmak zorunda birakiliyor?

Dogacaklara biz bakariz demek gelecege meydan okumakla es.

Siz önce dogmus olanlara, yasayanlara sahip çikin onlarin hak ve hukuklarini koruyun.

Var olan sorunlarin bir kismi dahi çözülebiliyor mu?

Veya ne kadari çözülebiliyor biz ona bakalim.

Çözmeye çalisani da alkislayalim.

Bayim sen hiç anne oldun mu?
Ölüme bir adim mesafede sadece bir adim mesafede durdun mu? “Kürtaj Cinayettir” diye bagirirken kaç kadinin çaresizligin girdabinda kivranarak düsük yapmak isterken öldügünü gördün mü?

Ölüme sadece bir adim mesafe…

Ben biliyorum 80’li yillarin basinda Türkiye’de kürtaj yasakti ve 1 yilda yaklasik 400 bin düsük olayi vardi bilinen.

Kadinlar canlari pahasina; kibrit çöpü, sabun koyma, tavuk telegi, biçak sokma, gaza oturma, kaynayan su üzerine oturma, yüksek yerden atlama, sallanma, bedene vurmak, aspirin - gripin içme, karninin üzerine tas koyma, sogan kabugu kaynatip içme gibi yöntemlerle düsük yapmaya çalisirken ölüyorlardi.

Canlari pahasina…

Biz gelenekçi bir toplumuz, deger sistemlerimiz kusaktan kusaga aktariliyor. Yirmi birinci yüzyilda bile bu gelenekler sürüyor hala.

Kisacasi 1983 de çikan kürtaj yasasina çok emek verildi.

Kadinlar haklarini hiç de öyle bir çirpida ya da oldubitti olarak hiçbir zaman almadi, alamadi. Simdi oldugu gibi meydanlarda bagirdi. Meclis kapilarini asindirdi. Yeri geldi coplandi yeri geldi göz altilara maruz kaldi.

Günahini da, sevabini da bilerek davrandi.


Beyler birakiniz yasayi ve susunuz; Bu Yasa Kadinlarin Yasasi.


Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster