Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster


Erkeklerle Erkekliği Konuşamamak


Açıklama:
Kategori: Köşe Yazarları
Eklenme Tarihi: 15 Mayys 2012
Geçerli Tarih: 03 Mayys 2026, 17:37
Site: Görele Sol Platformu
URL: https://www.gorelesol.com/yazar.asp?yaziID=10490


Erkeklerle Erkekligi Konusamamak | Erdal Demirdag
 
 
Feminizmin uzun soluklu bir mücadele oldugunu feminist hareketin her asamasinda görmek mümkündür. Bu mücadele kadinlarin özgürlesme deneyimlerinin ve kadinlarin düsünsel dönüsümünün tarihidir. Feminizm erkekligin elestirisi olmakla birlikte kadinlarin kendi güçlerini birlestirme ve bu gücü siyasi olarak örebilme kabiliyetidir. Kadinlarin erkeklere ragmen kendi baslarina yarattiklari bu essiz deneyim tipki diger deneyimler gibi ufuk açicidir. Ancak erkeklerin bütün bu degisim ve dönüsümden nasil bir ders çikarabildigini henüz somut olarak görmüs degiliz.
Efendi ve köle iliskisinde kölenin özgürlesmeye daha yakin olmasi, efendinin ise kendini özgürlesmeye açmak istememesi; kadinin özgürlesmeye daha yakin, erkegin daha uzak olmasi felsefi bir tartismaya açik da olsa özgürlük mücadelelerinin hep ezilen ya da yok sayilan kesimlerin varoluslarindan çiktigini görüyoruz. Ister ekonomik, ister toplumsal cinsiyet isterse din temelli olsun siyasetin özgürlükçü yanini örgütleyebilenler hep iktidar sahiplerini hayal kirikligina ugratanlardir.
Erkeklerin de iktidar anlaminda eski türevlerinin yasadigi hayal kirikligini yasadigini söylemek ise oldukça erken olacaktir. Bu anlamda erkeklerin kaybetmeye tahammül edemedigi sey kadinlarin özgürlükçü yaraticiliklardir.
Erkeklerin siyasi iktidar anlaminda kendini yikmasi ve yeniden farkli erkekliklere açik bir toplum insa etmesi hâlâ hazirda zor görünüyor. Çünkü daha birçok erkek erkekligi tartismak istemedigi gibi kadinligi tartisma konusu yapabiliyor. Hatta bazi feminist söylemlere sahip olan erkekler erkekligi kisisel bir süreç olarak okuyup makro ataerkil tahakkümü görmezden gelebiliyor.
Bundan dolayi bazi erkekler siklikla erkeklikten vazgeçmeyi kisisel bir tercih olarak algilayabiliyor. Bu alginin bir adim ötesi olan erkekligin kamusal anlamina dair suskunlugu ise devam edebiliyor. Erkekligi masaya yatirmanin özgürlestirici bir süreci örebilecegi erkekler tarafindan sikça unutuluyor. Kamusal erkeklik, erkekligin demir bir leblebi oldugunu söyleyip bunun üstüne kolayca yatabiliyor.
Tüm bu olumsuz anlamlarina ragmen erkekligin hâkim oldugu her alanda erkeklerin kendi erkeklikleri üzerinden bir süreç yaratabilmesinin mümkün olabilir mi? Erkeklerin kendi erekliklerinin olusum süreçlerine geri dönmeleri ve bu süreçleri elestirel bir sekilde dilendirmeleri bir çikis olabilir. Bu çikis erkeklerin kendi içinde tek tip olmadigini farkli farkli erkeklik biçimleri içinde olduklarini oraya çikarabilir. En önemlisi de erkekligin ittifak yapilacak bir özgürlestirici politika olmadigini bir iktidar oldugunu bu nedenle erkeklerin kendi aralarindaki erkeklik farkliliklarinin özgürlesme politikasi açisindan önemli oldugunu söyleyebiliriz.
Ancak erkeklik hakkinda bugün hiç de o kadar özgürlestirici bir süreç yasamadigimizi da farkindayiz. Çünkü söz konusu feminizm olunca erkekler nedense hep kadinlari ve kadinlik durumlarini konusmayi kendine bir görev ediniyor. Bu görev öylesine bir noktaya variyor ki kadinlar adina düsünmeyi, kadinlar adina karar vermeye, böylece erkek aklinin tekrar erkeklige rücu etmesine kadar isler varabiliyor. Erkeklerin bir an için erkeklikten uzakmis gibi yapmasi ama sonunda yine kendi erkekligini temize çikarma sevdasi belirebiliyor.
Yani erkekler kendi erkekliklerinin siyasi iktidar anlaminda ne gibi tahakküm biçimleri kurdugunu tartismaya açmaktan özenle kaçinirlar. Sokakta, evde ya da kamusal mekânlarda erkekligin baskin karakterinin kimleri ezdigini nedense kendilerine sormaktan korkarlar. Çünkü bu erkekler erkekligi konusmak yerine savasi ve kadinlari konusmayi kendilerine is edinirler.
Kimi erkekler isin hemen kolayina kaçip bu davranis biçimlerini psikolojiye baglayabilir. Ancak erkeklerin bu tutumunu psikolojik ya da sosyolojik bir nedenle sadece açiklayamayiz. Çünkü erkeklik siyasi bir iktidar meseledir. Erkekligi ancak ve ancak özgürlük ve iktidar baglaminda açiklayabiliriz.
Bundan dolayi toplumsal cinsiyet baglaminda erkek olarak erkekligi tartisma düzlemine çekebilme gücünü bulmaliyiz. Böylece erkeklikten menkul siyasi iktidarin kendi düzlemine çekilmesi, kadinlarin mücadelesinin ötesinde erkeklerin erkeklik iktidarindan kendilerini kurtarmasi için bir firsat olacaktir. Cinsiyet belasini ve erkekligi tartismak bunu yaparken erkeklikten baslamak en dogru baslangiç olarak karsimizda duruyor. Erkeklerin özgürlesmesi erkeklikten uzaklasmasi ve erkeklik yasasini demokratik bir sekilde dönüstürmesinden geçiyor.
Bu anlamda büyük dönüsümler sadece ekonomik degil ayni zamanda cinsiyet temelinde de oldugu oranda özgürlükçü bir dünya hayal edebiliriz. Bunun için erkeklerin iki dudagi arasinda kalmayacak somut pratiklere dayanan özgürlükçü bir aktivizme ihtiyacimiz vardir.
Sanirim bu aktivizm için erkeklerin kendi erkekliklerini kamusal tartismaya açmasi erkeklerin kendi erkeklikleri ile dalga geçmesi önemli ve özgürlestirici bir kazanim olabilir. Biz Erkek Degiliz Insiyatifi’nin (BEDI) kendilerine verdikleri isimde geçen ‘erkek degiliz’ ifadesinin siyasi iktidar anlaminda erkekligi sorgulamasi kamusal olarak oldukça önemli bir adimdir. Ancak erkek oldugumuzu en azindan erkeklerin çogunlugunun erkeklik ideolojisinin sultasindan geçtigini kabul ederek erkekligi tartismayi da bikmanda usanmadan süreklilestirmeliyiz. Ancak bu sekilde erkekligin altin kurallarini desifre edebiliriz.
 

Sayfayı Yazdır | Pencereyi Kapat | Resimleri Göster